ABD askeri alanda gerçekten "süper güç" mü? A Haber’de çarpıcı analiz

Giriş Tarihi: Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
ABD askeri alanda gerçekten "süper güç" mü? A Haber’de çarpıcı analiz

ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve başladığı günden bu yana gerek tarife kararları gerekse askeri tehdit çıkışları, 3. Dünya savaşı söylemlerini daha da güçlendiriyor. ABD-Çin-Rusya arasında yaşanan kriz sonrasında nükleer test mesajları gündeme gelirken dünyanın en güçlü orduları da açıklandı. Koyunu A Haber’de değerlendiren Dış Politika Uzmanı Mete Sohtaoğlu, ABD’nin askeri gücüne ilişkin konuşarak, “gerçekten süper güç mü?” Tartışmalarını yeni bir boyuta taşıdı.

Uluslararası alanda 3. Dünya savaşı söylemleri giderek yükselirken ABD-Çin-Rusya üçlüsü arasında yaşanan askeri ve ekonomik tehditler dünya yeni bir aşamaya mı geçiyor sorularını da beraberinde getirdi. A Haber'de dünya üzeriden en güçlü orduları arasında olduğu belirtilen ABD'ye ilişkin çarpıcı açıklamalar yapan Sohtaoğlu'ndan sonra Wahsington'dan bağlanan A Haber ABD Muhabiri İrfan Sapmaz ise ABD'nin nükleer güçte caydırıcılığını aktifleştirdiğini belirterek konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

"YAPABİLDİKLERİ EN İYİ ŞEY 'LOJİSTİK' DESTEĞİ"

Amerika Birleşik Devletleri'nin askeri anlamda yapabildiği en iyi şeyin "lojiktik" olduğunu belirten Dış Politika Uzmanı Mete Sohtaoğlu, ABD'nin sessiz sedasız sürdürdüğü bir çalışmasının daha olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu:

"Amerika Birleşik Devletleri'nin gerçekten mucizevi anlamda yapabildiği en iyi şey, ordusunun lojistiğini çok iyi sağlıyor. Nerede olursa olsun. Mühimmat anlamında, yiyecek anlamında, giyecek anlamında, moral ve motivasyon anlamında. Lojistik işinde iyiler, gemi anlamında da ama, gemi anlamında iyiler dememi şöyle ben açayım. Amerika Birleşik Devletleri'nin ve ABD Başkanı Trump'ın bu yeni döneminde aslında sessiz sessiz yapmaya çalıştığı da bir başka şey var. Amerika Birleşik Devletleri'nde savaş gemisi üretecek bir tersane yok.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

AMERİKA'DA ASKERİ TERSANE VAR MI?

Dikkat edin, Amerika Birleşik Devletleri'nin ticari gemilerinin hepsi Çin'de üretilmiş, başka ülkelerde üretilmiş ama Amerika Birleşik Devletleri bayrağı takılır ya da işte başka ülkeler takılır. Amerika Birleşik Devletleri tersanesinde üretilmiş büyük gemiler yok. Çünkü bunu üretecek bir tersane yok.

Amerika Birleşik Devletleri, Trump, bu gümrük tarifeleri meselesini gündeme getirirken, bu ülkelerin bir de denizcilik sektörü açısından bir değerlendirilmesinin ben gerektiğini düşünüyorum. Buna Türkiye de dahil olmak üzere. Çünkü önümüzdeki dönemde bu bir yatırım tavsiyesi değil ama tersaneler meselesinde Türkiye'nin geldiği noktadan Amerika Birleşik Devletleri'nin Türkiye'deki tersanelere ticari ya da askeri olarak gemi üretimi anlamında çok ihtiyacı olacağını ben size öngörebilirim, somut rakamlarla.

BÜTÇENİN YÜZDE 80'İ BAKIM ONARIM LOJİSTİK…

Amerikan ordusunun hep biz devasa bir bütçesini konuşuyoruz. Ama o bütçenin ne kadarı neye harcanıyor, kimse bakmıyor. Ar-Ge çalışması yok Amerika Birleşik Devletleri'nde. İşte "2025'te nükleer savaş başlığı üreteceğiz" dediği duruma düşürüyor kendini. Hâlbuki Sentinel gibi, Minuteman 3 gibi, kıtalararası balistik, hatta 2040'a kadar denemeleri devam edecek bir füze programını devam ettiriyorlar. O devasa uçak gemileri görev yapıyor ama geri döndükleri zaman tersanelerden, kuru yük havuzlarından aylarca ayrılamıyor. Neden? Çünkü hepsi eski…

Bunların yeniden onarımı, motorları yanıyor, yani demir atmışken yanıyor. Makine dairesinde yangın çıkıyor, bir altı ay daha atıyor. Yani Amerika Birleşik Devletleri'nin evet, biz küresel anlamda bir varlığını görüyoruz ama gemiler eski, uçak gemileri de eski. Sürekli bakım ve onarıma gidiyor o bütçe. Neredeyse iddialı bir gelecek ama o savunma bütçesinin %80'i bakım, onarım, lojistik, eğitim öğretime gidiyor.

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ALTIN KUBBE'YE NE OLDU?

Ama üretmek için de bir şey yok. Yani bunun için de bir para gerekiyor. Yani mesela, benim yakinen takip ettiğim bir Altın Kubbe vardı mesela, uydu tabanlı lazer sistemi. Ben lazer sistemleri üzerine çok araştırma yaptığım için özellikle takip ediyorum. Bakın, aylar geçti, daha bunun bileşenlerinin ortak bir konsorsiyumda ben buluşturulduğuna dair bir mutabakat zaptı imzalandığını görmedim. Söylem ayrı bir şey, vaat ayrı bir şey, ama savunma sanayinin, Amerikan savunma sanayinin bunu hayata geçirebilme yeteneği, refleksi, bütçesi, eşgüdümü, koordineli çalışması... Ya bunlar birbirini yiyen sırtlan şirketler. Ama gördüğünüz gibi şu an Altın Kubbe ile ilgili, belki Elon Musk'ın yeniden dönmesiyle beraber kısmen bir ivme kazanacak. Ama bu gördüğümüz bütün tabloda Amerika Birleşik Devletleri'nin, benim kanaatim, tek avantajı lojistiği. Lojistiği evet, Amerika Birleşik Devletleri'nin çok iyi. Devasa, evet bir uçak gemisi var, ikmalini yapabiliyor. Nerede olursa olsun, çok basit bir dille sıcak yemeğini 24 saat çıkartabiliyor. Botu delinse bot tedarik edilebiliyor. Her şeyi yapabiliyor.

"SOĞUK SAVAŞ YILLARINDA KALMIŞ BİR ORDU"

Ama Amerika Birleşik Devletleri'nde artık Soğuk Savaş yıllarında kalmış bir ordu. Yani bir F-35 projesiyle bir mucize değneği Amerika Birleşik Devletleri ordusuna değmiş değil ki. Bu kadar bakımlı bir ordunun hala helikopterleri, uçakları, uçak gemilerinden denize düşüyor, denizin dibinde uçak aranıyor, helikopter aranıyor.

Gazi meselesinde unutmayın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi açıklarında iki tane Özel Kuvvetlerine ait Amerika'nın helikopter düştü ve aramayı bıraktılar. Çünkü onu arayacak teknolojisi de yok denizin dibinde. Bakın Akdeniz'de!

(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABD'NİN ASKERİ GÜCÜ

Bu Amerikan gücünün, askeri gücünün çok abartıldığını ki benim de katıldığım kısmen bir görüş. İkinci kesim de, "Hayır, abartma değil, gerçek olarak Amerika'nın süper güç, burada Amerika." Ama neye göre süper güç? Şimdi biz bunu biraz önce gösterdiğiniz nükleer başlıklar üzerinden mi değerlendirelim? Küresel anlamda Amerika'nın askeri varlıkları, üslerini üzerinden yaklaşık 115 tane falan ya da 135 tane Amerika Birleşik Devletleri'nin küresel üssü var bu açıdan mı değerlendirelim? Ya da bunların lojistiğini, organizasyonunu yapabilme kabiliyetinden dolayı mı takdir edip birinci sıraya yerleştirelim?

Ama karşı tarafa baktığımız zaman, Çin gibi hala birçok teknolojinin patentini elinde tutan sivil ya da askeri bir Çin ordusu var karşımızda."

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABD-RUSYA HATTINDA NÜKLEER RESTLEŞME

A Haber'de dünya üzeriden en güçlü orduları arasında olduğu belirtilen ABD'ye ilişkin çarpıcı açıklamalar yapan Sohtaoğlu'ndan sonra Wahsington'dan bağlanan A Haber ABD Muhabiri İrfan Sapmaz ise ABD'nin nükleer güçte caydırıcılığını aktifleştirdiğini belirterek konuya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer testlerle ilgili talimatlar vermesi üzerine konuyu değerlendiren Sapmaz, Washington'dan son gelişmeleri aktardı. Sapmaz, ABD-Rusya arasındaki restleşmeye ilişkin önemli bilgiler vererek şu ifadeleri kullandı:

Newsweek dergisinin yayınladığı haritalar ve deniz hava navigasyon uyarılarına göre, ABD'nin nükleer kapasiteye sahip ancak fiilen başlatılmamış ya da patlatılmamış bir ICBM'ini bu hafta içinde Vandenberg Space Force Hava Üssü'nden, yani Kaliforniya üzerinden fırlatma planı olduğuna işaret ediyor. Uyarılara göre fırlatma penceresi 5-6 Kasım tarihinde. Füzenin hedefi olarak gösterilen rota, Vandenberg'den batıya yönelerek Pasifik Okyanusu üzerinden geçip Ronald Reagan Balistik Füze Savunma Sistemleri üzerinden Marshall Adaları bölgesine ulaşacak. Füzenin türü Minuteman 3 olarak adlandırılıyor. Bu sistem, ABD kara tabanlı nükleer caydırıcılık kuvvetinin bir parçası olarak biliniyor. Testin nükleer kapasiteli ancak muhtemelen ateşlenmemiş başlık ile olmayan, yani aktif nükleer patlamayı içermeyen bir fırlatma olacağı belirtiliyor.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

ABD KITALARARASI BALİSTİK FÜZE DENEYECEK

Bu adım, ABD'nin hem iç kamuoyuna hem de dış aktörlere, özellikle Rusya ve Çin'e tabii ki, yönelik nükleer caydırıcılığını görsel işitsel olarak teyit etme hamlesi olarak yorumlanıyor. Newsweek, Başkan Trump'ın nükleer silahlar testini yeniden başlatma talimatı verdiğini aktarıyor.

Kara tabanlı bu ICBM'ler kara ayağı olarak görüldüğünden bu tür testler, caydırıcılığın devamlılığı açısından sembolik öneme sahip deniliyor. Ancak ABD askeri kaynakları, geçmiş testlerde olduğu gibi bu testin bir acil durum kriz yanıtı olmadığını, rutin bir değerlendirme faaliyeti olduğunu vurguluyor. Önceden planlanmış yıllık testlerden biri ifadesi yer alıyor. Zamanlama 5-6 Kasım olarak belirlenmiş, bu günlerde navigasyon uyarılarının aktif olması dikkat çekici deniliyor. Bu testin ilk olabileceği vurgulanıyor, özellikle Trump'ın testlerin yeniden başlamasını emretmesinin ardından gelmesinden ötürü.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

"ABD NÜKLEER CAYDIRICILIĞINI AKTİFLEŞTİRİYOR"

Mesaj olarak, ABD nükleer caydırıcılığını aktifleştiriyor, modernize ediyor ve boş durmuyor. Özellikle Asya-Pasifik ve Atlantik bölgesinde Rusya ve Çin'in artan nükleer kabiliyetlerine karşı bir karşı denge niteliğinde yorumlanıyor.

Rusya ve Çin bu testi yakından izliyor tabii ki. Bu tür faaliyetler karşılıklı şüphe ve misilleme riskini artırabilir yorumları yapılıyor Amerika'da. Örneğin Çin'in yeni ICBM kabiliyetleri ve Rusya'nın nükleer kapasite testi geçmişi bağlamında anlamlı olarak yorumlanıyor. Bölge devletleri ve müttefikler de bu tür bir testin gerginlik artırıcı biçimde algılanmasından ve diplomatik maliyetinden endişe duyabilir olarak yorumlanıyor Tahir.

Mobil uygulamalarımızı indirin