
"HEM MİLLİ HEM GLOBAL MARKALARIYLA TÜRKİYE BU SEKTÖRÜ BÜYÜTÜR"
Otomotiv sektörüne ilişkin soruları da yanıtlayan Kacır, ikinci el piyasasıyla ilgili alınan tedbirler ve çalışmaların sektörde fiyat yükseliş beklentisini ortadan kaldırmak ve bir fiyat istikrarının oluşmasına imkan sağlamak için yürütüldüğünü vurgulayarak, "Bunu yaptığımızda aslında bu biraz olağanın üzerinde görülen ithalat düzeylerinin de normalleşeceğini ümit ediyoruz." dedi.
Kacır, ticari araç sınıfında Türkiye'nin üretimde Avrupa'nın önde gelen ülkeleri arasında yer aldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu: "Buna mukabil binek otomobillerdeyse ithalat yapıyoruz, içeride üretilenler de var ama Türk insanının tercih ettiği otomobillerin bir kısmı binek otomobillerin bir kısmı da ithal ediliyor. Dolayısıyla, halihazırda içerideki üretim kapasitesini artırıyor olsak da tümüyle binek otomobil talebine cevap verecek tip ve markaların üretimi yeterli düzeyde değil. Ama bütün markalarla yürüttüğümüz, yani şu anda neredeyse tüm otomobil markalarıyla biz masadayız. Yeni dönemde özellikle yeni nesil araçlara ilişkin, hibrit araçlara ilişkin, elektrikli araçlara ilişkin yeni yatırımları hızlandırma çabası içindeyiz. İnşallah o yatırımlar gerçekleştikçe hem ihracat kapasitesi artacak hem de iç pazarda tercih edilen marka ve modellerin yerli üretimi de daha ileri bir düzeye taşınmış olacak.
Elektrikli araç deyince hep Togg'u konuştuk ama Ford'un da bir elektrikli araç yatırımı var ve ona da ciddi bir devlet teşviki geçtiğimiz yıl sunduk, o da inşallah önümüzdeki dönem de gerçekleşecek. Bizim daha önce biliyorsunuz Manisa'da Volkswagen konusu vardı, Volkswagen yanlış yaptı, bunu da söyleyelim buradan, büyük bir fırsatı ertelemiş oldu, umarım yeniden o yanlışlarını da tespit ederler. Yani yanlış olan kısım şudur, her marka kendine özgü bir değerlendirme yapabilir ama bizim bütün markalardan her zaman beklentimiz, biz Türkiye'de üretimi, katma değeri konuşmalıyız. Global markaların siyasi mülahazalarla hareket etmesi yanlıştır. Ben kendilerinin de böyle değerlendirdiğini tahmin ediyorum. Türkiye kaybetmez, Türkiye yoluna devam eder, ediyor. Hem milli markalarıyla hem global markalarıyla Türkiye bu sektörü büyütür."
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye'nin yerli otomobili Togg'un, gelecek hafta gerçekleşecek Körfez Ülkeleri ziyaretinde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Katar'a hediye edileceğini söyledi.
Kacır, Bakanlık'ta, basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Kamunun araç ihtiyacıyla ilgili yaptıkları çalışma kapsamında, ihtiyacın bir bölümünün yerli ve milli marka yeni nesil, çevreci, sıfır emisyonlu, elektrikli otomobil Togg'la karşılanmasını planladıklarını, kamuya 30 bin araçlık alım garantisi verdiklerini belirten Kacır, "Bir yönüyle çok büyük bir destek alım garantisi ama bir yandan da halen özel sektör yatırımcısının başarı zorunluluğunun kendi üzerinde kaldığı bir model çünkü nihayetinde bu dönemde, yani bizim kamu olarak 30 bin araç alacağımız bu dönemde 2032'ye kadar Togg 1 milyon araç üretecek. Yani aslında üreteceği araçların yüzde 97'sini piyasaya satacak, yüzde 3'ünü biz kamu olarak almış olacağız. Tabii o 30 bin araçlık alım garantisi, Togg'un finansman imkanlarına çok ciddi katkı sundu." diye konuştu.
Kacır, Togg'un Türkiye'nin yeni nesil endüstri politikasının en somut örneği olduğunu dile getirerek Togg'un yıldan yıla satış hacimlerinin katlanarak artacağını, bu hacmin 4-5 yılda 175 bine erişmesini öngördüklerini anlattı.
Söz konusu 175 bin satışın tamamının iç pazar olmayacağına değinen Kacır, "Özellikle Avrupa, Togg'un ihracat hedefi taşıdığı bir pazar. Dolayısıyla 175 binin bir kısmı ihracata yönelik olsa da önemli bir kısmı yine iç pazarı besliyor olacak. Bu açıdan bakınca biz, şarj istasyonu ve soket sayılarının iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.
Kacır, Togg'un bugüne kadar 800'den fazla aracı yollara çıkardığını, bunun bir kısmının da kamuya teslim edildiğini hatırlattı.

"3 ÜLKEYE DE TOGG HEDİYE EDİLECEK"
Bakan Kacır, daha önce Türkmenistan, Özbekistan ve Azerbaycan'a Togg hediye edildiğini anımsatarak Türkiye'nin ikili ilişkilerinin kuvvetli olduğu dost ülkelerle, yerli otomobili tanıştırmayı sürdüreceklerini bildirdi.
Kacır, "Hediyeleri önümüzdeki hafta götüreceğiz ama malum Körfez gezisi 3 ülke... 3 ülkeye yani Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar'a Togg hediye edilmiş olacak. Tabii Türk Devletleri Teşkilatı'ndaki diğer üye ülkeler Togg'u hediye edeceğimiz adresler olacak." dedi.

"TOGG 10 YIL İÇERİSİNDE SÜRÜCÜSÜZ OTOMOBİLLER HALİNE GELECEK"
Togg'un batarya teknolojileri ve otonom sürüşte güçlü olması gerektiğine de dikkati çeken Kacır, 10 yıl içerisinde bu araçların sürücüsüz otomobiller haline geleceğini ifade etti.
Bu araçların özellikle şehirlerarası yollarda, aynı zamanda şehir içinde düşük hızlarda büyük ölçüde otonom olarak kullanılacağını öngördüklerini aktaran Kacır, "Bu iki işi (batarya teknolojileri ve otonom sürüş) gerçekleştirmek de kolay değil, daha yapacak çok işimiz var, dolayısıyla daha fazla destek vermemiz lazım, bu işin daha fazla önünü açmamız lazım." açıklamasında bulundu.
Mehmet Fatih Kacır, elektrikli araçlardaki rekabetin, bataryada rekabete dönüştüğünü dile getirerek "Biz bunu çok yakından izliyoruz ve buna yönelik de yatırımları hızlandırmaya gayret ediyoruz. Dolayısıyla bu batarya işini başarabildiğimiz ölçüde Togg'u başarılı kılacağız." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin otonom sürüşte ise iddialı olduğunu vurgulayan Kacır şu değerlendirmede bulundu: "İHA'larda çok başarılıyız. Yani Türkiye, insansız hava araçlarında dünyada 1 numara oldu ve oradaki bilgi-birikim çok insanın yetişmesine vesile oluyor. Özellikle savunma sanayindeki bu insan kaynağı, sivil alanlara transfer oluyor. Togg'un Ankara'da bir araştırma merkezi var, şimdi orada da 200'e yakın çok nitelikli mühendis çalışıyor ve bunların tamamına yakını savunma sanayi kökenli... Hiç tökezlemeden, hiç çekişme içine girmeden bir milli proje olarak bu işe sahip çıkalım ve bu hedefleri de gerçekleştirerek Togg'u bir dünya markası kılalım. Sadece iç pazarda birkaç yüz bin araçla bir global marka doğması mümkün değil, dolayısıyla bir global marka olmak zorundayız."