ABD Başkanı Trump'tan İran mesajı: Anlaşma seçimden sonra
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la seçimden sonra bir anlaşmaya varılacağına inandığını belirterek Tahran yönetimine ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. ABD’nin yeniden güçlendiğini ve ülkeye tarihte görülmemiş ölçüde para aktığını söyleyen Trump, İran konusunda önünde önemli bir karar bulunduğunu ifade etti. Petrol fiyatlarının düşeceğini dile getiren Trump, İran’ın uluslararası alanda yalnızlaştırılması gerektiğini savunarak tüm ülkeleri Tahran’ın izole edilmesi konusunda ABD’ye katılmaya çağırdı.
ABD Başkanı Donald Trump BM'nin 81. Genel Kurulu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Trump açıklamalarında İran ile anlaşmaya ilişkin mesaj verirken İran yönetimini "korkak ve ödlek" olarak nitelendirdi.
İşte Donald Trump'ın açıklamaları:
Amerika geri döndü ve ülkemiz bugün şimdiye kadarkinden çok daha güçlü. Ekonomimiz şu anda dünyanın en iyisi. Ordumuz dünyanın en güçlüsü. Teknolojimiz hiç kimsenin gerisinde kalmıyor ve her konuda ilerideyiz. Enerjimiz bütün dünyaya yayılıyor ve Amerika yükseliyor. Gücümüz artıyor. Ülkemiz şimdiye kadarkinden çok daha iyi bir durumda ve geleceğimiz de çok parlak. Ofisi devraldığımdan beri 1 milyondan fazla özel sektör istihdamı sağladık ve şu anda Amerika'da istihdam, tarihimizin en yüksek noktasında. Geçtiğimiz hafta açıklandığı kadarıyla yoksulluk oranı, Amerikan tarihindeki en düşük değere düştü. Şu anda geçtiğimiz yıl 1,5 milyon yoksulu kurtardık ve Afrikalı Amerikalıların sıkıntılarını çözdük. Gerçek hane gelirlerini tarihin en yüksek seviyesine çıkarttık ve yüzde 87 artırdık. İlk dönemimde yaptığımın da üstüne çıktım ve ilk günümüzden bu yana yönetimimizle birlikte gereksiz bütün yönergeleri ve yasaları ortadan kaldırmak üzere harekete geçtik.
"DÜNYANIN EN ATEŞLİ ÜLKESİYİZ"
Amerika tarihindeki en büyük vergi indirimlerini gerçekleştirdik ve Amerika'ya şu anda tarihimizdekinden çok daha büyük yatırımlar yapılıyor. Hatta dünya tarihinde hiçbir ülkeye bu kadar yatırım yapılmamıştı. Ayrıca borsamızda rekor üstüne rekor kırmaya devam ediyor ve bu yalnızca geçtiğimiz 12 ayda gerçekleşti. Ayrıca 21 trilyon dolarlık yatırım sözü aldık. Ve tabii ki kıyasladığımız dört yıllık sürede önceki yönetim 1 trilyon dolar almıştı. Bir buçuk yıl önce ülkemiz ölüyordu. Ancak şu anda dünyanın en sıcak, en ateşli ülkesiyiz.
"ABD'Yİ KARANLIK ÇAĞDAN ALTIN ÇAĞINA ÇEVİRİYORUZ"
Görevi devraldığımdan bu yana sınırlarımızı sağlamlaştırdık. Dünyanın en güvensiz sınırlarına sahiptik. Ancak şu anda davetli olmayan kimse Amerika'ya giremiyor. Geçtiğimiz 16 ayda sıfır yasa dışı göçmen Amerika'ya girdi ve bunu da çok sofistike, çok becerikli insanlar sayesinde öğrendik. Bu verileri size sunanlar Trump yönetimi değil. Kendimiz raporlamadık bunları ve şu anda 125 yılın en düşük seviyesine getirdik işsizliğimizi ve suç oranını. Tennessee, Louisiana'da ve her yerde suç oranını yüzde 80 azalttık. 12 Ocak'ta ve 20 Ocak'ta Washington D.C. suçun yuvasıydı. Ancak şu anda suçu yüzde 87 azalttık ve yüzde 100'e doğru gidiyoruz. Çoğunuz oraya gitmemiş olabilir. Ancak turizm şu anda çok arttı, restoranlar doldu ve insanlar ülkemizin başkentiyle yıllardır olmadığı şekilde gurur duyuyor. ABD ordusuna da geçtiğimiz 12 ayda tarihimizdeki en büyük yatırımlar yapıldı ve bu dönemde de 1,5 trilyon dolara ulaşacağız. Amerika'nın karanlık çağını devraldık önceki yönetimden ve şu anda bunu Amerika'nın altın çağına çeviriyoruz. Bütün dünya yükselişte. Bizim zenginliğimiz, gücümüz, ruhumuz ve momentumumuzla birlikte çok güçlü, çok enerjik bir ABD bütün dünyayı yükseltiyor ve aynı şekilde devraldığımız sorunları çözmeye yöneldiğimiz gibi, aynı zamanda kararlılığımızla birlikte dünyanın da bütün sahnelerinde harekete geçtik.

"BARIŞ GETİRDİM"
Çok uzun süredir devam eden küresel sorunları çözmeye başladık. Şu anda bu odada bir sürü çok önemli lider var. Çoğunuzu çok iyi tanıyorum. Ancak çok kısa bir sürede dünyayı daha güzel, daha güvenli ve çocuklarımız için daha güvenli bir hale getirmeye çalıştık. Dünyanın en önemli ülkesinin başkanı olarak tehditlerin büyümesine izin verme gibi bir niyetim yok. Sorunlar var oldukça daha da zor çözülen hale gelir ve ben de üstüme düşeni yaptım. Barış getireceğim dedim ve barış getirdim. Başkaları bütün tehditleri yok sayarken ben onlarla yüzleştim. Başkaları cesaretten bahsederken Amerika bu cesareti gösterdi. Başkaları güç vaat ederken ben Amerika'nın dünyanın en güçlü ülkesi olması için elimden geleni yaptım. Bir sürü ülkeyle birlikte çalıştık. Bu odadaki ülkelerle ve bir sürü sorunla baş ettik. Yılların bitmemiş meselelerini bitirmek üzerine uğraştık ve bu tehlikelerden biri de çok iyi bir örnektir.
"İRAN ORTA DOĞU'NUN ZORBASI"
Dünyadaki en büyük sorunlardan biri olarak, dünyadaki bütün terörün en büyük sponsoru İran İslam Cumhuriyeti. 51 yıldır fanatik İran rejimi kan dökerek yönetimini sürdürdü. Kaos yarattı bütün Orta Doğu'da ve ötesinde. Onlar Orta Doğu'nun zorbalarıydı. Ancak artık zorba değiller. Siyasete atıldığım ilk günden bu yana şunu söyledim. İran'ın nükleer silahlara asla erişmesine müsaade etmeyeceğim. Ve geçen sene görevi devraldığımda, başladığımız ilk anda onlarla müzakerelere oturdum. Çünkü iş birliği yapmak istedim ve böylece nükleer programı sonlandırmak istedim. Teröre verdikleri desteği sonlandırmak istedim. Ancak onlar bunu kabul etmedi ve bu onlar açısından çok büyük bir hataydı. Sonrasında da gece yarısı Çekiçli Operasyonu gerçekleştirdik ve onların nükleer programını enkaz altında bıraktık.
"İRAN TERÖR VE ÖLÜM YAYMAYA DEVAM EDEBİLİRDİ"
Bir anlaşma yapmaları gerektiğini söyledim. Ancak onlar tekrar reddetti. Sonrasında da füze ve drone tehditlerine güvendiler. Ancak bölgedeki Amerikan görevlilerini ve bölgedeki herkesi tehdit ettiler ve Avrupa'ya da vurma yetisine sahip, bu güce sahip bir füze de ürettiler. Umarım Avrupa bunu not almıştır. İran, nükleer silahlara ulaşma konusundaki koşusunu sürdürüyordu. Balistik füze korumasıyla bu programlarını sürdürmeye çalıştılar ve başarılı olsalardı terör ve ölümü sonsuza kadar yaymaya devam edebilirlerdi. Nükleer bir faciayla karşı karşıya olurduk.

"İRAN'IN EZİYETLERİNİ HERKES GÖRMEZDEN GELDİ"
İki hafta sonra da 7 Ekim saldırısının üçüncü yıl dönümünü geride bırakacağız. İran burada 1.200 çok masum sivili öldürdü ve onlara eziyet etti. Çocukları öldürdüler. İran'ın dini lideri bunu insanlığa bir hizmet olarak nitelendirdi. Aynı rejim 72 binden fazla kendi vatandaşını katletti. 10 binden fazla kişi protesto ettikleri için öldürüldü. Böyle bir rejimin nükleer silahlara sahip olup o şekilde terör eylemleri gerçekleştirdiğini hayal etmek bile çok zor. Ancak bu, birçoğunun göz ardı etmek istediği bir gerçekti. Herkes bunu görmezden geldi. Bir sürü lider görmezden geldi. Bu konuda hiçbir adım atmak istemediler ancak sorunun varlığını biliyorlardı.
"150 GEMİYİ DENİZİN DİBİNE GÖNDERDİK"
İran'ın anlaşma yapması için onlara defalarca fırsat verdim. ABD ya da diğer ülkelerle anlaşma yapmalarına imkân verdik. Bu çok yıkıcı bir sorundu. Dolayısıyla çözmeye çalıştık ancak olmadığı zaman da Destansı Öfke Operasyonu ile birlikte 150 gemilik donanmalarını denizin dibine gönderdik. Aynı şekilde hava kuvvetleri de yok oldu. Hava savunmaları da komple imha edildi. Drone ve füze üretim kapasiteleri neredeyse sıfırlandı. Bütün kapasitelerini ortadan kaldırdık. Yok olmamış olan tek şey enflasyon. O da onların ülkelerini yok ediyor. Ve yüzde 300'e ulaştı enflasyonları. Ancak bir ateşkeste anlaştıktan sonra bile müzakerelerimiz, müzakerelerden sonra bile sivil gemilere karşı yaptıkları terör eylemleri devam etti.
"BENCE ARA SEÇİMLERDEN HEMEN SONRA BİR ANLAŞMA YAPACAĞIZ"
Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu'na teşekkür etmek istiyorum. İran'ın ticari taşımacılığa yönelik aşağılık terör saldırılarını kınayan bu karardan dolayı teşekkür ediyorum. Ve çok memnunum ki Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler burada ortak sunucu sayısı olarak tarihteki tüm konseylerden daha fazlaydı. Burada baskımızı sürdürüyoruz. Amerika Birleşik Devletleri Donanması da 1 milyar dolarlık varil petrol çıkarttı Venezuela'dan ve savaşın başından bu yana devam ediyoruz. 22, 25, 32, 37 gemi indirdik. Sürekli oradan gemi çıkardık. Her gece, her gün. Ve önümde çok önemli bir karar var. Bir anlaşma yapılacak mı İran'la? Ve bu anlaşma onların yeniden daha iyi bir ülke inşa etmelerine müsaade edecek miyiz? Belki de Orta Doğu'nun en iyi ülkelerinden ya da dünyanın en iyi ülkelerinden biri olacaklar. İran İslam Cumhuriyeti'ni yok mu edeceğim? Çok hızlı bir şekilde mi yapacağım? Ve onların başka kimseye zarar verme, onları öldürme hakkını ve şansını tanımadan mı yapacağım? Onları cehenneme bizzat kendi ellerimle, umutsuzluğa kapanılacak şekilde mi yollayacağım? Ve şu anki inancım bir anlaşma yapacağımız yönünde. Bence ara seçimlerden hemen sonra bir anlaşma yapacağız. Çünkü onlar için anlaşmayı yapmamak hiç mantıklı değil. Onlar şu anda ara seçimlerde nasıl bir performans göstereceğimi görmek istiyor. Ancak ben şu anda bir seçime girmiyorum. Onu zaten yaptım. Ve çok büyük bir farkla seçimi kazandım. Yani burada iki buçuk yıl daha kalacağım zaten garanti. Şu anda bir seçime ben girmiyorum.



