AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar

Son dakika haberi...AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Belçika'nın tepki çeken PKK kararıyla ilgili konuşan Ömer Çelik, "Türkiye ile terör örgütünü eş tutmak izah edilemez. Bu mantıkla karar DEAŞ'ı da terör örgütü olmaktan çıkarır." dedi. Trump'ın Filistin'i bölme planı ile ilgili konuşan Çelik, "Bu bir barış planı değil, işgal planıdır. Köleleştirme planıdır. İşgal planı İsrail tarafından fiilen uygulanıyor." dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Ankara'da düzenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Ömer Çelik, "Bu bir barış planı değil, işgal planıdır. Köleleştirme planıdır. İşgal planı İsrail tarafından fiilen uygulanıyor." dedi.

Sözcü Ömer Çelik, "(Elazığ depremi) Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifa diliyoruz." ifadelerini kullandı.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkan satır başları:

BELÇİKA'DAN TEPKİ ÇEKEN PKK KARARI

Belçika'da insanlığın evrensel değerleri bir kere daha teröre kurban edildi. PKK terör örgütüne yönelik Belçika mahkemelerinin aldığı bu karar, Belçika mahkemelerinin hukuki her türlü normdan uzaklaştığının açık bir ifadesidir. Avrupa Birliği başta olmak üzere, ABD, Kanada gibi pek çok ülkenin terör örgütü olarak kabul ettiği bu örgüte sahip çıkması, Belçika'nın terör konusunda zaafa düştüğünü göstermektedir.

TRUMP'IN SÖZDE BARIŞ PLANI

Dün ABD Başkanı Trump barışla hiçbir alakası olmayan planı açıkladı. Kudüs'ü bir yandan İsral'in bölünemez başkenti ilan ediyor, arkasından da başkenti Doğu Kudüs olan Filistin'den bahsediyor. Bu yaklaşım bile başlı başına Filistin halkının meşru taleplerinin nasıl yok edilmeye çalıştığını göstermektedir.

İsrail'in güdümü altında Filistinlilere yönelik işgal yönetimi mekanizması kurulmak istenmektedir. Filistin Devlet Başkanı Abbas'ın 'Kudüs satılık değildir' açıklaması son derece yerindedir.

BARIŞ DEĞİL İŞGAL PLANI!

Fiilen İsrail'in saldırganlığını madde madde yazmışlar, hatta İsrail hükümetinin cesaret edemeyeceği şeyleri bile madde madde yazmışlar. Bu barış değil, işgal planı.

ABD Başkanları şu ana kadar arabulucu rolü üstlenirlerdi. İlk defa bir ABD Başkanı Filistin tarafına sormadan böyle bir adım attı. İki tarafın olmadığı bir şeye plan demesi mümkün değil. Ortada müzakere yok. Yaklaşık 80 sayfa. Her bir maddesinde İsrail'in saldırganlık politikasının daha pervasızca harekete geçmesi için ortaya konmuş yaklaşımlar var.

"TÜRKİYE'NİN GÖRÜŞÜNÜ ALMADAN BÖYLE BİR PLAN YAPILIYOR"

ABD Başkanları bu zamana kadar iki tarafı da yanlarına alarak bir müzakere yürütmek isterdi. İlk defa bir ABD Başkanı Filistin ile görüşmeden, Türkiye'nin görüşünü almadan böyle bir plan yapılıyor. Plan olması için müzakere olması lazım, iki tarafın olması lazım. 80 sayfa, her maddesinde İsrail'in kabul ettiği saldırganlık politikasının hayata geçmesi için ortaya koyulmuş yaklaşımlar var. Zamanlaması da ilginç. İktidara gelemeyen, hükümeti kuramayan, geçici başbakan olan Netanyahu'ya yeni seçimler öncesi destek verecek bir tutumun ortaya çıktığını görüyoruz. ABD, Barış Planı'nda ciddi olsaydı, seçilmiş bir başbakanla ve Filistin tarafının da olduğu bir planın hayata geçmesine çalışırdı. Bu plan ölü doğmuştur, barışa hizmet etmesi söz konusu değildir.

"FİLİSTİN DEVLETİ KURULMALIDIR"

Başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmalıdır. Çalışmalara devam edeceğiz ve Filistinli kardeşlerimizin desteklemediği hiçbir planı desteklemeyeceğiz. Bunun İslam coğrafyası için utanç belgesinin birileri tarafından kabul edilmesi, ayrı bir utançtır. Tanıma diye talep edilen şey Filistinlilerin köleleştirilmesi. Biz Kudüs ile ilgili hassasiyetimizin altını çiziyoruz. Bir Filistin devletinin kurulması bizim için zorunludur.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar - 1

SORU-CEVAP

* İmamoğlu'nun tatili: Elazığ'a gitmemiş, Erzurum'a giderken uğramış. Burada bir afet durumu var. Halen bugün de bakanlarımız oradadır. Her yönüyle oradaki enkaz kaldırma çalışmaları bitmesine rağmen köy köy gezerek bu çalışmaları yürütmektedir. Tatile giderken uğramanın nasıl eleştiri aldığını, nasıl yanlış bulunduğunu biz de görüyoruz. Herkes kendisine yakışanı yapar.

* Parti devleti eleştirileri: Parti devleti meselesini de çok konuşuyorlar. Bu Türk siyasi tarihinde CHP patentli bir atıftır. Kendisinin İşbankası hissesi var. Önce bunları Hazine'ye devretmesi gerekir. Parti devleti kavramsallaşması için bir örnek vereyim; CHP Genel Başkan Yardımcısı bazı belediye isimlerini koyarak 'CHP Elazığ'da' diyerek bir şema yayınladı. Bunu bir tek CHP'den gördük. Halbuki tüm kamu kurumlarının oraya koşması takdire şayandır. Bunu böyle sunmak parti devleti uygulamasıdır.

* Deprem vergileri: Burada açık ve net bir şekilde şunları söyleyim: Net olan şudur, toplanan vergilerin çok daha fazlası deprem konusunda çalışmalar için harcanmıştır. Bu bir devlet meselesidir. Milletimizin canının korunması ve afetlere hazırlık koordinasyon içinde gerçekleşmektedir. Kamu kurumlarından okullara kadar, çeşitli konutlar yapılmasına, güçlendirmeye kadar, yaşanan depremler sonrası yerleşim yerlerinin iyileştirilmesi için, konutların dönüştürülmesi için harcanan paralar vergi miktarından daha yüksek miktarı işaret etmektedir. Bunlar ilgili bakanlar tarafından da açıklanır. Bu bir rakam meselesi değildir. Böyle bir zamanlamayla, böyle yakışıksız bir şekilde gündeme getirmek hiçbir ahlaki yaklaşımla bağdaşmaz.

* Belediye kanunu: Bu kayyum meselesinde bunu gündeme getiriyorlar. Bu düzenlemeler hakkında çalışılıyor. CHP'deki esas kayyum politikalarla ilgili kayyumdur. CHP'de bir vesayet kayyumu vardır. Her şeyi eleştiren ama vesayet alanının korunmasını öngören bir kayyumdur. Türkiye'nin ihtiyaçlarına göre yapılan düzenlemelerdir.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin