ABD ve İsrail'in kaos planı çöküyor mu? İran'dan yeni hamle

Orta Doğu’da tansiyon her geçen gün artarken Hürmüz Boğazı için gündeme gelen "paralı geçiş" planı bölgedeki tüm dengeleri altüst etti. Prof. Dr. Zuhal Mert Uzuner ve Faruk Erdem, A Haber canlı yayınında ABD ve İsrail’in bölgeyi savaşa çekme çabalarını, Türkiye’nin barış diplomasisini ve Hürmüz Boğazı üzerinden dolara vurulacak darbeyi deşifre etti. İşte Orta Doğu’da haritaları yeniden çizen o kritik hamleler.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın Irak mesajını değerlendiren haberde, Pezeşkiyan, "Irak'ın Müslüman halkı bu haksız savaşta İran'ın yanında cesurca durdu, bu duruş coğrafyanın dayattığı bir şey değil, tarihin ve dinin değerlerinden kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı. Bölgedeki Haşdi Şabi varlığı ve Amerikan hedeflerine yönelik saldırıların ardından gelen bu açıklama, Mezopotamya topraklarında yeni bir ittifakın habercisi olarak yorumlandı.
ABD VE İSRAİL'İN "KONTROLLÜ KAOS" PLANI
ABD ve İsrail'in savaşı bölgeye yayma isteğine dikkat çeken Prof. Dr. Zuhal Mert Uzuner, "ABD ve İsrail, 7 Ekim'den bu yana Orta Doğu'da haritaları değiştirmek ve bir istikrarsızlık ortamı yaratmak istiyor" dedi. Aktörlerin "stratejik sabır" içinde olduğunu belirten Uzuner, "Meşruiyet zemini olmayan bu müdahaleci yaklaşım, bölgede artık kabul görmüyor; taraflar masaya gelmek için henüz erken olduğunu düşünüyor çünkü yıllardır bu savaşa hazırlandılar" sözleriyle aktardı.
İran'ın Merkezi eyaletinde, ABD-İsrail saldırısında 11 kişi öldü, 15 kişi yaralandı. (AA)
HÜRMÜZ'DE DOLAR HEGEMONYASINA DARBE: "RİYAL VE YUAN" DÖNEMİ
Hürmüz Boğazı'ndaki enerji savaşlarını ve İran'ın yeni ekonomik planını analiz eden Faruk Erdem ise, "İran, Hürmüz'den geçecek gemiler için 'paralı geçiş' modeline evrilmeye çalışıyor; bu noktada Riyal veya Yuan gibi farklı para birimleriyle ödeme alarak dolar hegemonyasını kırmayı hedefliyor" dedi. Trump'ın "beraber alalım bu parayı" yaklaşımının bir tüccar kafası olduğunu belirten Erdem, "İran, en büyük kozu olan Hürmüz'ü tamamen kapatmak yerine ekonomik bir baskı unsuru olarak kullanarak savunma stratejisi geliştiriyor" ifadelerini kullandı.
KÜRESEL GIDA VE GÖÇ KRİZİ KAPIDA
Savaşın sadece enerji değil, gıda güvenliğini de tehdit ettiğini vurgulayan Faruk Erdem, "Su tesislerinin vurulması sadece içme suyunu değil, tarımı da etkiliyor; gıda zincirinin bozulması dünyayı bir açlık sorunuyla ve ardından kitlesel göçlerle karşı karşıya bırakabilir" uyarısında bulundu. Erdem, "Türkiye'nin de etkileneceği bu göç dalgası ve artan maliyetler, bölgenin en büyük sorunu haline gelecek" sözleriyle tehlikenin boyutuna dikkat çekti.
İran'ın misillemesinin ardından Tel Aviv ve çevre kentlere füze parçaları isabet etti. (AA)
TÜRKİYE'NİN DİPLOMATİK ÇIKIŞ YOLU
Bölge ülkelerinin artık kendi stratejilerini belirlemek istediğini ifade eden Prof. Dr. Zuhal Mert Uzuner, "Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır ve Türkiye bir araya gelerek diplomatik bir çıkış yolu bulmaya çalışıyor" dedi. Uzuner, "Bu yerellik söylemi bölgede çok destek görüyor çünkü dışarıdaki aktörlerin müdahalelerinin sadece kendi çıkar tanımları üzerinden ilerlediği artık net bir şekilde görülüyor" sözlerini aktardı.
SAVAŞIN KAZANANI OLACAK MI?
Savaşın geleceğine dair çarpıcı bir tespitte bulunan Uzuner, "Bu bir yıpratma savaşıdır; sonsuz savaşların kazananı olmaz, bu yüzden ABD içinde de bu savaşa karşı büyük bir tepki oluşmuş durumda" dedi. İsrail'in istikrarsızlık arayışına karşın bölge halklarının direnişine vurgu yapan Uzuner, "İran da tamamen mağdur değil, bölgede kendi hakimiyet alanını kurmaya çalışıyor; ancak Türkiye bu kaosun durdurulması için Suriye'den başlayarak etkin bir rol üstleniyor" ifadelerini kullandı.




