Okul güvenliğine bekçi ve güvenlik korucusu desteği
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gazete ve televizyonların temsilcileriyle bir araya geldi ve güncel olaylara ilişkin açıklamalarda bulundu. Mustafa Çiftçi, okul güvenliğine bekçi ve güvenlik korucusu desteğinin geleceğini açıkladı. Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 30 bin bekçi bulunduğunu, bu bekçilerin güneş battıktan sonra görev yaptığını söyledi. Bekçilerin gece dışında çalışma yetkisinin İçişleri Bakanına verildiğini kaydeden Çiftçi “Ben bu yetkimi 81 il valimize devrettim. Bunların çalışma saatlerini belirleme yetkisi artık il valilerimizde” diye konuştu.
Mustafa Çiftçi, hem bekçilerin hem de 50 bin güvenlik korucusu bulunduğunu, terörsüz Türkiye'de bu köy korucularının valilerin veya jandarmanın uygun göreceği yerlerde faydalanılmaya başlandığını açıkladı.
RİSKLERİ ÖNCEDEN İMHA EDEN PROAKTİF BİR GÜVENLİK MİMARİSİNİ HAYATA GEÇİRİYORUZ'
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi burada yaptığı konuşmada, "Artık yalnızca suçun çetelesini tutan değil, suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutan ve riskleri önceden imha eden proaktif bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zeka, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz, klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil, suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz" dedi.
'İHMALİ VEYA İŞTİRAKİ OLAN HER KİM VARSA GÖZÜNÜN YAŞINA BAKMADAN ADALETE TESLİM EDECEĞİZ'
Gülistan Doku cinayeti hakkında bilgi veren Çiftçi, "Gülistan Doku dosyasında bugün gelinen noktayı yine bir valimiz, emniyet müdürümüz ve başsavcımız koordineli olarak birlikte açmışlardır. Devletimizin güvenlik ve adalet çarklarını en ileri düzeyde işleterek, bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum" ifadelerini kullandı.

'SINIRI AŞMAK TAKİPTEN KURTULMAYA YETMEZ'
Bakan Çiftçi, "AK Parti hükümetleri döneminde kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2'si aydınlatıldı. Kriminal kapasitenin güçlenmesi ile birlikte 2023 yılından 2026'nın ilk çeyreğine kadar yeni faili meçhul kaydı bulunmuyor. Cinayet faillerinin yakalanması için ulusal ve uluslararası tüm mekanizmalar işletiliyor. 262 şahıs hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 şahıs için ise süreç devam ediyor. Sınır aşmak, takipten kurtulmak anlamına gelmemektedir" dedi.
'DEVLET ÇARKI DURMAZ, İLERLER'
Bakan Çiftçi, Gülistan Doku dosyasında adaletin tecellisi için devletin tüm imkanlarını seferber ettiklerini vurgulayarak, dosyanın geldiği aşamada bir valinin, emniyet müdürünün ve başsavcının koordineli olarak birlikte çalışmasından emeği olduğunu kaydetti. Bakan Çiftçi, "Dosyada temel önceliğimiz, maddi gerçeği hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın ortaya çıkarmaktır, bu kapsamda dosyanın kilit isimlerinden Umut Altaş'ın Meksika üzerinden ABD'ye kaçak giriş yaptığını tespit ettik ve hakkında derhâl kırmızı bülten çıkardık. Bakanlık olarak sadece firarilerin değil, soruşturma sürecindeki iddiaların da üzerine kararlılıkla giderek 17 Nisan 2026 tarihli onay emriyle dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında delil karartma iddialarına yönelik mülkiye müfettişlerini görevlendirdik; sürecin devamında kendisi görevden uzaklaştırılmış ve sevk edildiği mahkemece tutuklanmıştır. 20 Nisan 2026 tarihli onay emriyle ayrıca 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Böylece hem iddiaların hem de soruşturma sürecinin etkinliğinin tüm yönleriyle incelenmesi sağlandı. Devletimizin güvenlik ve adalet çarklarını en ileri düzeyde işleterek, bu süreçte ihmali veya iştiraki olan her kim varsa gözünün yaşına bakmadan adalete teslim edeceğimizi kararlılıkla ifade ediyorum; zira hiç kimsenin suç işleme veya suça göz yumma imtiyazı yoktur" diye konuştu.
'HER OKULA GÜVENLİK KURULU OLUŞTURULACAK'
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki saldırıların ardından alınacak önlemler ile ilgili bilgi veren Bakan Çiftçi, "Meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik; okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. 81 il valiliğine uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge gönderdik. Hâlihazırda yılda iki kez şubat-eylül aylarında yapılan 'okul güvenliği' toplantıları artık valilerimizin ve kaymakamlarımızın koordinasyonunda her ayın ilk haftası düzenli şekilde yapılacaktır. Her okulda 'güvenlik kurulu' oluşturulacaktır. Okul müdürü, rehber öğretmeni, okul koordinasyon kolluk görevlisi, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı sosyal hizmetler uzmanının olacağı bir kurul oluşturulacaktır" diye konuştu.

'RİSK VE TEHDİT ANALİZLERİ YENİLENECEKTİR'
Yedi basamaklı güvenlik modelini sıralayan Çiftçi, "Risk ve tehdit analizleri yenilenecektir. Fiziki güvenlik önlemleri artırılacaktır. Erken uyarı sistemi ile olası risklere hızlı müdahale sağlanacaktır. Toplum sağlığı merkezlerine takip görevi verilecektir. Rehberlik-güvenlik koordinasyonu sağlanacaktır. Bakanlıklar koordineli çalışacaktır. Acil durumlar için eğitim ve farkındalık çalışması yapılacaktır" dedi.
'YENİ GÜVENLİK PARADİGMASI İLE: SUÇUN DAMARLARINI KURUTACAK REFLEKS GÖSTERECEĞİZ'
Değişen dünya düzeninde suçla mücadelenin rotasını dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde yeniden çizdiklerini kaydeden Bakan Çiftçi, bakanlığın yeni vizyonunu duyurdu. Çiftçi, "Artık yalnızca suçun çetelesini tutan değil; suçu henüz filizlenmeden kaynağında kurutan ve riskleri önceden imha eden proaktif bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyoruz. Dijitalleşme, göç hareketliliği ve sosyal kırılmalarla değişen suç profillerine karşı yapay zekâ, veri analizi ve yüksek teknolojik takip kapasitemizle cevap veriyoruz; klasik yöntemlerin ötesine geçerek devletimizin reflekslerini en üst seviyeye taşıyoruz. İçişleri Bakanlığı olarak, akademik veriler ve stratejik analizlerle beslenen bu yeni paradigmayla sadece suçluyla değil, suçu besleyen her türlü damarla mücadele ederek çocuklarımızı ve geleceğimizi güvence altına alıyoruz; sağlam veri olmadan doğru politika kurulamaz. Doğru analiz olmadan kalıcı sonuç alınamaz. Bu mücadele yalnızca kamu kurumlarının omzunda taşınabilecek bir mücadele değildir" dedi.





