İsrail basınına göre İsrail Güvenlik Kabinesinin abluka altındaki Gazze Şeridi'nde 10 Mayıs'tan bu yana devam eden saldırılara son verilerek ateşkese gidilmesi için yapılan oylamayı kabul ettiği bildirilmişti.
İsrail Güvenlik Kabinesi, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıların sonlandırılıp ateşkesi görüşmek üzere yerel saatle 19:00'da toplanmıştı.

GAZZE'DE KAÇ FİLİSTİNLİ ŞEHİT OLDU?
Gazze'ye yönelik 10 Mayıs'tan bu yana devam eden İsrail saldırılarında 65'i çocuk, 39'u kadın 232 Filistinli hayatını kaybetti.
Yerel basında çıkan haberlerde, yerel saatle 19:00'da toplanan İsrail Güvenlik Kabinesinin Gazze'de ateşkese varılmasını görüşeceğini yazmıştı.
HAMAS SÖZCÜSÜ: "İŞGAL, FİLİSTİN DİRENİŞİNİN SALDIRILARININ ÖNÜNDE DURAMADI VE KAÇTI"
Hamas Sözcüsü Abdullatif el-Kanu, bu gece saat 02.00'de başlayacağı duyurulan ateşkese ilişkin İsrail'in Filistin direnişinin saldırıları karşısında duramayarak kaçtığını ve istediğini elde edemediğini söyledi.
Hamas Sözcüsü Kanu, yaptığı açıklamada, "İşgal, Filistin direnişinin saldırılarının önünde duramadı ve kaçtı. İstediğini elde edemedi. Direniş, halkımızın ve kutsal yerlerin koruyucusu olmaya devam edecek." dedi.
Kanu, sözlerine şöyle devam etti:
"Direniş var olmaya devam edecek ve halkımıza karşı herhangi bir saldırı ile mücadele etmekten çekinmeyecektir. Halkımız bulundukları her yerde zafer kazandı. Siyonist işgal kırıldı, hayalleri dağıldı ve amaçları başarısız oldu."
İsrail Güvenlik Kabinesinde yapılan oylamada, abluka altındaki Gazze Şeridi'nde 10 Mayıs'tan bu yana devam eden saldırılara son verilerek yerel saatle bu gece 02.00 itibarıyla ateşkese gidilmesi kabul edilmişti.
Gazze'deki Sağlık Bakanlığı yaptığı açıklamada, İsrail'in 10 Mayıs'tan bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda 65'i çocuk, 39'u kadın olmak üzere 232 kişinin yaşamını yitirdiğini, yaralı sayısının ise 1900'a ulaştığını bildirmişti.
BM'DEN ÇAĞRI
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze'de İsrail ve Hamas arasında varılan ateşkesi memnuniyetle karşıladı, taraflara ateşkesin uygulanması çağrısı yaptı.
Guterres, İsrail ve Hamas'ın ateşkese varmasının ardından BM Genel Merkezi'nde gazetecilere açıklama yaptı.
"11gün boyunca ölümle sonuçlanan çatışmaların ardından Gazze ve İsrail arasındaki ateşkesten memnuniyet duydum" diyen Guterres, "Taraflara ateşkesi uygulamaları çağrısı yapıyorum." ifadesini kullandı.
Ateşkesin sağlanmasında Mısır ve Katar'ın çabalarına da değinen Guterres, uluslararası toplumdan da Filistin halkının ve kurumlarının yeniden inşası ve toparlanması için BM ile çalışmasını istedi.
İsrailli ve Filistinli liderlerin, ciddi bir diyaloğun başlatılması için sükuneti yeniden tesis etmenin de ötesinde bir sorumluluk taşıdığını belirten Guterres, İsrail ve Filistin'e; BM, ABD, Avrupa Birliği ve Rusya'dan oluşan Orta Doğu Dörtlüsü dahil uluslararası ve bölgesel aktörlerle iki devletli çözüm için anlamlı müzakerelere dönmesi çağrısı yaptı.
AA muhabirinin, ateşkesin ardından hangi adımlar atılması gerektiği yönündeki sorusunu da yanıtlayan Guterres, "Ateşkesi sağlamlaştırmak çok önemli, Gazze'nin toparlanması için güçlü bir insani yardım programı oluşturmak çok önemli ve iki devletli bir çözüm için barış sürecini yeniden canlandırmak, barış sürecini başlatmak çok önemli." dedi.
DIŞİŞLERİ BAKANI ÇAVUŞOĞLU: BU SALDIRGAN EYLEMLER BİR SAVAŞ SUÇU TEŞKİL ETMEKTE
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Bu saldırgan eylemler bir savaş suçu teşkil etmekte. Suçun failini ortaya koymak zorundayız, bugün Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'de yaşananların tek sorumlusu İsrail'dir." dedi.
İsrail ve Filistin arasında yaşanan krizi görüşmek üzere toplanan BM Genel Kurulu'na hitap eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bu toplantının düzenlenmesine öncülük eden Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır'a teşekkür etti.
Çavuşoğlu, İsrail'in saldırıları sonucu hayatlarını kaybedenlere Allah'tan rahmet, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu binlerce yaralıya da acil şifalar diledi.

Filistin'de uzun yıllardır bir dram yaşandığını ve yürekleri burkan bu trajedinin gözler önünde devam ettiğini söyleyen Çavuşoğlu, "Bu trajedinin failleri aynı suçları tekrar tekrar işleyerek bizleri bu ağır suçlara, Filistin halkının zulmüne ve temel insan hak ve özgürlüklerinin ihlallerine karşı kayıtsız kılmaya çalışıyor." dedi.
Çavuşoğlu, bu mezalim ve vahşet karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini vurgulayarak, "Adaletsizlik karşısında sessiz kalmak, işlenen suça ortak olmakla aynı şeydir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." ifadesini kullandı.
Bugün gelinen noktayı iyi anlayabilmek için her şeyden önce mevcut durumun altında yatan sebeplerin doğru şekilde teşhis edilmesi gerektiğini aktaran Çavuşoğlu, "Mevcut kriz, İsrail'in Kudüs'te devam eden provokasyonları, Mescid-i Aksa'nın kudsiyetine yapılan saldırılar, Filistinlilerin ibadet özgürlüklerinin engellenmesi ve Filistinlilerin Şeyh Cerrah'taki evlerinden zorla tahliye edilmeleri nedeniyle yaşandı." diye konuştu.
