İşte İspanya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen uyuşturucu baronu Atilla Önder'in hikayesi! Son 1 yılda 15 kişi öldü

Kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan ve Türk polisi tarafından İspanya’da yakalanarak Türkiye’ye getirilen uyuşturucu baronu Atilla Önder, tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi. Sabah, "Suç işlemek Amacıyla Örgüt Kurma", "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma" ve "Resmî Belgede Sahtecilik" suçlarından hakkında tutuklama kararı bulunan Atilla Önder’in de aralarında bulunduğu Hollanda, Panama İstinye üçgeninde kurulan uyuşturucu ağının detaylarına ulaştı. Uyuşturucu mafyasının hesaplaşmasında İstanbul-Hollanda-Panama üçgeninde son bir yılda 12'si Türk olmak üzere toplam 15 kişi öldürüldü.
Hollanda'da 1993 yılında başlayan uyuşturucu savaşları; tarihin en büyük adli soruşturmaları arasında yer alan 'Pasaj' davasıyla uzun süredir devam ediyordu. "Kanlı Beyaz" için başlayan bu savaşta Türk ve Kürt organize suç grupları kokaine de el atmıştı.
İddiaya göre Ali Ekber Akgün'de Hollanda yeraltı dünyasının önde gelen isimlerinden Dino Soerel'in liderliğini yaptığı 'dino' çetesiyle birlikte hareket ediyordu.

SOKAK DÖVÜŞLERİNDEN UYUŞTURUCU BARONLUĞUNA
1960'ta Amsterdam'da doğan Dino Soerel, 1980'lerde bodyguardlık yaparken; sokak dövüşlerin de de boy göstermeye başladı.1989 yılında dövüş sırasında yaraladığı bir kişi dört gün sonra öldü. 4 yıl ceza alan Soerel, hapiste yeraltı dünyası ile tanıştı. Özgür olunca Amsterdam'ın uyuşturucu kralları Mink Cook ve Ian Femer ile çalışmaya başladı.

Cook, 1999'da tutuklandı, Femer ise 2000'de öldürüldü. Yeraltı dünyasının liderliği Soerel'e kaldı. Komiser lakaplı Dino Soerel, kısa sürede nam saldı. Hollanda'da "Uyuşturucunun kralı" lakabıyla anılan Soerel'in yolları kısa bir süre sonra Ali Ekber Akgün'le kesişti. Kısa sürede dost olan ikili uyuşturucu trafiğini iddiaya göre birlikte yönetmeye başladı. Dino Soerel'in sağ kolu Ali Ekber Akgün beş farklı cinayetin şüphelisiydi. Kabarık suç dosyasında Türkiyemspor'un başkanı Nedim İmaç'ın Şubat 2007'de Amsterdam'da pasaj ortasında üç kurşunla öldürülmesi de vardı. Pasaj davası, 5'i 1993 yılında, 2'si de 2005 ve 2006 yıllarında işlenmiş 7 cinayeti kapsıyordu. Akgün'ün o dönem birçok cinayette silah temin ettiği öne sürülen Sjaak Burger ile birlikte hareket ettiği ve Burger'in ayrıcılıkçı terör örgütleri IRA ve ETA ile de ilişkileri olduğu iddia ediliyordu. Akgün; pasaj cinayetleri davasında para akladığı için mahkûm oldu. Aralık 2012'de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı ve Türkiye'ye kaçtı.




