ANALİZ | Dolar imparatorluğu çöküyor mu? Petrodolar sisteminde tarihi kırılma!

Giriş Tarihi:Son Güncelleme:
ahaber.com.tr - Özel Haber
ANALİZ | Dolar imparatorluğu çöküyor mu? Petrodolar sisteminde tarihi kırılma!

Dünya ekonomisinin kalbi olan dolar merkezli sistem sarsılıyor; bir zamanlar "dokunulmaz" denilen petrodolar imparatorluğu, Çin ve Rusya'nın başını çektiği yeni blokların hamleleriyle tarihin tozlu raflarına gömülmeye hazırlanıyor. Saddam'dan Kaddafi'ye, Maduro'dan İran'a uzanan kanlı müdahalelerin ve ekonomik ambargoların arkasındaki gerçek sebep olan "dolar hegemonyası", artık ABD'nin kendi ayağına sıktığı bir silaha dönüştü. Çok kutuplu yeni bir finans düzeninin eşiğinde, doların jeopolitik bir suikast aracı olarak kullanıldığı o kirli devrin sonu gelirken, küresel sistemin 2040 ve 2050’lerde nasıl bir "çok merkezli" yapıya evrileceği sıcak bölgedeki gelişmeler A Haber Editörü Kübra Urhan'ın analiz haberinde tek tek deşifre edildi.

Dünya ekonomisinin kalbinde yer alan dolar sistemi çatırdıyor mu? On yıllardır küresel düzenin temel taşı olan petrodolar mekanizması, yükselen güçlerin hamleleriyle sarsılıyor. Enerji, para ve jeopolitik güç üçgeninde yaşanan bu büyük dönüşüm, 2040'lara ve 2050'lere uzanan çok kutuplu bir dünyanın kapısını aralıyor.

DOLARIN ALTINLA BAĞI KOPTU, ENERJİYLE ESARETİ BAŞLADI

Doların küresel sistemdeki mutlak ağırlığının tarihsel kökenlerini hatırlatan analizde, 1930'lara kadar ABD dolarının doğrudan altına bağlı olduğu, 1944 Bretton Woods sistemiyle bir ons altının 35 dolara sabitlendiği belirtildi. Ancak 1971 yılında dönemin ABD Başkanı Richard Nixon, "Bakan Connally'ye doların altın veya diğer rezerv varlıklara dönüştürülebilirliğini geçici olarak askıya alması talimatını verdim" sözleriyle tarihe geçen o kritik kararı duyurdu. Altınla bağı kalmayan doların nasıl ayakta kaldığına dair en çarpıcı cevap ise enerji piyasalarında saklıydı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

1974 GİZLİ ANLAŞMASI: KAN KARŞILIĞI PETROL VE DOLAR

1973'teki Arap-İsrail savaşı sonrası petrol fiyatlarının dört katına çıkmasıyla Washington, dünyayı kontrol etmenin yolunun enerjiden geçtiğini anladı. 1974'te ABD ile Suudi Arabistan arasında imzalanan gizli anlaşmaya göre, Suudiler petrolü sadece dolarla satacak ve kazandığı parayı Amerikan tahvillerine yatıracaktı; karşılığında ise sınırsız askeri koruma alacaktı. Ekonomist Doç. Dr. Bilal Bağış, "Petrodolar sistemi Amerika'yı merkezde tutmaya devam eden ve Amerikan dolarını da bu işleyişin merkezi aracı, birinci rezerv olarak tutmaya devam eden sistemin adı" ifadelerini kullanarak bu kanlı döngünün adını koydu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

DEV DÖNGÜ: PETROL SATAN DOLARI AMERİKA'YA GERİ GÖNDERİYOR

Sistemin nasıl bir "saadet zinciri" gibi işlediğini anlatan Bilal Bağış, "Petrodolar sisteminin işleyişi şöyle: Dünyadaki enerji zengini ülkeler sahip oldukları bu emtia zenginliğini dolar cinsinden pazarlıyorlar dünyaya. Dünyanın geri kalanından da ellerindeki bu rezervleri dolar cinsinden satın almaya zorluyorlar bir anlamda. İkincisi; ticaret fazlası veren ülkeler de kazandıkları parayı Amerikan finans sistemine geri yatırıyorlar" sözleriyle küresel finansal esareti özetledi. Uluslararası İlişkiler Uzmanı Doç. Dr. Levent Ersin Orallı ise, "ABD'nin yıllardır hegemonyasının sürdürülebilir olan kısmı buraya dayalıydı. Irak'ta, İran'da, Venezuela'da sahip olduğu petrolü dolarla satacaktı. ABD bunu 1991 yılına kadar %84 bandında başardı. Dünyada satılan her 10 varilin 9'u dolarla satılıyordu" şeklinde konuştu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

40 TRİLYON DOLARLIK BORÇ NASIL BATMIYOR?

ABD'nin devasa borç yüküne rağmen nasıl ayakta durduğunu açıklayan analizde, bugün kamu borcu 40 trilyon dolara dayanan ABD'nin başka bir ülke olması durumunda çoktan batmış olacağı vurgulandı. Ancak dünyanın dolar rezervi tutmak zorunda olması, ABD'nin ucuz borçlanmasını sağlıyor. Akademisyen Prof. Dr. Aylin Önver Noi, ABD'nin bu gücü bir silaha dönüştürdüğünü belirterek, "Amerika Birleşik Devletleri'nin yaptırımları neticesinde, o yaptırımları da delen ülkelere uyguladığı ikinci derecedeki yaptırımları da var. Amerika diyor ki; 'benim yaptırım uyguladığım ülkelere siz de yaptırım uygulayacaksınız. Uygulamazsanız bana ceza ödemek zorundasınız'" ifadelerini kullandı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

SADDAM VE EURO DİRENİŞİ: 2003 İŞGALİNİN GERÇEK YÜZÜ

Dolar sistemine meydan okuyan liderlerin başına gelen dehşet verici olaylar serisinin ilk halkası Irak oldu. 2000 yılında Saddam Hüseyin petrolü euro ile satma kararı alınca, üç yıl sonra "kitle imha silahları" yalanıyla ABD Irak'ı işgal etti. Levent Ersin Orallı bu süreci, "Saddam Hüseyin buna çok net bir direnç gösterdi. Avrupa'ya satacağı petrolü euroyla satacağım dedi. Avrupalılar bile almaktan korktu. ABD 2003 ve 2004 senesinde bir öykü, bir masal anlattı dünyaya ve Irak'ta milyonları katletti. Aynısı Kaddafi için geçerliydi" sözleriyle aktardı.

KADDAFİ'NİN ALTIN DİNARI VE LİBYA'NIN PARÇALANIŞI

2011 yılında Libya lideri Muammer Kaddafi, doları devred dışı bırakacak altın destekli "Afrika Dinarı" planını devreye sokmak istedi. Bu hamle, batı için bardağı taşıran son damla oldu. Hemen ardından gelen dış müdahalelerle Kaddafi sokak ortasında katledildi ve Libya üç parçaya bölündü. Benzer bir senaryo Venezuela'da da yaşandı; Maduro petrolü Çin'e yuanla satmaya başlayınca ABD operasyonlarıyla hedef alındı. Donald Trump, "Venezuela için oradayız ve orada kalacağız. Uygun bir yönetim gelinceye kadar orayı biz yöneteceğiz" sözleriyle bu açık işgal ve kontrol niyetini dünyaya ilan etti.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

İRAN'DA SWIFT DARBESİ VE INSTEX'İN ÇÖKÜŞÜ

Petrolü yuan ve rupi ile satan İran, ABD'nin en ağır yaptırımlarına maruz kaldı. Swift sisteminden çıkarılan İran ekonomisi boğulurken, Avrupa'nın sunduğu alternatifler de ABD baskısıyla yerle bir edildi. Aylin Ünver Noi, "Avrupa Birliği, İran'la ticareti sürdürebilmek adına Instex diye bir sistem yaratmaya çalıştı ancak hayata geçiremediler. Çünkü Amerika'nın 'İran'la iş yaparsan bizimle iş yapamazsın' baskısı ve bankalara ödettirilen dev meblağlardaki cezalar bu işi durdurdu" ifadelerini kullandı.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

PETROYUAN YÜKSELİYOR: ÇİN VE RUSYA'DAN TARİHİ HAMLE

Dolar hegemonyasına karşı en ciddi direnç ise Çin ve Rusya'dan geldi. 2018'de yuanla petrol ticareti borsası kuran Çin, Rusya'dan aldığı petrolü artık kendi parasıyla ödüyor. Swift'e alternatif CIPS sistemi devreye girerken, Rusya da Ukrayna savaşı sonrası dolar sisteminden çıkarılınca ticaretini ulusal para birimlerine kaydırdı. Bilal Bağış, "Özellikle yükselen ekonomilerin, BRICS ekonomilerinin alternatif arayışları var. Bu petrodolar sistemini zorlamaya devam edecek" değerlendirmesinde bulundu.

(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)(fotoğraf - ahaber.com.tr - ekran görüntüsü)

YOLUN SONU: PETRODOLAR %47 BANDINA ÇAKILDI

Doların dünyadaki ağırlığının hızla eridiğini belirten Levent Ersin Orallı, "Euro, altın, yuan ve rubleyle petrol alan devletler var. ABD'nin kuyruk acısının sebebi bu. Yıllarca barış ve demokrasi adı altında dayattığı öykünün sonuna geldik. Reel olarak Amerika'da petrodolar %47-48 bandına oturdu. Artık rubleyi ve yuanı konuşmaya başlayacağız" şeklinde konuştu. Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, "Dünyanın ABD dolarına bağımlı olmaması için bir yol bulması gerekiyor" derken; Donald Trump, "BRICS, dolarımızı itibarsızlaştırmak için kuruldu" diyerek korkusunu itiraf etti. Gelinen noktada, tek kutuplu finans düzeni yerini çok kutuplu bir dünyaya bırakırken, dolar artık sadece bir para birimi değil, etkisini yitiren eski bir "jeopolitik silah" olarak tarihe tanıklık ediyor.

Mobil uygulamalarımızı indirin