Son dakika: MHP lideri Bahçeli'den flaş açıklama: Tahammül edemeyenler izan ve insaflarını kaybetmiştir
Son dakika haberi... Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen Yargıtay Yeni Hizmet Binası ve 2021-2022 Adli Yıl Açılış Töreni'nde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş dua ederek, "Bu eserin açılışını besmeleyle gerçekleştiriyoruz. Hayırlı ve mübarek eyle Allah'ım, bereketli eyle Allah'ım" ifadelerini kullanmıştı. Duaya katılan Yargıtay Başkanı Mehmet Akarca'nın cübbesi üzerinden CHP destekçisi medya, İslam'ı hedef aldı. MHP lideri Bahçeli de Erbaş'ın duasından rahatsız olanlara, "tahammül edemeyenler izan ve insaflarını kaybetmiştir." ifadesini kullandı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli "Diyanet İşleri Başkanı'nın Yeni Yargıtay Binasının Açılışı Esnasında Yaptığı Duadan Rahatsız Olanlar" hakkında yazılı basın açıklaması yaptı.
Açıklamasında "Türkiye Müslüman bir ülkedir. Bu manevi hakikat değişmeyecektir. Türk milleti Müslüman bir millettir. Bu yalın gerçek ihlal, ihmal ve inkar edilemeyecektir" sözlerine yer veren MHP Lideri Bahçeli "Müslüman mahallesinde misyonerlik yapmaya, koynunda haç taşıyıp dualarımıza kulp takmaya hiç kimse heves etmemelidir." dedi.

MHP Lideri Bahçeli'nin açıklaması şu şekilde:
26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz, Başkomutanlık Meydan Savaşı'nın destansı zaferiyle gücüne güç katmış, 14 gün içinde İzmir'in düşman işgalinden temizlenmesiyle hedefine ulaşmıştır.
99 yıl önce bugün, Yüzbaşı Şerafettin'in yüzünden sızan tertemiz kana bulanan al bayrağı İzmir Hükümet Konağına çekmesiyle Milli Mücadele'nin silahlı etabı tamamlanmıştır.
3 yıl 4 ay 24 gün süren en kesif işkence, en şedit istila, en alçak ihanet muazzam bir fedakarlık ruhuyla göğüslenmiş, muhteşem bir kahramanlık şuuruyla gömülmüştür.
İzmir'de namludan çıkan ilk kurşun, Samsun'dan atılan ilk adım, Amasya'dan yayımlanan ilk tamim, düşmanın denize süpürülmesiyle taçlanmış ve Milli Mücadele'yi muzaffer bir sonuca taşımıştır.
Türk milleti istiklali üzerinde kumar oynayan müstevli çevrelere boyun eğmemiş, mütehakkim zorbaların boyunduruğu altına girmemiştir.
9 Eylül 1922'de yalnızca İzmir'in dağlarında çiçekler açmamış, vatanın tamamı feraha ve selamete kavuşarak Türkiye Cumhuriyeti milli ufukta bir bayrak gibi görünmüştür.

Yürürlükteki Anayasa'nın ikinci maddesinde de ifade ve ihata edildiği üzere; "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir."
Devletimiz, Kurtuluş Savaşı'nın paha biçilemez mükafatı, hürmet ve rahmetle yad ettiğimiz kutlu ceddimizin ve aziz şehitlerimizin ebediyen muhafaza edilecek emanetidir.
Kavlimiz ve kararlılığımız odur ki, bu emanete leke sürülmeyecektir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş ilke ve esaslarını tartışmaya açmak, buna heves edenlere göz yummak, en az düşman işgali kadar vahim bir tehlike olarak karşımızdadır. Bir fazilet olan Cumhuriyet maşeri vicdanda kök salmış, cumhurla Cumhuriyet'in kenetlenip kucaklaşması bütün ana hatlarıyla vücuda gelmiş, nitekim Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle derinlik kazanmıştır. Hiç kimse bu hususu aklından ve hatırından çıkarmamalıdır.





