18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 106. yılı! Dünya tarihi Çanakkale'de böyle yazıldı!
18 Mart 1915 hiç şüphesiz Türk tarihinin en önemli günlerinden. Çanakkale Zaferi'nin taçlandığı 18 Mart'ın 106. yıldönümünde Türkiye'nin kendi tarihini yazdığı günler yeniden gündeme geldi. İşte tüm düşmanların birlikte hücum etmesine rağmen 'Çanakkale Geçilmez'in' hafızalara kazındığı, dünya tarihinin yeniden yazıldığı Çanakkale Zaferi'nin anlam ve önemi...
Çanakkale Savaşı, 1 Dünya Savaşı sırasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı ile İtilaf Devletleri arasında, deniz ve kara muharebeleri olarak meydana geldi.
Osmanlı, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiği 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile ittifak antlaşması imzaladı. Bu imza, Osmanlı'nın Almanya'nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında savaşa gireceği anlamına geliyordu. Dünya tarihi de bu savaşın ardından yeniden yazıldı.
18 MART'TA NE OLDU?
İtilaf Devletleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul'u zapt etmek suretiyle Almanya'nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir.
Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir. Çanakkale'de tarihi bir zafere imza atan Osmanlı, dünya tarihinin yeniden şekillenmesini sağladı.
ÇANAKKALE ZAFERİNİN ÖNEMİ NEDİR?
Çanakkale Cephesi'nin Anadolu halkına verdiği azim, umut ve kararlılık Kurtuluş Savaşı'nın meşalesini de ateşlemiştir. Çanakkale, Türk ulusunun bağımsızlık ve hürriyet söz konusu olduğunda ne denli kararlı ve kahraman olduğunu sonsuza dek anımsatacak bir "anıtcephe" dir. Çünkü Türk ordusu üstün muharebe taktiklerini, silah gücü bakımından çok üstün bir güce karşı ustalıkla kullanmıştır. Bununla beraber dünya harp tarihi, Çanakkale'de Türk askerinin insancıllığını savaş alanlarında bile yitirmediğine, düşmanına dahi merhamet gösterebildiğine şahit olmuştur.