İstanbul'da teslim olan ByLock'un lisans sahibi David Keynes itirafçı oldu: Tamamen FETÖ için hazırlanmış bir program
Türkiye'ye gelip teslim olduktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderilen Keynes, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini söyleyerek çeşitli beyanlarda bulundu. Terör örgütüyle bir dönem anlaşmazlık yaşayan sanığın o dönem FETÖ aleyhine köşe yazıları yazan Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Hikmet Çetinkaya ile görüşerek örgütle ilgili bilgiler verdiği ve Çetinkaya'nın bunun üzerine 6 Ekim 1997 yılında köşe yazısında konuyu yazdığı kaydedildi. Keynes'in ifadesinde "Ben 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra ByLock programının tamamen FETÖ için hazırlanmış bir program olduğu kanaatine vardım. Zira gerek programın spesifik yapısı, gerek programın kullanılışının pratik olmaması ve kullanıcı ekleme şekli, gerekse Atalay Candelen'in örgütle bağlantıları bunu göstermektedir. Bana göre Atalay'ın bu programı yazma ihtimali yüksektir" ifadelerini kullandı.
ABD vatandaşı olduktan sonra Alpaslan Demir olan ismini değiştiren ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) gizli haberleşme programı ByLock'un lisans sahibi olduğunu kabul eden David Keynes, ifadesinde, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra ByLock'un tamamen FETÖ için hazırlanmış bir program olduğu kanaatine vardığını ifade etti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, FETÖ'nün yapısı ve örgüt mensuplarının gizli haberleşme için kullandığı ByLock programının özelliklerine değinildi.
Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hakkında "FETÖ'ye üye olmak" suçundan soruşturma yürütülen eski astsubay Cihan Arukan'ın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak verdiği ifadede şüpheli Keynes ile ilgili, "Lise mezuniyetinden sonra Ankara Polatlı'da bulunan Maltepe Dershanesi yurdunda kaldığı dönemde 1 yıl boyunca kendisiyle, belletmen olarak görev yapan ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi olarak bildiği Alparslan Demir'in ilgilendiği" beyanında bulunduğu aktarılan iddianamede, bu bilgiler üzerine soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
Şüpheli Alpaslan Demir'in Türk vatandaşıyken aynı zamanda Amerikan vatandaşlığına geçtiği, ismini David Keynes olarak değiştirdiği ve çift isimli çifte vatandaş olduğunun tespit edildiği anlatılan iddianamede, bu kişinin avukatı aracılığıyla başsavcılığa, "Türkiye'ye gelerek teslim olmak, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanarak bildiklerini anlatmak istediğine" yönelik dilekçe sunduğu, 9 Haziran'da ABD'den Türkiye'ye geldiği ve İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 17 Aralık 2020 tarihli yakalama kararına istinaden İstanbul Havalimanı'nda aynı gün saat 10.20 sıralarında gözaltına alındığı belirtildi.

"ÖRGÜTLE İLGİLİ BİLGİLERİ HİKMET ÇETİNKAYA'YA ANLATINCA KARANTİNAYA ALINDI"
Keynes ile ilgili ihbar, beyan, ifade ve teşhis tutanaklarına yer verilen iddianamede, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının bir soruşturma dosyasında 18 Temmuz 2017'de beyanı alınan ve yaklaşık 26 yıl FETÖ yapısı içerisinde aktif olarak bulunduğunu belirten gizli tanık "Karadeniz"in ifadelerine de yer verildi.
İddianamede, gizli tanık Karadeniz, Keynes'in Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde okurken evlerde askeri okullara öğrenci yetiştirmekle görevli olduğunu anlatarak, 1996 yılına kadar Kara Harp Okulu'nda mahrem imamlık yapan sanığın okulunu bitiremeden psikolojik tedavi görmeye başladığı, çektiği sıkıntıların örgütün sözde abilerinden kaynaklandığını söylediğini aktardı.
Gizli Tanık Karadeniz, Keynes'in o dönem örgütü, örgüt içindeki sözde abileri ve askeriyede bildiği isimleri Cumhuriyet gazetesine gidip vermekle tehdit ettiğini anlatarak, sanığın örgüt aleyhine yazdığı yazılarla bilinen gazete yazarı Hikmet Çetinkaya ile görüştüğü, bildiklerinin bir kısmını aktardığı, Çetinkaya'nın köşesinde bunları yazması üzerine Keynes'in örgüt tarafından "karantinaya alındığı" vurgulandı.
Ahmet Hamdi Parlak ve ismini bilmediği birkaç kişinin Ankara Kurtuluş'taki bir evde Keynes'i sakladığını belirten gizli tanık, 28 Şubat postmodern darbe öncesi olduğu için örgütün tedirgin olduğu ve Keynes'in geniş maddi imkanlar sağlanması sonucunda örgütün normal bir "şakirdi" haline getirildiği kaydedildi.
"GÜLEN'LE GÖRÜŞTÜRDÜLER, SAKINCALI GÖRDÜKLERİ İÇİN AMERİKA'YA KAÇIRDILAR"
Gizli tanık Karadeniz, Keynes'in bunun üzerine 2000'li yıllarda Amerika'ya gönderildiği, burada David Keynes ismini aldığı, ByLock adıyla bilinen programın patent sahibi olduğunu medyadan öğrendiğini söyledi.
Ankara'daki başka bir soruşturmada müşteki olarak beyanı alınan Mehmet Candan da 15 askeri öğrenciye ilişkin vazife verilen Keynes'in Hikmet Çetinkaya'ya verdiği bilgilerin örgüt içinde travma yaşattığını anlatarak, bir intihar girişiminde de bulunan Keynes'in Murat Ceylan ile birlikte bu mesele için Altunizade'deki FEM Dershanesi'nin 5. katında terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen ile görüştürüldüğünü kaydetti.
Müşteki Candan, Gülen'in Keynes'e araba tahsis edilmesi ve burs verilmesi gibi çözümler üreteceğini söylediği, ancak örgütten başkaları karalama yaptığı için Keynes'e yardım edilmediğini ifade ederek Keynes'in tehditlerine devam etmesi üzerine sakıncalı olduğu düşünülerek Amerika'ya götürüldüğünü tahmin ettiğini vurguladı.
GAZETECİ İSMAİL SAYMAZ'IN KEYNES İLE RÖPORTAJI VE BUNUNLA İLGİLİ BEYANI
Çalıştığı gazete adına Ekim 2016'da Keynes ile röportaj yapan gazeteci İsmail Saymaz'ın da soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 26 Ekim 2016'da "bilgi sahibi" olarak beyanda bulunduğu, belirtilen iddianamede Saymaz'ın, Keynes'in gazeteyi araması ve ByLock'un sahibi olduğunu söylemesi üzerine konuyla ilgilendiği, sahibi olduğuna ikna olduktan sonra onunla görüşmek için New York'a gittiği kaydedildi.

Keynes'in burada kendisine "terör örgütü ile bağlantılı 'Tilki' lakaplı bir kişinin Apple Store'da kendi kredi kartını kullanarak ByLock isimli programı kaydettirdiğini söylediği, programın kredi kartını kullandığı için kendi adına tescil edildiği, 600 bin kişi tarafından indirildiği, programı indirenlerin yüzde 90'ının cemaatle bağlantılı olduğunu söylediğini" aktardığı dile getirildi.
İsmail Saymaz'ın, sanık David Keynes'in ifadesiyle bu platformu örgütün haberleşme amacıyla kullandığını birinci ağızdan tespit ettiklerini söylediği, bu haberi yaparak Türkiye'de karanlıkta kalan bir noktayı aydınlattığı inancıyla hareket ettiklerini anlattığı belirtildi.
KEYNES, İFADE İÇİN DÖNEMİN BAŞSAVCI VEKİLİNİ ARADI
Sanıkla ilgili HTS analiz raporu, Bank Asya hesabı ve ByLock kullanımı bilgileri ile Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) ByLock ile ilgili teknik raporuna da yer verilen iddianamede, raporda, "yapılan inceleme sonucunda ByLock sertifikasının David Keynes adıyla oluşturulduğunun tespit edildiği" bilgisinin verildiğine dikkat çekildi.






