ABD Başkanı'ndan çarpıcı çıkış: Tahran büyük tavizler veriyor

ABD Başkanı'ndan çarpıcı çıkış: Tahran büyük tavizler veriyor

ABD ile İran arasında savaşı bitirmeyi amaçlayan anlaşma daha ilk günlerinde nükleer denetimler, dondurulan varlıklar ve Hürmüz Boğazı başlıklarında çatırdarken, Lübnan’da İsrail işgal güçlerinin açtığı ateş iki kişinin ölümüne yol açtı. Washington’da ise Reuters/Ipsos anketi, İran savaşı nedeniyle Trump’a desteğin eridiğini ve anlaşmaya güvenin zayıf kaldığını öne sürdü. ABD Başkanı Donalda Trump, Beyaz Saray'da müzakere sürecine yönelik yaptığı çarpıcı çıkışta, Tahran'ın tavizler verdiğini ileri sürerek "Şu an iyi gidiyoruz" ifadelerini kullandı.

ABD ile İran arasında geçen hafta imzalanan ve savaşı sona erdirmesi beklenen çerçeve anlaşma, daha mürekkebi kurumadan kriz üretmeye başladı. Washington, Tahran'ın "sonsuz süreli" nükleer denetimi kabul ettiğini savunurken İran bunu açıkça reddetti; taraflar dondurulmuş varlıkların kullanımı ve Hürmüz Boğazı'ndaki düzen konusunda da birbirini yalanladı.

Bölgedeki gerilim yalnızca diplomasi masasında kalmadı: Lübnan'da İsrail işgal güçlerinin açtığı ateş sonucu iki kişi hayatını kaybetti, Hizbullah ise ateşkesin ihlal edildiğini duyurdu. Tüm bunlar yaşanırken ABD'de yayımlanan son Reuters/Ipsos anketi, İran savaşının Trump yönetimine siyasi maliyet çıkardığını ve Washington'ın attığı adımların kamuoyunda güçlü destek bulmadığını gösterdi.

BU CANLI ANLATIM SONA ERDİ

YENİ GELİŞMELERİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLAYIN

İŞTE ORTA DOĞU'DAN ANBEAN YAŞANANLAR

CANLI ANLATIM

TRUMP: İRAN BÜYÜK TAVİZLER VERİYOR

ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakere sürecinin iyi gittiğini belirterek, "İran büyük tavizler veriyor." dedi.

ABD Başkanı Trump, Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle görüşmek üzere gittiği Kongre binasına girişinde basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.

Trump, İran ile müzakerelerin iyi gittiğini söyleyerek, "İran büyük tavizler veriyor, şu an iyi gidiyoruz." ifadesini kullandı.

Daha sonra Trump, Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle öğle yemeği yemek ve gündemdeki konuları değerlendirmek üzere yemek salonuna gitti.

- "İRAN, İSTEDİĞİM HER ŞEYE RAZI OLUYOR"

Trump, salondan çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Görüşmenin çok iyi geçtiğini anlatan Trump, iç politika başlıklarından akaryakıt fiyatlarına kadar birçok konuyu ele aldıklarını bildirdi.

ABD Başkanı, İran konusunda ise "İran bize gayet nazik davranıyor, istediğim her şeye razı oluyorlar ve buna mecburlar. Aksi takdirde geri dönüp yapmamız gerekeni yaparız." diye konuştu.

Trump, Fox News kanalına bugün yaptığı açıklamada, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı denetçileri İran'a zenginleştirilmiş uranyumu bulmak için girdiğinde ABD'li denetçilerin de onlara eşlik edeceğini belirtmişti.

İRAN OPERASYONLARINDA İTALYA'DAKİ ABD ÜSSÜNDEN 500 UÇAK HAVALANDI

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD'nin İran'a yönelik operasyonları sırasında İtalya'daki ABD üslerinden 500 uçağın havalandığını ifade etti. İtalya Savunma Bakanlığı ise Rutte'nin açıklamalarına tepki göstererek, mevcut anlaşmalar kapsamında yalnızca teknik ve lojistik uçuşlara izin verildiğini belirtti.  
  
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD'li Fox News kanalına röportaj verdi. Rutte, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'daki eylemlerinin NATO müttefiklerinin güvenliğini sağlamak için gerekli olduğunu belirterek, "Bence Başkan, tam olarak yapılması gerekeni yapıyor, İran'ın nükleer kapasitesini azaltıyor. İran'ın nükleer silaha sahip olduğunu hayal edebiliyor musunuz? Bölge için yıkıcı olurdu. Tüm dünya için yıkıcı olurdu" ifadelerini kullandı. 
 
Rutte ayrıca Trump'ın NATO'ya yönelik hayal kırıklığını tamamen anladığını, ancak NATO müttefiklerin İran'la savaşı sırasında ABD'ye askeri destek sağladığını dile getirdi. Rutte, "NATO söz konusu olduğunda hayal kırıklığı olduğunu biliyorum. Ancak bunların münferit vakalar olduğunu kabul edelim. Çünkü bu konuda söylenecek daha çok şey var. Ülke ülke, müttefik müttefik, hepsi üslerini Epic Fury Operasyonu (ABD'nin İran'a yönelik operasyonu) için kullanıma açtı. Operasyonu desteklemek için İtalya'daki ABD üslerinden 500 ABD uçağı havalandı. Bu çok büyük bir sayı. Tüm Avrupa'ya bakarsak 4 bin ila 5 bin uçuş görevinden bahsediyoruz" diye konuştu.  
  
Rutte, "Romanya gibi bir ülke, başkenti Bükreş'teki havalimanı tanker uçakları için depo olarak kullanıldığı için ticari hava trafiğini azaltmak zorunda kaldı" ifadelerini kullandı. Ayrıca NATO müttefiklerinin Hürmüz Boğazı'nın savunmasında ABD'ye yardım etmeye devam ettiğini söyleyen Rutte, "Şimdi Avrupa'daki büyük müttefiklerin, örneğin mayın temizleme konusunda yardımcı olabilmek için askeri varlıklarını boğaza yakın yerlere önceden yerleştirdiklerini görüyorsunuz" dedi. 
  
Trump'ın İran stratejisinin "tamamen arkasında" olduğunu söyleyen Rutte, NATO'yu "daha güçlü" hale getirdiğini, ABD'yi daha güvenli kıldığını ve müttefikleri savunmaya daha fazla yatırım yapmaya teşvik ettiğini belirtti. Rutte, Trump'ın "tam olarak gerekli olanı" yaptığını söyledi. 
 
İTALYA'DAN TEPKİ: "YALNIZCA TEKNİK VE LOJİSTİK UÇUŞLARA İZİN VERİLDİ"
  
İtalya Savunma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada ise Rutte'nin "İran'a saldırılar sırasında İtalya'daki üslerden 500 ABD uçağı kalktı" ifadesine tepki geldi. İtalya'nın anayasasına, uluslararası antlaşmalara ve ülke topraklarındaki müttefik üslerini düzenleyen anlaşmalara tamamen uygun hareket ettiği, mevcut hükümlerin dışında hiçbir faaliyete izin vermediği ifade edilen açıklamada, "Savunma Bakanı Guido Crosetto'nun parlamentoya yaptığı bilgilendirmede de açıklandığı gibi hükümet, mevcut anlaşmalarda belirtilen prosedürler çerçevesinde yalnızca teknik ve lojistik, saldırı içermeyen faaliyetlere izin vermiştir. Bu kapsamın dışında kalan herhangi bir talep söz konusu olduğunda bilindiği üzere İtalya talepleri reddetmiştir" denildi.  
  
Açıklamada, "Dolayısıyla Epic Fury Operasyonu ile hiçbir ilgisi olmayan NATO Genel Sekreteri'nin yetkilendirilmiş uçuş türlerini karıştırarak tamamen yanıltıcı mesaj veren bir yeniden yapılandırma sunması şaşırtıcıdır. Kaynağından yapılacak basit bir doğrulama, yaşananların doğru şekilde anlaşılmasını sağlayabilir. İtalya yalnızca anlaşmalar kapsamında izin verilen uçuşlara yetki veriyor ve bu da askeri saldırı niteliğindeki faaliyetleri tamamen dışlıyor. Her zaman yaptığı gibi ve mevcut anlaşmalar kapsamında da yapmaya devam edecek" ifadeleri kullanıldı. 

KATİL İSRAİL'DEN BİR SALDIRI DAHA

İsrail ordusunun, ateşkese ve ABD-İran mutabakatına rağmen Lübnan'ın güneyinde bir araca düzenlediği saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti.

 

 

TRUMP: İRAN, HÜRMÜZ'DEN GEÇİŞ İÇİN PARA İSTEMEDİ

ABD Başkanı Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş için herhangi bir ücret talep edilmeyeceğini kendilerine ilettiğini duyurdu. Donald Trump, sanal medya hesabından İran ile devam eden müzakerelere ilişkin paylaşımda bulundu. Trump, “İran, aksini iddia eden kışkırtıcı sahte haberlere rağmen ABD'ye Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden İran tarafından hiçbir geçiş ücreti, sigorta masrafı veya başka herhangi bir ücret talep edilmediğini veya alınmadığını bildirdi” ifadelerini kullandı.

Bunun aksi olması durumunda müzakerelerin ‘derhal biteceğini’ belirten Trump, “ABD tarafından İran'a hiçbir para verilmemiş ya da kendilerine ait olan paralardan serbest bırakılmamıştır. İran'a ait ve tümüyle ABD tarafından kontrol edilen paranın bir kısmı mısır, buğday, soya fasulyesi ve diğer gıda ürünlerini satın almaları için ABD'li çiftçiler ve hayvancılara verilecek. İran'ın gıdaya çok acil ihtiyacı var. Biz bu gıdayı onlar için yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'nden satın alacağız” açıklamasında bulundu.

İSRAİL BASINI: BEYRUT VE TEL AVİV, LÜBNAN'IN GÜNEYİNDE "PİLOT BÖLGELERİN" KURULMASINI GÖRÜŞÜYOR

İsrail basını, ABD'nin ev sahipliğinde Beyrut ile Tel Aviv arasında yapılan görüşmelerin, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde çekileceği ve yerine Lübnan ordusunun konuşlanacağı "pilot bölgelerin" oluşturulmasına ilişkin anlaşmalara odaklandığını yazdı.

Maariv gazetesinin haberinde, İsrail ve Lübnan arasında Washington'da dün 5. kez düzenlenen görüşmelerde güvenlik konularının ele alınacağı ve 25 Hazirana kadar süreceği belirtildi.

Lübnan'ın güneyinde Lübnan ordusunun güvenlik sorumluluğunu üstleneceği ve Hizbullah'ın dönmesinin engellenmesi karşılığında İsrail ordusunun işgal ettiği bazı bölgelerden sınırlı bir şekilde çekilmesini içeren "pilot bölgeler" planının uygulanmasına yönelik bir mekanizma oluşturulmasının görüşüldüğü kaydedildi.

"Pilot bölgeler" fikrinin önceki görüşmelerin ardından ele alındığı aktarılan haberde, ABD'nin gözetimi ve denetimi altında İsrail ordusunun söz konusu bölgelerden "sınırlı ve planlı bir şekilde" çekilmesinin öngörüldüğü ifade edildi.

Tarafların görüşmelerde bu planın detaylarını değerlendirdiği, pilot uygulamaya dahil edilecek bölgeler, zaman çizelgesi, gözlem ve takip mekanizmaları ile planın başarısını veya başarısızlığını ölçecek kriterlerin masaya yatırıldığı belirtildi.

Üç kısma ayrılan görüşmelerin 23 Haziranda siyasi konularla başladığı, 24 Haziranda güvenlik konularıyla devam ettiği ve 25 Haziranda taraflardan siyasi ve güvenlik heyetlerinin katılımıyla uzlaşmaya ve nihai sonuçlara ulaşılmasının hedeflendiği kaydedildi.

İsrailli heyetin, pilot uygulama için ayrıntılı haritalar ve operasyonel bir plan sunmasının beklendiği ifade edilen haberde, anlaşmaya varılması halinde İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde konuşlanmasına düzenlemeler yapmayı değerlendirdiği aktarıldı.

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah altyapısıyla ilgili istihbaratı ABD ile paylaştığı belirtilen haberde, bunun Lübnan ordusunun operasyonel yeteneklerinin test edilmesi ve Hizbullah'ın yeniden güçlenmesinin önlenebileceği alanların belirlenmesi amacıyla yapıldığı iddia edildi.

Tel Aivv ile Beyrut yönetimleri, ABD'nin arabuluculuğunda doğrudan müzakereler yürütüyor.

Taraflar arasında ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, İsrail'in işgal ettiği bölgelerden çekilmesi, sınır güvenliği ve esirler gibi başlıkların ele alınması beklenen görüşmelerin 5. turu Washington'da devam ediyor.

LÜBNAN CUMHURBAŞKANI AVN: "WASHINGTON'DAKİ MÜZAKERELER, ABD İLE İRAN ARASINDAKİ GÖRÜŞMELERDEN BAĞIMSIZ"

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ateşkesi kalıcı hale getirmek için çalışmaların sürdüğünü, İsrail'le Washington'da devam eden müzakerelerinin, ABD ile İran arasında yapılan görüşmelerden ayrı bir süreç olduğunu ifade etti.

Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre Avn, Beyrut'ta İngiliz parlamenterlerden oluşan bir heyeti kabul etti.

Görüşmede Lübnan'ın güneyinde ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirten Avn, bunun ardından İsrail askerlerinin çekilmesi, Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanması, yerinden edilenlerin evlerine dönmesi, esirlerin serbest bırakılması ve yeniden imar sürecinin başlamasının hedeflendiğini kaydetti.

Avn, ateşkes kapsamında gündeme gelen "pilot bölgelerin" belirlenmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü ancak bunun İsrail tarafının onayını beklediğini aktardı.

Lübnan Cumhurbaşkanı, "Washington'da yürütülen müzakereler, geçen hafta İsviçre'de ABD ile İran arasında yapılan görüşmelerde ortaya çıkan sonuçlardan bağımsızdır." ifadesini kullandı.

Avn ayrıca, Birleşmiş Milletler Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) 2027 başında çekilmeye başlamasının ardından ülkenin güneyindeki uluslararası varlığın devamı konusunda Londra'nın desteğine ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.

ABD SENATOSU, İRAN’LA ÇATIŞMALARIN SONA ERDİRİLMESİNİ İSTEYEN SAVAŞ YETKİLERİ TASARISINI KABUL ETTİ

ABD Senatosu, salı günü Başkan Donald Trump’a Kongre yeni bir askeri yetki vermediği sürece İran’a yönelik çatışmaları sona erdirme çağrısı yapan Savaş Yetkileri Tasarısı’nı kabul etti.

Senato’da yapılan oylamada, Temsilciler Meclisi’nden geçen karar tasarısı 48’e karşı 50 oyla kabul edildi. Tasarı, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nin kıdemli Demokrat üyesi Gregory Meeks tarafından sunulmuştu.

Louisiana Senatörü Bill Cassidy, Maine Senatörü Susan Collins, Alaska Senatörü Lisa Murkowski ve Kentucky Senatörü Rand Paul, Demokratlarla birlikte tasarıya destek verdi.

Pensilvanya Demokrat Senatörü John Fetterman tasarıya karşı oy kullanırken, Kentucky Cumhuriyetçi Senatörü Mitch McConnell ile Pensilvanya Cumhuriyetçi Senatörü Dave McCormick oylamaya katılmadı.

SEMBOLİK AMA GÜÇLÜ MESAJ

Kararın pratik etkisi belirsizliğini koruyor. Zira Washington ile Tahran halihazırda geçici bir barış anlaşmasına varmış durumda. Ancak bağlayıcı olmayan bu karar, Senato’da daha önce gerekli basit çoğunluğa ulaşamayan dokuz girişimin ardından, Kongre’den savaşa karşı şimdiye kadarki en güçlü sembolik itiraz olarak değerlendiriliyor.

Senato oylaması, Trump yönetiminin İran’la çatışmaları durdurmaya yönelik geçici mutabakatı duyurmasından bir haftadan kısa süre sonra geldi. Söz konusu mutabakat, daha kapsamlı bir anlaşmaya yönelik müzakereler sürerken çatışmaların durdurulmasını amaçlıyor.

TRUMP’TAN TEPKİ: “İŞİMİ ZORLAŞTIRDILAR”

Trump, tasarının kabul edilmesini eleştirerek, oylamanın yönetiminin Tahran’la yürüttüğü temaslardaki elini zayıflattığını ve ABD hedeflerine ulaşmasını zorlaştırdığını savundu.

Truth Social hesabından paylaşım yapan Trump, “İran’ı köşeye sıkıştırmış durumdayım, düşmeye hazır, bize neredeyse her şeyi vermeye hazır.” ifadelerini kullandı. Trump ayrıca İran’ın ABD’ye ve kendi yönetimine saygı gösterdiğini öne sürdü.

Senato’daki oylamayı “kötü zamanlanmış ve anlamsız” olarak niteleyen Trump, milletvekillerini İran politikasına kritik bir anda karşı çıkmakla suçladı.

Trump ayrıca tasarıya destek veren dört Cumhuriyetçi senatörü de hedef aldı. Bu isimleri “kaybedenler” diye nitelendiren Trump, söz konusu oylamanın ABD’nin rakibine “yardım ve destek” sağladığını savundu.

“Bu senatörler işimi daha da zorlaştırdı ama ben bunu bir şekilde halledeceğim, çünkü ben her zaman hallederim.” ifadelerini kullandı.

ŞUBAT SONUNDA BAŞLAYAN SAVAŞ, NİSAN BAŞINDA DURMUŞTU

ABD ile İsrail, 28 Şubat’ta İran’a karşı askeri operasyon başlatmış, buna karşılık İran da Ortadoğu’daki ABD varlıklarına yönelik saldırılar düzenlemişti. Çatışmalar, Pakistan arabuluculuğunda sağlanan ve 8 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkesle durmuştu.

Washington ile Tel Aviv, Tahran’ı İsrail’i ve ABD’nin bölgedeki müttefiklerini tehdit eden nükleer ve füze programları yürütmekle suçluyor. İran ise bu iddiaları reddediyor; nükleer faaliyetlerinin barışçıl olduğunu ve nükleer silah üretmeyi ya da başka ülkeleri tehdit etmeyi amaçlamadığını savunuyor.

60 GÜNLÜK ATEŞKES SÜRECİNDE TEKNİK MÜZAKERE

Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 17 Haziran’da kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşmayı amaçlayan mutabakat zaptını elektronik ortamda imzalamıştı.

Taraflar şu anda 60 günlük ateşkes sürecinde teknik müzakereler yürütüyor. Görüşmelerde İran’ın nükleer programına ilişkin anlaşmazlıkların giderilmesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki ticari sevkiyatın çatışma öncesi seviyelere döndürülmesi hedefleniyor.

ANKET: ABD’DE İRAN SAVAŞI İÇİN “DEĞDİ” DİYEN AZINLIKTA; TRUMP’IN ONAY ORANI DÖNEMİNİN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE İNDİ

Bir Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların yalnızca dörtte biri Başkan Donald Trump’ın İran’la yürüttüğü savaşın maliyetine değdiğine inanıyor; çoğunluk ise Tahran’la yapılan ateşkesin kalıcı olmasının muhtemel olmadığından endişe ediyor.

Pazartesi günü tamamlanan beş günlük anket, savaşın Trump’ın popülaritesi üzerinde de ağır bir yük oluşturduğunu ortaya koydu. Buna göre Trump’ın onay oranı yüzde 34’e gerileyerek Cumhuriyetçi liderin ikinci dönemindeki en düşük seviyeye döndü. Bu seviye en son nisan ayında yapılan bir ankette görülmüştü.

Anket, Amerikalıların yalnızca yüzde 23’ünün — buna Cumhuriyetçilerin yalnızca yarısı da dahil — ABD’nin İran karşısında savaştan önceye kıyasla şimdi daha güçlü bir konumda olduğunu düşündüğünü gösterdi. Katılımcıların yüzde 35’i ise ABD’nin daha zayıf bir konumda olduğunu düşünüyor. Geri kalanlar ise emin olmadıklarını ya da ABD’nin konumunun savaş öncesiyle yaklaşık aynı olduğunu söyledi.

Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 17 Haziran’da çatışma nedeniyle durmuş olan petrol ve doğal gaz sevkiyat yollarını yeniden açacak ve ABD öncülüğündeki ekonomik baskıyı hafifletecek ön anlaşmayı imzaladı.

Anlaşma, küresel ham petrol fiyatlarında hızlı bir düşüşe yol açtı. Ancak çoğu Amerikalı için benzin fiyatları, savaşı başlatan 28 Şubat’taki ABD-İsrail saldırılarından önceki seviyenin hâlâ belirgin biçimde üzerinde bulunuyor. İran, ilk saldırıya küresel petrol ticaretinin beşte birini durduran ve ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin enerji tesislerine zarar veren saldırılarla karşılık vermişti.

MALİYETİNE DEĞMEDİ

Reuters/Ipsos anketine göre Amerikalıların yalnızca yüzde 24’ü İran’la savaşın maliyetine değdiğini düşünüyor. Katılımcıların yarısı çatışmanın buna değmediğini söylerken, geri kalanı emin olmadığını belirtti.

Amerikalıların yüzde 63’ü, Trump’ın imzaladığı anlaşmanın iki ülke arasında kalıcı barış getirmesinin muhtemel olmadığını düşünüyor. Cumhuriyetçilerin yaklaşık yarısı ve Demokratların 10’da 8’i anlaşmanın barış getirmesinin olası olmadığını söyledi. Amerikalıların yalnızca yüzde 18’i — buna Demokratların yüzde 10’u ve Cumhuriyetçilerin yüzde 34’ü de dahil — kalıcı barışı olası görüyor.

Trump, 2024 başkanlık seçimlerini enflasyonu düşürme ve Amerika’yı maliyetli dış savaşların dışında tutma vaadiyle kazanmıştı. Trump’ın siyasi markası uzun süredir, anlaşma yapma becerisine sahip bir emlak geliştiricisi ve reality televizyon yıldızı geçmişine dayanıyor.

Trump’ın hayat pahalılığı konusundaki onay oranı yüzde 22 ile başkanlığının en düşük seviyelerine yakın seyretti ve Beyaz Saray’daki Demokrat selefi Joe Biden’ın görev süresinin sonundaki oranının da altında kaldı.

ARA SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN

Trump mevcut görev dönemine yüzde 47 onay oranıyla başlamıştı. Ancak yüksek enflasyonun yanı sıra, ülkede yasa dışı bulunan kişileri sınır dışı etmeye yönelik sert girişimlerinin yarattığı tartışmalar nedeniyle popülaritesi zarar gördü. Bu süreçte göç yanlısı aktivistlerle ölümcül çatışmalar da yaşandı.

Trump’ın düşen popülaritesi, 3 Kasım’daki ara seçimlerde Kongre’deki çoğunluklarını savunacak Cumhuriyetçi müttefikleri üzerinde de baskı oluşturabilir. Reuters/Ipsos anketine göre bağımsız kayıtlı seçmenlerin yalnızca yüzde 17’si seçim bugün yapılsa kendi bölgelerindeki Cumhuriyetçi adaya oy vereceğini söyledi. Buna karşılık yüzde 34’ü Demokrat adayı tercih edeceğini belirtti.

Son Reuters/Ipsos anketi, Amerikalıların yalnızca yüzde 37’sinin Trump’ın göç politikasını ele alış biçimini onayladığını gösterdi. Bu oran, Trump’ın mevcut görev dönemindeki en düşük seviye olurken, bir önceki Reuters/Ipsos anketindeki yüzde 40 seviyesinin de altına indi.

Son ankette ABD genelinde 1.262 yetişkinin yanıtları toplandı. Sonuçların hata payı ise artı ya da eksi 3 puan olarak açıklandı.

İSRAİL MEDYASI: ABD, BEN GURİON HAVALİMANI'NDAKİ YAKIT İKMAL UÇAKLARINI AZALTMAYA BAŞLADI

İsrail i24News kanalı, ABD'nin Tel Aviv'deki Ben Gurion Havalimanı'nda konuşlu yakıt ikmal uçaklarının sayısını azaltmaya başladığını bildirdi.

i24News televizyonu haberine göre ABD ordusu, İsrail'in talebi üzerine Ben Gurion Havalimanı'ndaki yakıt ikmal uçaklarını azaltma çalışmalarına başladı.

Bu adımın yaz aylarında artacak hava trafiğine hazırlık olarak havalimanında ek alan açmak ve uçak kapasitesini artırma ihtiyacı doğrultusunda atıldığına işaret edilen haberde, şu ifadeler yer aldı:

"Ben Gurion Havalimanı'ndaki yakıt ikmal uçaklarını azaltma adımı, ABD'nin Orta Doğu'daki asker sayısını düşürme anlamına gelmiyor. ABD'ye ait yakıt ikmal uçakları, bölgedeki diğer bazı yerlere nakledildi."

Haberde, ABD'nin Tel Aviv'deki havalimanında azaltılan yakıt ikmal uçaklarının sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev'e göre Washington yönetimi, Ben Gurion Havalimanı'nda 72 yakıt ikmal uçağı bulunduruyordu.

İsrail Havalimanları Otoritesi Genel Direktörü Şaron Kedmi de 16 Haziran'da, Ben Gurion Havalimanı'nda ABD'ye ait yakıt ikmal uçaklarının bulunması nedeniyle krizin sürdüğünü ve temmuz ayı için kesilen 100 bin yolcu biletinin iptal riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekmişti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin