A HABER GALERİ
Dünya ayağa kalktı! Futbolcu ayaklarından kelepçeli...
Dünyanın en çok sevilen sporu olarak kabul edilen, kıtalar arasında milyonlarca kişinin takip ettiği futbol bugüne kadar çok ilginç olaylara neden oldu! Yeşil sahalarda akıllara durgunluk veren birçok olay yaşanırken son olarak herkes ayaklarından kelepçelenen futbolcuyu konuşuyor.
KARL POWER'IN MANCHESTER UNITED FOTOĞRAFINA GİRMESİ
Yeni nesil futbol sahasına dalan insan olarak Jimmy Jump'ı hatırlıyor olabilir ancak Jimmy, ilk değildi... Tarihler Nisan 2001'i gösterdiğinde Manchester United, Münih'te Şampiyonlar Ligi çeyrek finalinde Bayern Münih'in konuğuydu. Maç öncesinde fotoğraf çektiren takımın bir konuğu vardı. Karl Power, takımın arasına karışmış ve fotoğrafta yer almıştı. Power, o olayı yıllar sonra şöyle anlatmıştı;
"Neville, bana dönüp 'Bu da kim?' demişti. Ben de 'Kapa çeneni Gary, bunu senin için değil, Cantona için yapıyoum."
CARLOS VE LINCOLN KAVGADAN UZAKTA HUZUR İÇİNDE...
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin sadece ülkemizde değil, dünyada kabul edilen bir rekabet olduğu bir gerçek. Ali Sami Yen'de oynanan bir karşılaşmada Milli Takım'da oda arkadaşı olan Arda Turan ve Semih Şentürk, kavga etmeye başlamıştı. Saha karışırken kavgayla ilgilenmeyen iki kişi ise gündeme oturmuştu. İkisi de Brezilyalı olan Fenerbahçeli Roberto Carlos ile Galatasaraylı Cassio Lincoln, birbirlerine sarılarak çıkan olayları seyretmişti. İkili arasında geçen diyaloglar ise uzun süre yaratıcı kişilerce tahmin edilmeye çalışılmıştı.
"SULU DERBİ"DE KOYU SOHBET!
Yıllar 2007'yi gösterdiğinde Fenerbahçe, Galatasaray'ın sahasına şampiyon olarak geliyordu. Sonradan tarihe "sulu derbi" olarak geçecen bu maçta çekilen bir fotoğraf karesi de hafızalara kazınmıştı. Fenerbahçe kaptanlarından Ümit Özat ve Galatasaraylı Rigobert Song, saha içinde oturarak birbirleriyle muhabbet etmişti. Yıllar sonra o anı anlatan Ümit Özat, Köln'e transferi için takımla bilgi aldığını şu sözlerle ifade etmişti;
"Maç olaylar nedeniyle durmuştu, sezon sonunda Köln'e gidecektim. Song da Köln'de oynamıştı. Kulüp ve şehir hakkında bilgi almıştım, transferimi konuşmuştuk."
SAHAYA EL BOMBASI ATILDI!
Asya Şampiyonlar Ligi'nde İran ekibi Sepehan, Suudi Arabistan ekibi Al Ahli'yi konuk etmişti. Ancak bu karşılaşma bir süre oynanamadı çünkü sahaya el bombası atılmıştı! İki takım oyuncuları arasında çıkan bir tartışma sırasında bir oyuncu yere eğilerek sahaya atılan maddeyi saha dışına doğru gönderdi. Maddenin el bombası olduğu ise yere tekrar temas ettiğinde patladığında anlaşıldı.
FABIANO VE DIOGO SAHA İÇİNDE YUMRUKLAŞTI
Savunmacılar ve hücum oyuncuları futbolda zaman zaman oyun kuralları dışında da tartışırlar. Ancak olayın yumruklaşmaya gittiği az görülmüştür. Hatta sokak kavgasını andıran kavgalar ise nadiren gerçekleşir. 6 Ocak 2007'de gerçekleşen olay ne yazık ki öyle değildi. Real Madrid'den Zaragoza'ya kiralanan sağ bek Diogo, bir pozisyonda Sevilla'lı Luis Fabiano ile tartışmaya başladı. Rakibin el hareketi üzerine sağlam bir kroşe geçiren Diogo sonrasında Brezilyalıyla kavga etmeye başlamıştı. Her iki oyuncu da İspanya Futbol Federasyonu tarafından 5 maçlık cezaya çarptırıldı.
TAKIM ARKADAŞLARI KAVGA ETTİ, KIRMIZI YEDİ!
Diogo ve Fabiano'nun kavga etmesi bir nebze anlaşılabilir çünkü birbirlerinin rakibiydiler... Newcastle United'lı futbolcular Kieron Dyer ve Lee Bowyer ise aynı takım formasını giyerken kavga ettiler! Aston Villa'nın 3-0 yendiği karşılaşmada oyundan ihraç edilen 2 oyuncudan Dyer, olayı yıllar sonra şöyle anlatmıştı;
"Sürekli benden top istedi ama ben top kaybetmiyordum. 'Bana hiç pas vermiyorsun' diyerek çıkıştı. Ben de 'Pas vermiyorum çünkü b.ktan bir oyuncusun.' dedim. Sonra olay küfürleşmeye gitti ve o kendini kaybetti. Üzerime gelirken sadece iteceğini düşündüm ancak yumruklamaya başladı. Ona 'Biraz ağırlık çalışman lazım çünkü canımı acıtamıyorsun!' dedim. 50 bin kişi önünde bunu yaptığına inanamamıştım."
Olaylar saha içindeki kavgayla sınırlı kalmamış ve ikili soyunma odasında da birbirlerine girmek üzerelermiş. Ancak teknik direktör Souness ve Alan Shearer'ın sert tepkisi onları vazgeçiren şey olmuş.
KIRMIZI KART, 3. SARI KARTTA ÇIKTI!
Futbolun bazı kuralları oldukça nettir. Mesela bir maçta iki sarı kart görürseniz, oyundan atılırsınız. Bu durumun istisnai örneğine 2006 yılında hem de Dünya Kupası'nda şahit olmuştuk! Avustralya ile Hırvatistan arasında oynanan mücadelede Josip Simunic 1 değil, 2 değil tam 3 sarı kart gördü! Hakem Graham Poll, Hırvat savunmacıya 2 sarı kart sonrasında kırmızı kart göstermeyi unuttu. Simunic son dakikalarda şansını biraz daha zorlayarak 3. sarı kartı gördü ve nihayet muradına erişti!
OTMAN BAKKAL'DAN SONRA IVANOVIC...
Luis Suarez'i sahadaki yetenekleriyle olduğu kadar çizgiler içindeki hareketleriyle de tanıyoruz. Manchester United'lı Patrice Evra'ya ırkçı ifadede bulunma, Everton maçında gol sevincinde kendini rakip yedek kulübesi önüne atmak gibi vukuatları bulunan Uruguaylı yıldız, golleriyle olduğu kadar ısırıklarıyla da meşhur. Liverpool-Chelsea maçında Branislav Ivanovic'i ısıran Suarez, uzun süre gündemi meşgul etmişti. Suarez, 2-2 biten karşılaşma sonrasında özür dilese de 10 maçlık ceza almaktan kurtulamamıştı.
CHIELLINI DE SUAREZ'LE TANIŞTI!
Suarez'in Ivanovic'i ısırmasının üzerinden uzun süre geçmemişti ki Uruguaylı bu kez Dünya Kupası'nda sahne aldı. İtalya ile oynanan grup karşılaşmasında Giorgio Chiellini'yi hedef alan Uruguaylı, karşılaşma sonrasında "Derin pişmanlık yaşıyorum. Giorgio ve tüm futbol camiasından özür diliyorum. Bir daha böyle bir olaya sebep olmayacağım." sözleriyle pişmanlığını dile getirmişti. Olan ise Otman Bakkal ve Ivanovic'ten sonra Suarez'in dişlerinin tadına bakan Chiellini'ye oldu. Suarez ise 4 aylık men cezası aldı.
TRİBÜNE KÖPEK FIRLATMAK!
Arjantin bölgesel ligi ekiplerinden Club Sportivo Bella Vista forması giyen Enzo Jimenez, futbol tarihine geçecek bir kırmızı kart görmüştü. Sahaya giren köpeği boğazından tutarak tribüne fırlatan futbolcuya kırmızı kart gösterilmişti. Kulüp ise oyuncuya verilen ceza sonrasında sözleşmesinin dondurulduğunu açıklamıştı.
MEŞHUR CANTONA TEKMESİ...
Tarihler 25 Ocak 1995'i gösterdiğinde Manchester United ve Fransa futbolunun efsanelerinden Eric Cantona Crystal Palace ile oynanan karşılaşmada kırmızı kart görmüş ve soyunma odasına doğru gidiyordu. Olayın devamını Palace taraftarı Churchman'dan öğrenelim;
"Her şey bir anda gelişti. Cantona döndü ve tribüne doğru baktı. Ben bana bakıyor zannettim. Diğer adamın (Simmons) nerede olduğunu bilmiyordum. Cantona'nın gözlerinden ne kadar sinirli olduğu anlaşılıyordu. Birazdan aptalca bir şey yapacağı belliydi."
Cantona, tribüne atlayarak bir rakip taraftarı tekmelemiş ve 20 bin Pound'luk para cezasının yanında 9 ay futboldan men almıştı. Dönüşü ise Liverpool karşısında olmuştu. Yaptığı asist ve attığı golle taraftarın gönlüne tekrardan taht kurmayı başardı...
HAZARD TOP TOPLAYICIYI TEKMELEDİ
Chelsea ile Swansea City arasında oynanacak maçtan önce Galler ekibi yöneticilerinden birinin oğlu olan Charlie Morgan, "Top toplayıcılarının kralı, son gösterisini yapacak." Tweet'i atmıştı. 12 yaşından beri bu "mesleği" yapan Morgan, Belçikalı Eden Hazard'la anlaşmazlık yaşamış ve yıldız futbolcudan tekme yemişti. Hazard, "Ben ona değil, topa vurdum. Çocuk soyunma odasına geldi ve aramızda konuştuk. İkimiz de özür diledik ve olay kapandı. Yine de üzgünüm." sözleriyle olayı kapatmaya çalışsa da bu olay hafızalara kazınmıştı...
GOL SEVİNCİNDE YEDEK KULÜBESİNİ KAFA ATARAK PARÇALAMAK!
Yeşil sahalar birçok gol sevincine şahit oldu. Roger Milla'nın gol sevinci hala jenerikleri süslerken Robbie Fowler'ınkisi de tarihteki yerini aldı. Ancak İtalyan futbolcu Jacopo Violani, gol sevinci olayını başka bir seviyeye taşıdı... Poncitelli ile Riolo Terme arasında oynanan karşılaşmada rakip fileleri havalandıran futbolcu, 30 metrelik koşusu sırasında takım arkadaşlarını görmezden geldi, yedek kulübesine kafa attı! Kafasıyla yedek kulübesinin bir yanını parçalayan Violani, kırmızı kart görerek oyun dışında kaldı...
RIJKAARD'IN DÜNYA KUPASI'NDAKİ TÜKÜRÜĞÜ!
Pablo Picasso'nun "Eğer tükürürsem bu harika bir sanat eseri olur. Tükürüğümü alıp çerçeveletebilirler" sözünü bilmeyen yoktur... Frank Rijkaard da ünlü sanatçıdan etkilenmiş olacak ki bunu Dünya Kupası'nda oynanan Batı Almanya karşılaşmasında Rudi Völler üzerinde denemişti! Guardian muhabiri Barry Glendenning, bu olayı şöyle özetliyor: "Rijkaard bu kadar büyük bir futbolcu olmasaydı, lakabı kesinlikle 'lama' olurdu..." Hollandalı yıldız, bu 'sanat eseri' girişimi sonrasında kırmızı kart görmüştü...
DJIEHOUA'NIN 10 SANİYEDE KIRMIZI KART GÖRMESİ...
Serge Djiehoua'yı kalın bacakları ve güçlü fiziğiyle tanıyoruz. Peki onun tarihe geçmiş bir futbolcu olmasından kaçımızın haberi var? Ülkemizde Antalyaspor başta olmak üzere birçok kulüpte top koşturan Fildişi Sahilli oyuncu, 2013-14 sezonunda Yunanistan 2. Ligi'ne transfer olmuştu. Glyfada ile Olympiacos Volou maçında oyuna 82. dakikada giren Djiehoua, 7 saniye sonra Athanasios Pindonis'e sert bir faul yapmış ve 10 saniye sonra tarihin en erken kırmızı kartlarından birini görmüştü.
KENDİ TARAFTARINA HAKARETTEN KIRMIZI KART!
Ypiranga'yla karşılaşan Internacional'de her şey yolunda gidiyordu. Ta ki Fabricio kırmızı kart görene kadar... Bir pozisyon sonrasında kendi taraftarına hakaret eden Brezilyalı oyuncunun cezası oyundan atılmak oldu. Bu kare, akıllara Emmanuel Emenike'nin Beşiktaş maçında forma çıkarmasını getirdi...
KENDİ OYUNCUSUNU DÖVDÜ!
İtalya Serie A'da Fiorentina ile Novara arasında oynanan bir maçta birçok kişinin kaderi değişmişti. Fiorentina teknik direktörü Delio Rossi, kendi oyuncusu Adem Ljajic'e yedek kulübesinde saldırmış ve Sırp yıldızı darp etmişti. Ljajic yaşadığı olay sonrasında kulübede ağlarken Rossi, 3 gün sonra kovulmuştu.
PEPE VS. CASQUERO
Bu yazdan itibaren Beşiktaş formasıyla izleyeceğimiz Pepe'yi agresif bir futbolcu olarak tanıyoruz. Genel algının aksine kariyerinde sadece 11 kez kırmızı kart görmüş bir oyuncu. Son kırmızı kartını ise 2011-2012 sezonunda görmüştü. Ancak bunlar arasında biri var ki gündemi uzun süre meşgul etmişti. 2009 yılında oynanan Madrid derbisinde Getafe'yi ağırlayan Real Madrid'de Portekizli yıldız bir pozisyonda yerde kalan Javi Casquero'yu tekmelemiş ve 87. dakikada oyundan atılmıştı. Tecrübeli yıldız maç sonunda "Kendimi tutamadım, özür dilerim." dese de 10 maçlık ceza almaktan kurtulamamıştı!
PANENKA PENALTISI DOĞDU!
Yıllarca beklenmiş 1976 Avrupa Şampiyonası'nın sonu gelmişti. Antonin Panenka, şampiyonu belirleyecek vuruşta topun başına gelmişti. Çekyalı futbolcu daha önce eşine rastlanmamış bir vuruş yapmış ve futbol literatürüne bir penaltı türü kazandırmıştı. O olayı şöyle anlatıyor;
"O gol, iki senelik bir çalışmanın ürünü. Turnuva öncesinde takım arkadaşlarım böyle bir şey yapacağımdan haberdardı ve gol olacağından yüzde 100 eminlerdi. Ben ise yüzde 1000 emindim! Çünkü hiçbir kalecinin köşeye atlamadan durmayacağını biliyordum. Tek sıkıntı, turnvuanın en iyi kalecisi seçilen Ivo Viktor'a karşı kullanmış olmamdı. Sonrasındaysa 'Ivo'ya atmayı başardıysam herkese atarım.' diye düşündüm."
ZIDANE'IN MATERAZZI'YE KAFASI...
Fransa'nın efsanevi oyuncularından Zidane, 2006 Dünya Kupası sonrasında futbolu bırakacağını açıklamıştı. Ancak kimse ondan bu derecede etkili bir son beklemiyordu! Turnuvada müthiş bir futbol oynayarak Fransa'yı finale kadar taşıyan efsane futbolcu, kariyerini muhteşem bir sonla bitirmeye çok yaklaşmıştı. İtalya ile karşılaşan Fransa'da uzatmaların 18. dakikası oynanırken Zidane, Marco Materazzi'ye kafa atmış ve kırmızı kartla oyun dışında kalmıştı. İkili yıllar sonra bir Real Madrid maçında karşılaşmış ve otelde barışmışlardı.
TANRI'NIN ELİ
Diego Maradona'nın 1986'da bir görevi vardı: Ününü ve yeteneğini dünya geneline yaymak! İyi de başlamıştı. Arjantin, yıldızının etkili futboluyla zorlanmadan çeyrek finale kadar çıkmıştı. Burada ise devreye Tanrı girdi! Maç boyunca birçok kez sert faullerle yerde kalan Maradona, artık sahne almanın vakti geldiğini düşünmüştü ki ceza sahasına kadar driblingle ilerleyerek pasını verdi. Top, rakipten kaleciye doğru giderken kısa boylu yıldız araya girdi ve topu kalecinin üzerinden aşırtarak Arjantin'i yarı finale çıkardı. İngilizlerin golün elle atıldığına yönelik itirazları sonucu değiştirmezken Maradona tarihe geçecek sözü söylemişti: "Topu yönlendiren benim değil, Tanrı'nın eliydi!"
SUAREZ KURTARDI, GYAN KAÇIRDI!
2010 Dünya Kupası'nın iki sempatik takımı olan Gana ile Uruguay, çeyrek finalde karşılaşmıştı. Maçın normal süresi 1-1 bitince uzatma dakikalarına geçilmiş ve Gana, öne geçmeye çok yaklaşmıştı. Kaleci Muslera'nın engel olamadığı vuruşu çıkarmak Luis Suarez'e düşmüştü. Daha sonra golleriyle olduğu kadar ısırıkları ve tekmeleriyle hafızalara kazınacak Suarez, o pozisyonda ellerini kullanarak oyun dışında kalsa da Urugay'ın kaderini değiştirmişti. Kazanılan penaltı sonrasında topun başına geçen Asamoah Gyan, penaltı vuruşundan yararlanamamış ve maç seri penaltılara gitmişti. Uruguay penaltılar sonunda maçı 4-2'lik skorla kazanarak yarı finale yükselen taraf oldu.