UCM savcısından Netanyahu ve Gallant mesajı: Tutuklama talebi hukuka uygun
UCM'de Filistin soruşturmasını yürüten savcı Brenda Hollis, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında yapılan tutuklama taleplerinin yeterli delillere ve hukuki dayanaklara sahip olduğunu belirtti. Ayrıca Hollis, UCM'deki Filistin soruşturmasının uluslararası ceza hukukuna ve Roma Statüsü'nün verdiği yetkiye uygun olarak yapıldığının altını çizdi.
Hollis, görevden alınan Başsavcı Kerim Han'ın durumunun, bu tutuklama taleplerinin geçerliliği ve soruşturmanın ilerlemesiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Netanyahu ve Gallant hakkında tutuklama emirleri çıkarılmasını talep eden ekibin başında yer alan eski UCM Savcısı Hollis, LinkedIn hesabından yaptığı açıklamada, Han'ın Filistin'deki durumu görevinin gerektirdiği şekilde ele aldığının herkes tarafından açıkça bilinmesi gerektiğini vurgulayarak, tutuklama taleplerinin aceleyle hazırlanmış son dakika başvuruları olmadığını, bunların devam eden soruşturmaların bir sonucu olduğunu kaydetti.
Hollis, "Tutuklama talepleri yeterli, inandırıcı delillere ve hukuka dayanıyordu. Bu tutuklama talepleri kapsamlı iç ve dış incelemenin ardından sonuçlandırıldı." ifadelerini kullandı.
UCM'nin hukuki çerçevesi içinde delilleri tarafsızca toplayıp analiz eden ve tutuklama taleplerini hazırlayan seçkin uzmanlardan oluşan ekibe kendisinin başkanlık ettiğini ifade eden Hollis, Filistin soruşturmasında ellerine geçen deliller ışığında UCM Savcılık Ofisindeki görevi gereği görevden alınan Başsavcı Han'a İsrailli ve Hamaslı yetkililer hakkındaki tutuklama emirlerinin çıkarılması taleplerini Mahkemenin Ön Yargılama Dairesine (PTC) sunmasını tavsiye ettiğini aktardı.
Netanyahu ve Gallant (Foto: AA)
UCM'den önce Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) ve Sierra Leone Özel Mahkemesi Savcısı olarak görev yapan ve halihazırda BM destekli kurulan Kamboçya Mahkemesi (ECCC) savcısı olan Hollis, UCM'deki Filistin soruşturmasının uluslararası ceza hukukuna ve Roma Statüsü'nün verdiği yetkiye uygun olarak yapıldığının altını çizdi.
Han'ın Savcılık Ofisinin işleyişinde de önemli iyileştirmeler yaptığını, soruşturmacıları, analistleri ve savcıları tek bir ekipte bir araya getirdiğini ve bu sayede verimliliği artırdığını aktaran Hollis, Han'ın Savcılık Ofisinin çalışmalarına çok ihtiyaç duyulan bir aciliyet duygusu kazandırdığını ve kurumu olması gereken operasyon odaklı yapıya dönüştürmeye çalıştığını belirtti.
Hollis, Han'ın mahkemeye katkılarının, Han'ı görevden alan kararın "gölgesinde bırakılmaması gerektiğini" kaydetti.
Halihazırda UCM Savcılık Ofisinde Filistin'deki durumu ele alan soruşturma ekibine başkanlık eden Hollis, Şubat 2010'da BM Genel Sekreteri tarafından atanmıştı. 2007'den bu yana Savcılık Ofisinde Baş Duruşma Avukatı olarak eski Liberya Devlet Başkanı Charles Taylor'a yönelik davanın savcılığını yürüten Hollis, 1994-2001 yılları arasında ise eski Savcılık Ofisi bünyesinde eski Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e yönelik davanın hazırlanmasında baş avukat olarak görev almıştı.
HAN HAKKINDAKİ SORUŞTURMA
UCM Başsavcısı Kerim Han, Mayıs 2024'te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant için tutuklama emri talebinde bulunduktan sonra, kendisine yönelik cinsel taciz iddialarının ortaya atılmasının ardından Mayıs 2025'te gönüllü olarak izne ayrılmıştı.
Martta UCM tarafından görevlendirilen üç yargıçtan oluşan bağımsız bir heyet, BM soruşturmasının Han hakkında "görevi suistimal veya ihlal tespit etmediği" sonucuna varmıştı.
Bağımsız heyetin raporuna rağmen UCM Taraf Devletler Meclisi (ASP) Bürosu 8 Haziran'da yaptığı toplantıda, Han'ın görevini "ağır şekilde suistimal" ettiği yönünde karar almış, başsavcıyı geçici olarak görevden almış ve Han hakkındaki nihai kararı vermek üzere durumu mahkemeyi kuran 125 taraf devletten oluşan Meclisin 24 Temmuz'da özel oturum yapacağı oylamaya bırakmıştı.
ASP, 24 Temmuz'da New York'ta düzenlenen özel oturumda 125 üye ülkeden 82'sinin oyuyla Han'ı görevden almış, kararda Han'ın "ciddi suistimal ve ciddi görev ihlali" işlediği tespitine yer verilmişti.
Han'ın avukatları, müvekkillerinin görevden alındığı oylamada kendilerine savunma yapma ve akreditasyon hakkı tanınmadığını, sürecin hukuka aykırı, usul yönünden adil olmayan ve delillerle desteklenmeyen bir şekilde yürütüldüğünü öne sürmüştü.
Netanyahu ise Han'ın görevden alınmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda kararı memnuniyetle karşıladığını belirterek, hakkındaki tutuklama emrinin Han'a yönelik cinsel taciz iddialarını gündemden düşürmek amacıyla çıkarıldığını ve söz konusu tutuklama emrinin hukuki gerekçelere dayanmadığını ileri sürmüştü.
