ANALİZ | Kanlı savaşların gölgesinde tarihi hesaplaşma! Barış mı yoksa fırtına öncesi sessizlik mi?

Dünya, sadece 40 gün içinde bir kez daha felaketin eşiğine sürüklendi. ABD, İsrail, İran ve Pakistan hattında sağlanan 15 günlük kritik ateşkes, insanlığa kısa bir nefes aldırsa da akıllardaki o korkunç soru geçerliliğini koruyor: Bu bir son mu, yoksa yaklaşmakta olan devasa fırtınanın habercisi olan uğultulu bir sessizlik mi? Tarihin tozlu ve kanlı sayfalarından bugünün sıcak çatışma bölgelerine uzanan bu süreçte, masada imzalanan belgelerin her zaman huzur getirmediği, aksine bazen sadece savaşın şeklini değiştirdiği gerçeğiyle dünya bir kez daha yüzleşiyor. İşte A Haber Araştırma Planlama Servisi Şefi Burhan Aytekin'in o detaylı analizi...
ABD-İran savaşı ile dünya bir yeni bir sayfa açtı. Bu sayfanın gölgesinde savaş sürerken bir yandan da barış masası için hazırlıklar yapıldı, masa kuruldu ancak herhangi bir sonuç çıkmadı.
İSRAİL'İN İMAJI YERLE BİR: İRAN'IN STRATEJİK HAMLESİ
Sıcak bölgedeki gelişmeleri değerlendiren AkademisyenDoç. Dr. Cantürk Caner "İsrail, ABD'nin imajını yerle bir etti ama asıl imajı bozan, fiyakasını bozan İran oldu" ifadelerini kullanarak bölgedeki güç dengelerinin nasıl sarsıldığını gözler önüne serdi. Caner'in bu çarpıcı tespiti, sahadaki askeri hareketliliğin ötesinde, diplomatik ve psikolojik savaşın boyutlarını da ortaya koyuyor.
TARİHİN TEKERRÜRÜ: ANLAŞMALAR VE İHANETLER
Tarih, bizlere anlaşmaların her zaman barışın teminatı olmadığını defalarca kanıtladı. 11 Kasım 1918 sabahı saat tam 11.00'de silahlar sustuğunda, dünya 20 milyona yakın can kaybının ardından derin bir nefes aldığını sanmıştı. Ancak bu sadece bir yanılsamaydı; çünkü savaşlar çoğu zaman cephede biter gibi görünse de asıl mücadele diplomatik masalarda yeniden alevleniyordu.
Fotoğraf-A Haber
VERSAY'IN YARATTIĞI TRAVMA VE HİTLER'İN AYAK SESLERİ
28 Haziran 1919 tarihinde imzalanan Versay Barış Antlaşması, barıştan ziyade bir intikam belgesi olarak tarihe geçti. Almanya'nın suçlu ilan edildiği, topraklarının yüzde 15'ini, nüfusunun ise yüzde 10'unu kaybettiği bu süreç, derin bir aşağılanma duygusunu beraberinde getirdi.
Fotoğraf-A Haber
Bu ağır ekonomik yük ve milli öfke, bir adamın ellerinde şekillenecek olan felaketin tohumlarını ekti. Adolf Hitler, Versay'ın yarattığı bu toplumsal travmayı ustalıkla kullanarak dünyayı ikinci kez büyük bir yangının içine atacaktı.
TÜRK MİLLETİNİN ZAFERİ
Birinci Dünya Savaşı'nı bitiren tek bir belge yoktu; tam 16 farklı anlaşma dünyayı yeniden şekillendirdi. Rusya'nın topraklarından vazgeçtiği Brest-Litovsk, Avusturya-Macaristan'ı parçalayan Saint-Germain ve Macaristan'ı kendi vatanında yabancı bırakan Trianon bunlardan sadece birkaçıydı.
Ancak Türk tarihi için en ağır metin Sevr Antlaşması'ydı. Osmanlı'yı parçalamayı, orduyu susturmayı ve Boğazları teslim etmeyi amaçlayan bu belgeye karşı Anadolu'dan yükselen irade, 24 Temmuz 1923'te Lozan Antlaşması ile dünyaya bir ders verdi. Lozan, bir milletin şahlanışının ve zaferinin ebedi simgesi oldu.







