
"İSRAİL, GKRY'Yİ LOJİSTİK ÜS YAPTI"
Burada büyük bir yayılma tehdidi, tehlikesiyle karşı karşıyayız. İsrail'in soykırımı devam ettiği sürece bu risk devam edecek. Şimdi de özellikle Lübnan'ın gündeme gelmesi. Lübnan'daki aktörlerin Kıbrıs'ı tehdit etmesi bunun habercisi. Suriye alanında devam eden operasyonlar var. Şu anda bunlar düşük yoğunluklu giden çatışmaların başka aktörleri de içine çekmesi sözkonusu. Rum yönetiminde Avrupalı aktörleri baştan beri uyarıyoruz. Buranın operasyon merkezi haline dönmüş olması. Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin Gazze'ye yönelik operasyonlarda belli ülkeler tarafından üs olmasını istihbaratlarda sürekli görüyoruz. Bunu gündeme getirince birdenbire lojistik üs ilan ettiler. Oranın askeri üs olma özelliğini gizleyen faaliyet haline dönmesi olması. Ortadoğu'ya yönelik operasyonlar için kullanıyor olması Rum kesimi ve Yunanistan'a faydası olmaz. Ortadoğu'da devam eden savaşlara taraf olduğunuzda o ateş gelir sizi de bulur. Biz de aynı coğrafyadayız, gelir bizi de bulur.
Bölge aktörlerinin şunu görmesi lazım. Orada ciddi askerileşme var. Onun önüne geçilmesi lazım. Buraya yönelik bir şey gelmesin.

"BYLOCK'UN DEŞİFRE EDİLMESİ, FETÖ'YLE MÜCADELEDE DÖNÜM NOKTASI"
ByLock'un deşifre edilmesi FETÖ ile mücadelede dönüm noktası. Deşirfe edilmesi ile FETÖ hayalet olmaktan çıktı. Toplumda yüzlerine taktıkları bir kimlik var. İnsanlar böyle yetiştiriyorlar. Bir zombi sürüsüyle karşı karşıyasınız. Şizofrenik hayat yaşıyorlar. Bu yapısallığı keşfettikten sonra, örgüt liderinin olaylardan sonra kendi sesine petrol rafinerisi, ananas vs. medyaya düşünce örgüt birden bire internet tabanlı haberleşmeye geçti. Bunu örgüt mensupları arasında yaygınlaştırdı. Normal muhabere sistemlerinde telefon kullanırken burada herkese verdiler. Bunun inanılmaz güvenli olduğunu düşünüyorlardı. Gerçekten 2-3 arasında yapılan kodlamanın kırılması mümkün değil. ByLock meselesine geçtiklerinde, özel birim kurduk. İnsan istihbaratıyla aldık bunu. Buna yönelik özel teknik birim kurduk, başındaki arkadaşı yetkilendirdik, 'varını gücünü buraya harca gel' dedi. Bir müddet sonra 'efendim bunu çözmemiz imkansız'. Ben de 'bir insanın ürettiği bir şeyin başka bir insanın kırması gerekir' dedim. Kaynak lazımdı. Bu işi mümkün hale getirdiler, madalya falan aldılar. ByLock çözülüncü FETÖ hayalet olmaktan çıktı. Buradaki örgüt mensuplarının kimlikleri değil, haberleşmeler deşifre edildikçe, ne yapıyorlar, ne ediyorlar, muazzam bir şey oldu. İçişleri ve Adalet Bakanlığı'nı bilgilendirdik Cumhurbaşkanımıza arz ettikten sonra. Ankara Emniyeti'nde birim kuruldu. Gece gündüz çalıştılar. ByLock'tan istifa etme yıllar boyu sürdü.
Bunu polisle, adliye ile paylaşmanız lazım ki, sistem içinde gereği yapılsın. Silahlı kuvvetler, polis, hakimlerde ve kritik kurumlarda adamları vardı. Başka haberleşme kümeleri vardı. Bazıları hassas, hiçbir şey kullanmıyorlar, fiziksel temas ve onları yöneten mahrem imam oluyordu. Örgütün deşifre edilmesi, mahrem yapısının sistemden sökülüp, atılması inanılmaz bir çalışma gerektirdi. Çok şükür Allah yardım etti, sayın Cumhurbaşkanımız arkamızda doğdu. Onun için hayalet örgüt olmaktan çıkarıldı.

MİT KUMPASININ PERDE ARKASI
7 Şubat'ta örgütün büyük hamlelerinden biri oldu. Başbakanımız tarafından atanmış, Cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanmış bürokratın hedef alınması vardı. Daha önce İsrail tarafından hedefteydik. Onlar bırakınca FETÖ'cüler bu işi ele aldılar. Oluşturmak istedikleri imparatorluğa göz yummayacağımızı, hassasiyetimizi biliyorlardı. 28 Aralık'ta MGK vardı, 2011'de. O zamana kadar dönemin Başbakanlık Müsteşarı Efkan Bey, sağolsun büyük bir devlet adamıdır. İnanılmaz cesur ve vatansever bir insandı. Onunla yakın mesaimiz vardı. Konuları mahrem götürüyorduk. MGK'ya gittiğimiz gün Cumhurbaşkanımızın konutunda böcek araması yapalım dedik. 28 Aralık'ta böcekleri bulduk. Örgüt deşifre oldu. Cumhurbaşkanımız üstün niteliklere sahip savaş yöneten komutan. Onu açıklamayı kendi stratejisine bıraktı. Yapanları ortaya çıkardık önüne dosyayı koyduk. Örgüt deşifre olduğunu anlayınca MİT'i değersiz hale getirmek için kendi elinde tuttuğu PKK ile dosyaları bize yönelik krimanilize operasyonuna gitti. Kendine bağlı savcılıklara talimatları verdi.
Savcı Sadrettin Sarıkaya'nın daha önce MİT'e sızma çabası olmuş. MİT'e alınmıyor, savcı oluyor. Bu tür bir operasyon emri veriliyor örgüt tarafından. O da yapıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın muazzam tepkisi olmuştu. Kendisi hayatta olduğu sürece buna izin vermeyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanımızla Ankara'da buluştuk. Kendisi konuyu biliyordu. Kişisel dünyamda çok büyük iz bırakan konu. 1 hafta 10 gün devam etti. O esnada Cumhurbaşkanımızın ameliyatı sözkonusuydu, önceden planlanmıştı. Ameliyata girmeden önce beni aradı. Kendisine asla borcunu ödeyemeyeceğiniz liderlik gösterdi. 'Ben giriyorum ne olacağı belli olmaz ama teslim olmak yok' dedi. Ameliyata girerken bile bunu düşünüp söylemesi... Kendisi aramıştı bizi. Aynı şeyi daha sonra dönemin Adalet Bakanına da söylemişti. 'Buna asla izin vermeyeceksiniz' demişti. O ciddi dönüm noktası. Ergenekon davalarından kazanmış oduğu bir hız var FETÖ'nün. Oradan geliyor. Sisteme karşı başkaldırıyor. Bunu kendi yanına kâr kalacağını düşünüyor. Türk devleti geleneği olan devlet. Eşkıya ve başkaldıranlarla nasıl mücadele edeceğini bilir. Toplumsal hafızalara kazınmış bir duruşu vardır. Bazen geç devreye girer ama girer.
Ben milletimizin, Cumhurbaşkanımızın bu savaşı herhalükarda yürüteceğini düşünüyorum. Ben düşerdim ama benim arkamdan gelenler savaşı yürütürlerdi. Teslim olmazdı. Onlar Amerika'ya sırtını dayamakla bu iş olacak sandılar. Ama yok.
Tehdidi tanımlamak, tehdide sınır çizmek. Siz devletsiniz. Mücadelenizin usulü, esası, hukuki dayanağı olur. Bunu yapmak zaman alıyor. Türk devleti olarak örgütün, devletin bütün kurumlara sızması, ele geçirmiş olması. Böyle bir noktada olması. Bu kuşatma altında iken muhabereyi tersine çevirmek, bu mücadeleyi yürütürken milyonlarca insanın yaşadığı Türkiye'de olağanüstülük görüntüsü vermemek. Asıl burada. Bu olağanüstülüğü vermeden kavgayı vermek. Cumhurbaşkanımızın o noktadaki liderliği bu milletin tarihi yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olarak düşünüyorum.