
ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI ABDULKADİR URALOĞLU
"Aziz milletimizin iradesi ve teveccühü ile seçilmiş Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan için mazisi belli (!) Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı haddini aşan ifadeler kullanmıştır.
Sn. Cumhurbaşkanımıza ve dolayısıyla millî iradeye "cunta" diyen şahıs, Türk Milletinin kararını hiçe sayarak saygısızlık sınırlarını çoktan aşmıştır. Cumhurbaşkanımız Sn. @RTErdogan, milletin iradesini her daim pusula bilmiş, vesayet odaklarına boyun eğmemiş bir liderdir.
AK Parti'yi, Cumhur İttifakı'nı ve milyonlarca insanımızı kötüleyen bu dil, sahip olduğu zihniyetin dışa vurumundan başka bir anlam taşımamaktadır. Demokrasiyi yok sayan bu vesayetçi anlayışa zamanı geldiğinde en güzel cevabı 23 yıldır olduğu gibi yine aziz milletimiz sandıkta verecektir. Biz gücümüzü sokaktan değil, sandıktan; icazeti yabancı başkentlerden değil, aziz milletimizden alırız.
Siyaseti karalamalarla değil, eserle, hizmetle yaparız. Kaos çağrısı yapanlar, 15 Temmuz'da milletin yanında değil, ekran başında olanlar, bugün bize demokrasi dersi veremez! "Cunta"nın ne olduğunu öğrenmek isteyenlere ya aynaya bakmalarını yada kendi tarihlerine göz gezdirmelerini tavsiye ediyoruz. Bizler; Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nda ülkemize imza eserler üretmeye devam edeceğiz. Türkiye'yi kirli senaryolarla tökezletmek isteyenler bilsin ki bu yürüyüş durmaz. Türkiye Yüzyılı'nı hep birlikte inşa edeceğiz."
BİR TEPKİ DE YAZICI'DAN: ERDOĞAN'DAN ÖZÜR DİLE
Yazıcı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik ifadelerine tepki gösterdi.
Özel'in, bugüne kadar girdiği tüm seçimlerden halkın büyük desteğini alarak zaferle çıkan Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ı "cunta başkanı" diye hedef alarak tehlikeli ve çirkin bir siyaset yolu izlemeye devam ettiğini belirten Yazıcı, her seçimde aziz milletin büyük teveccühüne mazhar olmuş Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na ve seçilmiş hükümete yönelik bu "hadsizliğin", demokrasiyi, millet iradesini hiçe sayan sorunlu bir zihniyetin tezahürü olduğunu bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın milletin oylarıyla Cumhurbaşkanlığı makamında olduğunu, milletin temsilcisi olarak gücünü milletten aldığını vurgulayan Yazıcı, şunları kaydetti:
AK Partili Hayati Yazıcı (AA)
"Milli iradeyi içine sindiremeyenlerin milletimiz nezdinde yeri yoktur. CHP, suçüstü yakalanmanın paniğini yaşamaktadır. Yolsuzluk iddialarına tek bir kelime etmeden seçilmiş Cumhurbaşkanımızı, seçilmiş iktidarı hedef almaları bu paniğin göstergesidir. Hakaret, iftira, tehdit içeren bu provokatif dille sorumluluktan kaçamazsınız. CHP'ye düşen bağımsız ve tarafsız yargının konuyu aydınlatmasını beklemektir. Bu tür savrulmalar CHP'yi iktidar yapmaz, millet nezdinde ancak itibarsızlaştırır. Anayasal kurumlara, demokrasiye, milli iradeye, meşru ve demokratik yollardan seçilen Cumhurbaşkanlığı makamına saygı, herkesin vazifesi olduğu gibi muhalefetin de vazifesidir. Ana muhalefetin Genel Başkanını, milletimizden ve Sayın Cumhurbaşkanımızdan özür dilemeye davet ediyorum. Demokrasiden yana olan herkes CHP'nin bu provokatif diline karşı durmalıdır.
'İnsanın kafasında ya fikir olur ya küfür.' Belli ki fikir yok, kafa küfürle dolu. İşte sorun budur. Milletimiz demokrasiyi hazmedemeyenlere mutlaka cevabını verecektir. Bu zihniyete karşı demokrasi ve hukuk temelinde sonuna kadar mücadele edeceğiz."

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI VEDAT IŞIKHAN:
"CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize yönelik "cunta" ifadesini kullanması en hafif tabiriyle milletin hür iradesine hakarettir.
Aziz milletimizin iradesiyle, girdiği seçimleri kazanan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve hükümetimize dil uzatan, meşruiyetini sorgulayan hadsizler önce kendi tarihlerini, vesayetle kol kola yürüdükleri dönemleri, demokrasiyi hiçe saydıkları uygulamaları hatırlasınlar. Hain darbe girişimine milletimizle birlikte dur diyen, vesayet odaklarının kirli planlarına karşı her daim milletin iradesinden başka bir irade tanımıyorum diyen Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan 'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilerlemeye devam edeceğiz. Milli iradeye 'cunta' diyenler önce partilerinde yaşadıkları skandalları açıklasın!"

TİCARET BAKANI ÖMER BOLAT:
"Türkiye'de siyaset tarihinde ismi cunta ve darbecilerle yan yana anılan tek parti olan CHP'nin ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yolsuzluk ve şaibelerle ilgili tartışmaları perdelemek ve gündemi değiştirmek için her gün başka bir yalana ve iftiraya sarıldıklarını üzülerek görüyoruz.
Ömrünü milletine hizmet etmeye adamış olan ve 22 yıldır milletinin büyük bir desteği ile girdiği her seçimden zaferle ayrılmış olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ve hükümetimizin ismini "cunta" ile yan yana anmak tek kelime ile iftiradır. CHP'ye Sayın Cumhurbaşkanımızın adını kirli siyasetlerine malzeme etmeden önce kendi tarihine bakmasını öneriyoruz. Ayrıca cuntacılarla kader arkadaşlığı yapmış olan CHP'yi Türkiye'ye karanlık günleri yaşatan geçmişi ile hesaplaşmaya çağırıyoruz."

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI GÖKTAŞ:
"Cunta; 27 Mayıs sabahı radyodan millete karşı okunan bildiridir. Cunta; 12 Eylül sabahı, tankların gölgesinde susturulan halktır. Cunta; 28 Şubat'ta manşetlerle kurulan kirli düzendir. Ve siz, hep o cunta düzenlerinin gölgesine sığınanlardansınız! Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan ,sadece milletine güvenmiş, sadece milletine dayanmıştır. Vesayet odaklarıyla ve cuntalarla mücadele ederek millet iradesini hakim kılmıştır. Cunta arıyorsanız, kendi tarihinize bakın! Bu millet, sizi de cunta sevdalılarınızı da çoktan aştı. Türkiye, sizin vesayet özlemlerinize dönmeyecek kadar büyük ve güçlüdür."

AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI ÖZDEMİR:
"Siyasi tarihimizde darbeleri alkışlayan, muhtıralara selam duran, vesayet düzenlerini sahiplenen bir zihniyetin bugün "cunta" demesi tam bir ironi örneğidir. 27 Mayıs'tan 15 Temmuz'a kadar ya darbelere destek olmuş ya da sessiz kalmış olanların, bugün milli iradenin temsilcilerine "cunta" yakıştırması yapması, aslında nerede durduklarını bilememelerindendir. Demokrasiye inansalardı, 23 yıldır milletten yetki alanları "cunta" değil, millet iradesinin temsilcisi olarak görürlerdi. Ama belli ki sandıkta kazanamayacaklarını bilenler, algı operasyonlarıyla gündem değiştirme çabasında. Millet iradesinin önünde hiçbir vesayet odağı duramaz. Bu zihniyet, milletimizi kandıramayacağını er ya da geç anlayacaktır."
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'nun X paylaşımı
BAKAN MEMİŞOĞLU: ÇARPIK BİR DÜŞÜNCE BİÇİMİNİN ÜRÜNÜ
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti'nin aziz milletinin yüce takdiriyle ve hür iradesiyle seçtiği Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı ve hükümetimizi hedef alarak "cunta yönetimi" ve "meşrûtiyetini yitirmiştir" sözlerini sarf eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamaları hiçbir suretle kabul edilemez. Muhalefet etmek demokratik bir haktır; dirayetli ve ilkeli bir siyasetle ülkemizin birliği ve beraberliğine helal gelmeden sorumluluk gerektiren bir hassasiyetle kullanılması esastır. Elde etmeyi umdukları sözde bir Pirus zaferi uğruna seçilmiş milli iradeyi keyfi bir şekilde yoksayan bir dil kabul edilemez. Sayın Cumhurbaşkanımız, siyasi tarihimizdeki varlığını demokratik seçimler üzerine inşa etmiştir. Ezcümle, Özgür Özel'in ifadeleri gerçeklikten kopuk, çarpık bir düşünce biçiminin ürünüdür." ifadelerini kullandı.
CEVDET YILMAZ: VESAYETÇİ GELENEĞİN DIŞA VURUMU
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise yaptığı paylaşımda, "Ana muhalefet Genel Başkanı, 2023 Mayıs seçimlerinde milletimizin yüzde elliden fazla oyunu alarak seçilen Sayın Cumhurbaşkanımızı ve hükümetimizi "cunta" olmakla suçluyor! Halkın seçtiğine "cunta" demek, esas itibarıyla halkı "cuntacı" olarak nitelendirmektir. Milli iradeyi yok saymaktır. Bu dil demokratik siyasetin değil, vesayetçi geleneğin bugünkü dışa vurumudur. Olsa olsa içindeki "cunta" özlemini başkalarına yansıtma halidir. AK Parti ve Cumhur İttifakı tabanını aşağılayan, siyasi nezaketten nasibini almamış bu dil, fırsat bulunca her türlü aşırılığı ve baskıyı yapacağını şimdiden ortaya koymaktadır. Gerginliği, kutuplaştırmayı, kamplaştırmayı hedefleyen bu muhalefet dilinin, ana muhalefet partisine de, ülkemize ve demokrasimize de zarardan başka bir sonucu olmayacaktır. Sorumsuz ve saldırgan siyaset tarzı, geçmişte defalarca olduğu gibi, zamanı gelince halkımızdan gerekli demokratik cevabı sandıklarda alacaktır. Diğer yandan, Hazine ve Maliye Bakanımıza yönelik sergilenen çirkin üslup kabul edilemez. Bu yaklaşım, ekonomik istikrarımızı bozma, güven ortamını zedeleme ve insanımızın refahına kastetme anlamına gelmektedir. Sorumlu bir muhalefet; ekonomiyi baltalamayı değil, 85 milyonun refahı için yapıcı eleştirler ile ekonomik politikalara destek olmayı gerektirir. Sorumsuz siyasetçiler ne derse desin; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın dirayetli liderliğinde, milletimizin duası ve desteğiyle Türkiye Yüzyılını inşa etmeye devam edeceğiz. Demokrasi ve kalkınma yolunda yeni hedeflere yürüyecek, Terörsüz Türkiye hedefine oluşacak, etkin dış politika ile milli menfaatlerimizi koruyacak, ekonomik programımızı kararlılıkla uygularken, halkımızın refahını artırmak için tüm gücümüzle çalışmayı sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.
"CUNTA ZİHNİYETİNİN KALESİ CHP"
Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür A Haber'de konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Övür, "CHP'nin tipik yaklaşımlarından biridir. Ömer Çelik doğru tespit yapıyor. Geriye dönüp bakın bütün süreçlerin hepsinde cuntacıların bu ülkede kan kusturduğu darbelerin hepsine öyle veya böyle farklı biçimlerde de olsa CHP destek vermiştir. Hatta siyasal zemini zehirleyerek kaos kargaşanın ortaya çıkmasını sağlayarak bu cuntacıların elini güçlendirmiştir. Cuntacılarla iç içe geçen cunta zihniyetinin vesayet zihniyetinin kalesi CHP." ifadelerini kullandı.
AK PARTİ İZMİR MİLLETVEKİLİ ŞEBNEM BURSALI

"CHP Genel Başkanı'nın, milletimizin oylarıyla seçilmiş Cumhurbaşkanımıza yönelik "cunta başkanı" ifadeleri, milli iradeye ve demokrasiye açık bir saldırıdır.
Cumhurbaşkanımız meşru bir liderdir, gücünü milletten alır. Bu seviyesiz dil, CHP'nin içine düştüğü panik halinin ve iftira siyasetine sarıldığının göstergesidir. Yolsuzluk iddialarına tek kelime edemeyenlerin, seçilmiş iktidara saldırması beyhude bir çabadır. Anayasal kurumlara ve millet iradesine saygı herkesin görevidir. CHP Genel Başkanı'nı, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve milletimizden derhal özür dilemeye davet ediyorum. Demokrasiyi hazmedemeyen bu zihniyete karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."