Fotoğraf-AA
"YARGI KİŞİNİN MAKAMINA BAKMAZ"
Son olarak yargı bağımsızlığına vurgu yapan Gürlek, Anayasa'nın 138. maddesi uyarınca hakim ve savcılara hiçbir makamın talimat veremeyeceğini hatırlattı.
Yargının dosyanın kapağındaki isme, kişinin makamına veya siyasi kimliğine bakmadığını söyleyen Gürlek, "Bizim savcılarımız ucu nereye giderse gitsin delillere bakar. Burada suç var mıdır, yok mudur; asıl mesele budur" diyerek kamuoyuna kararlılık mesajı verdi.
"GİZLİ TANIĞIN BEYANIYLA DELİLLER ÖRTÜŞÜYOR"
Soruşturmanın neden 6 yıl sonra hız kazandığına dair soruları yanıtlayan Gürlek, 2025 yılından itibaren dosyada yeni delillerin ortaya çıktığını açıkladı. Gürlek, "Özel bir ekip kuruldu. Gizli tanığın beyanıyla deliller örtüşüyor. 'Ceset yoksa cinayet yoktur' diye bir algı var, böyle bir şey yok. Dosyada iki kritik delil var: Sim kartın aileden alınarak verilerin silinmesi ve hastane kayıtlarının silinmesi. Bunlar delilleri karartma suçuna girer," dedi.
"DOSYALAR RAFA KALKMAZ, ZAMAN AŞIMI İŞLER"
Takipsizlik kararı verilen dosyaların her zaman yeniden açılabileceğini hatırlatan Bakan Gürlek, Rojin Kabaiş ve benzeri dosyaları örnek gösterdi. "Takipsizlik verildi diye o dosya rafa kalkmaz. Daimi arama dosyasına alınır. Bu dosya kapsamında da daraltılmış baz istasyonu kayıtları ve kamera incelemeleriyle şahısların o tarihte nerede oldukları araştırılıyor. Yeni gelişmeler ışığında dosya yeniden açılmıştır," açıklamasında bulundu.
Fotoğraf-AA
"AMACIMIZ BİR MEZARI VARSA ORTAYA ÇIKMASI"
Tüm bu hukuki sürecin insani boyutuna dikkat çeken Bakan Gürlek, devletin ve yargının temel amacını şu sözlerle özetledi:
"Bizim amacımız, uğraşımız; kızcağızımızın bir mezarı varsa ailesinin o mezarın yerini bilmesi ve başında dua etmesi. Bizim tek uğraşımız bu. Başsavcılığın uğraşı da o, bizim temennimiz de bu. Bir mezarı varsa ortaya çıksın, ailesi de dua edebilsin."
Bakan Gürlek son olarak, Adalet Bakanlığı bünyesindeki Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün dosyalara "farklı bir gözle" baktığını ancak soruşturma makamının ilgili savcılık olduğunu, savcılığın yerine geçerek karar teyit etmediklerini hatırlattı.
Fotoğraf A Haber Arşiv
NARİN GÜRAN DOSYASI
Diyarbakır'da öldürülen Narin Güran dosyasına ilişkin Bakan Gürlek "Narin davasıyla ilgili anne, baba, amca ve kardeş hakkında ağırlaştırılmış müebbet verildi. Nevzat Bahtiyar hakkında Yargıtay, buradaki eylemin daha ağır olması gerektiğine karar vererek 17 yıl ceza verdi. Ancak yeni bir delil ortaya çıkarsa yargılamanın yenilenmesi yapılabilir." dedi.
"YARGININ HIZLANDIRILMASI İÇİN TEDBİRLER ALACAĞIZ"
Bakan Gürlek'in açıklamalarındanöne çıkanlar şu şekilde:
Şimdi bir boşanma davası 8 yıl sürüyor. İlk derecede veriliyor, daha sonra Bölge Adliye'ye gidiyor, daha sonra Yargıtay'a gidiyor. Yani 10 yıl süren bir boşanma davası var. Burada şahıs yani kendine yeni bir hayat kuramıyor, sürekli nafaka ödüyor. Yani biz burada sorunları yerelden, yerinden özellikle tespit ediyoruz.
Burada bir çalışmamız var. Özellikle 12. Yargı Paketi olarak bir şu an mutlak aşamasında yaptığımız bir çalışma var. Elbette yargının hızlandırılmasına ilişkin tedbirleri alacağız. Yargının Etkinliği Büromuz var. Yargı Etkinlik Büromuz çok önemli. Özellikle hakim arkadaşlarımızın biz hepsinin özveriyle dosyalara çalıştığını düşünüyoruz ama bazen maalesef hakim arkadaşlarımız dosyayı savsaklayabiliyor. Yani süresinde karar vermesi gerekirken o süreyi uzatabiliyor.
Hedef süre var. Ne demek? Bir kira davası 6 ayda karara bağlanacak. Burada bütün hakimlerimiz de bunu bilir. Şimdi burada hedef süre neden aşılıyor? Buna bakmamız lazım. İşte buna bakmamız lazım. Şimdi eğer hakimin şahsından kaynaklanan bir hedef süre aşımı varsa, burada elbette biz hakim hakkında artık gerekli işlemleri yapacağız. Yani kusura bakma, sen dosyana çalışmak zorundasın.
Özellikle biz bu 'Alo Adalet' demiştik daha önce. Bu Yargı Etkinlik Bürosu ile birlikte bu yargılamanın hızlandırılmasını sağlıyoruz. Vatandaş Alo Adalet ile birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek.
"ALO ADALET" İLE DOSYA DURUMU ÖĞRENİLEBİLECEK
Vatandaş, 'Alo Adalet' ile birlikte dosyasının ne aşamada olduğunu bilecek. Şimdi vatandaş, Aile Mahkemesi'nde açmış olduğu bir nafaka davasının sekizinci ayında arıyor; işte 'benim davam bitmedi' diyor. Biz diyeceğiz ki vatandaşa; 'senin henüz yargılaman devam ediyor, makul süre içerisinde.' Ama eğer makul süre aşılmışsa, biz vatandaşa dosyanın hangi aşamada olduğuyla ilgili bilgi vereceğiz. Özellikle bir muhataplık anlamında vatandaş bunu fark edecek.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, belediyelere yönelik yargı işlemlerinde taraflı davranıldığı iddialarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, yargının parti ayrımı gözetmeden işlem yaptığını belirtti. Gürlek, yargının belediyelere yönelik işlemlerinde taraflı davrandığı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulundu. Gürlek, Cumhur İttifakı'na mensup belediye başkanları hakkında da çok sayıda işlem yapıldığını belirterek, yargının parti ayrımı gözetmediğini vurguladı.
FETÖ İLE MÜCADELE
Bakan Gürlek FETÖ ile mücadeleye ilişkin "FETÖ ve diğer suçlular hakkında kırmızı bülten çıkarıyoruz ve iade talep ediyoruz. Suçluların iadesi anlaşması var. Bazı ülkeler buna uymuyor. Delilleri gönderiyoruz. Tekrar tekrar istiyoruz. Yeni delil ortaya çıkınca yine gönderip iadesini talep ediyoruz. Bu süreci de yakından takip ediyoruz." dedi.
30 BELEDİYE BAŞKANI HAKKINDA İŞLEM
Bir televizyon programında konuşan Gürlek, hakkında işlem yapılan belediye başkanı sayısının 30 olduğunu açıkladı. Bu isimlerin AK Parti ve MHP'li belediye başkanlarından oluştuğunu ifade etti.
13 MAHKUMİYET, 7 DOSYADA YARGILAMA SÜRÜYOR
Gürlek, söz konusu dosyalara ilişkin detayları da paylaştı. Buna göre, 30 belediye başkanından 13'ü hakkında mahkumiyet kararı verildi. Yargı süreci devam eden başkan sayısının 7 olduğunu belirten Gürlek, diğer 10 dosyada ise farklı kararların alındığını kaydetti.
"YARGI PARTİ AYRIMI YAPMIYOR"
Verilen rakamların yargının tarafsızlığına işaret ettiğini savunan Gürlek, "Savcılığın parti ayırmadan işlem yaptığını görüyoruz" dedi.
Gürlek'in açıklamaları, belediyelere yönelik soruşturmaların siyasi saiklerle yürütüldüğü iddialarının kamuoyunda tartışıldığı bir dönemde geldi.
15 YAŞ ALTINA SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, toplumun geniş kesimlerinin çözüm beklediği çocukların sosyal medya kullanımı ve anonim hesaplar üzerinden işlenen suçlarla ilgili radikal bir düzenlemenin sinyalini verdi. Bakan Gürlek, sosyal medya platformlarına girişte e-Devlet üzerinden alınacak bir kodla kimlik doğrulaması yapılacağını duyurdu.
Bakan Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 15 yaşını doldurmamış çocukların korunmasına yönelik bir madde paketinin Meclis'te görüşüldüğünü belirtti. Adalet Bakanlığı olarak kendilerinin de özellikle 15 yaş ve üstü bireyler için kapsamlı bir "Sosyal Medya Yasası" değişikliği üzerinde çalıştıklarını ifade etti.
ANONİM HESAPLARA SON: "GERÇEK KİŞİ" ŞARTI
Sosyal medyadaki sahte ve anonim hesaplar üzerinden işlenen suçlara ve itibar suikastlarına dikkat çeken Bakan Gürlek, yeni dönemin parolasını şu sözlerle açıkladı:
"Biz kesinlikle sosyal medya hesabı kullanan kişinin gerçek kişi olmasını istiyoruz. Sosyal medya hesabı olan kişi TC kimlik numarası ile sisteme girecek."
"ANAHTAR SİSTEM" NASIL ÇALIŞACAK?
Vatandaşların kişisel verilerinin korunması konusundaki endişelerine de açıklık getiren Bakan, TC kimlik bilgilerinin doğrudan sosyal medya platformlarına verilmeyeceğini vurguladı. Sistemin işleyişini şöyle özetledi:
-e-Devlet Üzerinden Doğrulama: Vatandaşlar e-Devlet sistemi üzerinden bir "anahtar model" adı verilen özel bir doğrulama kodu alacak.
-Doğrulama Koduyla Giriş: Sosyal medya platformlarına bu kod ile girilecek; böylece platform sahibine kimlik bilgisi değil, sadece doğrulama kodu iletilecek.
-Nickname (Rumuz) Kullanılabilecek: Bakan Gürlek, gerçek isimle hesap açma zorunluluğu olmadığını, kullanıcıların yine istedikleri kullanıcı adlarını veya kodları kullanabileceğini belirtti.
KATALOG SUÇLARDA BİLGİ PAYLAŞIMI ZORUNLU OLACAK
Düzenlemenin temel amacının suçla mücadele olduğunu ifade eden Gürlek, belirli "katalog suçlar" kapsamında savcılık veya mahkemelerin talebi üzerine sosyal medya platformlarının kullanıcı bilgilerini paylaşmak zorunda kalacağını söyledi. Bakan Gürlek "Bir suç o katalog suçlardaysa, platform sunucusu o hesabın kullanıcısının kim olduğunu mutlaka bildirmek zorunda kalacak," diyerek denetimin sıkılaşacağını vurguladı