Manavgat Belediyesi'ne yönelik 'yolsuzluk', 'rüşvet' ve 'irtikap' operasyonu
İDDİANAMEDEKİ DELİL VE TANIK ANLATIMLARI
İddianamedeki delil ve tanık anlatımları bölümü de beyan, belge ve teknik incelemeleri içeriyor.
MASAK raporlarında, 29 Nisan 2025'te bir otelin hesabından 370 bin avronun Kara'nın eşi tarafından nakit çekildiği, bir başka otel sahibinden alındığı iddia edilen 1 milyon 250 bin avroluk bir rüşvetin de iskan işlemleriyle bağlantılı olarak dağıtıldığı bilgisine atıf yapılan iddianamede, paranın bir kısmının külçe altına çevrilip bir depoda saklandığının tespit edildiği, yapılan aramalarda 3 kilogram altın, 500 bin avro ve 153 bin dolar ele geçirildiği kaydedildi.
Banka ve tapu kayıtlarının incelemesinde Hüseyin Cem Gül ve iş insanı İ.G'ye ait hesaplarda kaynağı belirsiz nakit yatırımlar, araç alımları ve şirket hesapları üzerinden yapılan yüksek tutarlı transferler belirlendiği aktarılan iddianamede, tanık ve bilgi sahibi ifadeleri de yer aldı.
Bir otel sahibinin ruhsat ve sahil işletme izinleri için belediye başkanının yeğeni Hüseyin Cem Gül'ün talep ettiği 300 bin avro rüşveti elden verdiğini beyan ettiğine dair ifadenin yer aldığı iddianamede, tanık Ş.I'nın da otel inşaatına göz yumulması karşılığında 370 bin avro ödediği, bu paranın daha sonra geri istendiği, iade sürecinin de MASAK kayıtlarıyla doğrulandığı bilgisi verildi.
Manavgat Belediyesi'ne yönelik 'yolsuzluk', 'rüşvet' ve 'irtikap' operasyonu
Belediyeye bağlı Manavgat Spor Kulübü'ne teslim edilmeyen mallara karşılık 112 bin lira sahte fatura düzenlendiği ve bu faturaların kulüp yöneticilerince onaylandığına dair ifadelerin yer aldığı iddianamede, Hüseyin Cem Gül'ün eylemlerine dair teknik takipte para teslimi yaptığı yer ve zamanın baz kayıtlarıyla doğrulandığı kaydedildi.
Olaylara ilişkin yasal dinleme çözümleri, ses kaydı ve WhatsApp yazışmalarının da soruşturma dosyasına delil olarak girdiği vurgulanan iddianamede, sanıklardan Demir Demir'in bir kişiyle yaptığı telefon görüşmesinde, belediyeden elini ayağını çektiğini, Kara'nın kendisinin tanıdığı gibi bir insan olmadığını, "Adam tam bir hırsız" şeklinde yaptığı konuşma kayıtlarına yer verildi.
Müşteki Z.S'nin kendisinden Niyazi Nefi Kara'nın bilgisi dahilinde olduğu söylenerek D.D. tarafından istenen 200 bin avroyu otelinin iskanında problem çıkarılacağı korkusuyla 21 Ocak'ta verdiğine dair şikayeti de iddianamede yer aldı.
İddianamede, Z.S ile başka bir otelin sahibi K.B'nin de Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek ellerindeki bilgi ve belgelerle sanıkların "rüşvet" istedikleri beyanıyla şikayetçi oldukları bilgisi aktarıldı.
İmar, ruhsat ve inşaat izinleri, spor kulübü ödemeleri ve sponsorluklar, otel işletmelerine ait iskan ve çevre izinleri, sahte faturalar üzerinden gerçekleştirilen para akışları gibi işlemlerin incelendiği, MASAK raporları, banka dekontları, tapu ve araç kayıtları, tanık ifadeleri, HTS ve ses kayıtlarının delil teşkil ettiği belirtilen iddianamede, bütün bunların ışığında tüm sanıkların eylemlerinin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği iddia edildi.
Cezaların buna göre artırımlı uygulanması talep edilen iddianamede, ayrıca kamu zararının giderilmesi, mal varlıklarının dondurulması ve yargılama süresince de tutuklu sanıkların bu durumunun devam etmesi istendi.
İddianamede sanıklar Niyazi Nefi Kara, Hüseyin Cem Gül ve Mehmet Engin Tüter'in 31 yıldan 69 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Diğer şüphelilerin ise suçların mahiyetine göre değişik sürelerde hapisle cezalandırılmaları istendi.
Manavgat Belediyesi'ne yönelik 'yolsuzluk', 'rüşvet' ve 'irtikap' operasyonu
'TAMAM SEN BAŞLA SONRA BAKARIZ'
Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak, Manavgat 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede; turizmci iş insanı Zafer Süral 'müşteki' olarak ifade verdi. Uzun yıllardır inşaat işlerini Cengiz Coşar'ın yaptığını, lojman yapım işini belediyenin baskısıyla Mehmet Ali Fansa'ya verdiğini, Coşar'ın bu duruma bozulduğunu, sonrasında Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Engin Tüter ile Niyazi Nefi Kara'nın yeğeni Hüseyin Cem Gül'ün kendisini şantiyeye çağırdığını kaydeden Zafer Süral, ifadesinde, şunları kaydetti:
"Gittiğimde araç içerisindeydiler. Araçlarına bindim. Bana işi, Cengiz Coşar'a verebileceğimi söylediler. Cengiz Coşar ile de yaptıkları pazarlıkta toplam brüt kazancın yüzde 30'unu istemişler. Cengiz Coşar da o kadar veremeyeceğini, yüzde 5 veya yüzde 10 verebileceğini söylemiş. Onlar da 'Tamam sen başla sonra bakarız' demişler. Bu şekilde ince işçilik ve seramik işleri için Cengiz Coşar ile elimde en ucuz teklifin yüzde 5 fazlasına anlaştım. Cengiz de benden fazla almış olduğu bu parayı Engin Tüter ve Hüseyin Cem'e verecekti."
'YÜZDE 30'U NAKİT OLARAK VERMEM GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİLER'
Cengiz Coşar ise savcılıktaki ifadesinde, bu görüşme sonrasında Hüseyin Cem Gül ve Mehmet Engin Tüter ile buluştuğunu belirterek, "Bana işin bende olduğunu, fakat bu iş nedeniyle belediyeye toplam brüt kazancın yüzde 30'unu nakit olarak vermem gerektiğini söylediler. Ben de en fazla yüzde 10 kazandığımı, bu paranın yüzde 30'unu kendilerine veremeyeceğimi söyledim. Engin Tüter de bana 'Sen işi bitir sonrasına bakarız' dedi. Bu şekilde konuşup, oradan ayrıldık" dedi.
'NE KADAR VAR'
İddianamede; Zafer Süral ve Cengiz Coşar'ın suç duyurusunda bulunmasının ardından 4 Temmuz günü belediyeye giden Cengiz Coşar'ın, Mehmet Engin Tüter'in ofisine girdiği, içerisinde 110 bin avro olan baklava kutusu ile viski bulunan siyah karton poşeti Tüter'in ayağının dibine koyduğu kaydedildi. Cengiz Coşar'ın Tüter'e, "Burada şey var abi, altında, Zafer abinden şey olan var ya komisyon" dediği, Tüter'in "Ne kadar var?" diye sorduğu ve "110 bin avro var" cevabını aldığı, sonra da Coşar'a yönelik "Tamam sen bir yere bir şey deme" dediği şeklindeki konuşmaları iddianameye yansıdı.