İstanbul Senin ile vatandaşlar anbean takip edildi! Verilerde ABD ve Almanya detayı | Para kuleleri suç örgütünün ilk izi oldu

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr Haber Merkezi
İstanbul Senin ile vatandaşlar anbean takip edildi! Verilerde ABD ve Almanya detayı | Para kuleleri suç örgütünün ilk izi oldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının suç örgütü tarafından elde edilen yasa dışı gelirlerle satın alındığı belirtildi. İddianamede, kamuoyuna yansıyan “para sayma” görüntülerinin bu yapılanmanın ilk izi olduğu belirtilirken, “İstanbul Senin” uygulamasına ait 4,7 milyon kullanıcının verilerinin onay alınmadan ABD ve Almanya merkezli internet sitelerine aktarıldığının da tespit edildiği ifade edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının suç örgütünün elde ettiği suç gelirleriyle satın alındığı ifade edilirken İBB Bilgi İşlem Daire Başkanlığınca yapılan ihale neticesinde geliştirilen "İstanbul Senin" isimli uygulamayı kullanan 4,7 milyon kişinin verilerinin onayları olmadan, Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya merkezli web sitelerine gönderildiğinin tespit edildiği vurgulandı.

İddianamede, Sarıyer Ayazağa Mahallesi'nde bulunan taşınmazın Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi tarafından 1 Ağustos 2019'da devralındığı, 5 Kasım 2019'da Seas Besicilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne, sonrasında ise 11 Aralık 2019'da Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğine devredildiği kaydedildi.

Fotoğraf-AA ArşivFotoğraf-AA Arşiv

ADEM SOYTEKİN'İN TEMİN ETTİĞİ SUÇ GELİRİ İLE İNŞA EDİLMİŞ!

İddianamede, "Şüpheli Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün sistematik isleyişi dahilinde elde ettiği suç gelirleri ile Sarıyer'deki nitelikli taşınmazı Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğine geçirerek, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı olarak kullanmaya başladıkları tespit edilmiştir. Yine söz konusu binanın tadilat işlemlerinin de etkin pişmanlıktan faydalanan örgüt yöneticisi şüpheli Adem Soytekin tarafından örgütün temin ettiği suç gelirleri ile (Mustafa Keleş'ten rüşvet olarak temin edilen 3 daire) yapıldığı, soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadeler, banka hareketleri ve tapu devirlerinden anlaşılmıştır." bilgisine yer verildi.

Suça konu binanın İmamoğlu suç örgütünün elde ettiği haksız kazanımlar ile satın alındığı hususunda bir şüphe bulunmadığı ve satın alma sürecini ise olay tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin İBB Başkan adayı olan ve sonrasında da belediye başkanı seçilen şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun organize ettiği tespit edilen iddianamede, İmamoğlu'nun "kasası" olarak birçok ifadede yer bulan şüpheli Fatih Keleş'in valizlerle kaynağı belli olmayan paraları getirdiğinin görüldüğü anlatıldı.

Aynı görüntülerde 2020 yılı itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığı'nda yazı işleri müdürü olarak görev yapan şüpheli Mustafa Can Poyraz'ın da olduğu iddianamede belirtildi.

"SATIN ALINARAK SUÇ GELİRLERİNİN AKLANDI"

İddianamede, "Soruşturma dosyası kapsamında alınan ifadelerde, Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanları tarafından yönetilen Beşiktaş̧ Belediyesi, Şişli Belediyesi, Beylikdüzü Belediyesi, Ataşehir Belediyesi, Kartal Belediyesi ve Maltepe Belediyesinin farklı kaynaklardan temin ettiği paralarla satın alındığına ilişkin beyanlar ile bir kısım müteahhitlerin irtikap veya rüşvet yoluyla temin edilen suç gelirlerinin olduğu tespitleri birlikte değerlendirildiğinde, Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul İl Başkanlığının suç gelirleri ile parti tüzel kişiliği adına satın alınarak, suç gelirlerinin aklandığı" değerlendirmesine yer verildi.

Fotoğraf-A Haber ArşivFotoğraf-A Haber Arşiv

Şüpheli Mustafa Keleş'ten rüşvet olarak temin edilen dairelerin şüpheli Adem Soytekin tarafından bu binanın tadilatının finansı için de kullanıldığı kaydedilen iddianamede, bu sürecin Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi, yönlendirmesi ve parti organlarının onayıyla örgütün amaçlarından olan Cumhuriyet Halk Partisini ele geçirme amacıyla sistematik biçimde yürütüldüğü belirtildi.

PARA KULELERİ SUÇ ÖRGÜTÜNÜN İLK İZİ OLDU!

İmamoğlu'nun, İBB Başkanı olduktan sonra, İBB'nin sorumluluk sahası da dikkate alındığında suç örgütünün "ahtapotun kolları" gibi geliştiği belirtilen iddianamede, ilçe belediyelerinin sorumluluk sahasına giren konularda dahi suç örgütü üye ve yöneticilerinin karar alma yetkisine sahip olduğu kaydedildi.

Fotoğraf-A Haber ArşivFotoğraf-A Haber Arşiv

İddianamede, örgütün, 2019'da CHP'nin İstanbul İl Binasının satın alınması sürecinde o dönemki il başkanı Canan Kaftancıoğlu'nu saf dışı bırakarak binanın satın alınma sürecini bizzat yürüttüğü anlatılarak, "Cumhuriyet Halk Partisinin yönetimine talip olduğuna ilişkin ilk gövde gösterisini yapmıştır. İl binasının satın alımı sürecine ait 'para sayma' görüntüleri kamuoyuna yansımasıyla Ekrem İmamoğlu tarafından kurulan suç örgütü ilk görüntüsünü kamuoyu nezdinde vermiştir. Bu görüntüler üzerine gerek Cumhuriyet Halk Partisi gerek İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü binanın 'bağış' olarak toplanan paralarla satın alındığı algısını oluşturmaya çalışsa da gerçekte durumun farklı olduğu, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından bağış olarak toplanan miktar dışında kalan tutarın örgütün suçtan elde ettiği kazançla karşılandığı anlaşılmıştır." tespiti yapıldı.

CEZA VE MÜSADERE TALEBİ

Sarıyer'deki yeri örgüt faaliyetleri çerçevesinde sistematik olarak elde ettikleri suç gelirlerini aklamak amacıyla parti tüzel kişiliği adına devralınması talimatını veren örgüt elebaşı Ekrem İmamoğlu'nun, suç gelirlerini temin eden ve aklama eylemini bir fiil gerçekleştiren örgüt yöneticisi Fatih Keleş ve aklama eylemini bir fiil gerçekleştiren şüpheliler Mustafa Can Poyraz ve Tuncay Yılmaz'ın "suç gelirlerini aklama" suçundan cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliği adına kayıtlı olduğu anlaşılan Sarıyer'deki aklama işlemine konu mal varlıklarının müsaderesine karar verilmesinin gerektiği kaydedildi.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

Örgütün İmamoğlu'nu, Beylikdüzü Belediye Başkanlığından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığına taşımak, CHP'yi ele geçirmek, elde ettikleri suç gelirleri ve ele geçirdikleri siyasi güçle örgüt elebaşı İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı adayı yapmak istediğinin tespit edildiği belirtilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Örgüt elebaşı İmamoğlu'nun Beylikdüzü'nden beri örgüt içerisinde yer alan, basın danışmanı olarak görevlendirdiği örgüt yöneticisi Murat Ongun, siyasi danışmanı olarak görevlendirdiği örgüt üyesi Necati Özkan ve bilişim danışmanı olarak görevlendirdiği örgüt üyesi Melih Geçek aracılığıyla vatandaşların İBB hizmetlerden faydalanmak için telefonlarına yüklediği, belediye hizmetlerinin yer aldığı telefon uygulamalarını, tek bir uygulamada birleştirerek 'yenilik yapıldığı imajı verilmek suretiyle' faaliyete geçirdikleri ve İmamoğlu'nun 2019 seçimleri öncesi seçim sloganlarından olan 'İstanbul Senin' adını verdikleri uygulamayla toplumu etki altı altına almak, vatandaşların gündelik rutinlerine müdahale etmek ve toplumun siyasi tercihlerini belirlemek amacıyla kişisel verileri ve sandık verilerini ele geçirdikleri, vatandaşların konum bilgilerini bunlarla birleştirerek, yurt dışına ve özel şirketlere sızdırıp analiz ettirdikleri, bu çalışmalar esnasında da Türk vatandaşı olmayan şahısları kullandıkları soruşturma dosyamız kapsamında tespit edilmiştir."

VATANDAŞLARIN ADETA İZİNİ SÜRMÜŞLER!

İddianamede, Murat Ongun ve Serdal Taşkın'ın da yer aldığı bir telefon konuşmasıyla ilgili yapılan incelemeye ilişkin şu değerlendirmelere yer verildi:

"Şüpheli Mustafa Nihat Sütlaş'ın sahibi olarak gözüktüğü ancak soruşturma dosyasının bütününden örgüt yöneticisi Murat Ongun'a ait olduğu tespit edilen 'Reklamist' isimli firma üzerinden yapacakları bir uygulamayla önce İBB Başkanlığı sonra ise Cumhurbaşkanlığı adaylığı için önce İstanbul ölçekli, sonra ise tüm Türkiye'yi kapsayan bir çalışma ile kişisel verilerini elde ettikleri vatandaşların alışkanlıklarını, ilgi/reaksiyon analizini, günlük rutinlerini, İstanbul seçmeninin davranışsal profillenmesini, vatandaşların lokasyon temelli takiplerini sağlamak, bu suretle de siyasal yönlendirme amaçlı segmentasyonla örgüt elebaşı İmamoğlu'nun tercih edilmesi amacıyla sistematik bir örgütsel propaganda faaliyeti yürütmekte olduğu tespit edilmiştir."

VERİLERİ ABD VE ALMANYA SİTELERİNE SATTILAR

Ulusal Siber Olaylara Müdahale (USOM) tarafından hazırlanan rapora yer verilen iddianamede, şu tespitler yer aldı:

"Siber saldırgan(lar) tarafından, 'İstanbul Senin' uygulamasını kullandığı değerlendirilen 3,7 milyon vatandaşa ait kimlik (ad, soyad, TCKN), GSM, konum (enlem, boylam) gibi kişisel verilerinin ele geçirildiği ve yasa dışı platformlarda paylaşıldığı/satışa sunulduğu tespit edilmiştir. 'İstanbul Senin' uygulamasını kullandığı değerlendirilen vatandaşlara ait enlem, boylam, rakım, IP, telefon (marka, model, işletim sistemi), userld ve anonymousld gibi verilerin anlık olarak uygulama tarafından kayıt altına alındığı, analitik ve kullanıcı davranışı izleme servisi sağlayan Amerika merkezli Mixpanel (mixpanel[.]com), Sentry (sentryf.Jio) ve Almanya merkezli Adjust (adjustf.Jcom) isimli web sitelerine gönderildiği tespit edilmiştir."

Ayrıca iddianamede, "İstanbul Senin" uygulaması üzerinden 3,7 milyon vatandaşın verisinin "Powerful Greek Army" ismiyle "dark web"e sızdırıldığı kaydedildi.

İddianamede yer alan raporda ayrıca, "Saha ve reklam ekiplerinin kullanımına sunulmak üzere İBB hizmetlerinden faydalanan vatandaşların dilek ve şikayetlerinin alınması ve varsa sorunlarının çözülmesi amacıyla 'İBB Hanem' isimli proje üzerinde yapılan incelemelerde uygulamanın çalıştığı sunucu üzerinde 11 milyon 360 bin 412 vatandaşa ait olduğu değerlendirilen kimlik (ad, soyad, TCKN, anne adı, baba adı, cinsiyet, doğum tarihi, doğum yeri), adres (nüfus ili, nüfus il ve ilçe kodu), ikametgah adresi (ilçe adı, mahalle kodu, muhtarlık adı, cadde numarası, sokak numarası, kapı numarası, daire numarası), GSM ve sandık bilgilerini içeren kişisel verilerin bulunduğu tespit edilmiştir." bilgisi yer aldı.

Fotoğraf-A HaberFotoğraf-A Haber

11.3 MİLYON KİŞİNİN VERİSİ 8 KASIM 2023'TE GÖNDERİLDİ!

İddianamede, bu uygulamanın çalıştığı sunucu üzerinde 11 milyon 360 bin 412 vatandaşa ait olduğu belirlenen kimlik, adres, telefon numaraları ve sandık bilgilerini içeren kişisel verilerin 8 Kasım 2023'te özel bir firmaya mail olarak gönderildiğinin tespit edildiği ifade edildi.

Kişisel verileri ele geçirme eyleminin örgüt yöneticisi Ongun'a ait Reklamist isimli firmayla yapılmasının amaçlandığı vurgulanan iddianamede, "Programatik satın alma yöntemleriyle haber sitelerine verilen reklamların arka planına impression pixel yerleştirildiği, bu sayede olumsuz haberleri okuyan kullanıcıların verilerinin toplanması ile Cookie ID ve advertising ID'ler üzerinden kullanıcıların kimliklerinin tespit edildiği ve davranışlarının takip edilmesinin amaçlandığı" değerlendirmesinde bulunuldu.

İddianamede, "Limon kampanyası" başlığı altında, İmamoğlu aleyhine çıkan haberleri okuyan kitlenin özel olarak hedeflenip manipülatif içeriklerle yönlendirilmesinin amaçlandığı kaydedildi.

"VATANDAŞLARIN İMAMOĞLU REKLAMLARINA VERDİKLERİ TEPKİLER KAYDEDİLDİ"

Meydanlarda kurulan kameralar vasıtasıyla vatandaşların İmamoğlu reklamlarına verdikleri tepkilerin (kafa çevirmek, ilgilenmemek, gülmek ve benzeri) anlık olarak kaydedilmesi ve bu tepkilerin reklam ID'leriyle eşleştirilerek veri havuzuna aktarılmasının amaçlandığı belirtilen iddianamede, bu veri setlerinin biriktirilerek İstanbul ve Türkiye geneli siyasi harita çıkarma hedefiyle kullanılmak istendiği aktarıldı.

"KVK İZNİ YOK"

İddianamede, Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanlığı Hukuk İşleri Dairesi Başkanlığınca gönderilen yazı doğrultusunda, İmamoğlu tarafından kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün temin etmiş olduğu kişisel verileri yurt dışına göndermek için herhangi bir izin almadığı, soruşturma dosyası kapsamında kişisel verileri yurt dışına gönderilen 4,7 milyon yurttaşın bu bağlamda bir KVKK izninin bulunmadığının tespit edildiğine dikkat çekildi.

USOM raporu uyarınca 11 milyon 360 bin 412 vatandaşın sandık verilerinin usulsüz temin edildiği ve sızdırıldığının tespit edildiği vurgulanan iddianamede, şunlar kaydedildi:

"2820 sayılı Kanun uyarınca siyasi partilerin tüzel kişilik olarak veri sorumlusu olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda Yüksek Seçim Kurulunun kararı ile güncel yurt içi ve yurt dışı seçmen kütüklerinin CHP Genel Merkezinin talebiyle parti genel merkezine gönderildiği anlaşılmıştır. Bu verilerin temin edildiği yerin, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan örgüt üyesi şüpheli Erol Naim Özgüner'in ifadesinden de görüleceği üzere, CHP'nin tüzel kişiliği olduğu tespit edilmiş olup, YSK'dan temin edilen veriler CHP sorumlusu tarafından 3'üncü kişilere sızdırılmıştır. Verileri temin eden şüpheli Naim Erol Özgüner'in bu verileri şüpheliler İsmet Korkmaz ve Sezgin Paydaş'a göndererek başkaca kişisel verilerin işlenmesini sağlamış ve bunların 2024 yerel seçimlerde birçok kişi tarafından kullanıldığı ifadelerle sabittir."

Mobil uygulamalarımızı indirin