Esra Albayrak'tan üç düzeyde dekolonizasyon önerisi: Zihin sömürgenin son kalesidir

Esra Albayrak'tan üç düzeyde dekolonizasyon önerisi: Zihin sömürgenin son kalesidir

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak İstanbul’daki Dünya Dekolonizasyon Forumu’nda yaptığı konuşmada sömürgeciliğin yalnızca toprak işgaliyle sınırlı olmadığını, bilimden dijital dünyaya kadar uzanan bir tahakküm sistemi haline geldiğini söyledi. “Zihin sömürgenin son sınırıdır” diyen Albayrak, gerçek özgürleşme için epistemik, kurumsal ve siyasi düzeyde dekolonizasyon gerektiğini ifade etti.

Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen ve tarihsel sömürgecilik mirasının inceleneceği "World Decolonization Forum", 11-12 Mayıs'ta İstanbul'da düzenleniyor.

TARİHSEL SÖMÜRGECİLİK MİRASİ İNCELENİYOR

Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) 11-12 Mayıs'ta yapılacak "World Decolonization Forum"da dünyanın içinden geçtiği büyük dönüşüm sürecinde küresel krizlerin temel nedenleri ve tarihsel sömürgecilik mirası incelenirken, uluslararası alanda tanınan akademisyen, gazeteci ve uzmanlar İstanbul'da bir araya geldi.

AÇILIŞ KONUŞMASI ESRA ALBAYRAK'TAN

Enstitü Sosyal tarafından İstanbul'da düzenlenen Dünya Dekolonizasyon Forumu'nda konuşan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, sömürgeciliğin sadece toprak işgaliyle sınırlı kalmadığını, bilimden felsefeye, dijital dünyadan zihinlere kadar uzanan derin bir tahakküm sistemi olduğunu vurguladı.

Albayrak, "insan onuru" merkezli, çok sesli ve adil bir dünya düzeni için epistemik, kurumsal ve siyasi bir özgürleşme çağrısı yaptı.

Esra Albayrak'tan üç düzeyde dekolonizasyon önerisi: Zihin sömürgenin son kalesidir - 1

BİLİMİN KARANLIK YÜZÜ VE SÖMÜRGECİ KODLAR

Esra Albayrak, modern bilimin kurucu dönemlerinde sömürgeci mantığın nasıl kök saldığını anlatırken, "Linnaeus'un 18. yüzyılda canlıları sınıflandırırken insanı da hiyerarşik kategorilere ayırması, sömürgeciliğin bilimsel kılıfı olmuştur. Sosyolojiyi modern toplumların, antropolojiyi ise 'ilkel' sayılan toplumların bilimi olarak konumlandıran bu ayrım, bilimi sömürgeciliği meşrulaştıran bir araç haline getirmiştir" ifadelerini kullandı. Modern jinekolojinin babası sayılan Marion Sims'in köle kadınlar üzerindeki anestezisiz deneylerine atıfta bulunan Albayrak, "Bu tablo, sözde tarafsız bilim illüzyonunun gerçek yüzüdür" sözleriyle tıp tarihindeki sömürgeci izleri hatırlattı.

"ZİHİN SÖMÜRGENİN SON SINIRIDIR"

Steve Biko'nun "Zalimin elindeki en güçlü silah mazlumun zihnidir" sözüne atıf yapan Esra Albayrak, "Toprak işgal edilebilir, dil baskılanabilir ama zihin teslim olmadıkça dekolonizasyon her zaman mümkündür. Bir halkın hafızası silindiğinde, kendi yarasını tanıma ve iyileştirme imkanını da elinden alırsınız" şeklinde konuştu. İsrail Savunma Bakanı Gallant'ın Gazzeliler için kullandığı 'insansı hayvanlar' nitelemesini eleştiren Albayrak, "Bu sözler, sömürgeci aklın meşruiyet ruhsatlarını yüzyıllardır nasıl tazelediğinin en güncel ve acı örneğidir" ifadelerini kullandı.

Esra Albayrak'tan üç düzeyde dekolonizasyon önerisi: Zihin sömürgenin son kalesidir - 2

ÜÇ DÜZEYDE DEKOLONİZASYON ÖNERİSİ

Gerçek bir özgürleşme için üç temel alanda harekete geçilmesi gerektiğini belirten Esra Albayrak, "Birincisi epistemik düzeydir; bilgiyi kendi kavramlarımızla yeniden yazmalıyız. İkincisi kurumsal düzeydir; müfredatlarımızdan yapay zeka modellerimize kadar bilgiyi üreten yapıları sömürgeci etkiden arındırmalıyız. Üçüncüsü ise siyasi ve ekonomik düzeydir." sözleriyle çözüm yolunu işaret etti. Avrupa'nın yeşil dönüşümü için Afrika'dan çıkarılan lityumun kurallarının hala Brüksel'de yazılmasını eleştiren Albayrak, "Ekonomik adalet olmadan siyasal egemenlik yarım kalır" tespitinde bulundu.

DİJİTAL SÖMÜRGECİLİK VE "DİJİTAL YERLİLER" TEHLİKESİ

Geleceğin sömürgecilik tehdidinin dijital dünyada olduğunu vurgulayan Esra Albayrak, "Bugün yeni nesle 'dijital yerli' denmesi tesadüf değildir. Sömürgeci için 'yerli', sınırlandırılan ve yönetilen demektir. Yapay zeka sistemleri sadece teknofodal efendiler tarafından yönetiliyorsa ve batılı kaynaklarla eğitiliyorsa, bu sistemler dünün hiyerarşilerini yarının veri haritasına kopyalamaktan başka bir işe yaramaz." uyarısını yaptı.

Esra Albayrak'tan üç düzeyde dekolonizasyon önerisi: Zihin sömürgenin son kalesidir - 3

İSTANBUL'DAN DÜNYAYA ADALET ÇAĞRISI

Forumun İstanbul'da yapılmasının önemine değinen Esra Albayrak, "Dünyanın artık sadece Londra, Paris veya New York'tan üretilen bilgiye değil; İstanbul, Jakarta, Rabat ve Gazze'de üretilen bilgeliğe ihtiyacı var." dedi. Albayrak konuşmasını Anadolu'nun bilge şairi Yunus Emre'nin, "Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz." dizeleriyle sonlandırarak, tüm insanlığı daha adil bir dünya için dayanışmaya davet etti.

"DEKOLONİZE FİLM GÜNLERİ" İZLEYİCİLERLE BULUŞACAK

Forumun ardından, 13-14 Mayıs'ta tarihi Atlas Sineması'nda gerçekleştirilecek olan "Dekolonize Film Günleri", sömürgecilikten direnişe, kültürel yağmadan kolektif belleğe uzanan bir seçkiyi izleyicilerle buluşturacak.
Cezayir Bağımsızlık Savaşı'ndan Kongo'daki Belçika sömürgesine, Avustralya'daki yerli çocukların zorla asimilasyonundan Filistin Nakba'sına uzanan film seçkisiyle, geçmişteki sömürge pratikleri ile bugünün ekonomik, kültürel ve dijital sahiplenme biçimleri arasında eleştirel bağlar kurulması amaçlanıyor.
Bu yanıyla Forumun ana sergisiyle doğrudan bir diyalog kuran film günleri, izleyiciyi geçmişteki sömürge pratikleri ile bugünün dijital ve kültürel sahiplenme biçimleri arasında eleştirel bağlar kurmaya davet ediyor. Film günlerinde 8 ayrı film gösterimi kamuoyuyla ücretsiz olarak buluşturulurken, yönetmen Mecid Mecidi, "Dekolonize Film Günleri"nin açılışında sinemaseverlerle görüşlerini paylaşacak.

BİLGİ VE ZİHİN SÖMÜRGECİLİĞİNE DİKKAT: "SÜREÇ HALA DEVAM EDİYOR"

Dünya Dekolonizasyon Forumu'na katılan akademisyen Prof. Dr. Ahmet Ayhan Çitil, A Haber ekranlarında sömürgeciliğin modern dünyadaki yansımalarını ve "dekolonizasyon" kavramının önemini değerlendirdi. Sömürgeciliğin sadece fiziksel bir işgal olmadığını, zihinlerde ve bilgi üretiminde Batı hegemonyasıyla sürdüğünü belirten Çitil, Gazze'deki durumun yerleşimci sömürgeciliğin en kanlı örneği olduğunu vurguladı.

SÖMÜRGECİLİĞİN KANLI GEÇMİŞİ VE EVRİMİ

Sömürgeciliğin kapitalizmin gelişim süreciyle iç içe geçtiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Ayhan Çitil, "Batı, ekonomik gücünü desteklemek üzere ihtiyaç duyduğu kaynaklar için dünyanın her yerine yayılıp bir yerleri ele geçirme ve buraları kendine bağlı hale getirme süreci izlemiştir" ifadelerini kullandı. Bu sürecin savaşlar, katliamlar ve çocukların yuvalarından koparılarak kimliklerinin devşirilmesi gibi acı hatıralarla dolu olduğunu hatırlatan Çitil, "Geçen yüzyılda ülkeler bağımsızlıklarını kazanınca sömürgecilik bitiyor gibi düşünüldü ancak sömürgeci düşünüş ve iktidar biçimlerinin ortadan kalkmadığını çok çabuk anladık" sözleriyle sürecin evrilerek devam ettiğine dikkat çekti.

Esra Albayrak'tan üç düzeyde dekolonizasyon önerisi: Zihin sömürgenin son kalesidir - 4

GAZZE: YERLEŞİMCİ SÖMÜRGECİLİĞİN MODERN ÖRNEĞİ

Günümüzde yaşanan krizlerin temelinde sömürgeci mantığın yattığını ifade eden Çitil, "Gazze'de aslında İsrail'in yaptığı bir yerleşimci sömürgecilik örneğidir. Oradaki insanları kovmaya ve soykırımla yok etmeye çalışmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Sömürgeciliğin bitmemesinin nedenlerini sorgulayan Prof. Dr. Çitil, bağımsızlığın sadece kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini, zihinsel bir özgürleşmenin şart olduğunu vurguladı.

BİLGİ ÜRETİMİNDE BATI HEGEMONYASI SORGULANIYOR

Bilginin bir tahakküm aracı olarak kullanıldığını belirten Prof. Dr. Çitil, "Bilgiyi evrensel olduğunu iddia ederek üreten yine Batı'dır ve bunu aslında herkese dayatıyor. Dekolonizasyon Forumu tam da bu iktidarın ve evrensellik iddialarının sorgulanması amacıyla yapılıyor" ifadelerini kullandı. Forumun temel amacını açıklayan Çitil, "Farklı kültürlerden gelen kişilerin kendi değerlerine dayanarak bilgi üretmesinin önünün açılması ve dünyada daha çoğulcu bir yapının hakim olmasını sağlamak hedefleniyor" dedi.

YAPAY ZEKA VE İSLAMİ PERSPEKTİF UYARISI

Geleceğin teknolojileri ve bilimsel projeler hakkında dikkat çekici uyarılarda bulunan Prof. Dr. Ahmet Ayhan Çitil, "Yapay zeka gibi yapılarla neredeyse tanrısal bir varlığın üretilip üretilmeyeceği tartışmaları, fıkhi ve kelami bir perspektiften içimizi rahat ettirecek süreçler değil" şeklinde konuştu. Teknoloji ve bilim konusunda Müslümanca bir duruşun önemine değinen Çitil, "İçimize sinmeyen ideolojik yüklerin eleştirisini başarıyla gerçekleştirmeli ve kendi sorularımızı mevcut tartışmalara ekleyerek bu süreçleri aşmaya çalışmalıyız" sözleriyle yerli ve milli bir düşünce sisteminin inşasına vurgu yaptı.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin