
"SİNAN OĞAN İLE PAZARLIK YAPMADIK"
ATA İttifakı'nın Başkan adayı Sinan Oğan'ın Cumhur İttifakı'na, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın ise Millet İttifakı'na desteğini açıklamasını nasıl yorumladığı sorulan Erdoğan, Oğan'ın kendilerine katılımındaki farklılığın herhangi bir pazarlığa dayanmadığını söyledi.
Erdoğan, Oğan'ın yarın ve öbür gün akşam bazı televizyon programlarına çıkacağını, yine yarın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Antalya'da bazı ziyaretler yapacağını dile getirdi.
Oğan'ın "adeta Cumhur İttifakı'nın bir elemanı gibi çalışmalara başladığını" dile getiren Erdoğan, "Bu önemli bir gelişme ve taban şu anda bu yapıyı, bu hali gördüğü zaman, Antalya gibi yerde inanıyorum ki çok daha farklı bir yaklaşımla değerlendirmesini yapacaktır. Bunun yanında tabii televizyon programlarını Sinan Bey'in yapacak olması... Bu da bazı istifhamları böyle ortadan kaldırma noktasında." diye konuştu.
Ahmet Hakan'ın Oğan'ın aldığı oy oranını hatırlatarak Oğan'ın kendisine oy veren bu seçmenleri etkileyip etkilemeyeceğine yönelik görüşü sorulan Erdoğan, "Şüphesiz. Bir de şu var tabii; şimdi bu 5,2 olabilir, fazla olabilir, eksik olabilir. Önemli olan ortaya çıkan sinerjiyi değerlendirmektir. Şimdi burada ortada bir sinerji var. Niye? Sinan Oğan bir gerçek, bir vaka. Nedir? Başkan adayı olarak bu seçimlere katılmıştır ama daha sonra da aldığı kararla bizimle Cumhur İttifakı'yla hareket etme kararını vermiştir." ifadelerini kullandı.
Oğan'ın kendisiyle bir pazarlık yapıp yapmadığı; ona makam, mevki vadedilip edilmediği sorulan Erdoğan, şunları söyledi:
"Hayır. Böyle bir şey yok. Bu, bir defa benim zaten yapımda böyle bir şey söz konusu değil. Kılıçdaroğlu'nun yapısında bu. Kılıçdaroğlu bu tür şeylerde her tür şeyi verebiliyor. İşte bunu malum bu toplamı 1 puan etmeyen partilere verdiği 40 tane milletvekilliği var. Bu 40 tane milletvekilliğiyle bu ne yaptı; bir defa kendi partisini adeta eritti."
Pazar gününden sonra her şeyin belli olacağını anlatan Erdoğan, "Oralar karışır mı diyorsunuz?" sorusunun yöneltilmesi üzerine, "Ne demek, tabii karışacak. Pazardan sonra, bunun hesabını kendi tabanı ona soracak. Şimdi taban henüz burayı görmüyor. Hatta başka yere gideyim; yani burada ortaklar içerisinden de bazı kopuşlar olacak. Bunların o kadar detayına falan girmeyeyim." değerlendirmesini yaptı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi vatanın bekası. Ben diyorum ki biz bu vatanı böldürtmeyeceğiz. Kararlı bir şekilde sahibiz, yolumuza devam edeceğiz." vurgusu yaparak bölücü terör örgütü ve bunun yanında Türk dünyasıyla ilişkiler konularında Sinan Oğan'la hemfikir olduklarını kaydetti.
Sinan Oğan'la ilkesel anlamda bazı konuları konuşup konuşmadıkları da sorulan Erdoğan, bunları konuştuklarını söyledi.
Erdoğan, bunların en önemlisinin "terör" olduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
"Terörle mücadelede attığımız adımları kendisi de paylaşıyor. Bir diğer önemli adım; bunun yanında Türklük dünyasıyla olan münasebetler. Kaldı ki bu zaten bizim de en önemli hassasiyetlerimizden bir tanesi. Türk Devletleri Teşkilatını biliyorsunuz. Türk Devletleri Teşkilatını kurmak suretiyle bu noktada da önemli bir yerdeyiz. Mülteciler konusu. Mülteciler konusunda da tabii biz kendisine şunu da söyledik, dedik, 'Bak, şu anda Suriye'nin kuzeyinde bizim briket evler diye bir planımız var ve bu briket evleri biz STK'ler vasıtasıyla orada kuruyoruz."

"600 BİNE YAKIN SIĞINMACI DÖNDÜ"
Başkan Erdoğan, bu arada yeni bir adımlarının daha olduğunu, Katar'ın verdiği destekle 1 milyon mülteciyi iskan edebilecekleri konutların yapımına Suriye'de başlandığını dile getirdi.
Bu evlerin ne zaman biteceğine yönelik bir soruya Erdoğan, "Çok fazla süreceğini zannetmiyorum ama azami yani 1 seneyi bulabilir tabii. Yani buna 4 ay, 5 ay diyemeyiz ama briket evler öyle değil. Briket evler çok seri ve onlar bitti zaten. Bir taraftan yerleşim oralara başladı. Yani 450-500 bin oralara dönüş var." yanıtını verdi.
Ahmet Hakan'ın "Şimdi siz Katar fonuyla oraya briket evler yapıyorsunuz." demesi üzerine "O ayrı" cevabını veren Erdoğan, Hakan'ın "Briket evler yapıyorsunuz. Bir milyon mültecinin geri dönüşünü sağlayacak konutlar yapıyorsunuz." sözüne de "Onlar daha modern olacak." karşılığını verdi.
Başkan Erdoğan, "Ben gitmiyorum derse mülteciler, orada gönüllülüğü nasıl sağlayacaksınız?" sorusu üzerine, "Bunlara tabii biz bu evleri gösterdiğimizde, bu 450-500 bin nasıl gittiyse, şimdi buralardaki bu binalar görüldüğü zaman ben inanıyorum ki bu insanlar bu binalara da gidecektir." dedi.
Depremden sonra da dönenlerin olduğunun aktarılması üzerine Erdoğan, "Bu yeni proje, çok çok güzel bir proje. Yani bu projeyi görenin 'Ben gitmeyeceğim' demesi inşallah mümkün değil." diye konuştu.
Erdoğan, bir diğer önemli adımın ise Türkiye-Rusya-İran-Suriye arasındaki dörtlü görüşmeler olduğuna işaret ederek "Bu dörtlü görüşmelerle de ben Suriyeli kardeşlerimizin bu topraklarına, kendi evlerine döneceklerine inanıyorum. Gerek bu briket evler gerek diğerleri, hakikaten cezbedici ve bu daha önce oturdukları yerlerle mukayese edilemeyecek kadar güzel konutlar oluyor." ifadelerini kullandı.
"Herhalde orada görüşmeler iyi gidiyor, dörtlü görüşmeler, ilerliyor çünkü. Ortak mekanizmalardan bahsedildi" denilmesi üzerine Erdoğan, "Evet. Şu anda bir defa 600 bine yakın sığınmacı döndü. Terörle mücadelemizde başarılı oldukça da Suriye'yle normalleşme oldukça ve yeni projeler sürdükçe bu daha da hızlanacak ve Katar sağ olsun, bu konuda hassas davranıyor. Onlar da bu noktada 'Biz elimizden gelen desteği size vereceğiz.' diyorlar." değerlendirmesini yaptı.
"3 MİLYON 388 BİN SURİYELİ SIĞINMACI VAR TÜRKİYE'DE"
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin "10 milyon daha mülteci gelecek" iddialarının hatırlatılması üzerine, şöyle konuştu:
"Sen inanıyor musun? Benim İçişleri Bakanım kaç kez bu açıklamaları yaptı, 'Türkiye'de şu an itibarıyla 4 milyona yakın Suriyeli var.' diye. Bunu kaç kez açıkladı. Fakat bu adam yalancı ya. Yani bu adam sirk cambazı. Devletin yetkili kurumları, AFAD'ı vesaire hepsi 'rakam şu.' diyor. O hala kalkıyor '10 geldi. 10 daha gelecek.' diyor. Şu anda bizdeki Suriyeli sığınmacı sayısı; 3 milyon 388 bin Suriyeli sığınmacı var Türkiye'de ama bunlara kalırsa '10 milyon' diyor. '10 milyon da gelecek' 20 milyon. Ya yapma. Niye bu kadar yalancısın? Biraz böyle dürüst ol da hiç olmazsa vatandaş da sana inansın. Her şeyi yalan üzerine kurulu."
CHP'nin bu konudaki billboardlarına değinen Erdoğan, "Mesela şimdi billboardları asmışlar. (Suriyeliler gi-de-cek) Aralara da tireleri koymuş. Bu ne demek biliyor musun? Yani yapamayacağım ben bunu demektir" dedi.
ÖZDAĞ Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın Kemal Kılıçdaroğlu'yla imzaladığı mutabakatın ardından HDP'nin desteğini sürdürmesine yönelik değerlendirmesi sorulması üzerine şunları kaydetti:
"Yani HDP bu bütünleşmeden sonra eğer desteğini çekerse şaşmayın. Şimdi bütün bunlara rağmen tabii bizim de aldığımız feedbackler bu noktada farklı. Tepedekilerle taban aynı düşünüyor diye bir şey yok. Yani şimdi Sinan Oğan'ın 5,2'sine, Özdağ öyle diyor ya, '5,2, Sinan Oğan'ın gittiği yoldan gitmez' diyor. Şimdi kendisi için aynı şeyi söylemiyor. Yani senin şu anda oy potansiyelin ne? (Zafer Partisi'nin aldığı oy oranı) O 2,2. senin gittiğin yola gidecek mi? O da öyle bir şey değil. Cepte keklik değil bunlar."
"HDP açısından baktığınızda HDP yönetimi böyle dese de HDP tabanı farklı bir tutum içine girebilir mi diyorsunuz?" sorusuna Erdoğan, "Girebilir diyorum, evet." cevabını verdi.
Yeşil Sol Partiden milletvekili seçilen Sırrı Süreyya Önder'in "Bizim arkadaşlarımızın cezaevinde boşuna yatıyor oluşunun ya da siyasi bir hınç alma duygusuyla yatıyor oluşunun altını kendisi (Kemal Kılıçdaroğlu) çizdi. Dolayısıyla ağır bir sorumluluk aldı üzerine. Bunları yerine getirmek zorunda." ifadeleri aktarılan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bunların kendi arasındaki bu görüşmelerde bir yerde, Kılıçdaroğlu'na bunlar aba altından sopayı göstermişler demek ki. Kapalı kapılar arkasında kendilerine verdiği sözleri de bu arada hatırlatıyorlar. Terör örgütleriyle pazarlık yaparsan onlar da senin iradeni bu şekilde ipotek altına alırlar. Yapılan bu. Kılıçdaroğlu aslında 'Selo'nun serbest kalmasını istiyorsanız bize oy vereceksiniz.' derken açıktan da bunu söyledi zaten. Bu ne demektir; 'Selo'yu çıkaralım istiyorsanız bize oy vereceksiniz' Ya sen kimsin ki? Kalkıp da yargının verdiği kararın üstünde bir kararla suçluları serbest bırakma vaadinde bulunuyorsun. Bu ülke bir hukuk devleti değil mi? Adaletin gereği neyse ancak bu olur. Hukukun üstünlüğüne sen nasıl kalkıp da ket vurabiliyorsun? Biz bir anayasa devletiyiz ve bu anayasa devletinde bu ifade bir hukuk tanımazlığın aslında bir ifadesidir, yansımasıdır."
"CHP'ye gönül vermiş kardeşlerim, hukuk devleti içerisinde adalet tanımayan bir tavır içerisinde olan Kılıçdaroğlu'na daha ne kadar tahammül edecek?" diye soran Erdoğan, böyle bir muhalefet anlayışının olamayacağını belirtti.

KILIÇDAROĞLU ÖZDAĞ'A 3 BAKANLIK VERMİŞ
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ'ın Cumhur İttifakı'na destek vermek için bazı taleplerde bulunduğunu dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kılıçdaroğlu'ndan ona üç bakanlık teklifi yapılmış. Numan (Kurtulmuş) Bey'e de bu konuda özellikle İçişleri Bakanlığı verilirse, bunun yanında 'terörle mücadelede atılması gereken adımlar atılırsa' gibi bir talebi olmuş. Tabii Numan Bey de kendisine 'Cumhurbaşkanımız bu tür taleplere kapalıdır' demiş."
"Pazarlık siyaseti" yapmadıklarının altını çizen Erdoğan, "'Ahlak ve ilke temelli siyaset yaparız.' dedik. Bu minval üzerine de Numan Bey görüşmesini o şekilde yaptı. Demek ki istediği şey İçişleri Bakanlığı noktası, böyle bir talebi oldu. Numan Bey de 'Bunu Cumhurbaşkanımız kabul etmez.' deyince bağ koptu." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerini "referandum" olarak değerlendirmesine ilişkin soruyu, "Böyle saçmalık olur mu? Bunun kararını kim verecek? Millet verecek. Millet eğer 'Erdoğan, yola devam.' diyorsa mesele bitmiştir. Bunu referanduma dönüştürmek kadar bir cehalet olamaz. Şu anda biz bir referandum seçimi yapmıyoruz ki referandum seçimi yapacak olsak o zaman milletimize bizim referandum için gitmemiz lazım. İki aday var, referandum olamaz. Ya ona ya buna vereceksin, başkasına veremezsin. Tercihini yaptığında Erdoğan'a verdiğin zaman 323'e sırtını dayayarak yoluna devam edecektir ama sana (Kılıçdaroğlu) Allah göstermesin verecek olsa sen kime sırtını dayayacaksın?" şeklinde yanıtladı.
CHP'NİN KÜÇÜK ORTAKLARA VERDİĞİ 40 VEKİL
Eski CHP Milletvekili Abdüllatif Şener'in bir televizyon programında, "Meclis çoğunluğu Cumhur İttifakı'ndayken Kemal Bey seçimi kazansa da verdiği sözlerden hiçbirini gerçekleştiremez." söyleminin hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Bunu söylemekte geç kaldı." dedi.
Kılıçdaroğlu'nun seçilmesi halinde yasamada ağırlığının olmayacağına işaret eden Erdoğan, "Burada bütün mesele yasamada değil mi? Yasama organı Cumhur İttifakı'nda ağırlıklı olarak. Dolayısıyla o nasıl yönlendiriyorsa neticede öyle olacaktır." diye konuştu.
Erdoğan, milletin, terör örgütleriyle yol yürüyen, ülkesine tuzak kuranların maşası olan muhalefet partilerinin yöneticilerini 28 Mayıs'ta emekliye sevk edeceğini dile getirdi.
Muhalefetin hercümerç olacağına inandığını söyleyen Erdoğan, "Çünkü bir puanlık bir muhalefet var, 40 tane milletvekili var. Şimdi acaba o 40 milletvekili şu anda başlarını ne kadar dinleyecekler?" değerlendirmesinde bulundu.