AK Parti sözcüsü Ömer Çelik'ten Özgür Özel'e A Haber'de tepki: Türkiye'yi kendi mülkleri zannediyorlar!

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in boykot ve tüketimi durdurma çağrılarını hedef alarak, "Bu çağrılar bir siyasi parti değil, marjinal bir örgüt tarafından yapılabilir. Türkiye’ye zarar vermek için her yolu deniyorlar" dedi. Çelik, Özel’in açıklamalarının demokrasiye zarar vermek amacıyla yapıldığını belirterek, "CHP zihniyeti, Türkiye’yi kendi mülkleri zannetmeye çalışıyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik soruşturmalar kapsamında Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, provokasyon dolu adımlar atmaya devam etti. Önce sokağa çağrı yaptı, ardından Türkiye'nin yerli markalarını hedef alarak boykot çağrısında bulundu. Bu provokatif adımlara bir yenisini ekleyen Özel, 2 Nisan'da Türkiye ekonomisini durdurma çağrısı yaparak adeta bir sabotaj girişiminde bulundu.
"BUNU CHP AÇIK YA DA ÖRTÜLÜ BİR ŞEKİLDE ÖRGÜTLENDİRDİ"
CHP liderinin bu girişimlerine karşı AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, A Haber ekranlarında sert açıklamalarda bulundu. Çelik, CHP'nin boykot ve tüketimi durdurma çağrılarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Bunun başından beri CHP tarafından açık ya da örtülü bir şekilde örgütlendiği açıktır. 'Tüketimden gelen gücümüz, boykot' gibi ifadeler kullanıyorlar. Hani kendileri sık sık 'Türkiye'nin ana muhalefet partisiyiz', 'köklü bir partiyiz' diyorlar ya, işte bu çağrıları yapmaları bir siyasi partiye yakışmaz. Bu ancak marjinal bir örgütün yapabileceği bir durumdur. Sesini Türkiye'ye duyuramayınca, destek bulamayınca doğrudan Türkiye'ye zarar vermek gibi bir yaklaşım sergiliyorlar."
"CHP ZİHNİYETİNDE TÜRKİYE'Yİ KENDİ MÜLKÜ GİBİ GÖRME DURUMU VAR
Çelik, CHP'nin bu tavrının yeni olmadığını belirterek, geçmişten bu yana benzer girişimlerde bulunduğunu vurguladı:
"Bir kere daha şunu görüyoruz ki CHP zihniyetinde Türkiye'yi kendi mülkleri zannetmek gibi bir durum söz konusu. Kendilerinin yönetemediği ve yönlendiremediği bir durumda, topyekûn zarar vermeye çalışıyorlar. Bunu bütün siyasi hayatımız boyunca yaşadık. Demokrasi yoluyla netice alamadıkları zaman vesayet yoluyla demokrasiyi ortadan kaldırmak isterler. Herhangi bir şekilde sandıktan istedikleri sonucu alamadıkları zaman sandığı sabote edecek girişimde bulunurlar."
"GÜNDELİK HAYAT İŞLEYECEK, AMA ÖZGÜR ÖZEL TÜM TOPLUMU TEHDİT EDİYOR"
Çelik, "Yarın da Türkiye'de gündelik hayat işleyecek, ticaret işleyecek, esnaf işinin başında olacak. Herkes işine gücüne bakacak. Ama Özgür Özel böyle yaparak ne AK Partiliyi ne CHP'liyi, herkesi topyekûn tehdit etmiş oldu." diyerek, Özgür Özel'in çağrılarının tüm Türkiye'ye zarar vereceğini vurguladı.
"BİR BAKKALIN RIZKI TEHDİT EDİLDİĞİNDE, ONUN PARTİSİNE BAKILMAZ"
Çelik, "Bir bakkal kardeşimizin yarınki rızkı tehdit edildiğinde, onun AK Partili mi CHP'li mi olduğuna ya da başka bir partili mi olduğuna bakmıyoruz ki… 'Memleketin evladıdır, memleketin insanıdır, Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşıdır.' diyoruz ve bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını hedef alıyorlar." diyerek, esnaf ve tüm Türkiye vatandaşlarının ortak çıkarlarını savunduklarını belirtti.
A HABER EKRAN GÖRÜNTÜSÜ
"FAŞİSTLERİN KULLANDIĞI DİLİ KULLANIYORLAR"
Çelik, benzer bir yaklaşımın, yabancı ülkelerdeki faşist liderler tarafından kullanıldığını ve Özgür Özel'in bu tutumunun Türkiye'ye zarar verme amacı taşıdığını ifade etti. "Mesela Hollanda'daki faşist Wilders bunu yapar. Şimdi siyasi yasak getirilmiş olan, Türk ve İslam düşmanlığı yapan Fransa'daki Le Pen böyle bir üslup kullanır. Almanya'daki ve diğer ülkelerdeki faşistler böyle bir üslup kullanır. Bakın, Netanyahu'nun oğlu böyle bir üslup kullanıyor; 'Türkiye'ye gitmeyelim, İsrail'den herhangi bir şekilde turist gitmesin' diye bir çağrı yapmış. Ama şimdi bu, Türkiye'de bir ana muhalefet partisinin genel başkanı tarafından yapılıyor." dedi.
"TOPLUMU TEHDİT ETMEK, SİYASİ REKABET OLAMAZ"
Çelik, siyasi rekabetin toplumu tehdit ederek yapılmaması gerektiğine dikkat çekti. "Bir siyasi rekabet yapılacaksa da bu, toplumu tehdit ederek, ekonomiye dönük olarak sabotaj tertip ederek olmaz. Bu, Özgür Özel'in maalesef siyasi ajandasının kötü bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır." şeklinde konuştu.
"ÖZGÜR ÖZEL'E KARŞI TEPKİLERİMİZİ PARTİMİZE SÖYLERİZ, AMA VATANDAŞLARA ZARAR VERMEYİZ"
Çelik, AK Parti olarak herhangi bir partinin seçmenine karşı düşmanlık beslemediklerini belirterek, "Özgür Özel, söyleyeceği şeyi bizim partimize söyler, biz de ona gereken cevabı veririz. Ama bizim hiçbir zaman Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş vatandaşlarımıza dönük olarak yanlış bir ifadede bulunmamız mümkün değildir. Hepsine çok saygı duyuyoruz ve onların Türkiye için iyi hasletler beslediğini tabii ki değerlendiriyoruz." dedi.
"CHP'LİLERİN RAHATSIZLIĞINI GÖRÜYORUZ"
Çelik, Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren vatandaşların, partilerinin içinde bulunduğu marjinal siyasetten rahatsız olduklarını fark ettiklerini belirtti. "Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren vatandaşlarımızın da bu derece CHP'nin içine düştüğü marjinal siyasetten ne kadar rahatsız olduklarını fark ediyoruz. Bugün de çeşitli ziyaretler yaptık ve bunu bu şekilde gördük." dedi.
"ÖZGÜR ÖZEL TÜM TOPLUMU TEHDİT EDİYOR"
Çelik, son olarak Özgür Özel'in CHP'yi ve Türkiye'yi esnafla karşı karşıya getirdiğini belirterek, "Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'ni esnafla karşı karşıya getirmiştir, Türkiye ile karşı karşıya getirmiştir, toplumun bütün kesimleriyle karşı karşıya getirmiştir." ifadelerini kullandı.
"GENÇ KARDEŞLERİMİZİ İSTİSMAR EDİYOR"
Çelik, Özgür Özel'in gençlere sahip çıkıyormuş gibi göründüğünü ancak aslında siyasi ajandasını kurultayda sağlamlaştırmak amacıyla gençleri istismar ettiğini belirtti: "O genç kardeşlerimize sahip çıkıyor gibi yapıyor ama aslında bütün bu söylemleri, kurultaydaki samimiyetini sağlamlaştırmak üzere, bütün bu süreçleri istismar etmesinden ibarettir."
"SİYASAL ALANIN GÜVENLİĞİ, DEMOKRASİNİN TEMELİDİR"
Ömer Çelik açıklamalarına, siyasal alanın güvenliğinin önemini vurgulayarak başladı: "Bir siyaset bilimci olarak en önemsediğim hususlardan bir tanesi, siyasal alanın güvenliğidir. Siyasal alanın ve siyasetin güvenliğinden şunu anlarım: Bir, siyasetin üzerinde herhangi bir iç vesayet söz konusu olmamalıdır. İki, yine siyasetin üzerinde bir dış vesayet söz konusu olmamalıdır. Şimdi, ilk defa Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihinde bir genel başkan, dış vesayet talep etti. Yani İngiltere'ye sesleniyor, başka ülkelere sesleniyor, 'Bugün niçin yanımda değilsin? Hayal kırıklığına uğradım.' diyor. Bunu bir demokrasi dayanışması gibi göstermeye çalışıyor ama kullandığı üslup doğrudan dış vesayet talebidir."
"CHP GENEL BAŞKANLIĞI VESAYET ALTINDA"
Çelik, CHP'nin mevcut genel başkanlığının vesayet altına alındığını söyledi: "Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanlık makamı vesayet altındadır ve bu, doğrudan Özgür Özel tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve bu partiye gönül vermiş vatandaşlarımızın hassasiyetlerine aykırı bir biçimde, son derece marjinal bir yere sürüklenmektedir."
"BAYRAMLAŞMAK İÇİN YAPTIĞIMIZ ZİYARETTE, İNSANLARI AYIRT ETMEK GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK"
Çelik, AK Parti olarak tüm vatandaşları kucaklayan bir siyaset izlediklerini vurgulayarak, "Biz bugün arkadaşlarımızla bayramlaşmak için bir caddede esnaf ziyareti yaptık. Bu vatandaşlarımızın bir kısmı AK Partiliydi, bazıları CHP'liydi, bazıları başka partililerdendi. Bayramlaştık. Şimdi biz insanımızı ayırt edebilir miyiz? Burada defalarca söyledik: Adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir, dedik."
"TÜRK EKONOMİSİNİ HEDEF ALAN KAMPANYALAR"
Çelik, Özgür Özel'in Türk ekonomisini hedef alarak başlattığı kampanyaları da sert bir şekilde eleştirdi: "Bir örnek vermek gerekirse, önceki dönem ABD yönetiminde Başkan Yardımcısı Pence, doğrudan Türk ekonomisini hedef alan bir tweet atmıştı ve günlerce de bunu sabitlenmiş tweet haline getirmişti. Türkiye'nin içinde, ilk defa bir Türk siyasetçisi, Özgür Özel, Türk ekonomisini doğrudan hedef alan bir kampanya yürütüyor."
"İÇERİDEN GELEN TEHDİTLERİ YABANCI ODAKLARDAN AŞİNA OLDUĞUMUZ BİR DURUM OLARAK GÖRÜYORUZ"
Çelik, içeriden gelen tehditlerin dışarıdan gelenlere benzer olduğunu ve AK Parti'nin bu tür dışarıdan gelen baskılara karşı duruşunun kararlı olduğunu belirtti: "Biz, Cumhurbaşkanlığı döneminde defalarca bunlarla karşılaştık. Ama Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin çizgisinden herhangi bir taviz vermedi. Şimdi ilk defa içeriden böyle bir tutumla karşı karşıya kalıyoruz. Biz, bu tutumu yabancı odaklardan son derece aşina olduğumuz ve buna karşı duruşumuzun son derece kararlı olduğu bir durum olarak görüyoruz."
"SİYASİ REKABETİ TOPLUMA ZARAR VEREREK YAPMAK DOĞRU DEĞİLDİR"
Son olarak, siyasi rekabetin topluma zarar vermemesi gerektiğini belirten Çelik, "Siyasi rekabet, topluma zarar vererek, partilerin tabanlarındaki vatandaşlara zarar vererek, toplumsal hayata dönük sabotaj düzenleyerek olmaz. Özgür Özel, söyleyeceği şeyi bizim partimize söyler, biz de ona gereken cevabı veririz. Ama bizim hiçbir zaman Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş vatandaşlarımıza dönük olarak yanlış bir ifadede bulunmamız mümkün değildir. Hepsine çok saygı duyuyoruz ve onların Türkiye için iyi hasletler beslediğini tabii ki değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.


