AK Parti'de değişim rüzgarı! Kritik MYK toplantısı sonrası Ömer Çelik'ten İmamoğlu'na "Hamas" tepkisi: Tamamen yanlış
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sona erdi. Kritik toplantı sonrası parti sözcüsü Ömer Çelik açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun, Hamas'a yönelik "terör örgütü" açıklamasını yanlış bir açıklama olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Hamas'ın bir terör örgütü olarak bu şekilde nitelenmesi ve suçlanması tamamen yanlıştır." dedi. Katil İsrail'e de sert yüklenen Çelik, "Netanyahu'nun soykırım zihniyeti şu anda insanlığı tehdit eden bir düşünce biçimidir, bir saldırganlıktır, bir soykırım siyasetidir. Dolayısıyla insanlık bütün bu tepkileri vererek Netanyahu hükümetinin temsil ettiği bu zihniyetin temsil ettiği bu soykırım zihniyetine karşı ayakta durmaya çalışıyor ve buna itiraz etmeye çalışıyor." ifadelerini kullandı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezindeki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından basın açıklaması yaptı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında MYK toplantısının gerçekleştirildiğini anımsatan Çelik, toplantıda Meclis'te ve gelecek dönemde yapılacak çalışmaların değerlendirildiğini belirtti.
Çelik, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir'in yaptığı sunumda bütün seçimlerde iller, ilçeler düzeyindeki durumun gözden geçirildiğini, değerlendirmeler ve analizlerin yapıldığını söyledi.
Ömer Çelik, 1 Mayıs İşçi ve Emek Bayramı dolayısıyla, emeğiyle dünyayı güzelleştiren, alın teriyle rızkının peşinde koşan ve verdiği emekle insanların daha insanca bir hayat yaşamasına katkıda bulunan bütün emekçilere sevgi ve saygılarını sunduğunu anlattı.
Gazze'deki durumun gündemlerinde olduğunu ifade eden Çelik, Uluslararası Adalet Divanı kararlarına ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına rağmen hiç bir gücün Netanyahu hükümetinin soykırımcı politikasını durduramadığını, Batılı ülkelerin bir yandan Netanyahu'ya silah vermesi öbür taraftan Gazze'ye insani yardım göndermesi şeklindeki çifte standartlı gündemin onları daha çok cesaretlendirdiğini belirtti. Çelik, bütün bunlara rağmen küresel vicdanın ayakta olduğunu kaydetti.
Dünyanın bütün önemli şehirlerinde son derece soylu ve asil insanların tepkilerini net şekilde ortaya koyduğunu, halkların şimdiye kadar dünya tarihinde görülmemiş bir biçimde Filistin davasından yana tavır koymaya devam ettiğini vurgulayan Çelik, "Son dönemde meydana gelen protestoların neticesi olarak gündeme gelen bir takım eylemlerde görülen şudur ki buna verilen tepkiler kesinlikle Gazze meselesinde insani bir duruşu bastırmaya, insanlığın ve vicdanın sesine tepki vermeye dönük olaraktır. Burada insanların Gazze'den yana, Gazze'deki insanlık durumundan yana ortaya koyduğu tepkileri ve haklı duruşu dünyanın demokratik ve batılı ülkelerinin ters kelepçe dediğimiz bir uygulamayla karşıladığını görüyoruz." diye konuştu.

Düşünceye, vicdana vurulan ters kelepçenin en önemli gündem maddesi olmaya devam ettiğini dile getiren Çelik, üniversitelerde Müslüman öğrenciler namaz kılarken onları şiddetten, polisin aşırı müdahalesinden Hristiyan öğrencilerin korumaya çalıştığını söyledi.
Soykırım konusunda çalışmalar yapan Yahudi düşünürlerin Netanyahu'nun soykırımcı politikasına güçlü tepkiler verdiğini anlatan Çelik, bütün bu tablonun içerisinde dünyanın demokratik ülkelerinin verdiği tepkinin hiç bir şekilde insanlık onuruna yakışmadığını kaydetti.
ABD'de bir öğretim üyesinin yerde sürüklenirken ve tutuklanırken çekilen fotoğrafını gösteren Çelik, şöyle konuştu:
"Bir öğretim üyesi yerde sürüklenirken ve tutuklanırken kendisine birisi, 'Ne yapabilirim sizin için?' diyor. Ben felsefe bölüm başkanıyım Atlanta'daki bir üniversitenin, 'Lütfen felsefe bölümüne haber verin' diyor. Zannedersiniz ki bu diyalog, engizisyon zamanında geçiyor, insanların düşünceleri yüzünden yakıldığı dönemlerde geçiyor. Üniversite öğretim üyeleri öğrencilerini korudukları için öğrencileri Gazze'ye tepki verirken yönetimler onlara karşı sistematik bir dışlama politikası güderken bu ters kelepçe uygulamasıyla karşı karşıya kalıyorlar. Soykırım karşıtı Yahudi bir profesör, polisler tarafından Gazze'deki Netanyahu'nun politikasına karşı çıktığı için gözaltına alınıyor. Bence bu görüntüler düşünceye vurulan ters kelepçenin, vicdana vurulan ters kelepçenin, soykırıma karşı çıkmaya karşı vurulan ters kelepçenin sembolü olarak bütün hafızalara nakşedilmiştir."
Söz konusu olan Siyonizm olduğunda şimdiye kadar bilinen bütün insan hakları literatürünün, bütün temel hak ve hürriyetlerin askıya alındığını ifade eden Çelik, Siyonizmin karşısında insanlığın birikimi olan basın ve ifade hürriyetinin tamamen işlevsiz hale getirildiğini aktardı.










