
"CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ KONJONKTÜREL REÇETE HİÇ DEĞİLDİR"
Cumhuriyet'in yeni yüzyılında, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin temin sürecinin başında en büyük kozlarının, en müstesna kuvvetlerinin 16 Nisan halkoylamasıyla yönetim sisteminde yapılan reform olduğunu belirten Bahçeli, bu reformun mimarbaşının Türk milleti ve onun ruh kökünden doğan Cumhur İttifakı olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin, Türkiye Cumhuriyeti'nin hem üçüncü evreye geçişini sağladığını hem de yeni yüzyılı kavrayan ve kuşatan demokratik ve dinamik nitelikli sistemsel başarısını somutlaştırdığını vurgulayan Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile devlet hayatında çatlak seslerin dindiğini, karar alma süreçlerinin seriye bağlandığını, kuvvetler ayrımının billurlaştığını, çok başlılık devrinin kapandığını, bürokratik oligarşinin suyunun kesildiğini kaydetti.
Bahçeli, yeni sistemin gerekli, yeterli siyasi, stratejik ve fikri demlenme sürecinin devam ettiğini, kurum ve kurallarıyla olgunlaşması, ilke ve esaslarıyla oturmasının Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın güvencesi olacağını dile getirdi.

Bahçeli, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelip geçici bir heves değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi işi bitince buruşturulup bir köşeye atılacak tek kullanımlık konjonktürel reçete hiç değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye Cumhuriyeti'nin istikbal haysiyeti, milli bekasının habitatı; Türk milletinin huzur, barış ve kardeşlik iradesinin temel harcıdır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin aksayan, tekleyen ve arıza sinyali veren yönleri varsa mutabakatla ele alınıp düzeltilmesi gerektiğinin altını çizen Bahçeli, bunun da son derece doğal ve doğru bir seçenek olduğunu söyledi.
Her yönetim sisteminin bir özü, hukuki ve ahlaki meşruiyetini sağlayan demokratik bir özelliği olduğunu belirten Bahçeli, bunun tartışılmasının da öngörülemez sorun ve sıkıntılara yol açma riski taşıdığını ifade etti.
Bahçeli, şunları kaydetti:
"Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem hedefiyle milletimizin huzuruna çıkan zillet ittifakı amaçladığı icazet ve ruhsatı alamamış, milli irade Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni mevcut ve mahut haliyle tasdik ve teyit etmiştir. Lağvolunan bir kurum veya sistemin tekrar ihyası diye bir şey zaten makul ve mantıklı bir şey değildir. İster iyileştirilsin isterse de güçlendirilsin, eğer Parlamenter Sistem her şeye rağmen ihya edilseydi; dejenere olması, kaosa hizmet etmesi, kutuplaşma ve kamplaşmayı körüklemesi, devlet yönetimini krize sokması mukadder bir siyaset ve hayat gerçeği haline gelirdi. Bu ise 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü kadar vahim gelişmelere neden olabilirdi. Hamdolsun aziz milletimiz kötürüm ve köhne siyasetin ayak oyunlarına, yönetilemeyen Türkiye önerisine müsaade etmemiş, buna fırsat vermemiştir."
50+1 TARTIŞMALARI
Bahçeli, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın Almanya ziyaretinden dönerken Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ilişkin açıklamalarda bulunduğunu hatırlattı.
Başkan Erdoğan'ın cumhurbaşkanı seçimindeki 50 artı 1 oy şartıyla ilgili tespit ve değerlendirmelerinin, siyasetin ve kurulan ittifakların parçalı yapısına bakıldığında tutarlı ve anlamlı olduğunu ifade eden Bahçeli, kendisinin bu konuda geçmişten bugüne söylediği sözler, yaptığı açıklamalar ve paylaştığı görüşlerin ise belli olduğunu ve hiç değişme göstermediğini belirtti.
Bu konuda 7 Haziran 2018'de Kayseri Merkezli Bölge İstişare Toplantısı, 2 Temmuz 2019'da MHP, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmaları anımsatan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Yine 16 Kasım 2021'deki Meclis Grup Toplantımızda ise şunları söylemiştim: Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi milletimizin bir başarısı, geleceğinin müjdesi, milli bekanın güvencesi, milli birlik ve dayanışmanın zırhı, devlet yönetiminin milli hedeflerle birleşmesidir. Bu sistemin demokratik meşruiyet temeli yüzde 50+1'dir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçildiği ve hükümet TBMM'den güvenoyu almadığı için 'yönetimde istikrar' ilkesi kendiliğinden gerçekleşmiştir. Bu itibarla yüzde 50 artı 1 oyla cumhurbaşkanı seçilmesi çoğulcu demokrasinin dünyaya emsal teşkil edecek, model olacak bir şeklidir. Dikkat buyurunuz, milletvekili seçmiyoruz, belediye başkanı seçmiyoruz, muhtar seçmiyoruz, cumhurun bütününü temsil edecek cumhurbaşkanını seçiyoruz.

MHP olarak dün ne demişsek bugün aynı çizgide, aynı düşüncede, aynı görüşteyiz. Ancak Cumhur İttifakı olarak konuşup tartışarak orta yolun, makul çözümün, yeni sistemin doğasını zedelemeyecek tamirat ve onarımın karşılıklı anlayış ve uzlaşmayla yapılacağının inancına ve iradesine de sahibiz."
"CUMHURBAŞKANIMIZLA DİYALOĞUMUZ HASBİDİR, HARBİDİR, HAYSİYETLİDİR"
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Başkan Erdoğan'ın açıklamasını çarpıtıp Cumhur İttifakı etrafında tezvirat ve tefrika imal eden fırsat düşkünü meczuplara prim vermeyeceklerini, itibar etmeyeceklerini söyleyerek, "Bunları adam yerine bile koymayız." ifadesini kullandı.
"Bazı zeka ve vicdan özürlülerin, 'Erdoğan, Bahçeli'yi sırtından atacak mı?' şeklinde yazı kaleme almalarının, AK Parti ile MHP arasında sorun olduğundan bahsetmelerinin, fitne tezgahı açmalarının alçak bir teşebbüs, namert bir telaffuz olduğunu" ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
"Burayı dikkatle dinleyin, kendi aranızda tartışırken de dikkatli cevap verin. Allah'a çok şükür siyasi hayatımız boyunca hiç kimsenin sırtına binmedik, hiç kimseyi de sırtımıza bindirmedik. Onun bunun sırtından geçinen keneler bizi anlayamaz, anlasa da anlatmaya takatleri yetmez. Yük aldık, yük olmadık; bedelse ödedik, yeri geldi şehadet düştü hissemize, ne gam ne tasa katiyen şikayet etmedik, 'önce ülkem ve milletim' demekten de asla vazgeçmedik. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'ne bakan vermedik, doğrudur. Ne var ki bu kabine Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk milletinin kabinesidir. Alacağı her kararın yanındayız, sefasına değil, gerekirse cefasına talibiz. MHP tufeyli değildir, yancı değildir, ufakçı değildir, ulufeye talip değildir, ikbale meraklı değildir; Türklüğün, Türkiye'nin ve Türk milletinin serdengeçti şuuru, son kalesi, tüm çareler tükendiğinde düşmana sıkılacak son kurşunudur. Bilmeyen varsa tekrar hatırlatayım; Sayın Cumhurbaşkanımızla diyaloğumuz hasbidir, harbidir, haysiyetlidir, hakseverlik üzerinedir, saygı ve sevgi temellidir, hiç kimse de aramıza giremeyecektir."
"HİÇ KİMSE ARAMIZA GİREMEYECEK"
MHP lideri Bahçeli, Cumhur İttifakı ile ilgili polemik ve spekülasyon yapan "kara sinek tabiatlı" güruhun durumunun, "Sineğin akıllısı kiraza biner şehre gider, sineğin aptalı gübreye düşer bunlar gibi ahıra gider." ile aynı olduğunu dile getirdi.
Cumhur İttifakı'nda pazarlık ve ihtilaf olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Cumhur İttifakı, bir planın ürünü, sipariş edilmiş bir projenin üretimi değildir. Bu ittifak 15 Temmuz işgal ve ihanetine karşı meydanlarda kurulmuştur. Bu ittifak 7 Ağustos Yenikapı ruhuyla oluşmuştur. Terörle mücadelede kesin sonuç almak, sosyo-ekonomik gelişmeyi en üst seviyeye taşımak, iç ve dış sorun alanlarının birer birer üstesinden gelmek, deprem felaketinin derin izlerini tamamıyla silmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin gerçekleşmesi, dünyada Türk mucizesinin hayata geçmesi için Cumhur İttifakı'nın devamından yanayız. Hiçbir şart altında da bu ittifakın bozulmasına kendi adımıza söylüyorum, geçit vermeyeceğiz." dedi.