A HABER GALERİ
6'lı masada yol haritası! Mutabakat metninde ne var? 13 Şubatta aday açıklanacak mı? A Haber'de çarpıcı açıklama: İsmini söylemeyeyim ama ilk harfi Kemal’in K’si
Muhalefetin ortak mutabakat metni bugün açıklanacak. Peki mutabakat metninde ne var? 6'lı masanın adayı kim olacak? Masada Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına kim, neden karşı? 'Yeter söz milletin' polemiğinin perde arkası ne? Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, A Haber canlı yayınında konu ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
6'lı masa aday öncesi yol haritasını bugün açıklıyor. 6'lı masanın ortak mutabakat metni 9 ana başlıktan oluşuyor. 6'lı masa metninde yeni bakanlıkların kurulması planlanıyor.
6'lı masanın adayı kim olacak? 13 Şubatta aday açıklanacak mı? Masada Kılıçdaroğlu'nun adaylığına kim, neden karşı? Sabah Gazetesi Ankara Temsilcisi Okan Müderrisoğlu, A Haber canlı yayınında konu ile ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
İşte o açıklamalardan satır başları;
NASIL BİR METİN?
Saat 10.30'de o toplantıya ben de gideceğim davetliyim izleyeceğim. An itibariyle bildiğimiz husus şu 9 ana başlıkta 73 alt başlıkta 2.300 vaat. Bu nasıl bir metin? İsmi üzerinde ortak mutabakat metni. Aslında bu ifade bile 6'lı masadaki güçlüğü bence ortaya koyuyor. Neden? Mutabakat dediğiniz zaten bir ortaklaşmadır. Bunsa sadece mutabakat metni denilememesi 6 partinin çok ince dengeler üzerinde birbirini koruyup kolladığını gösteriyor.
O yönüyle bakıldığında ekonomiyle ilgili olanlar siyasetin özellikle parlamenter sisteme dayalı yeniden inşasına dair vaatler. Gelir dağılımı, çevre, kadın, gençler, çocuk aslında bildiğimiz temel başlıklar. Bu kadar çok vaadin alt alta sıralanmış olması da 6 partinin 6 ayrı çıkar ve beklentisini karşılamak için her birini tatmin etmek üzere alt alta maddelerin dizilmiş olmasından da kaynaklanan güçlüğü de gösteriyor. 6 partinin belirlenmiş isimleri genellikle genel başkan yardımcıları kendilerine ayrılan bölümleri genel başkanlarının huzurunda okuyorlar. Daha sonra genel başkanlar ya kamuoyu önünde bir imza atıyorlar ya da birlikte bir fotoğraf vermeyi tercih ediyorlar. Geçtiğimiz yıldan bu yana devam eden yaklaşık bir yıldır devam eden bir süreç.
Bu sürecin içinde 6 partiyi bir araya getiren gerekçelerin kamuoyuyla paylaşıldığı toplantıyı güçlendirilmiş parlamenter sistemi merkezine aldığını öne sürdükleri anayasa metnini yerinde izleme fırsatı bulmuştuk. Şimdi de bu ortak mutabakat metnini dinleyeceğiz. Burada kritik nokta 13 Şubat ve sonrası ve ondan sonra açıklanacak hükümet programı diye tabir edilen metin. Orada partilerin nasıl bir strateji izlediği hangi isim ya da isimler üzerinde müzakere yapılacağına ilişkin bazı ipuçları da var.
13 ŞUBATTA ADAY AÇIKLANACAK MI?
13 Şubat tarihi kritik bir tarih. Sayın Kılıçdaroğlu önce 13 Şubat'ta adayımızı açıklayacağız şeklinde bir ifade kullandı. Sonra bunu adayımızı belirleyeceğiz şeklinde değiştirdi. Bunun nedenini izah edeceğim. Ama aynı zamanda hemen ardından belirlenmiş adayın birkaç gün içinde de bir hükümet programlıyla da kamuoyunun karşısına çıkacağını ifade etti.
BAŞ HARFİ K
An itibariyle hiçbir ankette ve saha çalışmasında Sayın Kılıçdaroğlu birinci aday olarak çıkmıyor. İYİ Parti'nin ortaya koyduğu bir kriter var 'kazanacak aday'. Esasen Sayın Cihan Paçacı bu çerçeveyi kamuoyuyla tekrar paylaşmış oldu. Söyle ilginç bir süreç de yürüyor bir yandan Sayın Kılıçdaroğlu için bir imaj oluşturulmaya başlandı. Adalet yürüyüşü yapan helalleşme çağrısında bulunan Türkiye'nin sorunlarına çözüm üretmek için 6 partiyi bir araya getirme fedakarlığı sergilemiş dolayısıyla bu masayı bir arada tutma özverisiyle devleti de aynı mantıkla yönetebilecek, devlet tecrübesi olan liyakati olan vesaire vesaire… Bütün bu profil ben size adayın ismini söylemeyeyim ama isminin ilk harfini söyleyeyim Kemal'in K'si demek gibi bir şey. Yani Kemal Kılıçdaroğlu'nun bütünüyle kendisini tanımladığı bir çerçeve.
Ama aynı zamanda ilginç bir şekilde bir yandan da İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul'un işleri ve önceliklerini bir kenara bırakarak belirlenen 15 merkezde Anadolu turuna çıkmış durumda. İBB Başkanının Anadolu'da ne işi olabilir? Hani dersiniz ki seçim takvimi başladı 6'lı masanın mutabakatı ile büyük ölçüde seçildi daha çok aslında İYİ Parti, HDP ve CHP mutabakatı ile seçildi. Dolayısıyla bir popülaritesi bir karşılığı da var onu sahada değerlendiririz. Bunu aday açıklandıktan sonra anlamak anlamlandırmak ve izah etmek mümkün.
Ama henüz bu aşamada değilken İBB Başkanının Anadolu'nun farklı merkezlerinde illerinde ilçelerinde ne işi var? Sayın Kılıçdaroğlu bunu şöyle izah ediyor. Yargı kararıyla Sayın İmamoğlu mağdur olmuş bu mağduriyetini anlatmak için Anadolu'da dolaşmak ve kamuoyuna bu mağduriyetini anlatarak yargının bundan sonra vereceği kararlarda kamuoyunun bilinçlendirilmesini sağlamak için. Bana da bu konudaki niyetini ifade etti ben de iyi o zaman sen bir dolaş Anadolu'yu dedim şeklinde biraz üst perdeden ama sonra yanına şu cümleyi ekliyor ha Anadolu'yu dolaşıyor ama İstanbul'daki işleri aksatmıyor, İstanbul'da her şey saat gibi tıkır tıkır işliyor kendisi İBB Başkanı olarak görevinin başında.
"İMAMOĞLU GÖZ ARDI EDİLMİŞ DEĞİL"
İmamoğlu'nun Sayın Kılıçdaroğlu'nun zoraki adaylık profili yanında bir 100 bin imzayla belki de ayrıca bir aday olarak öne çıkma ihtimali hala göz ardı edilebilecek bir seçenek değil. Biliyorsunuz anayasamız cumhurbaşkanının adaylığı ile ilgili şartların içinde 100 bin imzayla da herhangi bir siyasi partinin doğrudan aday göstermesi gibi bir süreç olmaksızın da bir ismin kamuoyunun önüne çıkmasına imkan veriyor. Bu seçenek İmamoğlu için göz ardı edilmiş değil.
Ancak 13 Şubat'ta 6'lı masa adrese teslim bir şekilde Kılıçdaroğlu'nun ismi etrafında uzlaşacak ya da zoraki bir uzlaşma tesis edecek gibi dursa da çoklu adayla seçime gidilme ihtimalini henüz göz ardı edecek noktada da değiliz. Kılıçdaroğlu bütünüyle kendisine tüm yolları çıkaracağı bir modeliteyi bu ana kadar getirdi.
En son Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da Kılıçdaroğlu'na hitaben inşallah cumhurbaşkanı olarak da bu tesislerin halka sunulduğu aşamada beraber oluruz şeklinde yani ben artık aday değilim biçiminde kendini geri çektiği süreci de tanımladı.
Geride biraz baş ağrıtan Ekrem İmamoğlu onun açısından duruyor. Kılıçdaroğlu kazanacak birinci aday gibi kendi çalışmalarında bile gözükmüyor henüz.
A - B VE C PLANI
A planı Kılıçdaroğlu'nu işaret ediyor. B planında Ekrem İmamoğlu'nun ihtirası ve anketlerde Kılıçdaroğlu'nun önünde gözüken verilere dayalı özgüveni ve kendisini bu anlamda siyasal olarak sahada tutup masayı baskı altına almak isteyen her türlü çevrenin hesabı var. C planı da bir sürpriz aday ama artık öyle bir noktadayız ki Türkiye'de siyaseten kamuoyunun önüne çıkmış mesajı belli bir mücadelenin içinden gelmiş bir aktörle sürpriz aday olarak yarı siyasi ya da toplumun iyi kötü tanıdığı popüler bir ismi cumhurbaşkanı adayı olarak göstermek arasında artık belirgin bir fark var. Çünkü cumhurbaşkanını doğrudan halk seçiyor.
Soru işaretleriyle karşılanacak bir ismin artık çok fazla şansı yok. Sayın Kılıçdaroğlu'nun ısrarının bence temel nedeni de bu büyük ölçüde.
Sürpriz isim bir C planı olarak her zaman vardır ama siyasetin içinden hakiki manada gelmeyen bedel ödememiş ve toplumda karşılık üretmemiş ama hazıra konacak bir figür artık Türkiye'de çok fazla karşılık bulmaz. Bence 6'lı masadakiler de bunun farkındalar.
"YETER SÖZ MİLLETİN" POLEMİĞİ
14 Mayıs 1950 Türkiye'de hür ve serbest seçimlerin yapıldığı ilk tarih. Dolasıyla bir tek parti dönemi ve tek parti devletine ve parti devletine karşı milletin özgür iradesiyle temsilcilerini seçerek ülkenin nasıl ve hangi yolla yönetilmesi gerektiğine ilişkin iradesini açık bir şekilde ortaya koyduğu tarih. 14 Mayıs'ı bilenler ve buradaki ruhun bugünkü karşılığını izdüşümünü okuyanlar bunun esasen CHP zihniyetine karşı bir bayrak açma olduğunu gayet net bir şekilde kamuoyuna anlatabilecek durumdalar.
BU SLOGANI KULLANABİLECEK DURUMDA DEĞİL
Sayın Mehmet Bekaroğlu CHP çarkları içinde eriyip gitti. O nedenle kendisi de fabrika ayarlarına uygun beyanatlar vermeye devam ediyor.
Yeter söz milletindir sadece bununla da sınırla değil söz de karar da milletindir vurgusu AK Parti ve Erdoğan ile bugün artık ete kemiğe bürünmüş durumda. Oysa CHP hem altı okun içindeki kavramlarla bugün devam eden ciddi çatışması ve meseleleri hem halk için halka rağmen siyasetinin hala güncel temsilcisi olması nedeniyle ortada duran büyük soru işaretleri ile birlikte bakıldığında yeter söz milletindir diyebilecek bir konumda değil. Bunu slogan olarak kullanamaya çalışır ama toplum bu samimiyetsizliği kısa bir süre içerisinde fark eder.

