Başkan Erdoğan'dan sözde basına sert sözler: Kendinize ayar verin! Yoksa millet size ayar verir
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 7. Anadolu Medya Ödülleri Töreni’nde hitap etti. Konuşmasında sözde medyaya sert sözlerle yüklenen Başkan Erdoğan, "Okuduğumuz şiir sebebiyle hakkımızda verilen mahkeme kararını 'muhtar bile olamayacak' şeklinde adeta kutlayan gazeteler gördük. Burada bir muhtarları küçümsemek, iki yarının siyasetine kendine göre yön vermek. Ne oldu? Ufkunuz o kadar dar ve kısır ki, muhtar bile olamaz dediğiniz kişi cumhurbaşkanı oldu. Önce bu başlıkları atanlara bir şeyi hatırlatmak lazım; kendinize ayar verin ayar. Ayar vermezseniz millet size ayar verir." dedi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Anadolu Yayıncılar Derneğince (AYD) Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen "7. Anadolu Medya Ödülleri" Töreni'ne katıldı.
Buradaki konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başlayan Erdoğan, Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından düzenlenen Medya Ödüllerinin 7'ncisinde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirtti.
Ödülleri takdim edecekleri kurumları ve medya mensuplarını tebrik eden Erdoğan, toplam 320 mahalli ve bölgesel radyoyu, televizyonu, gazeteyi, dergiyi aynı çatı altında bir araya getiren Anadolu Yayıncılar Derneğinin başarı çıtasını her yıl bir adım daha yukarı taşıdığını söyledi.
Derneğin yerel medya gündemini millete ve milletin kadim değerlerine sabitleyerek yürüttüğü çalışmaları takdirle karşıladıklarını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin kültürel zenginliğini yansıtan Anadolu medyası ne kadar etkin ve yaygın olursa, demokrasimiz de o derece güçlü olacaktır. Anadolu medyasının sesi ne kadar gür çıkarsa, milletimizin talep ve beklentileri de o derece makes bulacaktır. Sizleri sıradan birer yerel medya kuruluşundan ziyade, on yıllardır sesine kulak verilmeyen milyonların medyadaki temsilcisi olarak görüyoruz. Her biriniz varlığınızla ülkemize, medya ikliminin çeşitlenmesine önemli katkılar sunuyorsunuz. Mahalli medyanın halkımızın doğru bilgilendirilmesinde oynadığı kritik role özellikle son yıllarda defalarca şahit olduk. Gezi olaylarından 17-25 Aralık girişimine, terör saldırılarından 15 Temmuz ihanetine kadar yaşadığımız her kritik dönemeçte Anadolu medyası milli irade ve demokrasiden yana çok net bir tavır aldı."
Türk demokrasisinin üzerinden vesayetin gölgesini kaldırmaya dönük her hamlelerinde, yerel medyanın desteğini bizzat görüp tecrübe ettiklerini belirten Erdoğan, "Lafa gelince 'özgür basından' dem vuranların, darbecilere alkış tuttuğu bir dönemde sizler cesaretle demokrasimize sahip çıktınız. Küresel sistemin çarpıklıklarının temsilcisi odaklarla bir olup siyasete ayar veren kalemşorlar karşısında, yerli ve milli basının nasıl olması gerektiğini yine sizler gösterdiniz." diye konuştu.

"HER ZAMAN GÜÇLÜ BİR İRADE SERGİLEDİK"
Örnek duruşlarından dolayı yerel medyaya teşekkür eden Erdoğan, "Biz de sizlerin etkinliğini daha da artırmak ve medyamızdaki farklı sesleri çoğaltmak için yerel kuruluşlarımıza destek verdik." dedi.
Bürokratik iş ve işlemlerin kolaylaştırılması başta olmak üzere pek çok alanda yerel medyanın yükünü hafiflettiklerini vurgulayan Erdoğan, şunları ifade etti:
"Sorunlarınızın çözümü noktasında her zaman güçlü bir irade sergiledik. Anadolu medyasına ve temsilcilerine kapımızı daima açık tuttuk. İnşallah bundan sonra da sizlere kulak vermeyi, sizlerle dayanışma içinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Özgür, tarafsız, halka karşı kendini sorumlu hisseden bir medyanın demokrasiler açısından taşıdığı önemi hepimiz biliyoruz. Bunun için literatürde medyayı tarif ederken sık sık 'dördüncü kuvvet' kavramına başvurulduğunu görüyoruz. 'Dördüncü kuvvet' ifadesi bizim medyamızın da sahiplendiği, bilhassa siyaset kurumu ile olan ilişkilerinde sıkça referans aldığı bir kavramdır. Kamu adına siyaset kurumunu izleyen, denetleyen, varsa hatalarını ortaya çıkaran bir medya elbette bu tanımı ziyadesiyle hak eder. Medyanın asli görevi de zaten vatandaş adına gözcülük yapmaktır. Millete ve memlekete hizmet gayesiyle hareket eden hiç kimse böyle bir medyanın varlığından rahatsız olmaz, olmamalıdır."
Türkiye'de "dördüncü kuvvet" ifadesinin genellikle yanlış yorumlandığına, millet ve milletin seçtikleri üzerinde bir tahakküm aracına dönüştürülmeye çalışıldığına dikkati çeken Erdoğan, medyanın önemli bir kısmının bilhassa darbe dönemlerinde halkın sesi olmak yerine, antidemokratik güç odaklarının dümen suyuna girmeyi tercih ettiğini hatırlattı.










