Inbusiness Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi'nde Emine Erdoğan'dan Turkuvaz Medya'ya özel tebrik: Doğa dostu bina ve çevre duyarlılığı vurgusu
Türkiye'nin yeni yüzyılında sürdürülebilirlik ve dayanışmayı odağına alan 'Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi', 'Geleceği Oku Bugünü Anla' yayın anlayışla sektörün ezber bozan dergisi InBusiness tarafından farklı disiplinlerde sürdürülebilirliği mercek altına alındı. Zirve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın teşrifleriyle birlikte Turkuvaz Medya Center'da gerçekleştirildi. Emine Erdoğan yaptığı konuşmada Turkuvaz Medya'yı tebrik ederken "Doğa dostu binası ile çevre duyarlılığını anlatmaktan bir adım öteye geçerek uygulamaya koyan Turkuvaz ailesini ayrıca tebrik ediyor ve alkışlıyorum." ifadelerini kullandı. İşte detaylar...
Turkuvaz Medya Grubu'nun ekonomi dergisi Inbusiness'ın düzenlediği "Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla bugün Turkuvaz Medya Center'da gerçekleşti.
Düzenlenen zirvede açıklamalarda bulunan Emine Erdoğan Turkuvaz Medya'ya özel bir tebrikte bulundu.

Emine Erdoğan, Turkuvaz Medya Grubu'nun ekonomi dergisi Inbusiness tarafından Turkuvaz Medya Center'da düzenlenen "Sürdürülebilir Yüzyıl Zirvesi ve Ödül Töreni"nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin yeni yüzyılının sürdürülebilir bir yüzyıl olması hedefiyle çıktıkları yolda sunulan her katkıyı takdire şayan bulduğunu söyledi.
Tüketimin yaşam kültürü haline geldiği bir çağda yaşandığını ifade eden Erdoğan, "Bir sermaye olarak görülen ve kaynakları sınırsızmış gibi tüketilen yeryüzünün, milyonlarca canlıya ev sahipliği yapan ortak evimiz olduğunu unutmuş durumdayız." diye konuştu.
Erdoğan, dünyanın bir yanında ihtiyacın çok ötesinde tüketim yaşanırken, bu tüketimi karşılayabilmek için dünyanın başka yerlerinde insan emeği ve doğal kaynakların biteviye sömürüldüğünü aktardı.
Bu israf çemberini oluşturanların en büyük iddiasının ise dünyanın kaynaklarının şu anki nüfusun ihtiyaçlarını kaldıramadığı yönünde olduğunu vurgulayan Erdoğan, oysa yapılan araştırmaların dünyanın kaynaklarının hakkaniyetli dağıtımı ile bir bu kadar daha insana rahatlıkla yetebileceğini gösterdiğini dile getirdi.

"DÜNYADA İSRAF EDİLEN GIDALARIN 2 MİLYAR İNSANA YETECEK KADAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ"
Tüketim hırsının bedelini, emeği ve doğal kaynakları hoyratça sömürülen mazlumların temiz hava ve suya, sağlıklı gıdaya erişim gibi en temel haklarından yoksun kalarak ödediklerini aktaran Erdoğan, daha çok tüketimi teşvik ederek elde edilmiş her kazancın insanlık adına bir kayıp haline geldiğini vurguladı.
Emine Erdoğan, yalnızca topraktan sofraya kadar ortaya çıkan gıda kaybının önlenmesinin, açlık ve sağlıksız beslenme tehdidini ortadan kaldırmaya yeterli göründüğünü kaydederek, şöyle devam etti:
"Bugün dünyada israf edilen gıdaların 2 milyar insana yetecek kadar yani açlık sorununu tamamen ortadan kaldırabilecek seviyede olduğunu biliyoruz. Böylesi bir durumda kendi çıkarlarının önüne insanlığın ortak derdini koyan sizler sürdürülebilir yüzyılı inşa eden öncülersiniz. Yeryüzünü gelecek nesillere bırakılacak bir emanet olarak gören medeniyetimizin dünyaya örnek teşkil edecek tezahürlerisiniz."
İklim değişikliğinin sarsıcı sonuçlarıyla yüzleşirken insanların çevre duyarlılığının geçmişte rastlanmayan bir hızla artmasının, bu karamsar tablo karşısında umutları tazelediğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
"İçinden çıkılmaz görünen bu sistemi dönüştürecek yeni çözüm yolları sunabilecek imkan ve kabiliyet, sahip olduğumuz inanç ve kültür dünyamızın temelinde yatıyor. Yarın kıyametin kopacağını bilse bile elindeki fidanı dikmeyi öğütleyen bir peygamberin ümmeti olarak asla pes etmemek gerektiğini biliyoruz. 'Nehir kıyısında bile suyu tasarruf et' emri, dünyaya ve kaynaklara nasıl bakmamız gerektiğini asırlar öncesinden öğretiyor. Çoğumuz, büyüklerimizden duyduğumuz 'artsın eksilmesin, taşsın dökülmesin' duasını hatırlarız. Bereketin bazen tek bir pirinç tanesine bağlı olabileceği, iki kişiye yetenin üç kişiye de yetebileceği inancıyla yetiştik. Mutfağında tarhana çorbası olan, meyve kabuklarından şifalı turşu ve şerbet yapan bizler, sürdürülebilirliği kültürel bir miras olarak özümüzde taşıyoruz."
Erdoğan, iklim krizini salt bir çevre sorunu olmaktan öte bir vicdan ve ahlak meselesi olarak gören bir bakış açısıyla herkesi tüketim davranışlarını dönüştürmeye davet ettikleri Sıfır Atık Projesinin de sahip oldukları bu kadim değerlerin bir sonucu olduğunu vurguladı.















