KEREM ALKİN
- 28.02.2025, Cuma
Küresel ‘Kutupsuzlaştırma’da Türkiye-Hindistan İlişkileri
Hem Türkiye, hem de Hindistan salıncak ülke (swing country) olma özellikleri itibariyle, bir tarafta Küresel Güney, bir tarafta Küresel Kuzey ülkelerine uzanabilecek esnekliğe sahip, Küresel Güney ile Küresel Kuzey ülkeleri arasında şiddetle ihtiyaç duyulan diyalog süreci için imkan ve kabiliyetleri yüksek olan ülkeler. Bilhassa, başta ABD, kimi önde gelen Avrupa ülkeleri, Rusya ve Çin olmak üzere, gücünü hayırhah amaçlarla kullanma eğilimini, arzusunu giderek daha hızla kaybetmekte olan ülkelere karşı, küresel ölçekte sert ve etkili tepkileri, 'orada bir durun' şeklinde tepkileri inşa etmek konusunda, pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeyi küresel haksızlıklara karşı daha fazla ses çıkaracak, haklı bir tepkinin arkasında duracak noktaya getirebilecek şekilde, hem Türkiye, hem de Hindistan'ın küresel konumları stratejik önemde.
Bu temel gerçeğin ışığında, bilhassa Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ın uzunca bir süredir dile getirdiği 'Birleşmiş Milletler Reformu' sürecinde, uluslararası teşkilatın yeniden yapılandırılmasında, bilhassa küresel ekonomi-politik sistemde gücü ve etkinliği hızla artan E7 ülkelerinin BM'de daha fazla temsiliyeti anlamında iki ülke de önemli bir rol üstlenebilirler. Keza, Afrika'nın neye öncelikle ihtiyaç duyduğuna, neyi önceliklendirdiğine aldırmadan, Afrika'ya sürekli sadece kendi önceliklerini, kendi reform ajandalarını dayatmayı, Afrika'yı sadece ekonomik ve ticari açıdan değil, insan kaynakları açısından değil, aynı zamanda kültürel açıdan da sömürmeyi sürdüren batılı ülkelerin aksine, gerek Türkiye, gerekse de Hindistan tümüyle Afrika'nın önceliklerine ve beklentilerine dayalı bir sürdürülebilir kalkınma hamlesinde stratejik ortaklık ta yürütebilirler. İki ülke arasında ticareti ve yatırımları geliştirmek adına büyük bir potansiyel söz konusu. Nitekim, Türkiye daha yoğun dış ticaret hacmi adına Hindistan'ın 'hedef ülke' olarak belirlemiş durumda.
Bu amaçla, iki ülke arasında daha yoğun diyalog, daha yoğun üst düzey ziyaret, daha sık görüşmeler suretiyle, yenilenebilir enerji teknolojileri, havacılık ve uzay teknolojileri, dijital dönüşüm, yapay zeka, ticaret koridorları işbirliği, doğal afet yönetimi, e-ticaret, ilaç ve sağlık hizmetleri, turizm ve havacılık gibi önemli bir bölümü stratejik önem de taşıyan alanlarda geniş kapsamlı işbirliği süreci ve karşılıklı yatırım hamleleri oluşturulabilir. Bu nedenle, iki ülke iş dünyası arasında diyalogun güçlendirilmesi önemli. Hindistan'dan bakıldığında 'Doğunun Yükselen Güneşi, Laik ve Demokratik Cumhuriyet, Mlli Egemenlik Zaferi' gibi güçlü bir algısı olan Ülkemiz için, 100 yılları aşan güçlü bir belleği de olan Hindistan ile Türkiye arasında daha güçlü işbirliği küresel ve bölgesel istikrara da pozitif katkı sağlayacaktır.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
- Süper güçler kapışırken, ekonomiler zorda (12.12.2025)
- TÜİK’in ‘kalite’ eşiği: Yeni TÜFE (10.12.2025)
- Monroe 2.0 ve ABD’nin Yeni Güvenlik Doktrini (08.12.2025)
- Monroe 2.0 ve Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni eşiği (05.12.2025)
- 2026: Büyük ekonomilerin ‘dirençlenme’ yılı (03.12.2025)
- ‘İyiliğin İnşası’nda Türkiye’nin Küresel Rolü (01.12.2025)
- İkame edilemez ülke: Türkiye (28.11.2025)
- Jeopolitik Türbülans ve Ekonominin Güvenliği (26.11.2025)
- Erdoğan’dan tarihi çağrı: ‘Kalkınma Adaletini Güçlendirelim’ (24.11.2025)
- 2030 Rekabet Manifestosu: Yeni Piyasa Düzeni (21.11.2025)