ANALİZ | Trump’ın 39 yıllık İran planı ne? Küresel savaşın merkezinde "Condensate" savaşları!

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
ANALİZ | Trump’ın 39 yıllık İran planı ne? Küresel savaşın merkezinde "Condensate" savaşları!

ABD, Ortadoğu ve Güney Amerika’daki petrol ve enerji kaynaklarını kontrol etme stratejisiyle küresel güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. Donald Trump’ın 1987’deki açıklamalarından günümüze uzanan enerji planları, İran ve Venezuela’nın petrol sahalarını hedef alıyor. İran’ın hafif petrolü ve condensate maddesi, ABD için yalnızca enerji değil, Çin ve Asya üzerindeki stratejik kontrolün anahtarı. Enerji savaşı ve jeopolitik hesaplaşmaların perde arkası tüm detaylarıyla A Haber’de analiz edildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın 1987 yılından bu yana ilmek ilmek işlediği kirli enerji stratejisi, bugün Ortadoğu ve Latin Amerika'yı eşi benzeri görülmemiş bir ateş çemberine sürüklüyor. "Petrollerini ele geçirin ve tutun" diyen Trump'ın hedefinde sadece devasa enerji kaynakları değil, bu kaynaklar üzerinden Çin, Japonya ve Avrupa'yı tamamen kontrol altına alarak dize getirmek var. İran'ın kritik "condensate" maddesi olmadan Venezuela'nın ağır petrolünün işlenemeyeceği gerçeği, bölgedeki operasyonların birbirinden bağımsız olmadığını kanıtlarken; Tahran'ın derinliklerindeki nükleer stoklara yönelik planlanan Delta Force harekatı, dünyayı İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en riskli askeri kumarın eşiğine getiriyor. Kritik başlık tüm yönleriyle A Haber'de tek tek deşifre edildi.

YIL 1987: TRUMP'IN İRAN'A ÇÖKME PLANININ İLK SİNYALLERİ

Henüz başkanlık koltuğuna oturmadan on yıllar önce niyetini açıkça belli eden Donald Trump, 1987 yılındaki arşiv kayıtlarında ABD yönetimlerini zayıf kalmakla suçlarken bugün yaşanacak dehşetin temellerini atıyordu. Donald Trump'ın arşiv konuşmasında, "Başkanlık için adaylığımı koyuyorum çünkü bu muhteşem ülkemizin soyulup soğana çevrilmesinden şahsen bıktım. Ama müttefiklerimiz sorunun sadece bir parçası; asıl suçlu İran. Neden gidip deniz kıyısındaki petrollerinden bazılarını ele geçirmiyoruz? Bırakın İran onların olsun, siz petrollerini alın. İçeri girersiniz; zayıf kalarak bir savaşa neden olursunuz. Afedersiniz, bir savaşınız olacak ve bu Ortadoğu'da başlayacak. Sovyetler Birliği'nin geleceğine inanmıyorum. İran bu ülkeye bir dahaki sefere saldırdığında içeri girin ve büyük petrol tesislerinden birini yakalayın. Yakalayın ve tutun. Kayıplarınızı geri alın çünkü bu ülke İran yüzünden çok şey kaybetti" ifadelerini kullanarak o günden bugüne değişmeyen işgalci vizyonunu ortaya koymuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

STRATEJİK HEDEF ÇİN: ENERJİ ÜZERİNDEN KÜRESEL TASFİYE

Trump'ın İran petrolüne yönelik iştahının arkasındaki asıl nedenin rakiplerini nefessiz bırakmak olduğu vurgulanıyor. Donald Trump, "İran'ın petrolünü kontrol altına almayı düşünmek bir seçenek. Yani bunun hakkında konuşmazdım ama bir seçenek" diyerek nitelendirdi Doç. Dr. Kemal Olçar, "Venezuela ve Suudi Arabistan'dan sonra üçüncü büyük petrol rezervine sahip olan İran'ın bu kaynaklarına ABD'nin şu an ihtiyacı yok gibi gözüküyor. Fakat bu rezerve ihtiyacı olan ülkeleri ve blokları kontrol etmek için İran petrolüne mutlaka sahip olması gerektiğini düşünüyor. İran petrol ihracatının %80-90'ı Çin'e yapılıyor. ABD kontrolü sağladığında, Pasifik'teki en büyük rakibi olan Çin'in kontrolünü sağlamak mümkün hale gelecek" değerlendirmesinde bulundu. Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, "Çin'in bölgedeki enerji ihtiyacı çok büyük. Sadece Çin değil, Japonya'nın Ortadoğu enerjisine bağımlılığı %95'lere varıyor. Buranın kontrolü demek, ABD açısından rakiplerini de kontrol edebilmek anlamına geliyor" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

VENEZUELA VE İRAN'IN GİZLİ BAĞI: "CONDENSATE" SAVAŞI

Venezuela'da gerçekleştirilen operasyonlar ile İran'a yönelik saldırıların zamanlamasındaki çarpıcı benzerlik, uzmanlar tarafından kirli bir denklemin parçası olarak görülüyor. Donald Trump, "Açıkçası çok uzun zaman önce geri almamız gereken petrolü geri alacağız. Bu bize hiçbir şeye mal olmayacak çünkü yerden çıkan para çok büyük" diyerek Venezuela petrolüne işaret ederken, Prof. Dr. Aylin Ünver Noi, "Venezuela operasyonu İran petrolü olmaksızın anlam taşımaz. Venezuela'nın ağır petrolünü taşıyabilmek ve işleyebilmek için İran'ın hafif petrolüne, yani 'condensate' maddesine ihtiyacı var. Dolayısıyla bu iki operasyonun arka arkaya gerçekleşmesi birbirinden bağımsız değil" sözleriyle sahadaki gizli bağlantıyı deşifre etti.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PETROL SARMALI: AMERİKA KENDİ TUZAĞINA MI DÜŞTÜ?

İran'ın petrol türevi olan condensate maddesinin bölgedeki en büyük üretici olması, ABD'yi stratejik bir çıkmaza sokuyor. Dr. Tolga Sakman, "İran'ın bu condensate maddesi nedeniyle hedefte olduğunu göz ardı etmemek lazım. Bu madde hem İran petrolünü kullanmak hem de Venezuela'nın ağır petrolünü inceltip işlenebilir hale getirmek için hayati önemde. Ancak Amerika bir sarmal haline geldi. Körfez'den alamadığı enerjiyi Venezuela'dan almayı düşünen ABD, o petrolü işlemek için yine Ortadoğu'ya mahkum oluyor. Bu savaşın Amerika için bile ne kadar anlamsız hale geldiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

DOĞALGAZ VE AVRUPA'NIN ESARETİ

İran'ın sadece petrolü değil, devasa doğalgaz rezervleri de Washington'ın iştahını kabartıyor. Doç. Dr. Kemal Olçar, "İran'da bol miktarda bulunan doğalgazın kontrolü daha çok Avrupa Birliği'nin işine yarayacaktır. Avrupa tükettiğinin yarısını daha önce Rusya'dan alıyordu, şimdi Körfez'den almaya çalışıyor. İran doğalgazı ABD'ye Avrupa üzerinde çok büyük bir avantaj sağlayacak" dedi.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

YAPAY ZEKA VE KRİPTO PARALAR İÇİN ENERJİ ŞART!

Geleceğin teknolojileri ile enerji ihtiyacı arasındaki bağı kuran Prof. Dr. Aylin Ünver Noi , "Yapay zeka ve kripto paralar enerji üretimini artıran unsurlar. Trump iklim değişikliğini falan boş verin, yenilenebilir enerjiyi bırakıp petrol ve gaza devam edelim diyor. Yapay zekada lider olmak ve Çin'le rekabet etmek istiyorsa bu enerji kaynaklarına sahip olmak zorunda" şeklinde konuştu.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

NÜKLEER STOKLARA DELTA FORCE OPERASYONU MU?

Trump'ın en tehlikeli hamlesi ise İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarına yönelik askeri planları olarak öne çıkıyor. Donald Trump, "Nükleer bomba, hatta ona yakın bir şey bile görmek istemiyoruz. Ortadoğu'da barış istiyoruz, nükleer tozu istiyoruz. Bunu elde edeceğiz" diyerek saldırgan tavrını sürdürdü. Bu riskli girişimi değerlendiren Doç. Dr. Kemal Olçar, "İran topraklarının merkezine bir harekat yapılabilir mi? Yapılabilir. Ama mutlaka bir iş birlikçi bulması ve uranyumun yerini eliyle koymuş gibi bilmesi gerekiyor. Maduro'yu Venezuela'da buldukları gibi, Amerikan Delta Force tarafından nokta atışı operasyonlar yapılması lazım" sözleriyle İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en riskli girişimin kapıda olduğunu aktardı.

(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(Fotoğraf: ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

21. YÜZYILIN EN BÜYÜK KÜRESEL MÜCADELESİ

İran, sahip olduğu çok katmanlı enerji potansiyeliyle artık sadece bir ülke değil, küresel güçlerin hayatta kalma savaşının merkezi haline gelmiş durumda. ABD'nin hedefi sadece bu kaynaklara ulaşmak değil, dünya üzerindeki rakiplerinin enerjiye erişimini tamamen keserek mutlak bir imparatorluk kurmak. 21. yüzyılın bu küresel mücadelesinde İran, stratejik konumu ve zenginlikleriyle satranç tahtasının en önemli karesi olarak duruyor.

Mobil uygulamalarımızı indirin