Trump'ın Salı günü İran için hamlesi ne olacak? | ABD yönetiminde savaş çatlakları derinleşiyor

ABD Başkanı Donald Trump İran'a yönelik yaptığı açıklamada tehditler savurarak "Ya Hürmüz'ü açın ya da cehenneme gidin. Salı günü İran'da hem Enerji Santrali Günü hem de Köprü Günü kutlanacak. Benzeri görülmemiş bir gün olacak" dedi. A Haber Muhabiri İrfan Sapmaz Washington'dan çarpıcı detayları aktarırken Uluslararas İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Güneyl ise çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Orta Doğu'da savaş gerilimi sürerken ABD Başkanı Trump yine İran'ı sert sözlerle hedef aldı. Kendisine ait sosyal medya hesabından yayınladığı ilk açıklamada Trump, "İran'ın derinliklerindeki dağlardan, ağır yaralı ve gerçekten cesur F-15 mürettebat üyesini kurtardık. İran ordusu yoğun şekilde arama yapıyordu ve bize çok yaklaşmıştı. Kendisi son derece saygın bir albay. Bu tür bir operasyon, 'insan ve ekipman' açısından taşıdığı risk nedeniyle nadiren gerçekleştirilir. Neredeyse hiç yapılmaz" dedi.
"13.00'TE OVAL OFİS'TE BASIN TOPLANTISI DÜZENLEYECEĞİM"
Pilotları kurtarma operasyonuna değinen ABD Başkanı, "İkinci operasyon, ilkinden sonra gerçekleştirildi; ilk operasyonda pilotu güpegündüz kurtardık, bu da alışılmadık bir durumdu ve İran üzerinde 7 saat geçirdik. Herkes tarafından sergilenen inanılmaz bir cesaret ve yetenek örneği. Pazartesi günü saat 13.00'te Oval Ofis'te, askeri yetkililerle birlikte bir basın toplantısı düzenleyeceğim" açıklamasını yaptı.
Trump yaptığı ikinci paylaşımda ise İran'a Hürmüz Boğazı için verdiği süreye ilişkin sert ifadeler kullandı. Trump, "Salı günü İran'da elektrik santrali günü ve köprü günü olacak - hepsi bir arada. Daha önce benzeri görülmemiş olacak! Şu lanet boğazı açın, yoksa cehennemde yaşayacaksınız" dedi.
PENTAGON'DA SESSİZLİK VE "SAĞLIK" İDDİALARI
Savaşın gölgesinde Beyaz Saray ve Pentagon arasında ciddi bir iletişim kopukluğu yaşanıyor. Pentagon'un henüz bu büyük operasyonu doğrulamaması, Washington koridorlarında şüphe uyandırdı. A Haber Muhabiri İrfan Sapmaz, "Donald Trump'ın Maryland'deki askerî bir hastaneye gitmesi, sosyal medyada 'küçük bir kalp atağı geçirdiği' iddialarını tetikledi ancak bu durum Beyaz Saray tarafından henüz doğrulanmadı" ifadelerini kullandı.
8 GENERALİN BİRDEN ÜSTÜ ÇİZİLDİ
ABD ordusunun en üst kademesinde kelimenin tam anlamıyla bir deprem yaşanıyor. Trump'ın İran politikasına karşı çıkan isimlerin görevden uzaklaştırıldığı iddia ediliyor. İrfan Sapmaz, "Trump'ın İran'a yönelik operasyonlarına karşı çıkan sekiz generalin kafası bir anda koparıldı; bu durum Amerikan askerî hiyerarşisinde devasa bir ses getirdi" dedi. Bu tasfiyelerin ardında, ordu içindeki profesyonel kadroların maceracı savaş politikalarına direnmesinin yattığı belirtiliyor.
Fotoğraf-A Haber
MOSSAD, ŞANTAJ VE EPSTEIN DOSYASI
Washington'daki tartışmalar, siyasi kararların arkasındaki karanlık ilişkilere kadar uzanıyor. Ünlü gazeteci Tucker Carlson'ın iddialarını aktaran İrfan Sapmaz, "ABD'li politikacıların İsrail ve Mossad'dan her seviyede korktuğu, Epstein dosyaları üzerinden yapılan şantajlarla bu savaşın körüklendiği konuşuluyor" sözlerini kullandı. Sapmaz, Joe Kent ve Steve Bannon gibi isimlerin de Trump'ın bu savaştan çekilmemesi için devasa bir baskı altında olduğunu savunduklarını dile getirdi.
SAVAŞI DİNİ BİR CEPHEDE YÜRÜTME PLANI
İran-ABD geriliminin sadece jeopolitik bir mücadele değil, aynı zamanda teolojik bir zemine çekilmek istendiği iddiaları gündemi sarstı. İrfan Sapmaz, "ABD'deki ve Kudüs'teki Siyonist yapıların, bu savaşı 'Mesih'in gelişine zemin hazırlamak' adına dini bir kılıfa büründürmek istedikleri yönünde Pentagon'da çok ciddi rahatsızlıklar var" ifadelerini kullandı. Sapmaz, görevden alınan generallerin bu "dini savaş" ajandasına da karşı çıktıklarını ve Beyaz Saray'da şu an tam bir çatışma halinin hakim olduğunu vurgulayarak, geleneksel Amerikan diplomasisinin yerle bir edildiği tarihi tanıklığı ekranlara taşıdı.
Ateş hattında ABD'nin gururu ağır bir darbe aldı. Sahadaki hedeflere ulaşılamamasının Washington'da büyük bir tartışma yarattığını belirten Dr. Cihan Günyel, "İstenilen başarının gelmemesi, özellikle iki gün önce iki uçağın düşürülmüş olması, helikopterlerin hasar alması ve bununla beraber SİHA'ların düşürülmüş olması Trump'ın direncini kıramadığı İran karşısında bir tartışma noktasına yol açtı" ifadelerini kullandı. Günyel, savaşın tüm hızıyla sürdüğünü ve Amerika bağlamında stratejinin ne olduğunun artık öngörülemediğini vurguladı.
Fotoğraf-A Haber
HÜRMÜZ BOĞAZI VE KÜRESEL EKONOMİK TEHDİT
Krizin sadece askeri değil, küresel bir ekonomik felaket boyutuna ulaştığı görülüyor. Dr. Cihan Günyel, "Hem bölge ülkelerini ve müttefiklerini koruyamaması hem istediği sonucu alamaması hem de Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla karşı karşıyayız. Bu durum, küresel enerji arzıyla beraber tüm dünyadaki Amerika'yı da etkileyen bir finans ve ekonomi kriziyle bizi neredeyse karşı karşıya bırakacak" sözleriyle tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekti. Günyel, Trump'ın dahi beklemediği bir direnişle karşılaştığını ifade etti.
PSİKOLOJİK ÜSTÜNLÜK İRAN'A GEÇTİ
Savaşın psikolojik cephesinde dengeler değişiyor. Trump'ın karakter yapısının bu süreçteki etkilerine değinen Dr. Cihan Günyel, "Trump'ın şahsına münhasır, oldukça egolu bir kişi olduğunu belirtmemiz gerekiyor. İran'ın bu kadar direnç gösteriyor olması, hatta psikolojik üstünlükte artık İran'ın öne çıkmış olması gibi faktörler Trump'ın hem dilinin hem üslubunun çok sertleştiğini gösteriyor" şeklinde konuştu. Günyel, Trump'ın sinirlerinin ciddi şekilde bozulduğunu aktardı.
MÜTTEFİKLERLE İLİŞKİLER TOZ DUMAN
Amerika'nın sahadaki yalnızlığı ve diplomatik başarısızlığı her geçen gün daha da belirginleşiyor. Dr. Cihan Günyel, "Birçok açıdan tartışırız ama Trump'ın kendi müttefikleriyle olan ilişkileri bile artık toz duman içerisinde. İran'dan istediğini alabilmesi veya bunu sahaya yansıtması bugüne kadar pek mümkün gözükmedi" ifadelerini kullanarak, Washington'ın geleneksel ittifak yapısının çatırdadığını belirtti.
Fotoğraf-A Haber
SÜRECİ BELİRLEYECEK ÜÇ KRİTİK FAKTÖR
Savaşın gidişatını belirleyecek ana unsurları sıralayan Dr. Cihan Günyel, "Süre uzadıkça İran'ın işine gelen bir durumla karşı karşıyayız. Burada üç önemli faktör öne çıkıyor: İran'ın direnci nasıl olacak, İsrail'in sürdürüp sürdürmeme konusundaki yaklaşımı ne olacak ve üçüncüsü de Trump'ı geri çekilmeye zorlayacak olan Amerikan kamuoyu ile ekonomik gelişmeler. Trump ya 'tamam' diyecek ya da bu bataklıkta saplanmaya devam edecek" sözleriyle tarihi bir eşikte olunduğunu aktardı.
TRUMP'IN ÇIKMAZ DÖNGÜSÜ: YA İMZA YA SALDIRI!
Trump'ın izlediği yöntemin bir "kısır döngüye" dönüştüğünü vurgulayan Dr. Cihan Günyel, "Trump sürekli olarak kendi kendini bir ikilemin içinde tutup o adımları atmak zorunda kaldı. Müzakere sürecinde Ortadoğu'ya gücü yığdı, 'ya imzalarsın ya saldırı gerçekleştiririm' dedi. İran direnince mecburen saldırıyı düzenledi" şeklinde konuştu. Günyel, Trump'ın benzer bir süreci şu an tekrar başlattığını ve yine bir çıkmazla karşı karşıya kalacağını dile getirdi.
KÜFÜRLÜ TEHDİTLER VE DEHŞET SENARYOLARI
Diplomatik dilin tamamen terk edildiğini ve gerilimin "dehşet" boyutuna ulaştığını belirten Dr. Cihan Günyel, "Şu an yine bir açıklama yaptı ve süre verdi. Muhtemelen İran bunu kabul etmediği için yine bir ikilemde kalıp tekrar saldırı düzenleyecek. İstediği sonucu alamadığı sürece Trump'ın, içinde küfür de barındıran açıklamalarıyla beraber başka saldırılar da görebiliriz" ifadelerini kullandı. Günyel, bir ülkenin başkanı olarak Trump'ın sergilemesi gereken üslup ve söylem düzeyinin çok uzağında kaldığını belirterek analizlerini sonlandırdı.




