Yunanistan Doğu Akdeniz’de kendi tezlerini çürüttü! Mısır ile yaptığı anlaşma geçersiz

Doğu Akdeniz'de Mısır ile korsan deniz yetki anlaşması imzalayan Yunanistan'ın hamlesinin ardından Türkiye Navtex ilan etti ve Oruç Reis sismik araştırma gemisi Akdeniz'de faaliyetlerine başladı. Türkiye ve Libya arasında imzalanan deniz yetki anlaşmasını geçersiz kılmak için harekete geçen Yunanistan Mısır ile yaptığı anlaşma ile Rodos, Girit adaları için öngördüğü MEB alanından yüzde 50 vazgeçti. Yunanistan'ın diplomatik kurnazlığını kullanarak attığı bu adım kendi ayağına dolandı.
Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Yunanistan'ın Mısır ile anlaşma yapmak uğruna Rodos, Girit adaları için öngördüğü münhasır ekonomik bölge (MEB) alanından yüzde 50 vazgeçtiğini belirterek, "Bu durum esasen Yunanistan tezlerinin çöküşü anlamına geliyor. Zira Yunanistan başından beri iddia ettiği adaların ana karalar kadar deniz yetki alanı olduğu tezini kendi elleriyle çürüttü." dedi.

HUKUKA AYKIRI
Son dönemde Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaycı, Yunanistan'ın, adalarının Doğu Akdeniz'e bakan yüzlerinin 167 kilometrelik toplam kıyı uzunluğuyla 1870 kilometrelik Anadolu kıyıları karşısında bir deniz yetki alanı talep etmesinin gayri hukuki bir durum olduğunu söyledi.
Yaycı, Yunanistan ile Mısır arasında imzalanan MEB anlaşmasının Türkiye-Libya anlaşmasını ortadan kaldırmasının mümkün olmadığına işaret ederek, "Karşılıklı kıyıları olduğu kör göze parmak derecesinde aşikar olan Türkiye ile Libya'nın denizden komşuluğunu engellemek amaçlı bu anlaşmanın bizim anlaşmamıza hiçbir menfi etkisi yok. Yunanistan bizim Doğu Akdeniz'de muhatabımız değil. Aramızda sorun yok. Sadece Yunanistan'ın bizim hakkımız olan deniz alanından talebi var." dedi.

YUNAN TEZLERİNİN ÇÖKÜŞÜ
Yunanistan'ın, Mısır ile anlaşma yapmak uğruna Rodos, Girit adaları için öngördüğü MEB alanından yüzde 50 vazgeçtiğine işaret eden Yaycı, "Bu durum esasen Yunanistan tezlerinin çöküşü anlamına geliyor. Zira Yunanistan başından beri iddia ettiği adaların ana karalar kadar deniz yetki alanı olduğu tezini kendi elleriyle çürüttü." diye konuştu.
Yaycı, Mısır'ın Meis'in münhasır ekonomik bölgesi ya da kıta sahanlığı olduğuna dair Yunan tezini kabul etmediğini ve sınırlandırmada Meis'i muhatap kıyı olarak kabul etmediğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Sonuç olarak Yunanistan'ın Girit ve Rodos adaları arasında deniz yokmuşçasına düz esas hat çizerek karasuları sınırı oluşturması ve bu hattan itibaren MEB belirlemesi Türkiye'nin deniz hak ve menfaatleri bakımından asla kabul edilebilir olmadığı gibi, uluslararası deniz hukukuna da aykırıdır ve hukukun ihlalidir. Dolayısıyla Yunanistan–Mısır Deniz Yetki Alanları Sınırlandırma anlaşması geçersizdir. Yunanistan bu anlaşmayla diplomatik kurnazlığını kullanarak Mısır'ı da kandırmış ve hukuksuzluğuna alet etmiştir."





