Son dakika: Başkan Erdoğan'dan CHP'ye "militan" tepkisi: Bunun adı siyaset değil beşinci kol faaliyetidir
Son dakika haberine göre Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 7. Olağan Erzurum, Ağrı ve Erzincan İl Kongrelerinden önemli açıklamalarda bulundu. CHP'nin militan söylemlerine sert tepki gösteren Başkan Erdoğan, "CHP Genel Başkanı'nın yaptığı gibi toplumumuzun farklı kesimlerini tehdit etmeye başladılar. Terör örgütünün şehir eşkıyalarına 'arkadaş' diyenler bugün devletin valisine, kaymakamına, askerine ahlaksızca 'militan' iftirası atıyor. Bunun adı siyaset değil siyasetsizliktir. Bunun adı tam olarak beşinci kol faaliyetidir." dedi. Erdoğan, "CHP siyasi parti kimliğini giderek kaybetmektedir. 2023 seçimleri CHP'nin rövanşist siyasetinin tasviye edildiği bir dönem olacaktır." ifadelerini kullandı.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti 7. Olağan Erzincan ve Erzurum il kongrelerine canlı bağlantıyla katıldı.
AK Parti olarak bugünlere aziz milletin duası yanında, ailesinden, işinden, mesaisinden fedakarlık yapan dava erlerinin çabalarıyla geldiklerini dile getiren Erdoğan, 18 yıllık iktidarları döneminde medya kuruluşlarından terör örgütlerine, vesayet güçlerinden devlet içine çöreklenmiş çetelere kadar farklı odakların tehditlerine maruz kaldıklarını belirtti.
Tüm saldırılar karşısında "iman varsa, imkan da vardır" diyerek, her türlü zorluğa, yokluğa, imkansızlığa rağmen yollarından geri dönmediklerini ifade eden Erdoğan, "Kimseyi dışlamadan, kimseyi ötekileştirmeden imkanlarımızı seferber ederek, insanlarımızı kökenine, meşrebine, mezhebine göre ayırmadan herkesi kucaklamaya çalıştık." diye konuştu.

Erdoğan, 81 vilayetin hepsine, ilçelerinden en ücra köylerine kadar, 83 milyonun her birine mesajlarını ulaştırmaya gayret ettiklerini belirterek, bölen değil birleştiren, kutuplaştıran değil kucaklaştıran, kardeşi kardeşe düşürmek isteyenlere inat vatandaşların tamamını Türkiye ortak paydasında buluşturan bir kadro olduklarını söyledi.
"İnanıyorsanız, üstünsünüz" ilahi müjdesini kendilerine rehber edinerek gece-gündüz demeden çalıştıklarını, ter döktüklerini, mücadele ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Milletimiz, AK Parti ile beraber ilk kez 24 saat kapısını kendine açık tutan, derdiyle dertlenen, sevincine ortak olan, sıkıntılarına çözüm üreten, halka hizmeti Hakk'a hizmet olarak gören farklı bir zihniyete kavuştu." şeklinde konuştu.

AYNAYA BAKMAK YERİNE BAŞKA YERLERE BAKTILAR
İnsanların, belediyelerden iktidara kadar devletin her kademesinde, her türlü meselesi ile ilgilenen dinamik, vizyoner, gayretli bir kadroyla tanıştığını aktaran Erdoğan, millete tepeden bakan, milleti hor, hakir gören, "gerici, yobaz, takunyalı" diyerek sürekli aşağılayan jakobenizmin yerini, "insanı yaşat ki devlet yaşasın" şiarıyla hareket eden yepyeni bir tasavvura bıraktığının altını çizdi.
Gece-gündüz demeden çalıştıklarını, milletin de destek verip, daha kararlı bir şekilde AK Parti'ye sahip çıktığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Biz, samimiyetle koşturdukça, Rabb'im de zorlukları aşmamızı kolaylaştırdı. Yeri geldi sokaklarımızı karıştırmak isteyenlere meydan okuduk, yeri geldi bölücü terör örgütünü açtıkları çukurlara gömdük, yeri geldi 15 Temmuz gecesi darbecilerle göğüs göğüse mücadele ettik ama milletimizin emanetine el uzatılmasına ve demokrasimize leke sürülmesine asla müsaade etmedik. Son 18 yılda girdiğimiz 15 seçimin tamamından hamdolsun alnımızın akıyla çıktık. Mevlana Hazretleri 'Eğer bir insanda ayıp görürsen, o ayıp sendedir. Halbuki sen onda görürsün, alem ayna gibidir, kendi nakşını onda görürsün' diyor. AK Parti'nin bu eşsiz başarısının sırrını öğrenmek istemeyenler aynaya bakıp kusuru kendilerinde aramak yerine hep başka yerlere baktılar. Milleti anlamak, millete ulaşmak, milletle gönül bağı kurmak yerine affedersiniz 'Stockholm Sendromu' diyerek milleti aşağıladılar. Anadolu insanına 'makarnacı, kömürcü, mürteci, yobaz, takunyalı, göbeğini kaşıyan adam' dediler. 'Benim oyumla dağdaki çobanın oyu bir mi olacak?' serzenişiyle içlerinde biriktirdikleri kini ortaya saçtılar. Bunlar da işe yaramayınca her hafta CHP Genel Başkanı'nın yaptığı gibi muhtarından emeklisine, öğretmeninden askerine, müteahhidinden memuruna, toplumumuzun farklı kesimlerini tehdit etmeye başladılar."





