Başkan Erdoğan’dan Kabine Toplantısı sonrası önemli açıklamalar! Rusya ve Ukrayna için yeni adım
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası kritik açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin Rusya ve Ukrayna için yürüttüğü kararlı diplomasi için açıklama yapan Başkan Erdoğan, “Türkiye'nin önemi bir kez daha anlaşıldı” ifadelerine yer verdi. Ayrıca, Başkan Erdoğan, Rusya ve Ukrayna arasındaki krizin son bulması adına, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Rusya ve Ukrayna’ya gideceğini duyurdu. Öte yandan Başkan Erdoğan, yarın Polonya Cumhurbaşkanı Duda'nın Türkiye'ye geleceğini bildirdi. Muhalefete anayasa konusunda tepki gösteren Başkan Erdoğan, “Yurt dışında hazırlanmış raporu kendi metinleriymiş gibi sunuyorlar” sözleriyle yüklendi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısının ardından konuştu. Göreve yeni başlayan Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci'ye görevinde başarılar dileyen Başkan Erdoğan, "Tarım ve Orman Bakanımıza hoş geldiniz diyerek başlamak istiyorum. Akademik kariyerinin yanı sıra Mecliste milletvekilliği ve tarım komisyonu başkanlığı yapmış, aktif görevler üstlenmiş bir arkadaşımızdır. Bekir Pakdemirli kardeşimize bundan sonraki hayatında başarılar diliyoruz. Bekir kardeşimizin birikim ve becerilerinde farklı dönemlerde istifade etmeyi sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin sağladığı hızlı ve etkin karar alma mekanizmalarında yaptığımız değişiklerle kabinemizi dinamik tutacak adımları attık" dedi.
"BU SÜREÇLERİ ÜLKEMİZ İÇİN YENİ FIRSATLARA DÖNÜŞTÜRECEK ADIMLARI DA ATTIK"
Türkiye'nin tek parti iktidarları hariç yaşadığı en büyük sorunun siyasi istikrarsızlık olduğunu ifade eden Başkan Erdoğan, "Sistem büyük projeleri hayata geçirebilmesine imkan vermiyor. Bu tabloya vesayet gibi demokrasi dışı unsurlar ekleniyordu. Uzun ve yüksek bedelli deneyimler sonucunda varılmış bir karardır. Milletimizin desteği ile hayata geçirdiğimiz yeni yönetim sisteminin gücünü ve avantajlarını özellikle kriz dönemlerinde çok daha iyi görebiliyoruz. Ülkemiz güneyinde kuzeyinde yaşanan çatışmalardan batısında süren gerilimlerden zarar görmeden yoluna devam edebilmesini büyük ölçüde yeni yönetim sistemimizin sapladığı imkanlara borçludur. Küresel ekonomik sarsıntıların sağlık krizinin, güvenlik risklerinin daha nice yıkıcı tehdidin sadece üstesinden gelmekle kalmadık, bu süreçleri ülkemiz için yeni fırsatlara dönüştürecek adımları da attık. Cumhuriyet tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlesi olan 2023 hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. Bununla kalmıyor bölgemizde uzunca bir süredir vicdanları kanatan haksızlıklara karşı sergilediğimiz aktif ve dirayetli tutumla belirleyici küresel güç konumumuzu dost düşman herkese kabul ettiriyoruz" açıklamasında bulundu.

"SINIRLARIMIZ DIŞINDA BİLE GÜVENİN, HUZURUN, UMUDUN SEMBOLÜ HALİNE GELDİ"
Türkiye'nin gelinen noktada artık krizlerin, çatışmaların, gerilimlerin zirve yaptığı dönemlerde dahi insani ve siyasi ilişkileri kesintiye uğratmadan tüm taraflarla konuşabilmeyi, çalışabilmeyi, başarabilen ülkelerden birisi olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Eskiden Türkiye olarak kendi topraklarındaki vatandaşlarının can ve mal emniyetini sağlamakta zorlanıyorduk, bugün ülkemizin adı, bayrağı, gölgesi sınırlarımız dışında bile güvenin, huzurun, umudun sembolü haline geldi. Eskiden Türkiye olarak kendi vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamakta, işinin, aşının, ekmeğinin sürekliliğini sağlamakta sıkıntı çekiyorduk. Dünyada işler yolunda giderken içerideki yönetim beceriksizlikleri sebebiyle bir anda milyonlarca insanın işsiz kaldığı yüzbinlerce esnafın kepenk kapattığı, herkesin yarınından umut kestiği, unutmayın; kara günler yaşadık. Bugün ise, ülkemizi en sert küresel çalkantılardan en az kayıpla çıkardığımız gelişmiş devletlerin bile çaresiz kaldığı krizleri başarıyla yönettiğimiz, dünyanın yükselen değerlerini temsil ettiğimiz bir yerde duruyoruz. Üstelik bütün bunları bilhassa son 10 yıldır maruz kaldığımız vesayet oyunlara, sosyal kaos çıkarma denelerine, terör saldırılarına, darbe girişimcilerine, siyasi ve ekonomik tuzaklara rağmen başardık" dedi.
"Eğer bu muhataralı dönemde ülke güçlü bir hükümetle, güçlü bir yönetim sistemiyle idare edilmeseydi, yani eski dönemin kırılgan siyasi ikliminde aynı sıkıntılarla karşılaşsaydık, Allah göstermesin hangi felaketlere uğrayacağımızın takdirini milletimize bırakıyorum" diyen Başkan Erdoğan, "Dikkat ederseniz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne karşı çıkanlar, bunca zamandır ortaya kayda değer bir alternatif koyamadılar. Tek söyledikleri, her şeyi eskiye döndüreceklerdir. Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl yeni anayasa tartışması açmış ve muhalefetten kendi anayasa tekliflerini beklediğimizi söylemiştik. Aradan geçen bunca zamana rağmen ortaya tek bir anayasa metni teklifinin konamadığını üzüntüyle gördük. Yönetim sistemi değişikliğine dair alternatif diye bir metin var. O da zaten kendilerine ait değildir. Yurt dışında hazırlanmış bir raporu sanki kendi çalışmalarıymış gibi kamuoyu önüne çıkaranların ülkenin ve milletin hiçbir meselesi konusunda fikir çilesi çekmedikleri, çalışmadıkları açıkça ortadadır. Üstelik bu işten geriye akıllarda kalan, içinde zaten dişe dokunur herhangi bir unsur olmayan, dışardan ithal sistem teklifi değil masadaki yer koridordaki sıra kavgasıdır. Bizim zaten hayata geçirdiğimiz veya hazırlıklarını yıllar aylar önce açıkladığımız işleri kendi fikirleriymiş gibi söyleyerek içine düştükleri gülünç duruma değinmeye gerek bile duymuyorum. Yeni sistemimizin 2018'den 2023'e kadarki ilk dönem uygulaması daha sonra yapılacak iyileştirmelere veri sağlayacak ışık tutacak, rehberlik edecektir. Esasen dünyanın hiçbir yerinde anayasalarda yasalarda yönetim sistemleri de durağan değildir. Tam tersine değişen şartlara göre sürekli geliştirilen dinamik süreçlerdir. Bölgemizin ve ülkemizin içinden geçtiği şu tarihi dönemin sonuçlarını da göz önünde bulundurarak 2023 seçimleri sonrası milletimizle birlikte bu muhasebeyi yapacak, daha iyiye, daha güzele, daha mükemmele hep birlikte yol yürümeyi sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.
Başkan Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun en çok ses getiren bölümünün Rusya ve Ukrayna Dışişleri Bakanları'nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptıkları toplantı olduğunu kaydetti. "Uzunca bir sürenin ardından Rusya ve Ukrayna arasında yapılan üst düzey temas her ne kadar somut bir netice ile sonuçlanmamış olsa da diplomasi ve diyalog kanalları açması bakımından çok önemliydi" dedi. Erdoğan, Türkiye'nin barış diplomasisini sürdürebilmek için Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun önce Rusya'ya ardından da Ukrayna'ya gideceğini belirterek, "Dışişleri Bakanımızı bugün Rusya'ya gönderiyorum. Yarın Moskova'da temaslarda bulunacak. Perşembe günü de Ukrayna'ya geçecek. Kendisi her iki tarafla da yapacağı görüşmelerle ateşkesin ve barışın sağlanması yolundaki gayretlerimizi sürdürecektir" diye konuştu.
Başkan Erdoğan, diplomasi trafiğinin artarak süreceğinin de sinyallerini verdi. Yaptığı görüşmeleri, "Biz de açılış konuşmasını yaptığımız forum kapsamında iki gün boyunca Antalya'da çok önemli temaslarda bulunduk. Diğer yandan Çarşamba günü İsrail Cumhurbaşkanı Herzog'u resmi ziyaret, Perşembe günü Azerbaycan Cumhurbaşkanı kardeşim Aliyev'i çalışma ziyareti vesilesiyle Ankara'da ağırladık. Aynı günün akşamı, Biden ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Pazar günü İstanbul'da Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile ülkelerimiz arasındaki sorunların çözümüne katkı sağlayacağına inandığım verimli bir çalışma yemeği gerçekleştirdik. Dün de Almanya Şansölyesi Scholz, resmi ziyaret için Ankara'daydı" şeklinde anlattı.






