ABD’nin hava hakimiyeti yerle bir| "Kuveyt'in F-18'leri ABD uçaklarını arkadan vurdu"

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
ABD’nin hava hakimiyeti yerle bir| "Kuveyt'in F-18'leri ABD uçaklarını arkadan vurdu"

ABD’nin "hava sahası kontrolümüz altında" iddiası Ortadoğu’da yerle bir oldu! Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, A Haber ekranlarında F-35’ten F-15’e, devasa radar uçaklarından insansız hava araçlarına kadar Amerikan devlerinin nasıl birer birer av konumuna düştüğünü ve sahadaki stratejik fiyaskoları teknik analizlerle deşifre etti. “Dokunulmaz” denilen teknolojilerin aldığı darbeler ve havacılık tarihinin eşi benzeri görülmemiş felaketleri, Kuveyt’in F-18’lerinin ABD uçaklarını arkadan vurduğu sıcak bölge detaylarıyla gün yüzüne çıktı.

ABD'nin "İran Hava Sahasında Tam Hakimiyet Sağladık" iddiası, sahada yaşanan kayıplarla adeta boşa çıktı. Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, A Haber ekranlarında Amerikan uçaklarının vurulma ve hasar alma süreçlerini tek tek anlattı. F-35'ten F-15'e, E-3 Sentry'den A-10 ve Reaper'lara kadar tüm detaylar gözler önüne seren Fazla, İran'ın etkili savunma sistemlerinin, ABD ve müttefiklerini şaşkına çevirdiğini söyledi.

HAVA HAKİMİYETİNDE ŞANSSIZ TABLO VE HASAR ALAN F-35

ABD'nin bölgedeki hava hakimiyeti iddialarını değerlendiren Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, "Şimdi bu tablo tabii ki ABD açısından biraz böyle şanssız bir tablo. Ama bu tabloya baktığımızda hepsinde İran'ın %100 başarılı olduğu veya hepsini vurduğu bir tablodan bahsetmiyoruz. Kendilerinin de kendilerine yaşattıkları uçak kayıpları var" ifadelerini kullandı. F-35 uçağının hedef alındığı o dehşet anlarına değinen Fazla, "F-35'in şu ana kadar düşmedi de bir hasar aldığı görüntü var biliyorsunuz. 19 Mart'ta bir F-35'i vuruldu. Yani termal füzeyle, IR füzeyle vuruldu. O yara aldı ve emniyetle gelip indi. Onunla ilgili herhangi bir sıkıntı yok" diyerek en gelişmiş savaş uçağının bile termal füzelerin hedefi olabildiğini aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

DÜNYA TARİHİNDE BİR İLK: AYNI GÜNDE 3 ADET F-15 DÜŞTÜ

Havacılık tarihine geçecek skandal bir "dost ateşi" olayının detaylarını paylaşan Hüseyin Fazla, "F-15'lere baktığımızda; Kuveyt'in üzerinde hava savunma kapsamında uçarken, Kuveyt'e ait bir F-18 uçağı, ABD'ye ait üç tane F-15'i uçarken sanki hiç haberleri yokmuşçasına 'dost ateşi' dediğimiz, onları arkadan teker teker vurdu" şeklinde konuştu. Olayın vahametine dikkat çeken Fazla, "Burası biraz karışık. İran'ın oradan gelip burada uçabilecek kapasitesi yok ama Kuveyt üzerinde uçarken bu uçaklar üçü de aynı günde vuruldu. Bu birlikte çalışabilirlik veya bir harekat yapacaksanız müttefik bir ülkeyle koordinasyonun önemini gösteriyor. Bu savaşta belki de dünya tarihinde ilk yaşandı; aynı günde 3 adet F-15 düştü. F-15 de öyle çok düşen bir uçak değil" sözleriyle yaşanan fiyaskonun büyüklüğünü vurguladı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PİLOTLARIN KADERİ VE DÜŞÜRÜLEN DÖRDÜNCÜ UÇAK

Bugün gündeme gelen yeni kayıplara değinen Hüseyin Fazla, "Şimdi dördüncü uçak da bugün konuştuğumuz uçak. Yani normalde İran'a ait bir hava savunma unsuru tarafından vurulma görüntüleri de paylaşıldı ve orada iki tane pilot... Bunlarda biliyorsunuz F-15'te bir savaş pilotu oluyor, arkasında da bizim arka kokpit uçucusu veya silah sistem subayı diyebileceğimiz bir kişi görev yapıyor" dedi. A-10 uçağının düşüşüne dair ise, "A-10 uçağı da bu Kişm Adası civarında, yani Hürmüz Boğazı civarında normal oralarda harekat yaparken, bombalama esnasında, arama kurtarma operasyonlarına katıldığı söyleniyor; orada bir şekilde düştü. Ama neden düştüğünü tam bilemiyoruz; pilotaj hatası mı, arıza mı yoksa İran mı düşürdü?" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

1 MİLYAR DOLARLIK RADAR UÇAĞINA DRON DARBESİ

İran'ın teknolojik imkanlarıyla gerçekleştirdiği nokta atışı saldırıları anlatan Hüseyin Fazla, "Şu E-3'ün vurulma olayı kamikaze dronlarla vurulmuş gibi. Çünkü balistik füze olsa ondan hiçbir şey kalmazdı. Sadece E-3'ün o tepesindeki radar var, o dönen radarı; o radarın olduğu bölgeyi tam nokta nokta vurdular" dedi. Uçağın maliyetine ve aldığı hasara dikkat çeken Fazla, "İran'ın kendi kamikaze dronlarıyla muhtemelen nokta nokta vurabildiğine göre kameralı bir sistem olması lazım; tam da uçağı vurdular ve uçak şu an kullanılamaz halinde. Bu uçaklar tanesi yaklaşık 700 milyon dolarla hatta 1 milyar dolara kadar da çıkar" sözleriyle sarsıcı zararı aktardı.

17 REAPER VE KARA GÜN: TANKER UÇAKLARINDAKİ FACİA

ABD'nin insansız hava aracı kayıplarının boyutunu açıklayan Hüseyin Fazla, "MQ-9 Reaper'lar da bizim TB2'den falan çok gelişmiş insansız hava araçlarından bahsediyoruz. Bunlardan da 17 tane yanlış hatırlamıyorsam düşürdüler veya düştü. Yani bu mesele İran açısından çok büyük başarı; bunları teker teker düşürdülerse" değerlendirmesinde bulundu. Helikopter ve tanker uçak kayıplarına da değinen Fazla, "Black Hawk dediğimiz işte bu üç tane helikopter var, HH-60, onların yarası var. Tanker uçakları da yerdeyken vuruldu ama bir de kendilerinin havada yakıt ikmali esnasında havada çarpışmadan kaynaklı tanker uçağı düştü; onda da 6 mürettebat öldü Irak'ta" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ÖLÜM KORİDORLARI VE MANPADS PUSU STRATEJİSİ

Uçakların dönüş yolunda vurulma ihtimali ve kurulan pusular üzerine konuşan Hüseyin Fazla, "Normal şartlarda bir hava harekat planının kapsamında günlük görev emirleri yayınlanır. Uçakların hangi güzergahları izleyerek gidecekleri o pilotlara yayınlanır. Emniyetsiz bir koridor varsa, orada rapor edilmiş bir yerden havaya füze sistemi varsa oradan geçilmemesi lazım" dedi. Ancak pusu bölgelerinin tespit edilemezliğine vurgu yapan Fazla, "Uçaksavarların veya omuzdan atılan güdümlü füze atabilen MANPADS'lerin yerini bilmek mümkün değil. O yüzden her yerde olabileceğini farz-ı kabul etmeniz lazım. Özellikle gece hava biraz da soğuksa, kızılötesi görüşle çok net, çok ileri uzak mesafeleri görebilirsiniz" şeklinde konuştu.

KIZILÖTESİ SİSTEMLER VE PASİF RADARIN GÜCÜ

Görünmezlik teknolojisinin sınırlarına değinen Hüseyin Fazla, "Karşıda bir uçak var, uçağa radarın dalgasını gönderirsiniz, o geri gelir; bu radardır. Ama kızılötesi kamera sistemini, arama radarını uçak göremiyor. Dolayısıyla sizin o bölgeden geçen uçağınızı siz takip edebilirsiniz" dedi. Radarların menziline dair teknik bilgi veren Fazla, "E-3 Sentry neredeyse 1000 kilometre uzağı görebilir. Ama senin bu yerdeki konuşlu pasif radar dediğimiz kızılötesi bakışta da uçağı görebiliyorsun, takip edebiliyorsun. Bu teknoloji bizim KAAN'da da olacak, F-35'lerde de EOTS sistemi olarak var" sözleriyle teknolojinin çift taraflı keskinliğine işaret etti.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABD'NİN ÖZGÜVEN PATLAMASI VE STRATEJİK ÇÖKÜŞ

ABD'nin saha içindeki hatalarını eleştiren Hüseyin Fazla, "F-35'in düşük görünürlüğü var ama tamamen görünmez değil. Radarlarda görünmesi çok zordur ama kızılötesi takip sistemiyle görme olasılığı aynı" dedi. 1999 yılındaki F-117 vakasını hatırlatan Fazla, "ABD Başkanı seviyesinde siz derseniz ki; 'Bütün İran'da hava üstünlüğünü ele geçirdik, bize kimse saldıramaz.' Bu acayip bir özgüven ve muhtemelen de planlamada hata yapmalarının ana nedeni bu" ifadelerini kullandı. Operasyonel hataların altını çizen Fazla, "O rotadaki giderken diyelim ki 12 bin feet'in altından uçmamanız lazım. O zaman zaten istese de vuramıyor, etkili menzilinin dışında oluyor" diyerek temel kuralların ihlal edildiğini belirtti.

ABD’nin hava hakimiyeti yerle bir| "Kuveyt'in F-18'leri ABD uçaklarını arkadan vurdu" - 6

HAVACILIK TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ BİR FİYASKO

Sonuç olarak yaşanan kayıpların normal olmadığını savunan Hüseyin Fazla, "Tanker uçaklarının vurulması normal değil, E-3 normal değil. Üç tane F-15'in vurulması tarihe geçecek bir olay. F-35'in de yara alması... Bunların vurulabilmesi demek, siz o temel hava harekatının kurallarına uymuyorsunuz demek" şeklinde konuştu. ABD ordusundaki gerilemeye dikkat çeken Fazla, "ABD bu konuda aslında çok çok iyi ama ABD'de bir şeyler ters gidiyor. Normal hava harekatında bile bu kadar çuvallıyorlarsa ABD bizim bildiğimiz ABD değil. Oralarda bir şeyler değişmiş. Bu harekâtta bu kadar kayıp olması normal değil" diyerek sözlerini tamamladı.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

A Haber ekranlarında harita üzerinde çarpıcı analizlerde bulunan Ortadoğu Uzmanı Mete Sohtaoğlu ise ABD'nin "zafer illüzyonu" adını verdiği stratejinin detaylarını, bölgeye sevk edilen devasa deniz gücünü ve operasyonun olası zamanlamasını tek tek deşifre etti. Rus mühendislerin bölgeyi terk etmesinden, insansız füze sistemlerine kadar pek çok teknik detayın masaya yatırıldığı o anlarda, bölgede "sıcak temasın" an meselesi olduğu vurgulandı.


ABD'NİN ZAFER İLLÜZYONU VE STRATEJİK ADALAR
ABD'nin stratejisini "bir zafer illüzyonu yazma çabası" olarak nitelendiren Mete Sohtaoğlu, "ABD, Hark Adası'ndan veya Hürmüz Boğazı'nın tamamını kontrol edebilecek şekilde bir harekat planlıyor; harita üzerinde gördüğümüz kuzeydeki Hark Adası ve kritik altyapı hedefleri bu planın merkezinde yer alıyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki küçük adaların kontrolünün önemine dikkat çeken Sohtaoğlu, bu adalar üzerinden İran'ın ana karasına yönelik bir abluka uygulanacağını belirtti.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)


DENİZDE DEVASA GÜÇ: USS BOXER VE USS TRIPOLI YOLDA
Operasyonun vurucu gücü hakkında teknik detaylar veren Mete Sohtaoğlu, "Şu an Hint Okyanusu'nda bulunan USS Boxer isimli amfibi hücum gemisinin Umman Denizi bölgesine gelmesini bekliyorum; bu geminin gelişi ABD'nin gerçek niyetini ortaya koyacaktır" şeklinde konuştu. Bölgede halihazırda bulunan USS Tripoli gemisine de değinen Sohtaoğlu, "Tripoli'nin üzerinde 20 tane F-35B savaş uçağı bulunuyor, ayrıca Suriye'den bildiğimiz tiltrotor yani hem helikopter hem uçak gibi hareket edebilen Osprey'ler ile devasa bir hava gücü barındırıyor" sözleriyle bölgedeki askeri yığınağın boyutlarını gözler önüne serdi.


28 NATLIK HIZ VE KRİTİK TARİH: 15-25 NİSAN
Gemilerin varış süresiyle ilgili stüdyodaki diğer uzmanlarla tartışan Mete Sohtaoğlu, "USS Boxer'ın çıkışı 28 nat hızla gerçekleşti ancak yanındaki gemilerle bu hızı koruması zor, yine de 15 Nisan ile 20-26 Nisan tarihleri arasında bölgeye ulaşması öngörülüyor" dedi. Bu tarihler, ABD'nin bölgedeki operasyonel hazırlığının zirveye ulaşacağı dönem olarak işaretlendi.


YENİ NESİL PİYADE GÜCÜ: "ENLAS" VE İNSANSIZ SİSTEMLER
ABD'nin bu kez alışılmışın dışında bir askeri güç kullanacağını vurgulayan Mete Sohtaoğlu, "Bildiğimiz piyade gücünden bahsetmiyoruz; USS Boxer'ın içinde havuz barındırması ve içinden çıkacak 'Enlas' denilen yeni nesil füze sistemleri, anti-dron sistemleri ve su altından gidip karaya çıkabilen özel piyade gücü bu operasyonun karakterini değiştirecek" dedi. Sohtaoğlu, bu birliklerin sensörleri, uzun menzilleri ve çalıların arasına dahi yerleştirilebilen mobil insansız füze sistemleriyle İran kıyılarına sızacağını belirtti.

(Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü) (Foto: ahaber.com.tr ekran görüntüsü)

PAKİSTAN SINIRINDA PATLAMA SESLERİ VE KONARAK ÜSSÜ
Sıcak bölgedeki hareketliliği harita üzerinde gösteren Mete Sohtaoğlu, "Pakistan sınırındaki Sistan-Beluçistan bölgesinde, yaklaşık 290 kilometrelik bir alanda patlama seslerinin duyulduğuna dair Pakistan basınında bilgiler var; ABD'nin ilk kez bu bölgeyi vurduğu ve bombaladığı belirtiliyor" ifadelerini kullandı. Ayrıca Çabahar Limanı'nın arka taraflarında bulunan ve oldukça korunaklı olan Konarak Hava Üssü'nün de hedef alınmaya başlandığını aktaran Sohtaoğlu, "USS Boxer gelirse Konarak hattı bizim için çok kritik olacak; Umman Denizi çıkışını kestiğiniz ve bu adaları ele geçirdiğiniz anda İran'ı karaya hapsetmiş olursunuz" şeklinde konuştu.


TRUMP'IN EVANJELİK MESAJI VE 4 SAATLİK OPERASYON
Operasyonun siyasi zamanlamasına dair çarpıcı bir iddia ortaya atan Mete Sohtaoğlu, "Pazar günü Paskalya, Trump kendi Evanjelik kitlesine 'kötülüklerle savaşımızın büyük günü' diyerek siyasi bir mesaj vermek isteyebilir; uzmanlara göre bu, gir-çık şeklinde planlanan ve en fazla 4 saat sürecek bir operasyon olarak öngörülüyor" sözlerini kullandı. Sohtaoğlu, operasyonun hedefinin İsfahan, Ahvaz, Fordo ve Natanz gibi bölgelere yönelik bir hava indirmesi olabileceğini ancak ABD'nin çok daha ciddi bir bombardıman hazırlığında olduğunu da sözlerine ekledi.


NÜKLEER TESİSLERE 4. DARBE: DÜNYANIN SESSİZLİĞİ
İran'ın nükleer çalışmalarının yapıldığı bölgelerin hedef alınmasına da değinen Mete Sohtaoğlu, "Dünya Ukrayna'daki Zaporijya için ayağa kalkarken, İran'daki nükleer santral bölgelerinin dördüncü kez vurulmasına karşı sergilenen bu sessizliği dünya halklarının vicdanına sunuyorum" diyerek uluslararası çifte standarda dikkat çekti.


İÇERİDEN AÇILAN KAPILAR VE 2030 VİZYONU
ABD Donanması'nın 2030 projeksiyonu kapsamında yeni bir paradigma ile hareket ettiğini söyleyen Sohtaoğlu, "Bugüne kadar bildiğimiz her şeyi unutun; ABD, 18 tanker uçağı ve kargo uçaklarıyla devasa bir hazırlık içinde ve İran'ın Umman Denizi ile olan bağlantısını tamamen felç etmeyi hedefliyor" diyerek analizini tamamladı.

Mobil uygulamalarımızı indirin