A HABER GALERİ
Ünlü kahinler Baba Vanga ve Kassandra'nın dedikleri bir bir çıkıyor! Asya yok olacak!
Balkanların Nostradamus'u olarak bilinen Baba Vanga ve ünlülerin astroloğu kahin Kassandra'nın kehanetleri bir bir çıkmaya devam ediyor. Koronavirüs salgının dünyayı etkisi altına almasının ardından Baba Vanga'nın 'Asya yok olacak' sözleri akıllara geldi. Kolombiya'da asker taşıyan bir helikopterin radardan kaybolması kahin Kassandra'nın dediklerini hatırlattı. İşte Baba Vanga ve Kassandra'nın gerçekleşen kehanetleri.
2028
Yeni bir enerji çeşidi geliştirilecek (büyük olasılıkla kontrol altına alınmış termonükleer reaksiyon). Yavaş yavaş açlığın önüne geçilecek. İçinde insan bulunan bir uzay gemisi Venüs'e yollanacak.
KENDİ ÖLÜMÜNÜ BİLEN KAHİN
1894 yılında Almanya'da doğan Alois Irlmaier (ölümü 1959) profesyonel bir sondaj kuyu kazıcısıydı ve çubuk ile maden arayıcısı olarak çalışıyordu.
Ancak bu ün başına iş açmakta gecikmedi. Sadece şöhreti nedeniyle olmasa da, Irlmaier birkaç düşman da edindi ve daha sonra da şarlatan ve büyücü olarak suçlandı.
Bu olaylar onun büyücülük ve sahtekârlık nedeniyle mahkemeye verilmesi ve davanın düşmesinden sonra değişmeye başladı. Irlmaier, bu davada kendisinin bir sahtekâr ve şarlatan olmadığını kanıtladı.
Mahkemede hâkimin karısının o gün ne giydiği ve ne yaptığını söylemişti ve hâkimin karısını hiç görmemesine rağmen, tamamen doğru bilgileri vermesi hâkimi ikna etti ve dava düşerek Irlmaier, serbest bırakıldı.
Kendisinin 1959 Temmuz'undaki ölümünü de tahmin etmişti.Son sözleri ise 'Gördüğüm şeyleri yaşamak zorunda kalmayacağım için, gidebileceğime (öleceğime) seviniyorum.' oldu.
3. dünya savaşı ile ilgili kehanetine gelince, savaşın Orta Doğu'da başlayacağını söylüyordu: 'Her şey barışı çağırıyor. Şalom (Shalom – İbranice barış ve esenlik demek)! Sonra her şey ortaya çıkar ve açık olur; Orta Doğu'da aniden yeni bir savaş alevlenir, büyük deniz güçleri Akdeniz'de düşmanlarla karşı karşıya kalır! Durum oldukça gergindir! Fakat asıl kıvılcım Balkanlar'da ateşlenir.
Büyük bir şeyin düştüğünü görüyorum. Hemen yanında kanlı bir hançer duruyor. Sonrasında da darbe etkisi çok açık olacaktır. İki kişi hiyerarşik sıralamada üçüncü sırada olan birini öldürecek. Bu iki kişi başkalarından para aldılar o yetkiliyi öldürmeleri için. Katillerden birisi ufak-tefek siyahi bir adam ve diğeri ise biraz daha uzun ve açık renkli saçı olan birisi! Bence bu olay Balkanlar'da gerçekleşecek fakat bunu tam olarak söyleyemiyorum. Bu olayın intikamı hemen gelecek bu uçsuz-bucaksız su üzerinden…'
Ancak sarı ejder (Çin veya kimyasal silah olabileceği ön görülüyor) Alaska ve Kanada'yı aynı günlerde işgal edecek. Gelişleri çok da uzak değil. Ve sonra sarı toz yağmuru yağacak. Altın şehir yok edildiğinde bu olay başlayacak.
Amerika Birleşik Devletleri'nin "Büyük Şehri" (Başkent olabilir) roketlerle yok edilecek ve Batı Bölgeleri Asyalılar tarafından işgal edilecekler. Fakat bu işgalciler geri püskürtülecekler."
18 yaşındaki Agatha Southeil, çocuğunu doğururken yaşamını yitirdi. Agatha, öldüğü yerde gömüldü. Ve doğan kız çocuğu ise saklandı. Çünkü çocuk normal değildi, başı orantısızdı, gözleri şaşı ama bakışları yakıcıydı, yanakları içe çökük, ağzı dişlerini gösteren bir delik gibiydi. Kolları bacakları sanki vücuduna öylesine takılmış gibi uyumsuzdu.
Bu çocuk fazla saklanamadı. Köyün ileri gelen din heyeti bir vasi bulunmasını talep etti. Nitekim yaşlı iyilik sever bir kadın bakımını üstlendi. Adına Ursula denildi. Ursula, garip bir çocuktu günde 1-2 saat uyuyor sonra uyanıyor. Gözleri hep sabit bir noktaya bakıyordu. Geceleri evin perdeleri uçuşuyor, kapıları vuruyor, pencere kepenkleri gıcırdıyordu.
Evin dışında sürekli yaban kedilerinin sesleri geliyordu. Bir gün eve dönen kadın bebeğin beşiğini boş buldu.Mobilyalar kırılmış, şöminenin ateşleri saçılmıştı. Kadın korku içinde olanları komşularına anlattı. Komşular, çocuğun cinler tarafından kaçırıldığını iddia etti. Ama çocuk en sonunda bacanın içinde bulundu. Bu olaya kimse bir yorum getiremedi.
Ursula, zaman içinde bu tür olaylarla büyüdü. Yaşı gelince analığı Ursula'yı okula yollayarak okuma yazma öğrenmesini ister.Ursula hayal gücü ve zekasıyla kısa zamanda tüm hocalarının göz bebeği olmuştur. Fakat öğrenciler arasında bir ucubedir hala. Ursula da kendisine yapılanlar karşısında intikam yolunu seçer.
Ansızın öğrencilerin elbiseleri yanmaya başlar, öğrenciler geceleri kabuslarla korkarak uyanmaya ağlamaya başlarlar. Ursula'yla kavgalı olanların başlarına, nereden geldiği belli olmayan taşlar yağar. Nitekim konu aileler arasında tartışılmaya başlanır. Bu olaylar Ursula'nın okuldan uzaklaştırılmasına neden olur.
Yıllar geçiyordu, artık Ursula genç bir kadındı, kehanet yeteneği sayesinde adı duyulurken, yanısıra da saygı görmeye başlanmıştı. Uzaklardan gelenler ona danışıyorlardı, Ursula´ya "Knaresborough´nun Bir Bileni" adı takıldı. Özellikle gizli aşk olaylarında ve sevgililerin geleceği konusunda geleceği kesinlikle biliyordu.
1512´de Ursula 24 yaşındayken, Toby Shipton adlı bir adamla evlendi, annesi Agatha´nın Karanlıklar Prensi ile tanışmasından bu yana 26 yıl geçmişti, tarihler Tony hakkında başka birşey yazmıyorlar.
Bu sıralarda "Mother Shipton-Shipton Ana" adını aldığı sanılıyor, artık tüm eyalette tanınıyordu. Geleceği bilme yeteneğinin gücü onun gittikçe büyücü olarak ünlenmesine yol açtı.
Yine o sıralarda, kehanet kronolojilerini yapmaya başladığı sanılıyor. Kralların, kraliçelerin ölümlerini ve İngiltere´nin geleceğini öngördü, savaşlardan ve tarihi olaylardan bahsetti, onun zamanında atlı arabalarla yolculuk yapılırdı, atsız giden arabaları, yelkensiz giden gemileri anlattı ve demirin suyun üstünde tahta gibi batmadan yüzeceğini söyledi.
17. Yüzyıl´ın en büyük felaketlerinden birisi olan Ekim 1666´daki Londra veba salgınını ve yangınını öngördü. Tarihçi Pepys´in 1666 yılı günlüğünde Shipton Ana´nın öngörüsü açıkça yazmaktadır.Kehanetlerini nasıl yaptığı bilinmiyor, Kardinal Wolsey´in ölümünden sonra, sessiz ve sakin bir yaşam sürdürdüğü sanılıyor, zaten kaynaklarda nedense Wolsey olayından sonra ayrıntılı bilgilere artık rastlanmıyor, sanki o andan sonra Shipton Ana´dan söz etmek yasaklanmış gibi...