Son dakika: Başkan Erdoğan'dan AK Parti Grup Toplantısında önemli açıklamalar
Son dakika haberine göre TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulunan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi salgının seyrinin önüne geçemezsek daha sonra çok daha can acıtıcı tedbirler uygulamak zorunda kalırız. Yerli aşı Nisan ayında uygulanabilir hale gelecek. Yerli aşıyı insanlığın hizmetine sunma düşüncesindeyiz." dedi. Türk gemisine yapılan skandal müdahaleye değinen Başkan Erdoğan, "Bunun uluslararası hukukta yeri yok" diyerek sert çıktı. Erdoğan, hukuk ve ekonomide reform paketi hazırlıklıkları için de "En kısa sürede Meclis'e getireceğiz. Paketler halinde sunacağız." ifadelerini kullandı. Başkan Erdoğan, "Sayın Bahçeli’nin de ifade ettiği gibi, bu ittifak asla gizli veya açık pazarlıklar üzerine kurulu değildir." diye konuştu. Bülent Arınç'a da sert çıktı: Hadi yeminli Türk düşmanlarını anladık. Hadi CHP gibi tetikçileri de anladık. Peki yıllarca bu mücadeleyi verdiğimiz kimselerin aynı trene binmesine ne demeli. Teröristin kitabının tavsiye etmesi beni rencide etti.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısında partililere hitap etti. Başkan Erdoğan, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadeleye ilişkin, "Kendi aşımızla ilgili de önemli bir yere geldik. En geç nisanda kendi geliştirdiğimiz aşıyı da uygulama seviyesine getirmiş olmayı planlıyoruz." dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, son grup toplantısından bu yana gerek hükümet çalışmalarında gerekse parti faaliyetlerinde yoğun gündemleri olduğunu söyledi.
Bugüne kadar 19'unu tamamladıkları il kongrelerine, salgın tedbirlerine destek için bu haftadan itibaren bir süre ara vereceklerini bildiren Erdoğan, "Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizde de yükselişe geçen koronavirüs salgınının seyrini bir an önce aşağıya çekmemiz gerekiyor." dedi.
ŞİMDİ SALGININ ÖNÜNE GEÇEMEZSEK...
Bu kapsamda alınan tedbirlerin yol açtığı sıkıntıların elbette farkında olduklarını dile getiren Erdoğan, "Şimdi salgının seyrinin önüne geçemezsek daha sonra çok daha can acıtıcı tedbirler uygulamak zorunda kalabiliriz. Bunun için milletimden sabır ve destek bekliyorum. 'TAMAM' diye ifade ettiğimiz temizlik, maske, mesafe kurallarına ne kadar sıkı riayet edersek diğer tedbirlere o derece az ihtiyaç duyarız." diye konuştu.
Erdoğan, aşı geliştirme çalışmalarında artık uygulama aşamasına gelen projeler olduğuna değinerek, Çin, Rusya, Amerika ve Avrupa'da geliştirilen tüm aşıları yakından takip ettiklerini ifade etti.

YERLİ AŞI İÇİN TARİH VERDİ: EN GEÇ NİSAN AYINDA...
Bunların bir kısmına şimdiden ön siparişleri de verdiklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"İnşallah önümüzdeki ayın sonuna doğru aşıda ilk uygulamaları yapabilmeyi ümit ediyoruz. Daha önemlisi, kendi aşımızla ilgili de önemli bir yere geldik. En geç nisan ayında kendi geliştirdiğimiz aşıyı da uygulama seviyesine getirmiş olmayı planlıyoruz. Söz aldığımız tüm uluslararası platformlarda, aşı çalışmalarının siyasi veya ticari hırslara kurban edilmemesi, tüm insanlığın ortak malı olması çağrısında bulunuyoruz.
Kendi geliştirdiğimiz aşıyı da en uygun şartlarda inşallah tüm insanlığın hizmetine sunmak düşüncesindeyiz. Dünyanın tamamı salgın tehdidinden kurtulmadan tek tek ülkelerin kendilerini güvene almalarının manası olmadığına inanıyoruz. Bunun için Birleşmiş Milletler başta olmak üzere insanlığın ortak sorunlarının çözümü ve hakkı, hakkaniyeti, adaleti sağlama hususunda etkisiz kalan kurumların reform ihtiyacını tekrar tekrar vurguluyoruz."
İNSANA HİZMET ETMEYEN BİR SİSTEMİN BAŞARI ŞANSI YOKTUR
G-20 Riyad Liderler Zirvesi'ni insanlık olarak koronavirüs salgınıyla mücadele edilen bir dönemde ve canlı bağlantıyla gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, Türkiye olarak meseleye ilk günden itibaren "Dost kara günde belli olur." anlayışıyla yaklaştıklarını söyledi.
"Biz yönetim sistemini 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' prensibi üzerine bina eden bir milletiz." diyen Erdoğan, "İnancımıza göre de insan eşrefi mahlukattır yani yaratılmışların en şereflisi, en hürmete layık olanıdır. İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen, adaleti ve güvenliği sağlamayan bir sistemin başarı şansı yoktur. Hırs, tahakküm, adaletsizlik ve rant üzerine kurulu mevcut küresel ekonomik mimarinin ne insanı ne de tabiatı koruması mümkündür." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, dünya genelinde 1,5 milyona doğru giden can kaybını, yalnızca Kovid-19 virüsünün ölümcül etkisine bağlamanın sığ bir yaklaşım olacağına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu vahim tablonun oluşmasında küresel sistemin artık çözüm yerine sorun üreten, sorunları derinleştiren çarpık yapısının da payı vardır. Salgın hem mevcut düzenin bu çarpıklıklarını gözler önüne sermiş hem de tüm insanların aynı gemide olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Birlemiş Milletler kürsüsünden defalarca yaptığımız 'Dünya beşten büyüktür.' çağrımızın ne kadar isabetli olduğu daha iyi anlaşılmıştır. Aynı şekilde Suriye'den Libya'ya, Doğu Akdeniz'den Dağlık Karabağ'a, Irak'tan Filistin'e kadar farklı cephelerde yürüttüğümüz hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin önemi ortaya çıkmıştır."

ASLA YAYILMACI BİR ANLAYIŞLA HAREKET ETMİYORUZ
Türkiye'nin hak ve adalet eksenli attığı adımlar dolayısıyla eleştiriye hatta itibar suikastlerine maruz kalmasını, "haksızlık" olarak değerlendiren Erdoğan, şunları kaydetti:
"Ülkemizi ve şahsımızı hedef alan bu çirkin kampanyaların, kimler tarafından niçin yürütüldüğünü elbette biz biliyoruz. Ancak yine de burada bir hususu ifade etmekte fayda görüyorum; Türkiye olarak bölgemizdeki sorunlarla ilgilenirken küresel sistemin adaletsizliklerini dillendirirken veya krizlere müdahale ederken asla yayılmacı bir anlayışla hareket etmiyoruz.
Daha önce farklı vesilelerle dile getirdiğim üzere bizim kimsenin, hiçbir ülkenin toprağında, egemenliğinde, içişlerinde gözümüz yoktur. Biz sadece kendi milli güvenliğimizi, kendi vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini sağlamaya, ardından da bölgemizin ve gönül coğrafyamızın istikrar, huzur ve iç barışına katkı sunmaya çalıyoruz. Bu anlayışla uluslararası toplumun yüzleştiği yeni meydan okumalar karşısında önemli sorumluluklar üstleniyoruz."
Erdoğan, terör tehdidinin bertaraf edilmesi, bölgesel ihtilafların önlenmesi ve istikrarın güçlendirilmesi noktasında ellerinden gelen çabayı gösterdiklerini ifade etti.
Suriye'de DEAŞ ile göğüs göğüse çarpışan tek NATO ülkesinin Türkiye olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'nin tek başına bırakılmasına rağmen bugüne kadar 9 bine yakın yabancı terörist savaşçı yakaladığını ve ülkelerine gönderdiğini kaydetti.
Erdoğan, "Çatışma bölgeleriyle bağlantılı olduğunu tespit ettiğimiz 100 bine yakın kişiye, ülkemize giriş yasağı koyduk. Ülkemiz üzerinden çatışma bölgelerine geçişleri engellemek için olağanüstü çaba harcadık. Bizim gönderdiğimiz terör bağlantılı kişileri ciddiyetle takip edemeyen kimi ülkeler, kendi topraklarında gerçekleşen eylemlere mani olamadılar. Üstelik bunun suçunu da İslam'a ve Müslümanlara yıkmaya kalktılar." diye konuştu.
Bir dönem teröristlerin cirit attığı bölgeleri güvenli hale getirerek, 411 bini aşkın Suriyelinin memleketlerine geri dönmesinin sağlandığını bildiren Erdoğan, "İdlib'deki mevcudiyetimizle yeni bir insani trajedinin ve büyük bir göç dalgasının önüne geçtik. İşte son olarak, dün özellikle bunu ifade etmek istiyorum, Barış Pınarı Harekatı bölgesinde 17 terörist sızma harekatına kalkıştı ve bunlar kahraman komandolarımız tarafından öldürüldü. Komandolarımızı, milletim adına gözlerinden öpüyorum. Bu yiğitçe attıkları adım, ilk değil, inşallah son da olmayacak." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Suriye'de hızlı ve hakkaniyetli bir çözümü sağlayacak her adıma destek vermeye hazır olduklarını vurguladı.










