Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ekonomide 3 ana hedefi açıkladı: Tek haneli enflasyon, borç oranı düşüşü, sürdürülebilir cari açık
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Şimşek, "Programımızın özü enflasyonu tek haneye indirmektir." dedi. Bakan Şimşek ayrıca ikinci hedefin borç oranını yüzde 40 seviyesinin altında kalıcı olarak tutmak, üçüncü hedefi ise sürdürülebilir cari açık olarak açıkladı. Bakan Şimşek vergilerle ilgili düzenleme olup olmayacağına ilişkin soruya da yanıt verirken; KDV, MTV ve gelir vergisi ile ilgili "Genel oranlarında artış olmayacak." dedi. Bakan Şimşek'in piyasalara verdiği mesajların detaylarını A Haber muhabiri Rıfat Fırat aktardı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacağını belirterek, "Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik." dedi.
Şimşek, BloombergHT ve Habertürk ortak yayınında, ekonomideki gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı.
Orta Vadeli Program'da (OVP) fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık hedeflerinin olduğunu dile getiren Şimşek, piyasaları bozmamak için Kur Korumalı Mevduat'tan (KKM) kademeli çıkış öngördüklerini söyledi.
Rezervin önemine de değinen Şimşek, "Bir yıl ve daha kısa vadeli borcumuz kadar rezerv düzeyine ulaşmak istiyoruz." diye konuştu.
Fiyat istikrarını, mali disiplini, sürdürülebilir dış açığı kalıcı hale getirecek yapısal reformların gündemlerinde olduğunu belirten Şimşek, "Program çalışıyor. Bazı alanlarda öngördüğümüzden daha güçlü şekilde çalışıyor. Önemli olan piyasa aktörlerin programa inanmasıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Şimşek, risk primiyle bunun özetlendiği kanısında olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin risk priminin 600-700 bandından yaklaşık 300 civarına indiğine dikkati çekti. Bunun Türkiye'nin dış kaynağa makul maliyetlerde erişmesinin önünü açtığını söyleyen Şimşek, "Türkiye'nin ağustosa kadar risk primi, gelişmekte olan ülkelerin çok üzerindeydi. Risk priminin 700'den 300'e inmiş olması bence piyasanın bu programa inandığını gösteriyor." dedi.
Türkiye'ye finansman girişine de değinen Şimşek, "Geçen senenin ilk 5 ayında net portföy çıkışı 2,9 milyar dolar. Haziran-aralık döneminde ise 11,4 milyar dolar net portföy girişi var. O dönemde reel sektör ve altyapı için proje kredi girişi 8,8 milyar dolar. Türkiye geçen sene piyasalardan tahvil ihracıyla 10 milyar dolar yüksek faizle borçlandı ama artık faizler ciddi şekilde aşağı indi." ifadelerini kullandı.

"CARİ AÇIK, ŞUBAT VE MART AYLARINDA 30-35 MİLYAR DOLAR ARALIĞINA İNECEK"
Geçen mayıs ayında 98,5 milyar dolara inen rezervlerin şu anda 130 milyar doların üzerine çıktığını vurgulayan Şimşek, döviz dönüşümlü mevduatın da dikkate alınması durumunda rezervlerdeki artışın 60 milyar dolar civarında olduğunu söyledi. Kısa dönemde güçlü bir dönüşün çok nadir olduğuna işaret eden Şimşek, programın rezerv, güven ve risk primi boyutunun iyi çalıştığını belirtti.
Bankaların, reel sektörün rollover rasyolarının yükseldiğini anlatan Şimşek, "Büyümede dengelenme, büyümenin kompozisyonunda değişiklik, enflasyonu ve cari açığı kalıcı şekilde aşağı çekmemizi sağlayacak temel koşuldur." şeklinde konuştu.
Şimşek, yurt içi talebin ve net ihracatın büyümeye etkisine de değinerek, "2023'ün 4'üncü çeyreğinde yurt içi toplam talebin büyümeye katkısı 4,6 puana iniyor. Net ihracatın etkisi eksi 0,6 puan. Bu senenin ilk çeyreğinde, elimizde iki aylık rakamlar var, net ihracatın etkisi pozitife dönmüştür. Bizim de zaten istediğimiz bu. Net ihracatın etkisi pozitife dönsün, iç talep ılımlı hale gelsin." değerlendirmesinde bulundu.
Mayıs ayında 12 aylık cari açığın 60 milyar doların üzerinde olduğunu, aralıkta ise açığın 45 milyar dolara gerilediğini söyleyen Şimşek, ilk iki aylık dış ticaret açığında geçen seneye göre 13,2 milyar dolarlık iyileşme olduğuna işaret etti. Şimşek, cari açığın şubat ve mart aylarında 30-35 milyar dolar aralığına ineceğini bildirdi.
Program çalışmasıyla cari açığın daraldığını, büyümenin kompozisyonun değiştiğini ifade eden Şimşek, "Ana hedefimiz enflasyonun düşmesi. Bugünkü enflasyon rakamı son 12 ayın enflasyon rakamıdır. Önümüzdeki 12 ayın enflasyon rakamıyla ilişkisi zayıftır. Önümüzdeki 12 ay enflasyon düşecektir. Çok net bir şekilde piyasalar, 'Biz inanıyoruz. enflasyon düşecek.' diyor. Ona göre fiyatlama yapıyorlar." dedi.

"ENFLASYONU YÜKSELTECEK ADIM ATMAYACAĞIZ"
Şimşek, enflasyon eğiliminin ortaya koydukları hedef patikasıyla uyumlu gittiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "2024'ün ilk yarısı dahil yıllık enflasyon yüksek kalacak dedik. Çünkü, baz etkisi var ve para politikası gecikmeli olarak çalışır. Para politikasının enflasyonu çıpalayacak seviyeye gelmesi daha yeni. 2024'te geçici olarak 2023'ün enflasyonunu besleyen faktörler ortadan kalkacak. Para politikası çalışacak. Kurda reel olarak herhangi bir değersizleşme öngörmüyoruz. Deprem etkisi sistemden çıkacak, vergilerin etkisi seriden çıkacak. Dolayısıyla enflasyonun ineceğini düşünüyoruz."
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ekibine de destek veren Şimşek, "İlave tedbirler olacak mı?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Enflasyonu yükseltecek adım atmayacağız. Vatandaşımıza, piyasamıza, iş alemine de sürpriz yapmayacağız. OVP'de maliye politikasıyla ilgili ortaya koyduğumuz vizyon neyse onu uygulayacağız. Programda, 'Vergi istisnalarını gözden geçireceğiz, istisnalarda verimli etkin olmayanlarla ilgili çalışma yapacağız.' deniliyor. KDV, kurumlar ve gelir vergisi oranlarında genel bir artış olmayacak. Motorlu Taşıtlar Vergisi'ne ilişkin yeni bir düzenlemeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik."






