Hollanda polisi hamile kadını darp etti: Mağdurlar A Haber'e konuştu: Avrupa gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi
Hollanda'da bir sığınmacı merkezinde yaşanan ve tüm dünyada infial yaratan polis dehşetinin yankıları sürüyor. Hamile olduğu bilinmesine rağmen acımasızca darp edilen Filistinli Melek El Mahmud ve eşi Visam Mikdad, yaşadıkları o zifiri karanlık anları A Haber'e anlattı. İnsan hakları maskesinin ardındaki ırkçı yüzü bir kez daha ifşa eden olayda, sığınmacı ailenin maruz kaldığı fiziksel işkence, köpekli saldırı ve şok tabancalı müdahale modern Avrupa'nın göbeğinde yaşandı.
Hollanda'da sığınmacıların sığındığı merkez, bir anda polis şiddetinin merkezi haline geldi.
Hamile olduğu bilinmesine rağmen acımasızca darp edilen Filistinli Melek El Mahmud ve eşi Visam Mikdad, yaşadıkları o zifiri karanlık anları A Haber Dış Haberler editörü Habiba Ali'ye anlattı.
"HAMİLE OLDUĞUMU BİLE BİLE YERDE SÜRÜKLEDİLER"
Yaşadığı travmayı anlatırken hala o anların ağırlığını taşıyan Melek El Mahmud, "Polisler geldiği zaman sadece onlara eşimin yanında olabilir miyim diye sordum. Benim hamile olduğumu biliyorlardı. Polis bana vurdu ve savurdu. Diğer polisler de geldi, saçımdan çektiler ve yere yatırdılar" ifadelerini kullandı. Hollanda polisinin hamile bir kadına karşı sergilediği bu barbar tutum, çevredeki kameralara yansısa da yaşananların buz dağının sadece görünen kısmı olduğu ortaya çıktı.
POLİS KÖPEĞİ VE ŞOK TABANCASIYLA İŞKENCE
Eşini ve doğmamış çocuğunu korumak için canını dişine takan Visam Mikdad, polisin nasıl bir canavara dönüştüğünü anlattı. Visam Mikdad, "Melek onlara benim yanımda kalmak istediğini söyledi. O sırada bu ırkçı polis geldi, onu yere savurdu. Bunları görünce ben sinirimi kontrol edemedim. Eşimi ve doğmamış çocuğumun hayatlarını tehlikeye atıyordu. Eşimi korumaya gittiğimde, hepsi birden bana saldırmaya başladı" şeklinde konuştu. Mikdad, saldırının dozunun her geçen saniye arttığını belirterek, "Hayvanmışız gibi davrandılar. Eşimin sırtına çok sert şekilde vurdular. Biri de saçını çekiyordu. İlk polis saldırdığında çevredeki diğer polisler de bize saldırmaya başladı. Polis köpeği bacağımı ısırdı, eşimi de ısırabilirdi. Bize böyle davranmaya hakları yok. Şok tabancasıyla elektrik verdiler" sözleriyle o vahşeti detaylandırdı.
GÜVENLİK KAMERALARIYLA İLGİLİ ŞOK YALAN
Olayın ardından hukuk mücadelesi başlatmak isteyen ailenin karşısına, Hollanda makamları tarafından örülen bir duvar çıktı. Delillerin karartılmak istendiğini vurgulayan Visam Mikdad, "Beni dört gün gözaltında tuttular. Melek şikayete gittiğinde, güvenlik kameralarının açık olmadığını söylediler. Bir de polise vurmakla beni suçluyorlar ve benden tazminat istiyorlar" dedi. Mikdad, Avrupa'nın sahte özgürlük söylemlerine sert tepki göstererek, "Bebeğimizi alıp beni ve eşimi sınır dışı etmek istiyorlar. Bu video olmasaydı ben çıkamayacaktım. Allah gerçeği gösterdi. Avrupa insan ve kadın haklarını savunduğunu iddia ediyor; bunların hiçbiri yok" şeklinde konuştu.
ERKEN DOĞUM VE SINIR DIŞI TEHDİDİ
Fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik baskının da doruğa ulaştığı o anlarda, Melek El Mahmud yerdeyken bile merhamet görmediğini ifade etti. Melek El Mahmud, "Beni yere yatırıp kelepçelediler. Doktor ben yerdeyken muayene etti. Fiziksel işkencenin acısı günlerce devam etti. Olay videoda gözükenden çok daha uzun sürdü ama elimizdeki tek kaynak o. Çünkü bize güvenlik kamera görüntülerini vermek istemiyorlar, o gün çalışmadığını iddia ediyorlar" sözleriyle yaşanan skandalı aktardı. Şikayet etmek için gittiği polis merkezinden de eli boş döndüğünü söyleyen El Mahmud, "Kimse yardımcı olmadı ve üstüne sınır dışı etmekle tehdit ettiler. Ben erken doğum yaptım. Kızımı kucağıma aldım ama onu kaybedebilirdim" ifadeleriyle yaşadığı büyük korkuyu ve Hollanda devletinin vurdumduymazlığını dile getirdi.