"ÜLKEMİZİ DİJİTAL TÜRKİYE HEDEFİNE ULAŞTIRACAĞIZ"
Beyannamenin, "Milli Savunma Sanayi" bölümünde tam bağımsız savunma sanayisi vurgusu yapıldı. Yeni teknolojilere yatırımın süreceği ve yerlileşme oranını artırılacağının belirtildiği beyannamede, şu ifadelere yer verildi:
"2028 yılında savunma sanayisinde ihracatımızı en az 15 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyoruz. Milli muharip uçak, dikey iniş/kalkış yapabilen SİHA'lar ve muharip insansız uçaklar ile insansız kara ve deniz araçları, uydu sistemleri, elektronik harp, siber güvenlik, uzun menzilli hava savunma ve füze sistemleri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, lazer, kuantum teknolojileri ve yapay zeka destekli otonom sistemler gibi yenilikçi ve çığır açan teknolojilere yatırım yaparak savunma sanayimize yeni kabiliyetler kazandıracağız."
Beyannamede "Türkiye Yüzyılı, Dijitalin Yüzyılı olacaktır. Bu yüzyılda dijital devlet, siber güvenlik, büyük veri ve yapay zeka, blokzincir gibi yenilikçi dijital teknolojilerde gerçekleştireceğimiz atılımlarla, ülkemizi Dijital Türkiye hedefine ulaştıracağız." vurgusu yapıldı.
Ulusal Güvenlik Stratejisi gözden geçirerek ilave alınması gereken tedbirlerin belirleneceği ve Türkiye'nin en üst düzeyde güvenliğini ve etkinliğini sağlayacak bir mekanizmanın oluşturulacağı belirtilen beyannamede, "Güçlü ve Büyük Türkiye" temalı 2023-2026 dönemi Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planının uygulamaya konulacağı bildirildi.
Beyannamede, Türkiye'nin bölgesinde ve dünyada kabul edilen caydırıcı bir "Siber Güç" haline getirileceğinin altı çizildi.
TOGG'DA 1 MİLYON ARAÇ HEDEFİ
Türkiye'nin 15 milyar dolar bilişim ihracat rakamına ulaşmasının hedeflendiği beyannamede, "Türkiye'yi yeni nesil elektrikli otomobil üssü haline getirme hedefimiz doğrultusunda, yerli otomobilimiz Togg'un seri üretimini yıllar içinde artırarak 2030 yılına kadar 1 milyon araca ulaşacağız." ifadesi kullanıldı.
Beyannamede, "Ay Misyonu" kapsamında insansız uzay aracının tasarım ve üretim çalışmalarını tamamlayarak bu görevde kullanılacak hibrit yakıtlı, özgün ve milli uzay roketi motorunu geliştirileceği belirtildi. Türkiye'nin insanlı ilk uzay görevi kapsamında bir Türk vatandaşının bilim misyonu ile Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilmesi çalışmalarını tamamlayacağı vurgulandı.
Beyannamenin "Ulaştırma" başlığında, 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda, emisyon yoğun sektörlerden biri olan ulaştırma sektöründe yatırımların yeni teknolojileri en üst düzeyde kullanılarak ve yeşil dönüşüme uyumu dikkate alınarak gözden geçirileceği, akıllı ve sürdürülebilir ulaşım uygulamalarının geliştireceği belirtildi.
İstanbul – Ankara arasında saatte 400 kilometre hıza çıkabilen Süper Hızlı Tren açılışının 2028 yılında yapılacağı belirtilen beyannamede, "İstanbul Boğazı'nda yaşanan gemi trafiğinin azaltılması ve ülkemizin jeopolitik konumundan kaynaklı gücünün daha artması ve İstanbul Boğazı'ndaki seyir emniyetinin sağlanması amacıyla hayata geçireceğimiz Kanal İstanbul Projesi'nin bağlantı yollarına ve altyapı çalışmalarına hızla başlayacağız." denildi.
TURİZMDE 100 MİLYAR DOLAR GELİR HEDEFİ
5G teknolojinin nüfusun yüzde 100'ünü kapsayacağı, 6G teknolojisi için çalışmaların başlayacağı belirtilen beyannamede, "Genişleyen uydu filosu ve uluslararası iş birlikleri ile Türkiye'yi küresel ölçekte hizmet verebilen dünyanın en büyük 10 uydu operatöründen birine dönüştüreceğiz. 2023 yılı içerisinde yerli ve milli uydumuz Turksat 6A'yı uzaya fırlatacağız." hedefine yer verildi.
Beyannamede stratejik tarım ürünlerinin yeterliliğinin izlenmesi için "Arz Güvenliği Takip Sistemi" kurulacağı da ifade edildi.
Turizmde turist sayısının 90 milyona, toplam gelirin de 100 milyar dolara çıkartılacağı vurgulanan beyannamede, "Sürdürülebilir turizm anlayışıyla ülkemizin dünya turizmindeki payını artıracak insan odaklı, güvenilir, yenilikçi ve çevreye duyarlı bir bakış açısıyla, geçmişten aldığımız güç ve sahip olduğumuz tecrübe ile turizmde lider bir Türkiye'nin inşası ve ihyası yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz." ifadeleri kullanıldı.
Beyannamedeki "Adalet, Demokrasi, İnsan Hak ve Hürriyetleri" bölümünde, "Yüksek Standartlı Demokrasi", "Türkiye Yüzyılı'na Yeni Anayasa", "Hak ve Özgürlükler: Özgürlükler Yüzyılı" ile "Adalet Reformu" alt başlıkları yer aldı.
"Yüksek Standartlı Demokrasi" başlığında, gelecek dönemde, elde edilen tecrübeler ışığında yüksek standartlı demokrasi hedefinin, tamamlayıcı reformlarla hayata geçirileceği vurgulandı.
Buna göre, katılımcı, çoğulcu ve şeffaf bir anlayışla "Yasama Reformu" yapılacak, Siyasi Partiler Kanunu, özgürlükçü anlayışla ve çerçeve yasa şeklinde yenilenecek.
Seçim kanunlarının mevzuattaki dağınık görünümüne son verilerek, bu konuda temel bir kanun düzenlenecek.
Kamu görevine ilk defa yapılacak atamalarda, görevin niteliğinin gerektirdiği haller dışında mülakat usulü kaldırılacak, atamalar yazılı sınav sonuçlarına göre yapılacak.
Belirli sayıda vatandaşın kanun teklifi vermesine veya bir kanunun iptal için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasına imkan tanınmasını sağlayacak "Halk Teşebbüsü" ile katılım güçlendirilecek.
Dijital oylama ve müzakere yöntemleri geliştirilerek "e-demokrasi" platformu oluşturulacak.
"Hak Arama Hürriyetinin" kapsamı genişletilerek, dilekçe verme, bilgi edinme, kamu denetçisine başvurma, yargıya erişim ile diğer başvuru haklarını kapsayacak şekilde anayasal bir norm oluşturulacak.
Siyasi parti kapatma davalarının açılması ve kararın yerine getirilmesi TBMM iznine bağlanacak.

"ULUSLARARASI İNSAN HAKLARI MEKANİZMALARI İLE İŞBİRLİĞİ GELİŞTİRİLECEK"
Alevilerin beklenti ve taleplerini karşılayan politikalar artırılarak sürdürülecek, romanların başta istihdam, iskan ve eğitim olmak üzere tüm sorunlarının çözümüne hız verilerek her türlü ayrımcılık zeminini ortadan kaldırılacak.
İnsan Hakları Eylem Planı geliştirilerek uygulanmaya devam edilecek. Başta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi olmak üzere uluslararası insan hakları mekanizmaları ile işbirliği geliştirilecek.
Avrupa Birliği'ne üyelik süreci, karşılıklı hak ve yükümlülükler çerçevesinde, ortaklık hukukunun yenilenme ihtiyaçları da gözetilerek kararlılıkla sürdürülecek.
"YENİ ANAYASA HERKESİN BİRİNCİ SINIF VATANDAŞ OLDUĞU YAPIDA OLACAK"
Tamamen milli iradeden doğan, geniş katılımlı, çoğulcu, özgürlükçü, baştan sona milletin temsilcilerinin hazırlayacağı yeni Anayasa Türkiye Yüzyılı'na kazandırılacak.
Yeni Anayasa, milletin kendi iradesi ve kendi eliyle yaptığı, her bir vatandaşın "içinde ben varım", "benim iradem var" dediği, yaşam hakkını, düşünce ve kanaat özgürlüğünü, inancı ve inandığını yaşama özgürlüğünü, aileyi, toplumu ve mülkiyet hakkını koruyan yapıda olacak.
Yeni Anayasa, bir daha hiç kimsenin başörtüsü zulmü gibi çağ dışı uygulamalara, zorbalık ve baskılara tevessül etmesine dahi izin vermeyecek. Irk, din, mezhep, dil, renk ve kültür farkı göz etmeden herkesi kuşatan, insan onuru ortak temelinde buluşturan, kucaklayıcı, bütünleştirici, çeşitlilikte birliği savunan, herkesin birinci sınıf vatandaş olduğu yapıda olacak.
Demokratik katılımı genişletecek, siyasal katılımın önündeki vesayetlere izin vermeyecek yeni Anayasa, bilgi teknolojileri ile vatandaşın yönetim süreçlerine ortaklığını temin edecek.
İMAR HUKUKU, ANAYASAL DÜZEYDE ELE ALINACAK
"Hak ve Özgürlükler: Özgürlükler Yüzyılı" başlığı altında, Türkiye Yüzyılı'nın, güçlünün değil, haklının yüzyılı olacağı vurgulandı.
Bu kapsamda, insanın canını hiçe sayan sorumluların etkin bir soruşturmayla adalet önüne çıkarılması, yaptıklarının yanlarına kar kalmaması için kurumsal ve yasal altyapı güçlendirilecek, ceza yaptırımları ağırlaştırılacak.
İnsanın hayatına mal olan ihmal ve kusur iddialarında şüpheli konumda olan kamu görevlileri için idareden soruşturma izni alınması usulü kaldırılacak.
İmar hukuku, anayasal düzeyde ele alınacak ve insanın yaşanabilir, sürdürülebilir, güvenli çevre hakkını koruyacak düzenlemeler yapılacak.
Yapı Denetimi Hakkında Kanun'da değişiklik yapılarak denetim görevinin ihmal edilmemesini temin eden, ağır yaptırımlar içeren düzenleme yapılacak.
YAŞAM HAKKI EYLEM PLANI
"Yaşam Hakkı Eylem Planı" kapsamında, şiddete başvurma riski bulunup akıl sağlığı yerinde olmayan, şiddet geçmişi bulunan kişilere karşı toplumun korunması, ulaşım ve trafik kazalarının azaltılması, bireysel silahlanmanın kontrol altına alınması, insan hayatı için tehlike arz eden meslek kollarında iş güvenliği standartları ve denetiminin yükseltilmesi, şiddetin basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında özendirilmesinin önlenmesi sağlanacak.
Konut güvenliğinin sağlanması, doğal afetlere hazırlık ve maden kazalarının önlenmesi için çalışmalar yürütülecek.

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELEYE KARŞI SIFIR TOLERANS
İşkence ve kötü muameleye karşı sıfır tolerans anlayışının benimsenmesine kararlılıkla devam edilecek.
İnsan haklarını koruma mekanizmalarının, işkence ve kötü muameleye karşı denetim ve önleme fonksiyonlarını daha etkin yerine getirebilmeleri için bağımsızlıkları güçlendirilecek.
Hakimler, Cumhuriyet savcıları, kolluk görevlileri ve ceza infaz memurlarının insan hakları eğitimleri, AİHM standartları çerçevesinde artırılacak.
Cezaevi koşulları, insan onur ve haysiyetini gözetecek, işkence ve kötü muameleyi önleyecek şekilde iyileştirilecek.
Tüm okullarda etüt imkanları yaygınlaştıracak, velilerin iş hayatıyla okul programları uyumlaştırılacak.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
Değişen toplumsal ihtiyaç ve koşullar dikkate alınarak ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı nitelikteki mevzuat gözden geçirilecek ve uygulamadan kaynaklanan eksiklikler giderilecek.
İfade özgürlüğü ile kişinin şeref ve haysiyetinin korunması gibi diğer hak ve özgürlükler arasında ne demokratik toplum düzeni ne de bireysel haklardan vazgeçmeyen makul denge korunacak.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının fiilen kullanımının güçlendirilmesine yönelik kolluk görevlilerinin meslek içi insan hakları eğitimi geliştirilecek.
"AYRIMCILIK VE NEFRETLE MÜCADELE KURULU" OLUŞTURULACAK
Ayrımcılık ve nefretle etkin mücadele için "Ayrımcılık ve Nefretle Mücadele Kurulu" oluşturulacak. Kurul, ulusal ve uluslararası ölçekte hak ihlali gözlem, değerlendirme ve tespitlerini içeren "Ayrımcılık ve Nefretle Mücadele Uluslararası Endeksi" yayınlayarak nefret suçları ile küresel mücadelenin etkin bir parçası olacak. Nefret suçuna ilişkin yeni ve müstakil bir düzenleme yapılacak.
- Kentsel dönüşüm süreçleri hızlandırılacak
Kentsel dönüşüm süreçleri, sağlıklı bir çevrede yaşama, yaşanabilir şehirler kurma ve mülkiyet hakkı esasları gözetilerek hızlandırılacak.
Depreme dayanıklılığı yüksek, temiz, sağlıklı ve sürdürülebilir kentler inşa edilecek, bu amaca aykırı iş ve işlemler ceza yaptırımı içine alınacak.
Farklı kanunlar ve mevzuatlarla düzenlenmiş, birden fazla kurum ve kuruluş tarafından gerçekleştirilen sosyal yardımlar, bütüncül şekilde tek bir mevzuat çatısı altında toplanarak aile bazlı "vatandaşlık maaşı" ödenecek.
YENİ NESİL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER
Çevre, enerji, su, gıda gibi tüm imkan ve kaynakların sahibi değil, emanetçisi olunduğu bilincinin yediden yetmişe oluşturulması için çalışılacak.
"Emanet adaleti" ismi verilen bu yaklaşımla, önceki nesillerden devralınan ülke kaynaklarının korunarak, gözetilerek ve büyütülerek sonraki kuşaklara bırakılması için çalışılacak.
HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ KORUYUCU MEKANİZMALAR
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun yapısı güçlendirilecek. Temel hak ve özgürlükleri daraltan kanun değişikliklerinin kabulü için nitelikli çoğunluk koşulu getirilecek.
Kamu Denetçiliği Kurumuna resen inceleme başlatma yetkisi sağlanacak, kurumun kararlarının etkinliği artırılacak.

ADALET REFORMU
Beyannamedeki "Adalet Reformu" başlığında, Türkiye Yüzyılı'nda, adaletin hızla tecellisine yönelik düzenlemeler yapılacak ve insan hayatını her türlü ihmal, tedbirsizlik ve suistimalden koruyan yeni uygulamalar hayata geçirilecek.
"Adalete Zahmetsiz Erişim" ilkesiyle adalete erişimi zorlaştıran düzenleme ve uygulamalar değiştirilecek, yargısal süreçler sadeleştirilecek.
Adliye bulunmayan ilçelerde adli hizmet irtibat noktası oluşturulacak. Ücretsiz aile avukatlığı sistemi getirilecek.
Koruyucu hukuk uygulamalarının geliştirilmesi kapsamında, "Hukuk ve Adalet" dersi ortaokul ve lise müfredatında zorunlu hale getirilecek.
Lekelenmeme hakkına, daha güçlü korunabilmesi için Anayasa'da yer verilecek.
Daha hızlı ve öngörülebilir adalet için, ihtisas mahkemelerinin sayısı artırılacak. Hakim ve Cumhuriyet savcılarının mesleğin başından itibaren ihtisaslaşmaları sağlanacak.
Adalet Bakanlığına bağlı adli kolluk teşkilatı kurulacak. Böylece polisin adli ve idari görevleri arasındaki ayrım kesin olarak belirlenecek, adli soruşturmaların etkinliği artırılacak.
Aile içi şiddet ve kadına karşı şiddetten kaynaklanan suçların etkin şekilde soruşturulması amacıyla kurulan özel soruşturma büroları ülke genelinde yaygınlaştırılacak.
Ülke ve dünyadaki gelişmeleri dikkate alan, halkın ve avukatların ihtiyaç ve beklentilerine azami düzeyde cevap veren yeni bir Avukatlık Kanunu çıkarılacak.
Cezasızlığı önleyecek şekilde infaz sistemi yenilenecek. Cezaevine girdi-çıktı yapılmasına neden olan düzenlemeler değiştirilecek.
Beyannamede, Türkiye'nin dış politikasında istikrar, denge ve atılım hedeflerini eş zamanlı hayata geçirmeye devam edeceği vurgulanarak, "Hedefimiz; Cumhuriyet'imizin yeni yüzyılında yirmi yıllık sağlam dış politika temellerinin üstüne uluslararası sistemde etkin, bağımsız, dinamik ve dirençli bir Türkiye ekseni inşa etmektir." ifadeleri kullanıldı.
AK Parti'nin bölgesel ve küresel meydan okumalarla baş edebilmek ve krizlerin üstesinden gelebilmek için yirmi yıllık tecrübesinin ışığında hareket edeceğine yer verilen beyannamede, şunlar kaydedildi:
"Riskleri minimize ederek ve fırsatları etkin şekilde kullanarak ülkemizin uluslararası konumunu daha da güçlendireceğiz. Yeni yüzyılda Türkiye eksenli yeni inisiyatifler üstlenerek küresel barışa ve istikrara daha fazla katkı vereceğiz. Önceliğimiz; Türkiye'nin bağımsızlığını merkeze alan, güvenliğini en üst düzeyde sağlayan, askeri gücünü pekiştiren, ekonomik refahını büyüten ve demokrasisini güçlendiren bütüncül bir dış ve güvenlik politikasını sürdürmektir. Amacımız; Türkiye'nin son yirmi yılda elde ettiği kazanımları sağlamlaştırmak, bölgedeki istikrara ve sürdürülebilir bir düzenin oluşumuna katkı sunarak barışçıl, adil ve istikrarlı bir uluslararası düzenin inşa edilmesini sağlamaktır."
"ÇEVREMİZDE BARIŞ, İSTİKRAR VE REFAH KUŞAĞI İNŞA EDECEĞİZ"
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bağlamında, Dışişleri Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı ve Milli İstihbarat Başkanlığı başta olmak üzere dış politikanın planlanması ve yürütülmesinde kritik öneme sahip kurumların daha da güçlendireceğinin belirtildiği beyannamede, şu ifadelere yer verildi:
"Türkiye Yüzyılı'nda dış politika, güvenlik ve savunma alanlarındaki milli önceliklerimizi üç stratejik kuşakta hayata geçiriyoruz. Bir; çevremizde barış, istikrar ve refah kuşağı inşa edeceğiz. İki; kıtasal açılımlarımızı yeni hamlelerle kurumsallaştıracağız. Üç; daha adil bir küresel düzenin kurulmasına öncülük edeceğiz. Bu üç kuşaktaki politikalarımızı da çok boyutlu ve çok yönlü bir diplomasi yürüterek Türkiye eksenini kuracağız. Ülkemizin etrafında bir barış, istikrar ve refah kuşağı tesis etmek ana hedefimizdir. Bu doğrultuda komşu ülkelerle ve bölgelerle ilişkilerimizi, iyi komşuluk ilkesi ve uluslararası hukuk çerçevesinde yürüteceğiz."
"YENİ GÖÇ HAREKETLİLİĞİNİN OLUŞMASINI ENGELLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ"
Bir yandan sınır güvenliğini sağlamlaştıran, terörizm ile mücadeleye devam eden ve egemenlik haklarını koruyan politikaların en aktif şekilde uygulanacağı, diğer yandan komşu ülkelerle ilişkilerin milli menfaatlere saygı, işbirliği, refahın büyütülmesi, istikrar ve barış temelinde daha da güçlendireceğinin vurgulandığı beyannamede, şunlar kaydedildi:
"Çevremizdeki coğrafya ve bölgelerde çatışmaların ve krizlerin sona erdirilmesi için her türlü çabayı göstereceğiz. Çevremizde barış ve refah kuşağı oluşturmak için ikili ilişkilerimizde normalleşme süreçlerine devam edeceğiz. Bölgemizde ortak serbest ticaret alanları oluşturacağız ve Türkiye'nin bir lojistik ve ticaret üssü olmasını sağlayacağız. Bölge ülkelerinin yeniden imarına katkı vermeye devam edeceğiz. Suriye ve Irak'ın toprak bütünlüğünün korunmasını, bu ülkelerde terör örgütlerinin ortadan kaldırılmasını ve Irak'ta kapsamlı ve kalıcı bir istikrarın sağlanmasını esas alan politikamızı sürdüreceğiz. Komşumuz Suriye'deki savaşı, bu ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasi birliği temelinde, Suriye halkının meşru beklentileri doğrultusunda çözmek için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz. Suriye'nin kendi halkı ve komşularıyla barışık, terör örgütleri, vekalet savaşları, ayrılıkçı gündem ve dış müdahaleden arındırılmış bir ülke haline getirilmesi için her türlü diplomatik ve diğer tedbiri alacağız. Güvenli bölgelerde devam eden çatışma sonrası istikrar sağlama sürecini desteklemeye, yeni göç hareketliliğinin oluşmasını engellemeye ve Türkiye'de geçici koruma statüsünde bulunan sığınmacıların geri dönüşünü kolaylaştıracak mekanizmaları daha etkin şekilde hayata geçirmeye devam edeceğiz. Suriye'de BM zemininde devam eden çok taraflı çözüm sürecini ve Astana Süreci kapsamında çatışmayı sonlandırmak için oluşturulan mekanizmada etkin rol oynamaya devam edeceğiz. Suriye'de akan kanın durdurulması için tüm taraflarla temaslarımızı yoğunlaştıracağız."
"KOMŞULARIMIZLA BARIŞÇIL DİPLOMASİYİ İLK ÇÖZÜM GÖRECEĞİZ"
Beyannamede, Irak'ı Ortadoğu'daki bölgesel istikrar açısından en önemli ülkelerden biri olarak görüldüğü belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:
"Bu kapsamda Irak'ın siyasi birliği ve toprak bütünlüğü temelinde, ülkedeki tüm kesimleri kucaklamaya devam edeceğiz. İki ülke arasında her türlü ulaşım bağlantısını arttırmak için gerekli altyapı çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Irak'ta terör örgütlerinin mevcudiyetinin ve eylemlerinin sonlandırılması ile Irak'ın adeta çimentosu olan Türkmen soydaşlarımızın adil temsiliyete kavuşturulmasına yönelik çabalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. İran ile başta ekonomik ilişkiler olmak üzere birçok alanda yürüttüğümüz işbirliğini devam ettireceğiz. Amacımız bölgesel istikrarın ve düzenin tesis edilerek çatışmasız bir Ortadoğu'nun inşa edilmesine maksimum katkı sunmaktır. Bu amaca ulaşmak için bütün komşularımızla barışçıl diplomasiyi ilk çözüm merci olarak göreceğiz."
"NATO İTTİFAKINA KATKILARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ"
Türkiye olmadan Avrupa'da güvenlik ve istikrarın sağlanmasının mümkün olmayacağının vurgulandığı beyannamede, şöyle devam edildi:
"NATO ittifakı bünyesindeki konumumuzu tahkim ederek, güvenliğin bölünmezliği ilkesinden hareketle ittifaka katkılarımızı sürdüreceğiz. ABD ile ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve eşit ortaklık temelinde geliştireceğiz. Kurduğumuz stratejik mekanizmayı güçlendirerek başta PYD/ YPG, FETÖ ve yaptırımlar konuları olmak üzere ülkemizin güvenlik önceliklerine uygun somut adımların atılmasını sağlayacağız. Rusya ile siyasi ve ekonomik ilişkilerimizi, enerji alanındaki işbirliğimizi devam ettireceğiz. Suriye ve Ukrayna meselesi başta olmak üzere bölgesel sorunların uluslararası hukuk ilkelerini gözeterek barışçıl bir şekilde çözümünü destekleyeceğiz. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da kalıcı barış, refah ve istikrarın temini için çalışmayı sürdürecek; halihazırda yürütülen normalleşme süreçlerine milli menfaatlerimiz temelinde katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Filistin meselesindeki pozisyonumuz iki devletli çözüm zemininde İsrail'in işgal ettiği topraklardan geri çekilmesidir. Tarihi bağlarımız ve vicdani hassasiyetlerimiz çerçevesinde Filistin davasını her vesileyle hatırlattığımız ilkeler temelinde desteklemeye devam edeceğiz. Libya'da devam eden siyasi diyalog sürecini aktif şekilde destekleyeceğiz."
Başkan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı İçin Doğru Adımlar" başlıklı seçim beyannamesinin "Güven ve İstikrarla Huzurlu Gelecek" bölümünde terörle mücadele, güvenlik, asayiş, uyuşturucuyla mücadele, trafik güvenliği, göç yönetimi ve diğer alanlarda AK Parti iktidarları döneminde bugüne kadar yapılanlara yer verildi.
Beyannamede, seçimlerin ardından yapılacak çalışmalar, hayata geçirilecek projeler ve yeni düzenlemeler anlatıldı.
Buna göre, vatandaşların geleceğe huzurla bakması, her türlü hak ve menfaatini tam güvende hissetmesi Türkiye Yüzyılı'nın en önemli esaslarından olacak.
"İstikrarlı iç güvenlik" anlayışıyla ulaşılan kurumsal entegrasyon ve hizmet kalitesi kalıcı hale getirilecek. "İstikrarlı iç güvenlik" stratejisinin temelinde "önleyicilik" olacak, suçun işlenmesinin önlenmesi hedeflenecek. Türkiye'nin, "suçun/zararın oluşmadığı bir ülke" haline getirilmesi amaçlanacak.
Teröre karşı mücadelenin yanına terörizme karşı mücadele de eklenecek, bu alanda önemli bir zihni dönüşüm gerçekleştirilecek.
Ayrıca terörün finansmanıyla mücadele derinleştirilecek. Terör örgütlerinin, sivil toplum ve belediyeler gibi özgürlük ve kaynak alanlarını istismar etmelerine izin verilmeyecek.
Terör örgütlerinin demokratik mekanizmaları istismarına karşı demokrasi ve hukukunun güçlendirilmesine devam edilecek. Geçmişte terörden yoğun şekilde etkilenen bölgelerde sivil toplum kuruluşlarının kapasite gelişimlerine özel destekler verilecek.
UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE
Uyuşturucuyla mücadele kapsamında ise dünyadaki arz ve pazar hareketliliği takip edilecek, sadece Orta Doğu değil, Afrika üzerinde oluşan pazarların Türkiye'ye olası etkileri de izlenerek, Latin Amerika'dan Çin'e kadar uzanan geniş bir alanda arzla mücadele politikası hayata geçirilecek.
Farkındalık çalışmaları artarak sürdürülecek. Terör örgütlerinin finansman kaynağı olarak kullanılan tüm uyuşturucu ağları ve şebekelerinin çökertilmesine devam edilecek, narkoterör mücadelesi kesintisiz şekilde sürecek.
Trafik güvenliği çerçevesinde "güvenli sistem yaklaşımı" ve "trafikte sıfır can kaybı" ilkesi esas alınarak 2050'ye kadar hiçbir vatandaşın hayatını kaybetmediği ve ciddi derecede yaralanmadığı bir ülke hedefinin gerçekleştirilmesi yolunda faaliyetlere kararlılıkla devam edilecek. Çocuk trafik eğitim parklarının sayısı ülke genelinde artırılacak.
Yeni suç türlerine karşı önleyici kapasite geliştirilecek, suç ve suçluyla mücadelede "geç kalmamak" temel yaklaşım olacak. Suç ve suçlunun takibinde kapasite artırılacak. "Suçun oluşmasını beklemeden, caydırıcılığı suç oluşmadan ortaya koymak, güvenliğin görünür olmasını sağlamak, asayiş sahasında suça meyilli insanların istismar edebileceği bir boşluk bırakmamak" da temel stratejiler arasında yer alacak.
DÜZENSİZ GÖÇLE MÜCADELE SÜRECEK
Göç yönetimi kapsamında ise "gönüllü-güvenli-onurlu geri dönüşlerin" sayısı artırılacak. Düzensiz göçle mücadele çalışmaları kesintisiz ve artarak devam edecek.
Özellikle büyük şehirlerde göç kaynaklı mekansal yoğunlaşmaya fırsat verilmeyecek. Zorunlu insani gerekçelere dayanan göçler hariç, mevzuata uygun olmayan, amaçsız, kitlesel veya bireysel hiçbir göç girişimine izin verilmeyecek.
Türkiye Yüzyılı'nda muhtarlık kurumu, kalkınmanın itici güçlerinden biri olacak. Muhtarlar tarafından getirilecek toplum yararına projelere yönelik destek programları oluşturulacak.
YENİ ANAYASA VURGUSU
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sürekli geliştirilecek. Bu sisteme dair reformları da içerecek şekilde yeni anayasa öncelikler arasında yer alacak.
Çoğulcu demokrasi anlayışına uygun olarak TBMM'de genel görüşme açılması ve meclis araştırma komisyonu kurulması kolaylaştırılacak.
Yürütme organı temsilcilerinin bütçe görüşmeleri dışında da ilgili meclis komisyonlarına giderek parlamentoyu düzenli aralıklarla bilgilendirmelerini ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunmalarını sağlayacak mekanizmalar güçlendirilecek.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde dezenformasyonla mücadele sürdürülecek. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile Anadolu Ajansı (AA), Basın İlan Kurumu ve TRT'nin ulusal ve uluslararası yayıncılık imkanlarının, Türkiye'deki gelişmeleri, dezenformasyonla mücadeleyi, bölgesel ve küresel atılımları yansıtacak şekilde güçlendirilmesine devam edilecek.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezinin (CİMER), Türkiye Yüzyılı'nda dijitalleşme başta olmak üzere gelişen ve değişen koşullar çerçevesinde etkinliği artırılacak.
