Esra Albayrak’tan tarihi dekolonizasyon çıkışı: "Zulmün en somut kanıtı Gazze'dir"
İstanbul, küresel vicdanın sesi olmaya devam ediyor. NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ile Enstitü Sosyal’in öncülüğünde AKM’de düzenlenen “World Decolonization Forum”, dünyanın dört bir yanından akademisyenleri ve düşünce insanlarını buluşturdu. Forumda konuşan Esra Albayrak, Batı merkezli uluslararası düzene ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına ilişkin dikkat çeken mesajlar vererek, sömürgeci anlayışın bugün hala farklı biçimlerde sürdüğünü vurguladı.
Küresel krizlerin kökenlerini ve sömürgecilik mirasını masaya yatıran "World Decolonization Forum" (Dünya Dekolonizasyon Forumu), Enstitü Sosyal ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) başladı.
TARİHSEL SÖMÜRGECİLİK MİRASİ İNCELENİYOR
Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) 11-12 Mayıs'ta yapılacak "World Decolonization Forum"da dünyanın içinden geçtiği büyük dönüşüm sürecinde küresel krizlerin temel nedenleri ve tarihsel sömürgecilik mirası incelenirken, uluslararası alanda tanınan akademisyen, gazeteci ve uzmanlar İstanbul'da bir araya geldi.
AÇILIŞ KONUŞMASI ESRA ALBAYRAK'TAN
Enstitü Sosyal tarafından İstanbul'da düzenlenen Dünya Dekolonizasyon Forumu'nda konuşan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, sömürgeciliğin sadece toprak işgaliyle sınırlı kalmadığını, bilimden felsefeye, dijital dünyadan zihinlere kadar uzanan derin bir tahakküm sistemi olduğunu vurguladı.
Albayrak, "insan onuru" merkezli, çok sesli ve adil bir dünya düzeni için epistemik, kurumsal ve siyasi bir özgürleşme çağrısı yaptı.

BİLİMİN KARANLIK YÜZÜ VE SÖMÜRGECİ KODLAR
Esra Albayrak, modern bilimin kurucu dönemlerinde sömürgeci mantığın nasıl kök saldığını anlatırken, "Linnaeus'un 18. yüzyılda canlıları sınıflandırırken insanı da hiyerarşik kategorilere ayırması, sömürgeciliğin bilimsel kılıfı olmuştur. Sosyolojiyi modern toplumların, antropolojiyi ise 'ilkel' sayılan toplumların bilimi olarak konumlandıran bu ayrım, bilimi sömürgeciliği meşrulaştıran bir araç haline getirmiştir" ifadelerini kullandı. Modern jinekolojinin babası sayılan Marion Sims'in köle kadınlar üzerindeki anestezisiz deneylerine atıfta bulunan Albayrak, "Bu tablo, sözde tarafsız bilim illüzyonunun gerçek yüzüdür" sözleriyle tıp tarihindeki sömürgeci izleri hatırlattı.
"ZİHİN SÖMÜRGENİN SON SINIRIDIR"
Steve Biko'nun "Zalimin elindeki en güçlü silah mazlumun zihnidir" sözüne atıf yapan Esra Albayrak, "Toprak işgal edilebilir, dil baskılanabilir ama zihin teslim olmadıkça dekolonizasyon her zaman mümkündür. Bir halkın hafızası silindiğinde, kendi yarasını tanıma ve iyileştirme imkanını da elinden alırsınız" şeklinde konuştu. İsrail Savunma Bakanı Gallant'ın Gazzeliler için kullandığı 'insansı hayvanlar' nitelemesini eleştiren Albayrak, "Bu sözler, sömürgeci aklın meşruiyet ruhsatlarını yüzyıllardır nasıl tazelediğinin en güncel ve acı örneğidir" ifadelerini kullandı.

ÜÇ DÜZEYDE DEKOLONİZASYON ÖNERİSİ
Gerçek bir özgürleşme için üç temel alanda harekete geçilmesi gerektiğini belirten Esra Albayrak, "Birincisi epistemik düzeydir; bilgiyi kendi kavramlarımızla yeniden yazmalıyız. İkincisi kurumsal düzeydir; müfredatlarımızdan yapay zeka modellerimize kadar bilgiyi üreten yapıları sömürgeci etkiden arındırmalıyız. Üçüncüsü ise siyasi ve ekonomik düzeydir." sözleriyle çözüm yolunu işaret etti. Avrupa'nın yeşil dönüşümü için Afrika'dan çıkarılan lityumun kurallarının hala Brüksel'de yazılmasını eleştiren Albayrak, "Ekonomik adalet olmadan siyasal egemenlik yarım kalır" tespitinde bulundu.
DİJİTAL SÖMÜRGECİLİK VE "DİJİTAL YERLİLER" TEHLİKESİ
Geleceğin sömürgecilik tehdidinin dijital dünyada olduğunu vurgulayan Esra Albayrak, "Bugün yeni nesle 'dijital yerli' denmesi tesadüf değildir. Sömürgeci için 'yerli', sınırlandırılan ve yönetilen demektir. Yapay zeka sistemleri sadece teknofodal efendiler tarafından yönetiliyorsa ve batılı kaynaklarla eğitiliyorsa, bu sistemler dünün hiyerarşilerini yarının veri haritasına kopyalamaktan başka bir işe yaramaz." uyarısını yaptı.






