A HABER GALERİ
AFAD semt semt açıkladı! İşte İstanbul’da DEPREM RİSKİ taşıyan ilçe ve mahalleler | Nereler kaygan zemine sahip?
Asrın afetinin ardından gözler İstanbul'a çevrildi. AFAD'ın İstanbul için hazırladığı Kırmızı Eylem Planı'nda megakentte acil dönüşüm yapılması gereken ilçelere dikkat çekiliyor. Peki, AFAD'ın Kırmızı Eylem Planı nedir? İstanbul'da hangi ilçeler risk grubunda yer alıyor? Anadolu Yakası'nda riskli semtler hangileri? Avrupa Yakası'nda hangi bölgeler? A Haber muhabiri Pınar Özenç tek tek aktardı. Zemin sıvılaşması ne demek? İstanbul'da nereler kaygan zemine sahip? Risk nerelerde daha fazla? Zemin Mekaniği Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Dalgıç, konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Dolayısıyla burada aletsel anlamda yaklaşık 1900'lü yılların 1800'lü yılların sonu itibariyle başlıyor. Aletsel kayıtlarımız var 100 yılı aşkın süredir. Onun öncesinde tarihsel kayıtlara bakıyoruz ama her zaman bize doğruyu yönlendiremiyor.
"EVLERİN KAĞIT GİBİ YIRTILDIĞINI GÖDÜK"
Mesela ben şimdi okuyorum İstanbul içerisinde zemin sıvılaşmalarından bahsediyor ya da 300 tane yeniçerinin bir toprak yarıldı içine yeniçeriler düştü ve sonra tekrar toprak kapandı şimdi böyle bir olay yok. Ben en azından görmedim yaşadığım 30 yıllık tecrübe içerisinde hemen hemen bütün depremlerde birinci gün olmasa bile ikinci veya üçüncü gün deprem bölgelerinde birebir çalışmalara katılmış bir insanım.
Fay hattını da burada olduğu gibi yüzlerce kilometre anbean takip ettik. Kırıkların nasıl geliştiğini nasıl sıçrama yaptığını nasıl atım yaptığını kırık hattındaki yer alan evlerin maalesef kağıt gibi nasıl yırtıldığını gördük.
"ARTIK O NOKTAYA GELDİK"
Bir kere taşınma işlemi çok uzun süreçler. Bu hiç kolay bir şey değil. Ama bizim artık buna çizgi çekmemiz gerekiyor. Artık o noktaya geldik. Çünkü gördük yani 173 bin tane binadan bahsediyoruz yıkıldı ve kalanların dane kadar oturulabilir olduğu noktasında artık şüphe var.
Bizim şunu tartışmamamız lazım. Fay hattından 500 metre mi olsun 600 metre mi 1 kilometre mi? Olabildiğince uzak olsun. Çünkü fay hattı dediğimiz şey Türkiye'nin belki yüzde 1'lik bir kısmını hattı eğer alansal olarak dağılım yaparsak bizim yüzde 99'umuz var neden daha uzağa yapmıyoruz? Oraları da rekreasyon alanları olarak kullanmıyoruz? Oraların çoğu termal alanlardır aynı zamanda.
"ŞU ZEMİNİ TÜRKİYE'NİN HİÇBİR YERİNDE BULAMAZSINIZ"
Dolayısıyla sağlam zeminlerimiz de var. İstanbul için söyleyeyim. İstanbul'un zemini Türkiye'nin en sağlam zeminlerinden bir tanesi. Bunu ifade etmek lazım bundan çekinmemek lazım. Evet İstanbul'da depreme hazırlıklı olacağız ama bakın şu zemini Türkiye'nin hiçbir yerinde bulamazsınız.
Geneline baktığımız zaman koyu renkle gösterilen sarı dışındaki bütün renkler sarı ve gri dışındaki bütün renkler minimum 30-40 milyon yıl yaşında.
Dolayısıyla yeterince derine gömülmüş içerisindeki gözenekler azalmış içerisindeki suyu kaybetmiş taşlaşmış pekişmiş gözenekleri kaybettiği gibi o gözeneklere de kimyasal olarak çimento dediğimiz malzeme yerleşmiş ve aynen bizim doğal kullandığımız çimentoyu yani yapay olarak hazırladığımızı doğa kendisi yapmış zaten.
Bakırköy kireç taşı. Kil ağırlıklı bir malzemedir. Bu alanlarda zaten ciddi anlamda heyelanlı bölgelerimiz zaten var. Avcılar'da olsun Gürpınar'da olsun Büyükçekmece'nin bir kısmında olsun bu kesimler zaten sorunlu olduğunu her zaman söylüyoruz.
Ancak birazcık kuzeye çıktığımız zaman baktığımız zaman paleozoik diye tabir ettiğimiz kayaçların sağlam zeminlerin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
NEREYE TAŞINACAK?
Bunu hemen bir ağızdan söylemek çok doğru olmaz ben kendi adıma. Bunun oturulup bir çok yer bilimcinin bu anlamda karar vermesinde fayda var. Ancak görünen o ki şu hattın Anadolu yakasının zaten birçok yeri bu anlamda sarı ve grilerin dışına çıkıldığı zaman gayet rahatlıkla konut yapılabilir.
Silivri'de bir deprem olmuştu insanlar panikle ayağa kalkmışlardı. Ben aynı gün aynı saatte öğrencimle Çatalca'da bir çalışma yapıyordum hiç hissetmedim. Çünkü ben burada paleozoik arazinin üzerindeyim. Eminim ki orada binada yaşayanlar da çok fazla hissetmediler. Dolayısıyla birinci faktörümüz mutlaka zemin olmalı.
Halen çalışmakta olan var. Bütün bilim adamları şu an bölgedeler çalışmalarını yürütüyorlar. Çok kapsamlı ve geleceğe dönük vizyon oluşturabilecek çalışmalar ortaya çıkacak.
EN RİSKLİ YERLER NERELER?
Kıyı alanları kesinlikle bu kıyı bölgeleri özellikle de sonradan doldurulmuş alanlar. Dolgu zeminlere çok çok çok dikkat etmemiz lazım
Dolgu zeminlerimiz kıyı alanlarında var. Avcılar'da da var Bakırköy'de de var. Birçok bölgede var. O kıyı alanlarına çok dikkat etmemiz gerekiyor.
Dünyanın en büyük kara depremi önceden öngörülebilir miydi? Artçı depremler ne kadar sürer? 7,7 ve 7,6'lık depremler sıra dışı bir durum mu? Hareket etmeyen levhalar kırılmaya mı başladı?
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Hatay Kırıkhan'da fay kırığının oluştuğu noktadan konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
İşte o açıklamalardan satır başları ve dünyanın konuştuğu o fay kırığı;