PKK kendini feshetmesi sonrası yeni bir aktör çıkar mı? Uzmanlar A Haber’de açıkladı
Türkiye'nin 50 yıllık terörle mücadelesinde tarihi sayfa kapandı. PKK, Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla fesih kararı aldı. A Haber canlı yayınında bu kritik gündemi değerlendiren Terör ve Güvenlik Uzmanı İlker Güçlü ile Gazeteci Kurtuluş Teyiz, "PKK’nın kendini feshetmesi, Irak veya Suriye’de başka bir canavar ortaya çıkarır mı?" sorusuna yanıt vererek sürecin perde arkasına dair önemli bilgiler verdi.
Türkiye, yaklaşık yarım asırdır sürdürdüğü terörle mücadelesinde tarihi bir eşiğe geldi. PKK'nın, teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla gerçekleştirdiği kongre sonucu kendini feshetme kararı aldığı bildirildi. Kamuoyunun nefesini tutarak beklediği bu gelişme sonrası terör örgütü PKK'dan resmi açıklama da geldi. Terörsüz bir Türkiye hedefi artık daha somut bir vizyona dönüşürken, süreçle ilgili kritik değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. A Haber ekranlarında Canan Barlas ile Gündem programına katılan Terör ve Güvenlik Uzmanı İlker Güçlü, fesih kararının ardında yeni tehditlerin doğup doğmayacağına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
"TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL"
PKK'nın silah bırakma kararının ardından doğabilecek olası tehditler konusuna değinen Terör Uzmanı İlker Güçlü, PKK'nın kendini feshetmesi sonrası yeni bir aktör çıkar mı? sorusuna yanıt verdi. Güçlü, Türkiye'nin terörle mücadelesindeki kararlılığa dikkat çekerek şunları söyledi:
"Türkiye öyle büyük bir terörle mücadele verdi ki, kendi içindeki terörü marjinal seviyeye indirdikten sonra Irak'a yöneldi. Irak'ı bir devlet hâline getirdi, Suriye'yi bir devlet hâline getirdi. Ardından terörsüz Türkiye hedefini ortaya koydu. Biz bu bölgeleri kuvvetlendirdik. Devlet motifini yeniden kurduk. Artık orada yeni bir canavar çıkmaz. Eski tas, eski hamam dönemi kapandı."
FOTOĞRAF: EKRAN GÖRÜNTÜSÜ
"2002'DE BAŞARAMADIK, BUGÜN FIRSAT VAR"
Gazeteci Kurtuluş Teyiz ise sürecin geçmişle kıyaslanarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. 2002 yılında benzer bir fırsatın kaçırıldığını dile getiren Teyiz, "O dönem silah bırakma aşamasına gelinmişti. Ancak içeride güçlü bir yapı yasaların çıkarılmasını engelledi. Bugün ise o yapı artık güçlü değil. 'Hükümet ne veriyor?' diyerek süreci sabote etmeye çalışanlar, aslında örgütün silahlarının toplanmasını istemeyen odakların sesi." ifadelerini kullandı.
"SİLAHLAR TOPLANACAK "
Fesih sürecinin detaylarına da değinen İlker Güçlü, örgütün Irak'taki bazı şehirlerde silahları teslim edeceğini ve bu silahların toplanacağını ifade etti. Güçlü, sürecin işleyişini şöyle özetledi:
"PKK, Irak'ta Duhok, Erbil, Süleymaniye gibi bölgelerde elindeki silahları teslim edecek. Suça karışmamış olanlar Türkiye'ye getirilecek ve burada özel bir rehabilitasyon programına alınacak. Toplanan silahlar ise ya imha edilecek ya da işe yarayanlar Irak veya Suriye ordusuna hibe edilecek."
FOTOĞRAF: EKRAN GÖRÜNTÜSÜ
SÜREÇ PAZARLIKLA DEĞİL İLKEYLE YÜRÜYOR
AK Parti Milletvekili ve Siyaset Bilimci Dr. Nazım Maviş ise Türkiye'nin tarihi bir kavşağında şekillenen Terörsüz Türkiye sürecine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Maviş, bu sürecin geçmiş deneyimlerden farklı olarak iki temel noktada ayrıştığını belirterek, "Birincisi, bu bir pazarlık ya da 'al-ver' süreci değil. İkincisi ise terör örgütünün amasız ve fakatsız şekilde kendini feshedip silah bırakması" diye konuştu.
TBMM'NİN GÜNDEMİ NET!
Sürecin siyasi zeminiyle ilgili net mesajlar veren Maviş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ve tüm siyaset kurumlarının, belirlenen çerçevenin dışında bir gündem taşımadığını vurgulayarak, "Bizim çizdiğimiz bu sınırların dışında bir öneri, yaklaşım ya da süreç mümkün değil" dedi.
"BU KAZANIM, PKK'NIN DAYATMASI DEĞİL, TÜRKİYE'NİN DEMOKRATİK İRADESİDİR"
Dr. Maviş, 2002'den bu yana Türkiye'nin önemli bir demokratikleşme hamlesi gerçekleştirdiğini vurguladı. TRT Kürdi'nin kurulması, Kürtçenin kamusal alanda özgürleşmesi, Kürtçe propagandaya izin verilmesi, köy isimlerinin iade edilmesi gibi reformların; PKK'nın baskısıyla değil, Türkiye'nin demokratik iradesiyle gerçekleştiğini söyledi:
"Bu adımlar, örgütün propagandasının sonucu değil; demokratikleşmeye olan inancımızın gereğidir."
"SÜREÇ DEVAM EDECEK PAZARLIK OLMADAN"
Türkiye'nin, demokratikleşme programını kesintisiz bir süreç olarak gördüğünü belirten Maviş, bu reformların hiçbir zaman bir terör örgütüyle yapılan müzakerelerin parçası olmadığını tekrarladı. Maviş, "Bu bir al-ver meselesi değil, Türkiye'nin vizyonudur" ifadesiyle altını çizdi.
DEVLET TEMKİNLİ SÜREÇ TİTİZ
Maviş, geçmişte yaşanan çözüm sürecinde yapılan hatalara da değindi. Sürecin bazı unsurlar tarafından sabote edildiğini hatırlatarak bugün gelinen noktada devletin çok daha temkinli, dikkatli ve tedbirli ilerlediğini vurguladı. Bu sürecin tüm paydaşlarının da aynı titizlikle hareket ettiğini belirtti.
"TÜRKİYE'NİN GÜÇLENMESİNİ İSTEMEYEN YAPILAR VAR"
Süreci baltalamaya çalışan aktörlere dikkat çeken Maviş, Türkiye'nin iç barışını ve bölgesel gücünü istemeyen dış güçlerin bulunduğunu söyledi. Bu yapıların başında İsrail, bazı Batılı ülkeler ve geçmişte ABD'nin de bulunduğunu dile getiren Maviş, sürecin dış müdahalelere karşı korunması gerektiğini ifade etti.
SÜRECİ ŞEKİLLENDİREN ÜÇ TEMEL DİNAMİK
Son olarak gelinen aşamanın tesadüfi olmadığını vurgulayan Maviş, üç temel faktörün bu süreci mümkün kıldığını şu sözlerle özetledi:
Türkiye'nin terörle kararlı ve güçlü mücadelesi
Aralıksız sürdürülen demokratikleşme programı
Uluslararası dengelerde yaşanan değişimler