Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan Kabine Toplantısı sonrasında canlı yayında son dakika açıklamaları: Park ve bahçelerde yatanların öğrencilikle alakası yok
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Kabine Toplantısı sonrasında canlı yayında son dakika açıklamalarında bulundu. Başkan Erdoğan öğrenci yurduna ilişkin siyasetteki tartışmalara yönelik "Park ve bahçelerde yatanların öğrencililikle alakaları yok bu olay Gezi Parkı olaylarının farklı bir versiyonu" yorumunda bulundu. Öğrencilere yönelik yeni staj programını da açıklayan Başkan Erdoğan, Prof.Dr. Aziz Sancar'ın buradaki öğrencileri seçeceğini de vurguladı. Yüz yüze eğitime ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, 722 milyon lira ek ödeneğin ilgili yerlere gönderildiğinin de altını çizdi. Paris İklim Anlaşmasına katılım için Kasım ayını işaret eden Başkan Erdoğan, ihracat ve istihdam konusunda da yeni rakamları paylaştı. İşte detaylar...
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslenen Erdoğan, geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurul Toplantısı'na iştirak etmek üzere New York'a gittiğini, bu vesileyle katıldıkları toplantılarda ve yaptıkları görüşmelerde ülkenin temel yaklaşımlarını tüm dünya ile paylaşma imkanı bulduklarını belirtti.
Küresel sistemin, artık çözüm üretemeyen, adaletsiz, hakkaniyetsiz yapısının, özellikle bir süredir Kovid-19 salgını ve iklim değişikliğinin yol açtığı sonuçlarla yüzleşen dünyada çok daha iyi görülmeye başlandığını ifade eden Erdoğan, uzunca bir süredir "Dünya beşten büyüktür" itirazıyla dile getirdikleri küresel yönetim sistemindeki değişiklik talebini "Daha adil bir dünya mümkün" diyerek bir adım öteye taşıdıklarını söyledi.
Erdoğan, geçmişlerindeki sömürgecilik ve soykırım ayıplarının hesabını veremeyenlerin son asırda başlattıkları iki büyük dünya savaşının yol açtığı ağır kayıpları ve terör örgütleri karşısında verdikleri kötü imtihanın samimi muhasebesini yapmaktan da kaçtıklarını ifade etti.

BM DAHA ADİL VE KAPSAYICI OLMALI
Dünyanın adalet çağrısına cevap verme niyeti olmayanların, sağlık ve iklim krizleri konusunda farklı yaklaşımlar sergilemelerini beklemenin zor olduğuna dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu krizler diğerlerinden farklı olarak inanç ve renk gibi ayrımların yanı sıra zengin fakir, güçlü güçsüz kriteri gözetmeden herkesi etkiliyor. Nitekim salgından gelişmiş ülkeler çok daha fazla zarar görmüştür. İklim değişikliğinin sebep olduğu afetler de aynı şekilde gelişmiş ülkelerde çok daha ağır kayıplara yol açıyor. Türkiye olarak bu fotoğraf içinde kendimizle birlikte tüm insanlığın ortak hissiyatını ifade eden bir duruş sergiliyoruz. Bölgemize ve dünyaya dair yaptığımız tespitlerin isabeti, önemi, vizyonu yaşanan her hadiseyle çok daha iyi anlaşılıyor.
Dün bizim küresel sistemdeki çarpıklıklara ilişkin itirazlarımıza kayıtsız kalanlar, bugün aynı yaklaşımları kendileri de dillendirmeye başladı. Terör ve göç meselesi başta olmak üzere ülkemizin doğrudan yüzleştiği sorunlarla ilgili tespit ve tekliflerimizi de çok yakında benzer şekilde makes bulacağına inanıyoruz. BM'yi yapısal eksiklerine ve tüm zaaflarına rağmen hala insanların ortak sorunlarını çözecek en önemli platform olarak görüyoruz. Bunun içinde BM'yi, Güvenlik Konseyi başta olmak üzere tüm organlarıyla daha adil, daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmanın mücadelesini vermeyi sürdüreceğiz."

Erdoğan, Suriye'den Afganistan'a, Libya'dan Karabağ'a, Filistin'den Kıbrıs'a, Afrika'nın pek çok yerinden Balkanlar'a kadar dünyanın kanayan yarası mahiyetindeki kriz alanlarında sergiledikleri ilkeli duruşu, bu sürece verdikleri katkılar olarak değerlendirdiklerini aktardı.
Kendilerini insan haklarında, hukukta, ekonomide, diplomaside gelişmiş ülkeler olarak görenlerin sadece seyrettikleri, hatta adeta üzerine benzin döktükleri sorun alanlarında sorumluluk üstlenmekten kaçınmadıklarını, kaçınmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Güvenliği ve refahı kendi vatandaşlarımızla birlikte en yakınımızdan başlayarak tüm kardeşlerimiz, dostlarımız, tüm dünya için istemek bize medeniyetimizin ve tarihimizin emridir. İşte bu anlayışla BM'nin hızla gerçekleştirilecek yapısal dönüşümü ile geleceğin dünyasında tüm insanlığın ortak çatısı haline gelmesi için gayret gösteriyoruz. Bu yaklaşımımızı içeride ve dışarıda her platformda tekrar tekrar anlatmayı sürdüreceğiz. İnşallah hepimiz için çok geç olmadan, dünyamız dönülmez bir yola girip, onulmaz yaralar almadan bu sürecin tamamlanmasını diliyoruz." diye konuştu.
Erdoğan New York ziyareti vesilesiyle yeni Türkevi Binası'nın açılışını da gerçekleştirdiklerini anımsattı.
Yeni Türkevi'nin, eski Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil'in 1977'de ülkeye kazandırdığı, BM binasının tam karşısındaki alana inşa edildiğini hatırlatan Erdoğan, temelini 4 yıl önce attıkları, 36 kat yüksekliğe, 171 metre uzunluğa ve 20 bin metrekare kapalı alana sahip Türkevi'nin, Osmanlı ve Selçuklu mimarisinden esintiler taşıyan lale görkemli yapısıyla şimdiden şehrin sembollerinden biri haline geldiğini aktardı.
Erdoğan, hem Türk vatandaşlarına hem de tüm dost ve kardeşlere en güzel hizmetleri verecekleri bu muhteşem eserin ülkeye tekrar hayırlı olmasını temenni etti.











