CANLI İsrail'de sandık kapandı, oy verme işlemi sona erdi! İşte ilk sonuçlar...

CANLI İsrail'de sandık kapandı, oy verme işlemi sona erdi! İşte ilk sonuçlar...

Gazze'deki soykırım, Lübnan ve Suriye'nin güneyindeki işgal ve İran'la yaşanan savaşın ardından İsrail'de gözler genel seçimlere çevrildi. 7,3 milyon seçmenin oy kullandığı seçimlerde, ilk sonuçlara göre Eisenkot bloku 53 sandalyeyle öne geçerken Netanyahu bloku 50 sandalyede kaldı. Sandık çıkış anketlerine göre, iki blok da hükümet kurmak için gereken çoğunluğa ulaşamadı.

İsrail'de katil Netanyahu liderliğindeki hükümetin dört yıllık görev süresinin ardından seçmenler, yapılacak genel seçimlerde sandık başına gidiyor. Ülkede 1988'den bu yana ilk kez genel seçimler zamanında gerçekleştirilecek.

Oy verme işlemi yerel saatle 07.00'de başladı, saat 22.00'de (TSİ 23.00) sona erecek. Ancak sandıklar kapansa bile yoğunluk halinde seçim merkezlerinde bekleyen her seçmen oy kullanma hakkına sahip olacak.

İŞTE 27 EKİM 2026 TARİHİNDE GERÇEKLEŞEN İSRAİL GENEL SEÇİMLERİNDEN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

İSRAİL'DE ANAHTAR ARAP PARTİLERİNDE

İsrail'de yapılan kritik seçimlerin ardından sandıktan kesin bir zafer çıkmazken, katil Netanyahu liderliğindeki iktidar koalisyonu meclis çoğunluğunu kaybetti ancak partisi Likud ile yarışı birinci sırada tamamladı.

İsrail’de seçim sonrası meclis tablosunu ve olası koalisyon senaryolarını değerlendiren AA Ortadoğu Haberleri Müdürü Yardımcısı Enes Canlı, "Netanyahu, Eisenkot'a el uzatabilir. Eisenkot siyaset sahnesine bu seçimlerde diğer klasik siyasetten artık bir yerde yorulan ve Netanyahu'yu uzaklaştırmak isteyen seçmenin yöneldiği bir aktör. Daha önceki seçimlerde böyle bir çıkışı yok. İsrail seçimlerinde benzer aktörlere rastlıyoruz; geçmişte Benny Gantz ve Yair Lapid gibi isimler Netanyahu karşısında öne çıkmıştı. Ancak Netanyahu İsrail siyasetini dizayn etme ve aktörler arasındaki gedikleri bulma konusunda siyasi sahnede biraz daha tecrübeli görünüyor. Dolayısıyla Gadi Eisenkot'la bir ulusal birlik hükümeti kurması ihtimali var ve Netanyahu buna yanaşacaktır. ABD ve İsrail'in İran'a saldırı ihtimalinin kinetik hale gelmesi gibi bir ulusal güvenlik tehdidinin ortaya çıkması durumunda da Eisenkot'un elinde seçmenini Netanyahu ile iş birliği konusunda ikna edebileceği bir unsur olabilir. Ancak seçimler öncesinde Eisenkot, Netanyahu'yla kesinlikle iş birliği yapmayacağını üstüne basa basa vurguluyordu. Çünkü Netanyahu ile iş birliğine sarı ışık yakarsa ya da kapıyı açık bırakırsa oy kaybedeceğini biliyordu" ifadelerini kullandı.

ARAP PARTİLERİNİN MECLİSTEKİ STRATEJİK AĞIRLIĞI

Arap partilerinin durumuna ve koalisyon hesaplarına değinen AA Ortadoğu Haberleri Müdürü Yardımcısı Enes Canlı, "Açıkçası şöyle bir durum söz konusu; Ra'am Partisi 7 milletvekili çıkardı ve bu seçimlerde oyunu rekor seviyeye ulaştırdı. 2021-2022 yıllarında Netanyahu'nun iktidardan uzaklaştırıldığı hükümette yer alarak İsrail tarihinde ilk defa bir iktidar koalisyonuna giren bu parti, milletvekili listesinde ikinci sıraya Yahudi kökenli eski İsrail Emniyet Genel Müdürü'nü koydu. Bu, muhalefet bloğuna 'Ben sizlerle çalışmaya hazırım' mesajıydı. Güvenlikçi bir ismi yanına alarak iş birliğine yeşil ışık yaktı. Ancak Netanyahu ve aşırı sağcı koalisyonu muhalefet hakkında sürekli 'Araplarla iş birliği yapacaklar, Filistin devleti kuracaklar, Filistinlileri göreve getirecekler' şeklinde bir kara propaganda yürüttü. Muhalefet de oy kaybetmemek için seçim sürecinde Arap partileriyle koalisyona kapıyı kapattı ve iş birliğine yakın durmadı" sözleriyle aktardı.

Ortak Liste'nin tutumunun meclis dengelerini doğrudan etkileyeceğini belirten Canlı, "Burada Ortak Liste'nin tavrı dikkat çekici olacak. Ra'am Partisi Eisenkot'a katılırsa 60 milletvekiline ulaşıyorlar. Ortak Liste'nin ise 10 kadar milletvekili bulunuyor. Bunların içinden birkaç ismin ikna edilmesi ya da bir azınlık hükümetine dışarıdan destek verilmesi Netanyahu'yu iktidardan uzaklaştırabilir. Seçim kampanyası sırasında Ortak Liste'nin etkinliğine gittiğimizde herkes muhalefetle veya Eisenkot'la iş birliği yapıp yapmayacaklarını soruyordu. Kendileri 'Muhalefet bunu istemiyor, bizim de kendi prensiplerimiz var' diyerek doğrudan açık destek vermiyorlar. Çünkü siyonist sağ siyaset ile Arap seçmenin talepleri örtüşmüyor. Ancak aşırı sağcıların baskısı altındaki İsrail vatandaşı Filistinlilerin, Batı Şeria'daki ve Gazze'de soykırıma uğrayan soydaşlarının çektiği sıkıntıları azaltmak için 'Öncelikli hedefimiz bu Netanyahu hükümetini iktidardan uzaklaştırmak' diyerek muhalefetle iş birliğine sarı ışık yaktılar" açıklamasında bulundu.

LİKUD BİRİNCİ ÇIKTI: GÖREV KİME VERİLECEK?

Mevcut tablonun meclis aritmetiğinde bir kilitlenmeye işaret ettiğini vurgulayan Canlı, "Arap partileri durumu değiştirebilecek ağırlığa sahip fakat muhalefetin de onlarla masaya oturması gerekiyor. Beklentilerin aksine Likud birinci parti çıktığı için İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un hükümet kurma görevini Netanyahu'ya verme ihtimali bulunuyor. Herzog bütün partilerin temsilcileriyle görüşecek; eğer Arap partileri Eisenkot'a işaret ederse Herzog'un görevi Eisenkot'a verme ihtimali de var ve bu durumda müzakereler yeniden canlanabilir. Özetle İsrail seçimlerinde tam bir galibiyet tablosu yok. Netanyahu seçimleri kazanamadı ancak muhalefetin kazanmasını da önleyerek kaybetmedi. Arap seçmenin sandığa gitmesi, hükümetteki aşırı sağcı ve terör sabıkalı isimlerin varlığından kaynaklandı. Önümüzdeki günler hem çetin koalisyon pazarlıklarına hem de yeni bir kilitlenmeye sahne olabilir; İsrail güvenlik kartını ve saldırgan politikalarını sürdürerek siyasette yeni bir dizayna gidebilir. Netanyahu 4 yıllık iktidar koalisyonunu bir arada tutabilmek ve aşırı sağcıları memnun etmek için Katar, Yemen, Suriye, İran, Lübnan, Gazze ve Batı Şeria'ya sürekli saldırılar düzenledi. Ancak buna rağmen hem partisi oy kaybetti hem de çoğunluğu yitirdi. Karşısındaki muhalefet bloğu ise bir siyasi 7 Ekim ortaya koyamayarak Netanyahu'yu siyaset sahnesinden tamamen dışarı itemedi ve Likud yarışı yine birinci parti olarak tamamladı" değerlendirmesinde bulundu.

ANKETLERİN YANILGISI VE SAHADAKİ BEKLENTİLER

Sonuçların sürpriz niteliği taşıyıp taşımadığına ve sandıktan çıkan asıl sürprizlere dair yöneltilen değerlendirmeleri yanıtlayan AA Ortadoğu Haberleri Müdürü Yardımcısı Enes Canlı, "Basın taramalarımız, sokaktaki gözlemlerimiz ve anketler Gadi Eisenkot'un partisinin birinci parti olarak çıkma ihtimalinin çok yüksek olduğuna işaret ediyordu. Gün içindeki oy oranlarının artması, Arap seçmenin sandığa gitmesi ve Netanyahu tabanı dışındaki Tel Aviv, Hayfa gibi kıyı ve merkez kentlerde katılımın yükselmesiyle Eisenkot'un birinci parti gelmesini bekliyorduk. Likud'un birinci parti çıkması beklentisi yoktu. Netanyahu çoğunluğu kaybetse de birinci partinin lideri olarak çıktı ve 7 Ekim hezimetinin yaralarını bölgedeki çok saldırgan politikalarla sarmaya çalıştı" dedi.

7 EKİM HESAPLAŞMASI VE ARAP SEÇMENİN SANDIKTAKİ CEVABI

Netanyahu'nun yürüttüğü politikaların toplumdan onay alıp almadığı ile Arap partilerinin Meclisteki varlığını 11'den 17 milletvekiline yükseltmesinin arka planına ilişkin sorulan hususları aktaran Enes Canlı, "Muhalefet seçim kampanyasını 7 Ekim felaketi ve Netanyahu'nun hesap vermekten kaçınması üzerine kurarak 'Sen baştaydın, sen suçlusun' mottosunu benimsedi ve hükümeti sorumsuzlukla suçladı. Muhalefet bloğu şu anda mecliste daha fazla sandalyeyle önde bulunuyor ve sandığa küsen seçmen tepki oylarıyla muhalefetin arkasında toplandı. Netanyahu'nun 7 Ekim'den bu yana bölgede izlediği saldırgan politikalar İsrail vatandaşı Filistinlilerin sandığında da karşılık buldu. Çünkü baskı ve şiddet yalnızca Gazze ve Batı Şeria ile sınırlı kalmadı; '48 Arapları da polis şiddetine, yargı ayrımcılığına ve ev yıkımlarına maruz kaldı. 'Bütün İsrailliler eşittir ancak Yahudi İsrailliler daha eşittir' gerçekliğiyle marjinalleştirilen Filistinliler sandıkta tepkisini gösterdi ve bu seçimde en büyük çıkışı Arap partileri yaptı. Muhalefetteki sol, merkez ve merkez sağ seçmen de tepki oylarıyla Eisenkot'un arkasında birleşti. Ancak 7 Ekim'in ardından İsrail siyasi yelpazesinin daha sağa ve güvenlikçi politikalara kaydığı, saldırganlığın merkezde yer aldığı bir tablo oluştu; Filistinli seçmen de sandıkta buna doğrudan tepki verdi" sözleriyle aktardı.

İKİ BLOK DA HÜKÜMET KURACAK SAYIYA ULAŞAMADI

İsrail'de dört yıl aradan sonra yapılan genel seçimin ardından sandık çıkış anketlerine göre, eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet, mevcut Başbakan Binyamin Netanyahu koalisyonunu geride bırakırken, hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı.

Yerel saatle sabah 07.00'de başlayan oy kullanma işleminin saat 22.00'de sona ermesinin ardından sandık çıkış anketleri yayımlandı.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın yayınladığı kesin olmayan sonuçlara göre, eski Genelkurmay Başkanı Eisenkot öncülüğündeki muhalif blok 53 sandalyeye ulaşarak, 50 milletvekili çıkaran mevcut Başbakan Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı iktidar bloğunu geride bıraktı.

Seçim yarışını önde tamamlamasına karşın muhalefet bloğu 120 sandalyeli İsrail Meclisi'nde koalisyon kurabilmek için yeterli 61 milletvekiline ulaşamadı.

İsrail vatandaşı Filistinlilerin yoğun katılım gösterdiği seçimlerde, onları temsil eden iki Arap listesi Meclis'e toplam 17 milletvekili gönderdi.

Sandık çıkış anketlerine göre, mevcut Başbakan Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi seçim yarışını 25 milletvekiliyle birinci tamamladı. Eisenkot'un liderliğindeki Yashar Partisi ise 21 sandalyede kalarak ikinci parti oldu.

Muhalefet bloğunda yer alan eski İsrail başbakanları Naftali Bennett ve Yair Lapid'in Birlikte Listesi 14, eski İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi 8, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi ise    10 milletvekiliyle Meclis'te temsil edilmeye hak kazandı.

Mevcut iktidar bloğunda yer alan Ultra-Ortodoks Yahudilerin (Haredi) Şas Partisi ve Birleşik Tevrat Yahudiliği 6'şar sandalyeyle seçim yarışını tamamladı.

Yine Netanyahu'nun müttefikleri aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi 7, Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi 6 milletvekili çıkardı.

İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Hadash, Taal ve Balad partilerinin oluşturduğu Ortak Liste 10 milletvekili çıkarırken, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi (Birleşik Liste) ise Meclis'te 7 milletvekiliyle temsil edilecek.

Kesin sonuçların yapılacak itirazların ardından en geç 8 gün içerisinde açıklanması bekleniyor.

OY VERME İŞLEMİ SONA ERDİ

İsrail'de bugün yapılan seçimlerde oy kullanma işleminin sona erdiği belirtildi. 

İsrail'de bugün gerçekleştirilen seçimlerde oy kullanma işlemi sona ererken, alınan ilk sonuçlara göre siyasi dengelerin değişebileceğine işaret etti. Açıklanan sandalye dağılımına göre Eisenkot bloku 52 sandalyeyle öne geçerken, Netanyahu bloku 50 sandalyede kaldı. Arap partileri ise 18 sandalye kazandı.

KATILIM ORANI YÜZDE 66'YI AŞTI

 İsrail'de yapılan ve yüksek katılımlı geçen genel seçimlerde, sandıkların kapanmasına 4 saat kala oy kullananların oranı yüzde 66,7'ye ulaştı.

İsrail Merkez Seçim Komitesine göre, saat 18.00 itibarıyla saatlik katılım oranlarının hesaplanmaya başlandığı 1973'ten bu yana en yüksek katılım oranı kaydedildi.

Saat 18.00 itibarıyla 7,3 milyon seçmenden 4,8 milyonunun oy kullandığı belirtildi.

Katılım oranının 2022'de yapılan bir önceki seçimden bu yana aynı saatte kayda geçirilen katılım oranından yüzde 9 daha fazla olduğu vurgulandı.

Merkez Seçim Komitesi Başkan Vekili Dean Livne, "Bir önceki seçimde saat 22.00'deki seçmen sayısını şimdiden aştık ve oy verme saatlerinin uzatılmasını görüşeceğiz." ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi, genel seçimlerde yerel saatle 22.00'ye kadar sürecek oy verme süresinin uzatılması için başvuruda bulunmuştu.

İsrail'de seçmenler dört yıllığına görev yapacak milletvekillerini seçmek için bugün sandık başına gidiyor; seçimlerin ardından hükümeti kuracak siyasi tablo şekillenecek. Yerel saatle 07.00'de (TSİ 08.00) başlayan oy verme işlemi saat 22.00'ye (TSİ 23.00) kadar sürecek.

NETANYAHU: SAVAŞTAYIZ

İsrail'deki seçimlerde son yılların katılım rekoru kırılırken, "savaştayız" diyerek seçmenlerine sandığa gitme çağrısı yapan Başbakan Binyamin Netanyahu, provokatif paylaşımlarına devam etti.

Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamalarda, sağ seçmeni konsolide etmeye ve provokatif paylaşımlarla sandığa yönlendirmeye çalışıyor.

Paylaşımlarında sık sık Filistin vatandaşı İsraillilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki seçime katılım oranlarının yüksekliğine vurgu yapan Netanyahu, "Evimiz için bir savaşın içindeyiz. Müslüman Kardeşler destekçileri sandıklara akın ediyor ve seçimleri çalıyor. Çıkın ve Likud'a oy verin." ifadelerini kullandı.

İSRAİL'DEKİ ARAPLAR: YAHUDİ BELDELERİNDE OY KULLANMA DAHA YÜKSEK

İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin oluşturduğu Ortak Liste, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu, milletvekili seçimlerinde Arap vatandaşlarının oy kullanma oranını olduğundan yüksek göstermek için yapay zekayla üretilmiş sahte bir görsel paylaşmakla suçladı.

Filistin asıllı İsrail milletvekili Ahmed Tibi de Netanyahu'nun söyleminin aksine, Yahudi beldelerindeki oy kullanma oranının Arap beldelerindekinden "büyük farkla" yüksek olduğunu belirtti.

Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, bir oy verme merkezinin önünde bekleyen kişileri gösteren bir görsel paylaşarak, görüntünün İsrail'in güneyindeki Rahat kentinde yaşayan Arap vatandaşlara ait olduğunu öne sürdü.

Paylaşımında, "Bugün Rahat'ta olanlar bunlar. Evlerinizde kalamazsınız, hemen çıkın ve Likud'a oy verin. Vatanımız için mücadele ediyoruz." ifadelerini kullanan Netanyahu, Tibi'nin birkaç gün önce X'te yayımladığı, bir otobüsün önünde çekilmiş fotoğrafını da yeniden paylaştı.

Netanyahu, bu fotoğrafa ilişkin paylaşımında, otobüslerin oy verme merkezlerine gittiğini ve Arap beldelerinde uzun kuyruklar oluştuğuna dair haberler geldiğini ileri sürdü.

Buna karşılık sağın güçlü olduğu bölgelerde seçmenlerin henüz harekete geçmediğini savunan Netanyahu, destekçilerine oy kullanma çağrısında bulunarak, aksi halde Arap partilerinin öncülüğünde bir hükümet kurulacağını iddia etti.

İsrail Merkezi İstatistik Bürosunun verilerine göre, oy kullanma hakkına sahip kişilerin yüzde 18'ini Filistinli vatandaşlar oluşturuyor.

1977'DEN BU YANA EN YÜKSEK SEÇİM KATILIM ORANI

Bir yetkili Al Jazeera'ye verdiği demeçte, İsrail'de yerel saatle öğlen 12 itibarıyla (seçimin ilk beş saati) seçmen katılım oranının yüzde 31'in üzerinde olduğunu söyledi.

Yetkili, bunun 1977'den bu yana yapılan herhangi bir oylamada o zamana kadarki en yüksek seviye olduğunu söyledi.

KATİL SANDIK BAŞINDA

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, eşi Sara Netanyahu ile birlikte oyunu kullandı.

Ahaber

İSRAİL'DE 2 SAATTE 1,2 MİLYON KİŞİ OY KULLANDI, KATILIM 45 YILIN EN YÜKSEK SEVİYESİNE ULAŞTI

İsrail'deki seçimlerde son 2 saatte yaklaşık 1,2 milyon kişinin oy kullanmasıyla, seçimlere katılım oranı son 45 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.

İsrail Merkezi Seçim Komitesinden yapılan açıklamada, seçimlere katılım oranının yüksek olduğu belirtildi.

Yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemine saat 10.00'a kadar kayıtlı seçmenlerin yüzde 16,68'inin katıldığı aktarıldı.

Yaklaşık 1,2 milyon kişi oy kullanma işlemini tamamlarken, 2022 seçimlerinde ilk 2 saatteki katılımın yüzde 15,9 olduğu hatırlatıldı.

Seçimlere katılım oranının 1981'den beri en yüksek seviyeye ulaştığı bildirildi.

İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, seçimlere yüksek katılımın İsrail vatandaşı Filistinliler ile sol kesimin çoğunlukta olduğu yerlerde öne çıktığını belirtti.

Anketlerde seçim barajını aşamayan partilerin seçimde de aşamayacağını savunan Smotrich, halka seçim barajını aşması kesin olan partilere oy verme çağrısı yaptı.

İSRAİLLİ MUHALİF LİDER LİEBERMAN'DAN SEÇİM UYARISI: “GÖZÜNÜZÜ DÖRT AÇIN!”

İsrail'de eski Maliye Bakanı ve Yisrael Beiteinu Partisi lideri Avigdor Lieberman, seçmenlere sandık merkezlerinde yaşanabilecek olası usulsüzlüklere karşı dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Lieberman, X hesabından yaptığı açıklamada İsraillilere seslenerek, “Sevgili vatandaşlar, gözünüzü dört açın. Oylarınızı aldatma, sahtecilik ve oylarınıza zarar verme girişimlerine karşı dikkatli olun.” ifadelerini kullandı.

SEÇİMDE OY HİLESİ İDDİALARI GÜNDEMDE

Lieberman'ın uyarısı, Netanyahu'ya karşı seçim ittifakında yer alan ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un liderliğini yaptığı Yashar Partisinin, oy pusulalarına müdahale edildiği ve oyların çalındığı yönündeki iddialarının ardından geldi.

İsrail'de seçim günü olası usulsüzlüklere ilişkin tartışmalar sürerken, muhalif isimlerden gelen açıklamalar sandık güvenliğini yeniden gündemin merkezine taşıdı. Bununla birlikte, söz konusu iddiaların doğrulanmış seçim usulsüzlükleri anlamına gelmediği belirtiliyor.

AŞIRI SAĞCI BEN-GVİR, İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA'DA OY KULLANDI: “KAZANACAĞIZ”

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan ve uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul edilen Kiryat Arba yerleşiminde oy kullandı.

Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar koalisyonunda yer alan aşırı sağcı Otzma Yehudit Partisinin seçimlerde 7 ila 8 sandalye kazanmasının beklendiği belirtildi.

BEN-GVİR'DEN “KAZANACAĞIZ” MESAJI

Oyunu Kiryat Arba yerleşiminde kullanan Ben-Gvir, Netanyahu liderliğindeki sağ koalisyonun seçimleri kazanacağını savundu.

Ben-Gvir, “Kazanacağız.” ifadelerini kullandı.

MUHALEFETİ MANSUR ABBAS ÜZERİNDEN HEDEF ALDI

Ben-Gvir, muhalefetin zafer kazanması durumunda İsrail-Filistin merkezli Ra'am Partisinin lideri Mansur Abbas'ın öncülük ettiği bir hükümetin kurulacağını öne sürdü.

Bu nedenle herkesi sandığa gitmeye çağıran Ben-Gvir, Netanyahu liderliğindeki bir koalisyonun İsrail'in güçlü kalmasını sağlayacağını savundu.

Aşırı sağcı bakan, “Güçlü, sağcı bir hükümet, güçlü bir İsrail devleti demektir.” dedi.

Ahaber

İSRAİL MUHALEFETİNDEN SEÇMENE SANDIĞA GİTME ÇAĞRISI

İsrail'de muhalefet ittifaklarının liderleri, vatandaşlara oy kullanma çağrısında bulundu.

Yisrael Beiteinu Partisi lideri ve eski Maliye Bakanı Avigdor Liberman, X hesabından yaptığı açıklamada, “Binyamin Netanyahu dönemine son veriyorum.” ifadelerini kullandı.

Birlikte İttifakı'nın lideri ve eski Başbakan Naftali Bennett ise İsraillilere seslenerek, “Şimdi sıra sizde. Sandığa gitme zamanı.” dedi.

Yashar Partisi lideri ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot da yaptığı açıklamada, “Bugünkü zafer gelecek nesil için.” ifadelerini kullandı.

İSRAİL SEÇİMLERİNDE SON DURUM A HABER'DE

İsrail'de merakla beklenen genel seçimlerde oy kullanma işlemi sabah saat 07.00 itibarıyla başladı. Gazze başta olmak üzere son 3 yılda 6 ülkeye saldırılar düzenleyen aşırı sağcı hükümetin lideri Binyamin Netanyahu için adeta bir referandum niteliği taşıyan kritik seçimde, sandıklar Türkiye saatiyle 23.00'te kapanacak. Bölgedeki son durumu ve kritik dengeleri aktaran Anadolu Ajansı muhabiri Faruk Hanedar, sahadaki atmosferi ve masadaki tüm hükümet senaryolarını detaylarıyla paylaştı.

OY KULLANMA İŞLEMİ SAAT 23.00'E KADAR SÜRECEK

İsrail genelinde sandıkların sabah 07.00 itibarıyla açıldığını belirten Anadolu Ajansı muhabiri Faruk Hanedar, "Seçimler sabah 07.00 itibarıyla başladı ve yerel saatle 22.00, Türkiye saatiyle 23.00'e kadar devam edecek. Sandıkların kapanmasıyla birlikte çıkış anketleri açıklanacak ve sonuçlar gece saatlerinde aşağı yukarı netleşecek. Kesinleşmiş sonuçların ilanı için 8 günlük yasal bir süre bulunsa da bugün genel tablo ortaya çıkmış olacak" ifadelerini kullandı.

NETANYAHU İÇİN "TAMAM MI DEVAM MI" SEÇİMİ

Bu seçimin Başbakan Netanyahu açısından siyasi bir varoluş mücadelesi olduğunu vurgulayan Faruk Hanedar, "Belirttiğiniz gibi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için aslında bir referandum niteliğinde bir seçim olacak. Çünkü 4 sene önce kurulan aşırı sağcı hükümet, son 3 sene içerisinde başta Gazze Şeridi olmak üzere 6 ülkenin topraklarına saldırılar düzenledi. İsrail'de şartlar bu süreç içerisinde fazlasıyla değişti ve kutuplaşma daha da arttı. İsrail'de bu oylama doğrudan Netanyahu'ya 'evet' ya da 'hayır' seçimi olarak görülüyor" sözleriyle sürecin ciddiyetine dikkat çekti.

ANKETLER NE SÖYLÜYOR? HÜKÜMET İÇİN 61 VEKİL ŞART

Netanyahu'nun karşısındaki en güçlü rakibin İsrail eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot olduğunu aktaran Hanedar, son anket verilerini, "Seçim öncesinde yayımlanan son anketlere göre, Netanyahu'nun başını çektiği aşırı sağcılardan ve Haredilerden oluşan blok 50 milletvekilinde kalıyordu. Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ise 55 civarında milletvekili çıkarıyordu. 120 sandalyeli İsrail meclisinde koalisyon hükümeti kurabilmek için 61 milletvekilinin desteği şart. Bu tablo, iki grubun da tek başına hükümeti kuramayacağını gösteriyor" şeklinde açıkladı. Meclisteki kilit role de değinen Hanedar, İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin 14-16 milletvekili çıkarmasının beklendiğini ve bu durumun zorlu koalisyon pazarlıklarını beraberinde getireceğini belirtti.

SANDIKTAN SONRA MASADAKİ 3 KRİTİK SENARYO

Batı Kudüs'te oyunu kullanan İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un en çok oyu alan parti liderine hükümet kurma yetkisi vermesinin beklendiğini bildiren Faruk Hanedar, hükümet ihtimallerini, "Birinci senaryo, bloklar arası geçişlerle çetin pazarlıklar sonucu bir koalisyon kurulması ve Eisenkot ya da Netanyahu'nun liderliği üstlenmesidir. İkinci senaryo ise seçimlerin yenilenmesidir. Bu durumda Netanyahu, de facto başbakan olarak 5-6 ay daha görevine devam eder ve ülkeyi yeniden seçime götürür; nitekim İsrail yabancı olmadığı bu süreçte 2019-2022 yılları arasında 4 yılda 5 seçim yaşamıştı" sözleriyle ifade etti.

Eisenkot'un Filistinli partilerin dışarıdan desteğiyle bir azınlık hükümeti kurma ihtimalinin, sağ muhalefetin itirazları nedeniyle zayıf olduğunu kaydeden Hanedar, kulislerde konuşulan en güçlü senaryoyu, "Üçüncü ve son günlerde en çok konuşulan ihtimal ise Netanyahu ile Eisenkot'un bir araya gelerek Ulusal Birlik Hükümeti kurmasıdır. İddialara göre, başta Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich olmak üzere aşırı sağcı iki bakanın devre dışı bırakıldığı geniş tabanlı bir sağ hükümet hedefleniyor. Özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları yeniden başlatması durumunda muhalefetin böyle bir birlik hükümetine zorlanabileceği belirtiliyor" ifadeleriyle aktardı.

İSRAİL'DE OY VERME İŞLEMİ BAŞLADI

İsrail'de saat sabah 07:00 (TSİ 08:00) itibarıyla oy verme işlemi başladı.

NETANYAHU'NUN KUZENİNDEN KATİL'E VETO

İsrail Başbakanı Bğnyamin Netanyahu'nun kuzeni Nathan Netanyahu, seçimlerde Likud Partisi'ne oy vermeyeceğini açıkladı. 

Nathan Netanyahu, hükümetin defalarca uyarılmasına rağmen savaş sırasında bile demokratik rejimin unsurlarına yönelik “yıkıcı saldırılarını” sürdürdüğünü savundu.

 

"NETANYAHU ÇARESİZLİK İÇİNDE, YENİDEN SEÇİLMEZSE HEPİMİZİN ÖLECEĞİNİ SÖYLÜYOR"

The Times of Israel'in kurucu editörü David Horovitz, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun seçimlerden iki gün önce Tel Aviv'i nükleer patlama altında gösteren yapay zekâ üretimi bir görsel paylaşmasını sert sözlerle eleştirdi.

TEL AVİV ÜZERİNDE NÜKLEER PATLAMA GÖRSELİ PAYLAŞTI

Netanyahu, 25 Ekim'de X hesabından Tel Aviv'i nükleer saldırının hedefi olmuş gibi gösteren yapay zekâ üretimi bir görsel paylaştı. Görselde kent, büyük bir patlamanın ardından yükselen mantar bulutuyla tasvir edildi.

The Times of Israel'in aktardığına göre Netanyahu, sağ görüşlü aktivist Yuval Bloomberg'in daha önce yayımladığı ve İran tehdidine dikkat çeken mesajını paylaştı. Söz konusu paylaşımda, İsrail'in İran'a karşı harekete geçmesi için sınırlı bir fırsat penceresine sahip olduğu savunuldu.

Mesajda, İran'a karşı mücadele edebilecek bir liderin seçilmemesi hâlinde gelecek nesillerin bu fırsatın kaçırılmasını affetmeyeceği ileri sürüldü. Seçmenlerin Netanyahu dışında bir lideri tercih etmesinin ailelerini “ikinci bir Holokost” tehlikesiyle karşı karşıya bırakabileceği iddiası da gündeme getirildi.

Horovitz, Netanyahu'nun bu paylaşımını seçim öncesinde korku üzerinden siyaset yürütüldüğü yönündeki eleştirilerinin merkezine yerleştirdi.

Ahaber

KATİL'DEN SEÇİM ZAFERİ İÇİN AĞLAMA DUVARI'NDA DUA

Netanyahu, duvarın taşları arasına el yazısıyla bir not bıraktı.

“Düşmanlarımıza karşı zafer için”

Ahaber

İRAN'A SALDIRI TARTIŞMASI

 İsrail dış istihbarat servisi Mossad Direktörü Roman Gofman ile servisin üst düzey yetkilileri arasında, seçim öncesinde İran'a saldırı düzenlenmesi konusunda tartışma yaşandığı iddia edildi.

İsrail'de yayın yapan Haaretz gazetesinin haberinde, Gofman'ın, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun salı günü yapılacak seçimler öncesinde İran'a saldırı düzenlenmesi yönündeki planlarını desteklediği ileri sürüldü.

Habere göre, ismi açıklanmayan üst düzey kaynaklar, Netanyahu'nun seçimler öncesinde İran'a saldırı düzenlenmesi planını destekleyen Gofman ile üst düzey Mossad yetkilileri arasında gerginlik yaşandığını aktardı.

Mossad Direktörü olarak atanmadan önce Netanyahu'nun askeri sekreterliğini yapan Gofman'a karşı çıkan üst düzey istihbarat görevlileri, saldırının zamanlaması ve yarın yapılacak seçimlere etkisi konusunda endişelerini dile getirdi.

Üst düzey Mossad yetkilileri tartışma sırasında Netanyahu'nun karar verme yeteneğini sorgularken siyasi meselelerle güvenlik meselelerinin birbirine karıştırıldığını söyledi.

Habere ilişkin açıklama yapan Mossad, "kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler hakkında yorum yapmaktan" kaçındı.

Açıklamada, kurum içerisinde çeşitli bakış açılarının dile getirildiği mesleki diyaloğun sürdüğü belirtilerek "Kurumu ve personelini siyasi arenanın dışında tutmak, faaliyetlerine veya tutumuna siyasi saik atfetme girişimlerinden kaçınmak yerinde olacaktır." ifadesi kullanıldı.

"ULUSAL BİRLİK HÜKÜMETİ"

Netanyahu'nun Temmuz 2026'da dile getirdiği iktidar ve muhalefetten partilerin yer aldığı geniş tabanlı "ulusal birlik hükümeti" iddiası, son günlerde en fazla gündeme gelen senaryo oldu.

İsrail basını, Cumhurbaşkanı Herzog'un da 2019-2020 yıllarında 11 ayda üç seçimin yaşanması gibi bir senaryo ile karşılaşmamak için Netanyahu ve Eisenkot'un bir "ulusal birlik hükümetine" öncülük etmesi gerektiği düşüncesinde olduğunu aktardı.

İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de sık sık Netanyahu'nun kendisiyle görüntü vermekten kaçındığını ve devre dışı bırakmaya çalıştığını belirterek Netanyahu'nun ulusal birlik hükümeti arayışında olduğunu iddia ediyor.

Gerek Netanyahu gerek Eisenkot, seçim arifesinde, böyle bir geniş tabanlı hükümeti amaçlamadıklarını savunsa da bu ihtimal dışlanmıyor.

İsrail basını, Netanyahu ve Eisenkot'un liderlik edeceği olası bir hükümette, İsrail için de bir yük olmaya başladığı savunulan, Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerine öncülük ettiği için uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken Ben-Gvir'in olmayacağını, diğer bir aşırı sağcı bakan Smotrich'in durumunun ise belirsiz olduğunu değerlendiriyor.

Eisenkot'un daha önce rotasyon süreçlerinde koltuğu ortağına bırakmayı reddederek siyasi kriz çıkaran Netanyahu'dan bu konuda güvence isteyebileceği, 7 Ekim olaylarına ilişkin devlet soruşturması ve yargı düzenlemelerinin durdurulmasını talep edebileceği ileri sürülüyor.

Özellikle ABD ve İsrail'in İran'a yönelik olası yeni saldırılarının, muhalefet cephesini böyle bir koalisyon hükümeti için masaya oturmaya zorlayabileceği ve ulusal birlik hükümeti ihtimalini kuvvetlendireceği belirtiliyor.

Ahaber

FİLİSTİNLİLERİ NE BEKLİYOR?

İsrail'de yarın yapılacak seçimler öncesinde iktidar ve muhalefet kanadındaki siyasilerin söylemleri, Filistinliler konusunda önemli bir değişiklik olmayacağına işaret ediyor.

Netanyahu hükümetinin devrilmesi ve muhalefetin bir koalisyon hükümeti kurması durumunda, Filistinlilere yönelik baskının bir nebze olsun hafifleme ihtimalinden söz edilmesine rağmen baskının farklı üslup ve araçlarla sürdürüleceği değerlendiriliyor.

Tekrar aşırı sağcı bir hükümetin oluşması durumunda ise saldırıların ve baskıların daha da artacağı öngörülüyor.

Ahaber

SEÇİMİN TEKRARLANMASI İHTİMALİ

Seçimlerde iki blok da anketlerin gösterdiği gibi koalisyon için yeterli çoğunluğa ulaşamazsa ve kampanyalarında vaat ettikleri rotayı izlerse, seçimlerin yenilenmesi en kuvvetli ihtimal olarak görülüyor.

Benzer siyasi kilitlenmeyi 2019-2022 arasında yaşayan ve 4 yılda 5 kez sandığa gidilen İsrail'de, benzer manzaranın ortaya çıkma ihtimalinin olduğu değerlendiriliyor.

Seçimlerin ardından İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, siyasi partilerin liderleriyle istişare toplantıları yapacak, başbakan adaylarını dinleyecek ve muhtemelen birinci çıkan partinin liderine hükümet kurma yetkisi verecek. Yetkiyi alan lider ek süre ile birlikte 6 hafta içerisinde hükümeti kuramazsa, ikinci bir lidere 4 hafta süre tanınacak, onun da başarısız olması durumunda 3 hafta içinde mecliste 61 milletvekilinin imzasıyla bir koalisyon kurulması beklenecek. Yine hükümet kurulamazsa, meclis feshedilecek ve 3 ay içerisinde seçimler yenilenecek.

Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, yolsuzluk davaları nedeniyle koltuğunu bırakmak istemediği gerekçesiyle eleştirilen Netanyahu, "de facto" olarak görevine devam edecek ve ülkeyi 2027'nin ilk yarısında yeniden seçimlere götürecek.

Başbakanlık koltuğunda 5-6 ay kadar daha kalması beklenen Netanyahu'nun bu süreçte, yenilenen seçimlere daha sert politikalarla hazırlanacağı ve bölgede tansiyonu daha da yükselteceği yorumları dikkati çekiyor.

Ahaber

EİSENKOT HÜKÜMETİ İHTİMALİ

Netanyahu, "Muhalefet bloğunun Arap partileriyle koalisyon kuracağı" iddiasını kampanyasının merkezine yerleştirirken Likud Partisi, kampanya dönemi boyunca "ya sağ, ya Filistin" mottosunu kullandı.

Buna karşı muhalif lider Eisenkot, Arap partileriyle birlikte hareket etmeyeceği, hükümeti döneminde Filistin devletinin kurulmayacağı yönündeki söylemlerle​​​​​​​ savunma pozisyonuna geçti.

Aynı şekilde, başta eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman olmak üzere, muhalefet bloğundaki bazı sağcı siyasiler, Filistinlilerle aynı masaya oturmayacaklarını açıkça belirtti.

İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerden Raam'ın lideri Mansur Abbas, 2021'de olduğu gibi koalisyona katılmaya açık olduğunu duyurdu. Buna karşın anketler Raam'ın desteğinin yetmeyebileceğine işaret ediyor.

Hadash, Taal ve Balad’dan oluşan Ortak Liste "aşırı sağcı hükümeti devirmek için dışarıdan destek verebileceklerini" ifade ederek kapıyı açık bıraktı.

Buna karşın, Eisenkot ve müttefiklerinin seçimler öncesindeki tutumunu sürdürmesi halinde bu ihtimalin gerçekleşmesi zor olsa da İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partiler mecliste kilit konumda yer almayı sürdürecek.

Ahaber

HÜKÜMET NASIL KURULACAK?

İsrail’de sandıkların kapanmasıyla birlikte gözler,120 sandalyeli parlamentoya girmeye hak kazanan partilerin koalisyon senaryolarına ve pazarlıklarına çevrilecek.

Barajı aşan partilerin oy oranlarına göre sandalye dağılımı netleştikten sonra resmi süreç işlemeye başlayacak.

Resmi sonuçların açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Meclise giren tüm parti temsilcileriyle görüşerek başbakan adayı önerilerini toplayacak.

Cumhurbaşkanı, hükümeti kurma görevini en çok oyu alan partiye vermek zorunda olmamakla birlikte, 61 milletvekilinin desteğini alma ihtimali en yüksek olan lideri görevlendirecek.

Hükümet kurmak için görevlendirilen isim, sert geçmesi beklenen koalisyon pazarlıkları için 28 günlük bir süreye sahip olacak ve ihtiyaç halinde bu süreye 14 gün daha eklenebilecek.

Cumhurbaşkanının görevlendirdiği isim hükümeti kuramazsa, cumhurbaşkanı yeniden istişare yaparak Meclis içinde başka bir isme hükümet kurması için görev verebilir. Bu ismin 28 gün içinde koalisyon kurması gerekiyor. Eğer hala hükümet kurulamazsa, İsrail Meclisinin içinden bir kişinin 61 milletvekilinin imzasını toplaması için 21 günlük süre başlıyor. Eğer 61 milletvekili sağlanırsa bu kişinin iki hafta içinde hükümeti kurması gerekiyor. Eğer sağlayamazsa Meclis lağvediliyor ve ülkenin yeniden 3 ay içinde seçime gitmesi gerekiyor.

Tüm bu senaryoda, ülkedeki mevcut Başbakan geçici de olsa görevine devam ediyor. Bu durumda Netanyahu, seçimleri kazanamasa da muhalefetin hükümeti kurmakta başarısız olması halinde azami süre 6 ay daha geçici başbakanlık görevinde kalabilir.

Bugüne kadar hiçbir partinin tek başına çoğunluk sağlayamadığı İsrail'de koalisyon protokollerinin tamamlanması kritik önem taşıyor. Tarafların uzlaşması durumunda kurulan kabine Meclisten güvenoyu alarak resmen göreve başlayacak, koalisyon pazarlıklarının akamete uğraması durumunda ise ülke yeniden erken seçime gidecek.

Ahaber

KİMLER OY KULLANACAK?

İsrail'de ülkenin tamamının tek seçim bölgesi kabul edildiği nispi temsil sistemi uygulanıyor. Seçmenler adaylara değil, siyasi partilere oy veriyor.

Toplam 37 parti ve liste, yüzde 3,25'lik seçim barajını aşarak 120 sandalyeli Meclise dört yıllığına milletvekili göndermek için yarışacak. Seçim barajını aşamayan partilerin oyları ise hesaba katılmıyor.

İsraillilerin yanı sıra, sayıları yaklaşık 1,2 milyona ulaşan (toplam nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 21 olan) İsrail vatandaşlığına sahip Filistinliler seçimlere katılma hakkına sahip.

Öte yandan, Filistinlilere ve mülklerine sık sık saldırılar düzenleyen, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te yaşayan, Filistin topraklarını gasbeden 750 binin üzerindeki İsrailli de oy kullanıyor.

Buna karşın işgal altındaki Doğu Kudüs, Batı Şeria, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde yaşayan yaklaşık 6 milyon Filistinli, İsrail hükümetinin politikalarından doğrudan etkilenmelerine rağmen İsrail vatandaşı değil ve bu seçimlerde oy kullanamıyor.

İsrail yasalarına göre, yurt dışında yaşayan çoğu İsrail vatandaşı da oy kullanamıyor, yurt dışında yaşayan oy kullanma hakkına sahip seçmenler ancak İsrail'e gelerek sandığa gidebiliyor.

Yurt dışındaki İsrailli diplomatlar ve devlet temsilcileri söz konusu yasağa tabi tutulmuyor.

İsrail ordusunun işgal altında tuttuğu Suriye, Lübnan ve Filistin toprakları dahil toplam 850 merkezde genel seçimler için askerlerin ve komutanların oy kullanma işlemleri 20 Ekim’de başlamıştı.

Ahaber