Teröristbaşı Gülen öleli 2 yıl oldu: Kestanepazarı'ndan Pensilvanya'ya uzanan 60 yıllık ihanet! Örgütün gücü kime kaldı?
1960'lı yıllarda İzmir Kestanepazarı'nda başlayan yapılanmadan 15 Temmuz hain darbe girişimine uzanan süreçte FETÖ'nün devlet kurumlarına sızma girişimleri ve kumpas davaları mercek altına alındı. Elebaşı Fetullah Gülen'in 20 Ekim 2024'te ölümünün ardından ihanet şebekesinde liderlik ve para kavgası derinleşti. Örgütün karanlık geçmişini A Haber Araştırma Planlama Servisi Şefi Burhan Aytekin kaleme aldı.
İzmir Kestanepazarı'ndaki dar bir sokakta dini sohbet maskesiyle temelleri atılan Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en sinsi ve en tehlikeli casusluk şebekesine dönüştü. 1960'lardan 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar devletin kılcal damarlarına sızan, uluslararası istihbarat servislerinin maşası haline gelen ihanet ağının elebaşı Fetullah Gülen'in ölümünün ardından örgüt, derin bir güç ve para savaşına sürüklendi.
FETÖ’nün Kestanepazarı’ndan 15 Temmuz’a uzanan ihanet kronolojisi ve Gülen sonrası örgütte büyüyen güç savaşı - foto:ahaber.com.tr
251 şehidin kanıyla yazılan direnişin ardından yurt içinde beli kırılan, yurt dışında ise piyon olarak tutulmaya çalışılan ihanet şebekesinin karanlık kronolojisini ve dağılma sürecini A Haber Araştırma Planlama Servisi Şefi Burhan Aytekin kaleme aldı.
KESTANEPAZARI'NDAN DEVLETİN KILCAL DAMARLARINA SIZMA PLANI
İhanetin ilk tohumlarının 1960'lı yılların sessizliğinde atıldığı süreçte, 1966 yılında İzmir Kestanepazarı'nda başlayan dini sohbetler zamanla bir yapılanma stratejisine dönüştü. Önce insan kaynağını devşiren örgüt, ardından eğitim sisteminde ve bürokraside kadrolaşarak devletin kritik kurumlarında etkili olmayı hedefledi. Bu sinsi sızma taktiği, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in gizli kayıtlarına yansıyan, "Sezilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitme, ta ilerilere gitme, böyle can damarları içinde dolaşma geleceğimiz adına çok önemli esaslardır, hususlardır; mutlaka riayet edilmesi lazım." sözleriyle de ortaya kondu.
FETÖ, Opus Dei yapılanmasını örnek alarak dinler arası diyalog üzerinden uluslararası bağlantılarını güçlendirdi - foto:ahaber.com.tr
OPUS DEI TAKLİDİ VE YABANCI İSTİHBARAT KÖPRÜLERİ
Örgütün uluslararası alanda güç kazanırken Latincede "Tanrı'nın İşi" anlamına gelen Opus Dei tarikatını taklit ettiği ve dinler arası diyalog maskesine sığındığı vurgulanırken; Gülen'in eski CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, ABD Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz ve CIA bağlantılı Graham Fuller ile George Fidas gibi isimlerle kurduğu temasların, örgütün küresel meşruiyet kazanmasında kritik bir rol oynadığı kaydedildi.




