Trump'tan Küba'ya işgal tehdidi! "İşimizi bitirince burayla ilgileneceğiz"

Trump'tan Küba'ya işgal tehdidi! "İşimizi bitirince burayla ilgileneceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis'te basın mensuplarına yaptığı açıklamada 28 Şubat'ta İran'a başlattıkları savaşın ardından sonraki hedefin Küba olduğunu açıkça itiraf etti. Trump açıklamasında Küba'da yönetimin tamamen çöktüğünü belirterek "İran'da işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz." dedi.

ABD Başkanı Trump, Oval Ofis'te düzenlediği bir etkinliğin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

İRAN'IN ARDINDAN KÜBA'YI HEDEF GÖSTERDİ

Küba'daki yönetimin neredeyse "tamamen çöktüğünü" ve Küba halkına "iyilik" yapmak istediklerini savunan Trump, Kübalıların kendilerinden yardım istediklerini ifade etti.

ABD Başkanı, "Orası bir nevi çökmüş durumda. İran İslam Cumhuriyeti ile işimizi bitirir bitirmez burayla ilgileneceğiz. Her seferinde tek bir iş yapmayı severim. Dönüş yolunda (Küba'da) kısa bir mola vereceğiz." ifadelerini kullandı.

Trump ayrıca, Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel'e ABD'nin getirdiği yeni yaptırımların işe yarayacağını savundu.

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel (AA) Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel (AA)

KÜBA DEVLET BAŞKANI'NDAN TRUMP'A TEPKİ

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, kendisi, eşi ve üvey oğlunun yanı sıra eski Devlet Başkanı Raul Castro'nun oğlu Alejandro Castro Espin ile torunu Raul Alejandro Castro Calis'in de aralarında bulunduğu 5 kişiyi yaptırım listesine alan ABD Hazine Bakanlığına tepki gösterdi.

Diaz-Canel, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Hazine Bakanlığının yaptırım kararına değindi.

KÜBA VE ABD ARASINDAKİ ÇATIŞMA ORTAMINI ARTIRIYOR

ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkesini hedef alan yeni tehditkar açıklamalarda bulunduğunu belirten Diaz-Canel, "Hazine Bakanlığı ise Kübalı liderlerin, kuruluşların ve şirketlerin isimlerini gayrimeşru bir yaptırım listesine ekledi. Bu adımlar, ablukayı ve Küba ile ABD arasındaki çatışma ortamını tırmandırmayı amaçlamaktadır." ifadelerini kullandı.

Diaz-Canel, şöyle devam etti:

"Bu siyasi körlük, ülkemize karşı son haftalarda uygulamaya konulan ve Küba halkına zarar vermek üzere tasarlanan baskıcı uygulamalara bir yenisini daha ekledi. Emperyalist hükümetin saldırganlığı ve sapkınlığı en kötü senaryolarla yüzleşme ve emperyalist saldırıya karşı direnme kararlılığımıza çarpıp geri dönecektir."

Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez de X'teki hesabından ABD'ye tepki göstererek, şunları kaydetti:

"Devlet Başkanı ve ailesinin bir kısmının, ayrıca Küba kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve şirketlerinin ABD hükümetinin gayrimeşru ve tek taraflı bir listesine dahil edilmesi, ABD'nin Küba'yı kendi ulusal güvenliğine bir tehdit olarak göstermeyi amaçlayan müdahalesi planının en son kanıtıdır."

Küba'nın bağımsızlığına ve egemenliğine yönelik her türlü tehdidin başarısızlığa uğrayacağını vurgulayan Rodriguez, "Washington'un iki ülke arasında bir çatışma ortamı yaratmaya yönelik her eylemi başarısızlığa mahkum olacaktır." ifadelerine yer verdi.

ABD HAZİNE BAKANLIĞI, YAPTIRIM UYGULANAN KİŞİLERLE İLGİLİ AÇIKLAMA YAPMIŞTI

Açıklamada, Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel ile eşi ve üvey oğlunun yanı sıra eski Küba Devlet Başkanı Raul Castro'nun oğlu Alejandro Castro Espin ve torunu Raul Alejandro Castro Calis'in de yer aldığı 5 kişinin yaptırım listesine alındığı bildirilmişti.

Bireylerin yanı sıra kurum ve kuruluşlara da yaptırımların uygulandığı ifade edilen açıklamada, bu çerçevede Küba Savunma Bakanlığı, halklar arası görüşmeleri teşvik eden Halklarla Dostluk Enstitüsü, adadaki özel turizmi denetleyen enstitünün bir kolu olan Amistur Küba ve Devrimi Savunma Komitelerinin de söz konusu listeye eklendiği aktarılmıştı.

Açıklamada, yaptırım uygulanan kişilerin ABD'deki mal varlıklarının da dondurulduğu kaydedilmişti.

A Haber
Mobil uygulamalarımızı indirin