Faizlerde geri çekilme beklentisi: Krediler nasıl etkilenecek?
Merkez Bankası, yaklaşık 6 aylık aranın ardından bankaları yeniden politika faizi üzerinden fonlamaya başladı. Yurt içi piyasalarda risk iştahını destekleyen adımla birlikte faiz indirimine yönelik beklentiler güçlenirken, önümüzdeki dönemde kredi ve mevduat faizlerindeki düşüşün daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 1 Mart 2026'da askıya aldığı bir hafta vadeli repo ihalelerini yaklaşık 6 aylık aranın ardından yeniden devreye aldı. Piyasalarda risk iştahını destekleyen bu adım, para politikasında normalleşme sürecine yönelik beklentileri de güçlendirdi.
Ağustos ayında enflasyon beklentilerindeki gerilemeyle birlikte, TCMB'nin önümüzdeki dönemde faiz indirimlerine yönelik hareket alanının genişleyebileceği değerlendiriliyor.

NORMALE DÖNÜŞ
Merkez Bankası, bankaları iki kanaldan fonluyor.
- Birincisi resmi politika faizi olan ve halen yüzde 37 seviyesinde bulunan bir hafta vadeli repo ihaleleri
-
Diğeri ise yüzde 40 olan gecelik borç verme
NE OLMUŞTU?
TCMB, 1 Mart 2026'da haftalık repo ihalelerine ara verdiğinde bankaları yüzde 40 faizli gecelik borçlanmaya yöneltmişti. Böylece kâğıt üzerinde politika faizi yüzde 37'de kalırken, bankaların TCMB'den sağladığı fonlama yüzde 40'lık gecelik borç verme faizine taşınmıştı.
İLK ADIM DÜN ATILDI
Merkez Bankası aldığı karar doğrultusunda dün ilk adımı attı. TCMB, yüzde 37 faiz oranıyla 1 milyar TL tutarında bir hafta vadeli repo ihalesi gerçekleştirdi.
İhalede basit faiz yüzde 37, bileşik faiz ise yüzde 44.58 oldu. Gecelik yüzde 40'ın yıllık bileşik faizi yüzde 49.16 iken haftalık yüzde 37'nin yıllık bileşik faizi yüzde 44.58.
Başka bir ifadeyle TCMB aldığı kararla zımni faiz indirimi 458 baz puan oldu. Bankaların ellerindeki tahvilleri teminat verip Merkez Bankası'ndan lira çektiği bir hafta vadeli repo ihalesinin faizi, 10 Eylül'deki Para Politikası Kurulu toplantısında yüzde 37'de sabit bırakılsa bile, o tarihe kadar 300 baz puana varan fiili bir gevşeme gerçekleşecek.





