AK Parti 24 yaşında! İşte Başkan Erdoğan liderliğinde 24 yılın hikayesi
14 Ağustos 2001... Türkiye ekonomik krizin, siyasi istikrarsızlığın ve vesayet tartışmalarının gölgesinde yeni bir partiyle tanıştı. "Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" sloganıyla yola çıkan AK Parti, 24 yılda Türkiye'nin hem iç hem de dış politikada ibresini çevirdi. Peki, AK Parti nasıl bir Türkiye atmosferinde kuruldu? Hangi zorluklarla karşılaştı? Son 24 yılda Türkiye'de neler değişti? Detaylar özel dosya haberimizde...
2001 Türkiye'si... Türkiye en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyordu bankalar batmış, enflasyon tırmanmış, işsizlik milyonları bulmuştu. Siyasette ise koalisyonlar döneminin bittiği ancak vesayet sisteminin güçlü olduğu bir tablo hakimdi. Başörtüsü yasağı, katsayı engeli, siyasi yasaklar gündemin merkezindeydi.
İşte tam bu atmosferde 14 Ağustos 2001'de kuruldu AK Parti. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki "yenilikçi" kadro, siyasete taze bir nefes getirme iddiasındaydı.
Kuruluşundan sadece 15 ay sonra, 2002 seçimlerinde tek başına iktidara geldi ama yol hiçbir zaman çiçek bahçeleriyle dolu olmadı.
"AK PARTİ BİR GÜNEŞ GİBİ DOĞDU"
O dönemleri anlatan AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, "AK Parti kurulduğunda Türkiye'de büyük bir ekonomik kriz yaşanmıştı. Diğer taraftan 28 Şubat darbesinin karanlığı bütün zulmeti ile devam ediyordu. Siyasal istikrarsızlık vardı ve AK Parti bir güneş gibi doğdu." ifadelerini kullandı.
"AYDINLIĞA AÇIK KARANLIĞA KAPALI"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ise "Yola çıkarken kullandığımız iki slogan: Her şey Türkiye için, aydınlığa açık karanlığa kapalı. Sahnede bu ikisi vardı bunların içi doludur. Millet birliği vurgusu vardı yine faili meçhuller vardı insanlar yok oluyordu öldürülüyordu hiç unutmam 2010 referandumunda Berfu ana diye bir kadın elinde bir fotoğrafla gezerdi çocuğunun fotoğrafıydı alınmış elinden bir daha görmemiş cesedini istiyordu. Bunlara özen gösterişimiz bizim destek çıtamızı yükseltmiştir." dedi.
"BENİM İÇİN EN ÖNEMLİ REFORM BAŞÖRTÜSÜ"
AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Tuğba Işık Ercan: 2001 den önceki türkiye nasıldı ne hallerdeydi? Malumunuz çöp dağları etrafta yığılı haldeydi. Örneğin sağlık alanında dediğim gibi insanlar hastalarını rehin bırakıyorlardı hastaneden çıkartamıyorlardı. Benim için aslında ve benim gibi olanlar için en önemli reform başörtüsü reformu insan haklarında bence çağ atladık bu anlamda da sadece başörtülülere değil başörtülü başörtüsüz her vatandaşın her şeyi eşit ulaşma hakkını getirdik.
