Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması finalinde son dakika açıklamaları
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması finalinde açıklamalarda bulundu. Başkan Erdoğan "Geçmişte bu aziz milletle Kur'an-ı Kerim'in irtibatını kesmek için her yol denenmiştir" ifadelerini kullanırken Ayasofya Camii'nin müzeden camiye dönüşümüne ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan "Ayasofya Camii'yi aslına rücu ettirerek milletimiz üzerinden oynanan oyunu tümüyle bozduk." dedi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kur'an-ı Kerim'i Güzel Okuma Yarışması finalinde açıklamalarda bulundu.
Ramazan ayının içinde barındırdığı gecelerin en güzeli olan mübarek Kadir Gecenizi tebrik ediyorum. Rabb'imden tuttuğumuz oruçlar, kıldığımız namazlar yaptığımız dualar, bu arada yine yaptığımız hayır ve hasenatlar hürmetine bizi affına, mağfiretine, rahmetine, bereketine, ihsanına nail eylemesini diliyorum. Resulü Ekrem efendimiz. Hutbesi'nde şöyle buyuruyor: 'Ey müminler, size 2 emanet bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız takdirde bir daha asla yolunuzu şaşırmazsınız.' Bunlar Allah'ın kitabı Kur'an ile Peygamber efendimizin aleyhissalatu vesselam sünnetidir. Kur'an-ı Kerim de kendisini hem okunan hem yazılan bir vahiy olarak tarif eder. Peygamber Efendimizin aleyhissalatu vesselam insanlara tebliğ ettiği her ayeti vahiy katiplerine yazdırmasının hikmeti Kuranı Kerim'in bu vasıflarında aranmalıdır.
Müslümanlar, asırlardır Kuranı Kerimi okumak, anlamak, kavramak, hayatlarına uygulamak için gayret gösteriyor, bu uğurda mücadele veriyor. Hiç şüphesiz Kur'an-ı Kerim'le bağımığız ne kadar güçlüyse Müslümanlık sıfatına o derece hak kazanırız. Aksi bir durum ise Allah korusun felaketimiz olur. Esasen İslam dünyası ve Müslümanların yaşadığı sıkıntıların sebeplerini de çaresini de Kur'an-ı Kerim'de bulmak mümkündür. Öyle ki Kur'an-ı Kerim'in sadece 'Emri bil maruf nehyi anil münker' emrini yerine getirmemiz dahi toplum olarak da insanlık olarak da hepimizi kurtuluşa ulaştırmaya yeterlidir. İyiliğin yüceltildiği, kötülüğün uzaklaştırıldığı bir dünya insanlığa hayır getirir, huzur getirir, refah getirir, umut getirir, güzellik getirir. Bunun yolu da Kuranı Kerim'e dört elle sarılmaktan onu okumaktan, anlamaktan hayatımıza tatbik etmekten geçiyor.

İFTAR ÖNCESİ BİR ZİYAFET BİR ÖDÜL OLMUŞTUR
Yüce Mevla Kur'an-ı Kerim'in tertil üzere yani sarih kıraatle her harfin, her hecenin, her kelimenin, her cümlenin hakkı verilerek okunması gerektiğini buyurmaktadır. Kur'an-ı Kerim'in pirüpak bir kalple temiz ağızla, edeple, hürmetle, adeta lafzı ve manası katre katre içilerek tilavet edilmesi gerekir. Şüphesiz en güzeli de Kuranı Kerim'in gönülleri okşayan ruhları tedavi eden, zihinleri harekete geçiren dinleyen etkileyen güzel bir sesle okunmasıdır. Bugün artık 6. ulaştığı için ramazanlarımızın geleneği haline geldiğini söyleyebileceğimiz Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma yarışmasının finali vesilesiyle bir aradayız. Asırlardır her ramazan camilerde veya evlerde bir araya gelerek Kuranı Kerim hatimleri yapan milletimiz için bu yarışma adeta iftar öncesi bir ziyafet, bir nefaset, bir ödül olmuştur. Öncelikle yarışmaya katılan tüm karilerimiz ile onları değerlendiren hocalarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Yaklaşık bir ay boyunca her akşam TRT ekranlarından milyonlarca vatandaşımızın hanesine ulaşan Kuranı Kerim ziyafetlerinin hazırlığında emeği geçen herkesi şahsım, milletim adına özellikle tebrik ediyorum.

MİLLETİMİZİN KALBİNDEN SİLMEK İSTEDİLER
Finale kalan kardeşlerimizin İstanbul'dan Muş'a, Kastamonu'dan Sivas'a, Gaziantep'ten Samsun'a kadar ülkemizin dört bir yanını temsil ediyor olmalarından ayrıca memnuniyet duydum. Finale kalan karilerimizi buraya kadar getiren serencama baktığımızda aslında Kuranı Kerim'in ne kadar hayatımızın içinde olduğunu görüyoruz. Bu tablo bile tek başına milletimizin Kuranı Kerim'e olan hürmetini sevgisini sahiplenişini göstermeye yeterlidir. Hatırlarsanız geçmişte bu aziz milletle Kur'an-ı Kerim'in irtibatını kesmek için her yol denenmiştir. Tek parti devrinden 28 Şubat'a kadar her dönemde milletimizle hesaplaşmak isteyenlerin ilk göz diktiği yerlerden biri Kur'an öğreten müesseseler olmuştur. Kur'an kurslarının kapatılmasından bu mushafların imhasına camilerin kapılarına kilit vurulmasından ezanın dilinin değiştirilmesine kadar ne yapıldıysa milletimizin kalbindeki iman ve onun timsali olan Kur'an muhabbeti silinemedi. Bu sancılı dönemin son emarelerinden olan Ayasofya-i Kebiri de aslına rücu ettirerek hamdolsun milletimiz üzerinde oynanan kirli oyunu tümüyle bozduk. Hatta bununla kalmadık. Caminin müzeye çevrilmesinin ardından yıktırılan avludaki Fatih yadigarını medreseyi de aslına uygun şekilde yeniden ihya ederek vakıf üniversitemizin hizmetine verdik. Rabbimden ülkemizi ve milletimizi her türlü tarih, kültür düşmanlığından, hoyratlığından muhafaza eylemesini diliyorum.

BU VANDALLIK CEHALETLERİNİN İŞARETİDİR
Bir süredir kimi Avrupa ülkelerinde İslam ve Müslüman düşmanlığı yaparak hatta Kuranı Kerim yakarak kendilerine siyasi rant sağlamaya çalışanlar olduğunu görüyoruz. Aslında bu husumet sahiplerinin sergiledikleri vandallık cehaletlerinin işaretidir. Kur'an-ı Kerim'i bırakınız nüzul diliyle, tercümesiyle dahi bir kez okuyan hiç kimsenin bu mübarek mushafa husumet besleyebilmesi mümkün değildir. Tabii her şey gibi Kuran'la tanışmak Kuranı Kerim'in nurlu iklimine dahil olabilmek onun çağlar ötesi mesajlarına nüfuz edebilmek de bir nasip meselesidir. Kuran'ı okuyacaksınız ki gözünüz nasiplensin. Kur'an'ı dinleyeceksiniz ki kulağınız nasiplensin, Kur'an'ı hıfzedeceksiniz ki kalbiniz nasiplensin. Kur'an'ı anlayacaksınız ki aklınız nasiplensin. Kur'an'ı yaşayacaksınız ki tüm gövdeniz ve benliğinizle nasip ummanına dalabilesiniz. Nasip olmayınca zahirdeki mensubiyetiniz ne olursa olsun Kur'an hazinesinden istifade edemiyorsunuz.

Elbette Kur'an-ı Kerim'e uzanan hiçbir kirli ele müsamaha göstermeyecek, onun mahremiyetinin üzerinde titreyeceğiz. Ama asıl olanın. Kur'an'ı okumak, anlamak yaşamak olduğunu asla unutmayacağız. Kur'an-ı Kerim'in güzel okunmasını, onun önce kalplere sonra zihinlere nüfuzunun ilk adımı olarak kabul ediyorum. Rivayete göre Hazreti Ömer, kız kardeşi ve eniştesinin veya peygamber efendimizin aleyhissalatu vesselam okuduğu Kuran'ı duyduktan sonra Müslüman olmaya karar vermiştir. Dünyanın pek çok yerinde bu şekilde İslam'la müşerref olmuş insanların hikayelerini duyuyoruz. Biliyoruz.
Hamdolsun artık ülkemizde Kur'an eğitimine her yerde ve her seviyede erişmek mümkündür. İmam hatip okullarımızda, diğer okullarımızda ki Kur'an derslerimiz camilerimizde açılan kuran kurslarımızla çocukluktan erişkinliğe kadar her yaş grubunda dileyen herkese Kuranı Kerim'i öğretecek altyapıya sahibiz. Ayrıca çok kısa süre önce kuruluşunu gerçekleştirdiğimiz Diyanet Akademimizle önemli bir eksikliği daha gidererek tüm bu süreci bir adım öteye taşıyor, çok daha nitelikli hale getiriyoruz.

KUR'AN MÜSLÜMANLIĞA GEÇİŞİ SAĞLAYACAK
Kur'an'ı öğrenme özlemini dindirdiğimize göre bundan sonra enerjimizi ve vaktimizi, onun anlaşılmasına, tefekkür edilmesine, yaşanmasına vermemiz gerektiğine inanıyorum. Nüfus cüzdanı Müslümanlığından Kur'an Müslümanlığına geçişi sağlayacak bir bilinç ikliminin inşasına ve inkişafına ihtiyacımız var. İtikattan amele kadar uzanan geniş bir yelpazedeki bu iklim inşasında en büyük görev alimlerimize hocalarımıza Kur'an beldelerine düşüyor. Mevlana Hazretleri'nin Kur'an'ın hikmeti müminin yiğitliği gibidir sözüne uygun şekilde gündüzlü bir arayışa girmeliyiz. Her biri İslam tarihinin birer yıldızı, birer Kandil'i gibi medeniyet semamızda asılı duran alimlerimizin seviyesine ulaşacak ve daha önemlisi onları aşacak değerler yetiştirmeden Müslümanların bu mihnet devrini geride bırakamayız. Asırlar boyunca İslam dünyasının önderliğini, temsilciliğini yapmış bir millet olarak bu konuda da lokomotiflik görevi bize düşmektedir. İnşallah hep birlikte göstereceğimiz gayretlerle kendimizin ve tüm insanlığın geleceğini Kur'an-ı Kerim'in nuruyla aydınlatacağız. Bu duygularla bir kez daha Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma yarışmasına katılan herkesi özellikle de dereceye giren karilerimizi tebrik ediyorum. Diyanet İşleri Başkanlığımıza ve TRT'mize bize bu güzel atmosferi yaşattıkları için teşekkürlerimi sunuyorum. Milletimizin ve tüm İslam dünyasının kadir gecesinin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyor, özellikle de jürimize bu süreç içerisindeki gayretleri sebebiyle yine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum. Şimdiden Rabbim bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğu gibi Ramazan Bayramı'na da niyazında bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.
